Deese-roediger-mcdermott Paradoksu
Deese–roediger–mcdermott Paradigm
Tanım
Bilişsel psikolojide, katılımcıların sunulmayan ancak listedeki kelimelerle güçlü bir anlamsal bağı olan kritik bir tuzağı hatırlama eğilimini ölçen yanlış bellek prosedürü.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir bellek laboratuvarında deneye katılan bir bireye 'şeker, tatlı, çikolata, bal, pasta, reçel' kelimeleri okunur. Liste bittikten sonra denek, listede kesinlikle geçmemesine rağmen 'ekşi' veya 'tatlı' kelimesini duyduğuna ya da gördüğüne dair yemin edebilecek kadar güçlü bir yanlış hatıra geliştirir.
Derin Analiz
Bilişsel psikoloji ve bellek araştırmalarında yaygın olarak kullanılan bu paradigma, insan belleğinin yeniden yapılandırıcı doğasını ampirik olarak test eder. Katılımcılara belirli bir tema etrafında kümelenmiş kelime listeleri dinletilir veya okutulur (örneğin yatak, rüya, uyuklamak). Listede yer almamasına rağmen bu kavramların merkezinde yer alan 'uyku' kelimesi, katılımcıların büyük bir kısmında sanki gerçekten sunulmuş gibi yüksek güvenle hatırlanır veya tanınır. Bu durum, zihnin bilgiyi kaydederken ham veriyi depolamak yerine anlamsal ağlar ve şemalar üzerinden mantıksal çıkarımlar yaptığını, bunun da bellek yanılsamalarına (false memory) zemin hazırladığını gösterir.
Etimoloji
Amerikalı psikologlar James Deese (1921–1999), Henry L. Roediger III (1947–) ve Kathleen B. McDermott'un (1968–) soyadlarından türetilmiş eponym bir terimdir.
Karıştırmayın
Otobiyografik bellek hataları (False autobiographical memories) ile sıklıkla karıştırılır; DRM paradigması kontrollü laboratuvar koşullarında kelime düzeyindeki anlamsal yanılsamaları incelerken, otobiyografik yanılsamalar geçmişteki yaşam olaylarının tamamen uydurulmasını kapsar.