P-cell
Lateral genikülat çekirdeğin sırtsal katmanlarında yer alan, parvoselüler sistemin temelini oluşturan küçük nöron grubu.
P Value
Boş hipotezin (H0) doğru olma olasılığını gösteren ve gözlenen verilerin tesadüfle açıklanamayacak kadar aşırı olup olmadığını test eden istatistiksel ölçüttür.
P–P Plot
İki veri setinin kümülatif dağılım fonksiyonlarını ya da bir veri setinin teorik bir olasılık dağılımı ile uyumunu karşılaştırmak için kullanılan grafiksel yöntem.
P-technique Factor Analysis
Tek bir bireyin veya birimin zaman içinde geniş bir değişken yelpazesinde defalarca ölçülmesiyle elde edilen verilerin korelasyon matrisini inceleyen keşifsel faktör analizi yöntemidir.
P.i. Basis
Doğrudan yanıt pazarlaması ve kupon iade tekniklerinde, maliyetlerin veya ödemelerin gelen müşteri sorgusu veya talep sayısına göre belirlendiği temel sistem.
P1 Component
Olayla ilişkili potansiyellerde (ERP) uyarıcı başlangıcından yaklaşık 100 milisaniye sonra ortaya çıkan ve ilk duyusal-dikkatsel işlemeyi yansıtan ilk pozitif voltaj dalgalanmasıdır.
P2 Component
Uyaranın sunulmasından yaklaşık 200 milisaniye sonra ortaya çıkan ve dikkati yönlendirme, özellik analizi ile erken dönem bilişsel değerlendirmeleri yansıtan elektroensefalografik (EEG) bir olay ilişkili potansiyel (ERP) bileşenidir.
P200
İnsan saç derisinden kaydedilen ve dış uyaranın sunulmasından yaklaşık 200 milisaniye sonra zirve yapan pozitif yönlü olayla ilişkili potansiyel (ERP) dalga bileşeni.
P3 Component
Olayla ilişkili potansiyellerin (ERP) uyarıcıdan yaklaşık 300 milisaniye sonra ortaya çıkan üçüncü pozitif voltaj sapmasıdır.
P300
İşitsel veya görsel uyarıcı diskriminasyonunda, uyaranın sunulmasından yaklaşık 300 milisaniye sonra ortaya çıkan endojen bir ERP (olaya ilişkin potansiyel) bileşenidir.
P53
Organizmanın hücre döngüsünü düzenleyen, hücre DNA'sını hasardan koruyan ve tümör oluşumunu baskılayan kritik bir transkripsiyon faktörü ve tümör baskılayıcı gendir.
Pacinian Corpuscle
Temas ve yüksek frekanslı titreşimlere karşı son derece duyarlı, deride ve derin dokularda yer alan soğan zarı benzeri lamelli mekanoreseptör.
Padded Cell
Şiddet eğilimi gösteren veya kendine zarar verme riski bulunan psikiyatri hastalarının yaralanmasını engellemek amacıyla zemin ve duvarları kalın minderlerle kaplanmış, günümüzde tarihi değeri olan tecrit odası.
PAIR Project
Yeni evli çiftleri 14 yıl boyunca takip ederek mahkeme kayıtları ve ilişki dinamiklerini inceleyen, evlilik uyumu ve boşanma süreçlerini konu alan en kapsamlı ve öncü boylamsal araştırmalardan biridir.
Bundling
Birden fazla bireysel ürün, politika ya da unsurun, çekiciliği veya işlevselliği maksimize edecek şekilde tek bir bütün halinde birleştirilmesi stratejisi.
Pachygyria
Serebral korteksin normalden daha az ve kalın giruslara sahip olmasıyla karakterize konjenital bir nöronal migrasyon bozukluğudur.
Paleo- (palaeo-)
Bilimsel terminolojide 'eski', 'ilk' veya 'tarih öncesi' anlamlarını türetmek amacıyla kullanılan birleştirici kök.
Paleocortex
Omurgalı beyinlerinin telensefalon bölgesinde yer alan, filogenetik olarak neokorteksten daha eski olan ve üç katmanlı nöronal yapıya sahip kortikal doku bölgesi.
Paleologic Thinking
Çocuklarda görülen ve mantıksal akıl yürütmeden yoksun, somut, rüya benzeri ve duygusal/algısal süreçlerle sınırlı ilkel düşünce biçimi.
Paleopallium
Evrimsel açıdan neopalliumdan daha eski olan ve memeli beynindeki allocortex yapısının bir kısmını oluşturan kortikal bölge.
Paleopsychology (palaeopsychology)
Modern insanın, insanlık tarihinin ve hatta insan dışı evrimin daha erken evrelerinde kök saldığı düşünülen bilinç dışı süreçler de dahil olmak üzere belirli psikolojik mekanizmalarını inceleyen disiplin.
Paleocerebellum
Flogenetik olarak eski beyincik bölgesi olup, vermis ve serebellar piramitleri kapsayan; gövde ve kuşak kaslarının tonus ile koordinasyonunu denetleyen yapı.
Paleostriatum
Omurgalıların evrimsel süreçte erken dönemde gelişen ve günümüz anatomisinde globus pallidus ile eş tutulan striatumun en eski alt bölgesidir.
Palilalia
Kelime ve deyimlerin istem dışı, artan bir hızla ve ard arda yinelendiği karmaşık bir konuşma bozukluğudur.
Palin- (pali-)
Yineleme, tekrarlama veya yön tersine çevrilmesini ifade eden birleşik kelime ön eki.
Palinphrasia
Konuşma sırasında kelimelerin veya cümle öbeklerinin istem dışı ve yineleyici bir şekilde tekrarlanması durumu.
Palinopsia
Görsel uyaran ortadan kalktıktan sonra bile aynı görüntünün zihinde veya algıda kalıcılığını sürdürmesi ya da yeniden belirmesi durumudur.
Pallidotomy
Globus pallidus'un elektrotlar yardımıyla seçici olarak lezyonlandığı (tahrip edildiği) bir nörocerrahi prosedürüdür.
Palmar
İnsanlarda elin iç yüzeyini (ayasını), diğer primatlarda ise herhangi bir uzvun iç tabanını ifade eden anatomik yönelim terimidir.
Palmar Conductance
El ayası derisinin elektrik iletkenliğini ifade eden ve sempatik sinir sistemi aktivitesinin bir göstergesi olarak kullanılan fizyolojik parametre.