Bası Yarası
Decubitus Ulcer
Tanım
Uzun süreli basınca maruz kalan cilt ve cilt altı dokularda, özellikle kemik çıkıntısı üzerindeki bölgelerde gelişen iskemi tabanlı doku nekrozudur.
Örnek Vaka / Uygulama
Omurilik felci nedeniyle tekerlekli sandalyede bağımsız hareket edemeyen 68 yaşındaki bir hastanın, sakral bölgede düzenli pozisyon değişiklikleri (her 2 saatte bir) yapılmadığı için Evre 2 düzeyinde epidermis ve dermis kaybıyla karakterize eritemli ve büllü lezyonlar geliştirmesi.
Derin Analiz
Bası yarası, kapiler basıncın (genellikle 32 mmHg) üzerindeki sürekli dış kuvvetlerin mikrosirkülasyonu bloke etmesiyle başlar. Dokunun oksijen ve besin maddelerinden yoksun kalması (iskemi) hücresel hipoksiye, ardından reperfüzyon hasarına ve nihayetinde irreversibl nekroza yol açar. Klinik pratikte geriatrik, nörolojik veya yoğun bakım hastalarında sıklıkla sakrum, topuklar ve iskium bölgelerinde gözlemlenir. Değerlendirilmesinde derinlik, doku yıkımı ve eksüda durumuna göre evreleme sistemleri (Evre 1-4) kullanılır.
Etimoloji
Latince 'decumbere' (uzanmak, yatar vaziyette olmak) fiilinden türetilen 'decubitus' (yatar konum) ile Latince 'ulcus' (yara, ülser) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
İnkontinansla ilişkili dermatit (IAD) ve intertrigo; bası yaraları doğrudan mekanik basınç ve kesme kuvveti (shearing) kaynaklıyken, bu durumlar nem ve sürtünme kaynaklı yüzeyel cilt hasarlarıdır.