Başarı Güdüsü
Achievement Motivation
Tanım
Yüksek performans sergileme, zorlukların üstesinden gelme ve yüksek standartlara ulaşma yönündeki içsel yönelim ve arzudur.
Örnek Vaka / Uygulama
Benzer akademik yeteneğe sahip iki öğrenciden başarı güdüsü yüksek olanı, zorlu bir matematik problemi karşısında başarısızlığa uğradığında pes etmek yerine stratejisini değiştirerek daha uzun süre sebatla çalışır ve problemi çözene kadar çabasını sürdürür.
Derin Analiz
Henry Alexander Murray tarafından ilk kez kişiliğin psikojenik gereksinimler sistemi içinde tanımlanan başarı güdüsü, bireyin engelleri aşma, karmaşık görevlerde ustalaşma ve dışsal ödüllerden ziyade içsel bir mükemmeliyetçilikle hareket etme eğilimini ifade eder. David McClelland'ın öncülük ettiği araştırmalar, bu yapının çocuklukta kazanılan erken özerklik ile doğrudan ilişkili olduğunu ve bireylerin akademik ile mesleki yaşamlarındaki gerçek performanslarını yordamada kritik bir psikometrik gösterge (N-Ach) olduğunu ortaya koymuştur. Nörobiyolojik düzeyde, bu güdülenme biçimi mezolimbik dopaminerjik yolların ödül beklentisi, çaba-maliyet analizi ve uzun vadeli hedeflere yönelme süreçleriyle sıkı bir şekilde koordindir.
Etimoloji
Latince 'ad-' (yönelme, -e doğru) + 'capere' (almak, yakalamak) fiilinden türeyen 'achieve' (başarmak) sözcüğü ile Latince 'movere' (hareket ettirmek) kökünden gelen 'motivation' (güdülenme) kavramının birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
Dışsal motivasyon (ödül veya ceza gibi dış etkenlere dayanması nedeniyle başarı güdüsünün içsel ve ustalık odaklı yapısından ayrılır) ve yetkinlik algısı (bireyin kapasitesine inancını ifade eder; başarı güdüsü ise bu inancın eyleme ve sebat etme iradesine dönüşmüş halidir).