Bilişsel Psikoloji
A Üssü
A Prime
Sinyal tespit kuramında, yanıt dağılımlarına katı varsayımlar dayandırmayan, parametrik olmayan bir uyarıcıyı doğru tanıma veya hatırlama duyarlılık ölçüsüdür.
Abney Etkisi
Abney’s Effect
Tek renkli (monokromatik) bir ışığa beyaz ışık eklendiğinde, rengin tonunda (hue) algısal bir kayma meydana gelmesini tanımlayan psikofiziksel olgudur.
ABX Paradigması
ABX Paradigm
İki farklı uyarıcının ardından sunulan üçüncü bir uyarıcının öncekilerden hangisiyle eşleştiğini belirlemeye dayanan psikofiziksel test yöntemi.
Adaptasyon Süresi
Adaptation Time
Bir duyusal uyaranın başlangıcından itibaren, uyarılan duyu organının tamamen adapte olarak uyarana yanıt vermeyi durdurduğu ana kadar geçen süre.
Adapte Edici Zeka
Adaptive İntelligence
Bilgiyi yeni durumlara uygulama, problem çözme ve çevreden öğrenerek etkili bir şekilde etkileşim kurma yeteneği.
ADS Modeli
ADS Model
Görsel algı, motor çıktı ve dilbilgisel yapı süreçlerinin entegrasyonunu açıklamak amacıyla bilişsel psikolojide kullanılan çok bileşenli bir modeldir.
Aglütinasyon
Agglutination
Dilbilimde, birden fazla biçimbirimin (morfemin) kök yapısı değişmeksizin, yan yana gelerek yeni kelimeler oluşturması sürecidir.
Agnostisizm
Agnosticism
Belirli metafizik iddiaların veya önermelerin doğruluğunun ya da yanlışlığının bilinemeyeceğini savunan felsefi ve epistemolojik bir şüphecilik konumudur.
Aha Deneyimi
Aha Experience
Bir probleme veya karmaşık bir meseleye ani kavrayış anında tipik olarak ortaya çıkan duygusal tepki.
Ait Olma İlkesi
Belongingness Principle
Öğrenme ve klasik koşullanma süreçlerinde, belirli uyarıcıların veya davranışların birbiriyle doğal ve evrimsel olarak 'ait' (uyumlu) görünmesi durumunda daha hızlı ve kalıcı bir bağ kurmasını açıklayan ilke.
Aitlik
Appurtenance
Gestalt psikolojisinde, algısal bir alanın parçaları arasındaki etkileşim veya karşılıklı etkiyi ifade eder; bu süreç sonucunda parçalar birbiriyle bütünleşmiş ve ait görünür.
Akademik Yetenek
Academic Aptitude
Disiplinli çalışmalarda hızlı öğrenme becerisi dahil olmak üzere, skolastik bir zihinsel eylemi gerçekleştirme yetkinliği veya kapasitesi.
Akademik Zeka
Academic İntelligence
Öğrenme ortamlarında ve akademik başarıda belirleyici rol oynayan analiz, değerlendirme, yargılama ve kavram tanıma gibi bilişsel yetenekler bütünü.
Akademik Zeka Görevi
Academic İntelligence Task
Aritmetik problemlerin çözümü veya sözel analojilerin kurulması gibi akademik beceri ve bilgilerin aktif kullanımını gerektiren bilişsel görev.
Akomodasyon
Accommodation
Bilişsel gelişimde mevcut şemaların yeni bilgileri kapsayacak şekilde dönüştürülmesi, gözün odaklanma mekanizması veya kişilerarası müzakerelerde uzlaşma amacıyla taleplerin düzenlenmesi.
Akromatik
Achromatic
Ton ve doygunluk barındırmayan; siyah, beyaz veya gri tonlarından oluşan görsel nitelik.
Akromatik-kromatik Ölçek
Achromatic–chromatic Scale
Siyah, gri ve beyaz tonlarındaki renksiz (akromatik) gölgeleri, tam renk spektrumunun (kromatik) tonlarıyla birleştiren görsel değerler sürekliliği.
Aksan
Accent
Bir bireyin konuşmasında coğrafi bölge veya sosyal sınıf ile ilişkili fonetik özellikler bütünü ve kelime hecelerine konulan vurgu.
Aksiyonel Eylem Fiili
Actional Verb
Bir fail tarafından gerçekleştirilen ve bir nesne veya hasta üzerinde etki yaratan fiziksel hareketleri bildiren dilbilimsel eylemdir.
Aktif
Active
Sürekli ya da aralıklı olarak bir eylem gerçekleştiren, bir süreç veya nesne üzerinde etki ya da güç icra eden dinamik durum.
Aktif Gürültü Azaltma
Active Noise Reduction (ANR)
İstenmeyen dış sesleri, aynı genlikte ancak zıt fazda (180 derece faz farkıyla) akustik dalgalar üreterek yok eden elektronik ses yalıtım teknolojisi.
Aktif Performans
Active Performance
Bir davranışın zihinsel olarak prova edilmesinin veya hayal edilmesinin aksine, fiilen gerçekleştirilmesi veya bir fikrin eyleme dökülmesi.
Aktif Tekrar
Active Rehearsal
Bilgiyi kısa süreli bellekte tutmak veya uzun süreli belleğe kodlamak amacıyla, içeriğin zihinsel olarak yinelendiği veya yapılandırılarak işlendiği bilinçli bir bilişsel süreçtir.
Aktivasyon
Activation
Bellek birimlerinin işleme sürecini kontrol etmek üzere zayıftan güçlüye doğru değişen bir Uyarılmışlık derecesine ulaşması veya bir organ ya da sistemin eylem için hazırlanması süreci.
Aktivasyon-elaborasyon
Activation–elaboration
Bellekte depolanan kavramların aktivasyon düzeyleri ile elaborasyon (detaylandırma ve işleme) derecelerine göre çeşitlilik gösterdiğini savunan ikili-süreç bellek teorisidir.
Aktivite Kuramı
Activity Theory
Sovyet psikolojisinde köklenen, insan zihnini ve davranışını soyut bilişsel süreçler yerine kültürel olarak aracılanmış toplumsal 'aktivite' birimi üzerinden inceleyen eklektik kuramsal yaklaşım.
Akustik Filtre
Acoustic Filter
Çalışma belleği modelinin belirli versiyonlarında, yalnızca konuşma benzeri uyarıcıların fonolojik depoya erişmesine izin veren işlevsel bir bileşendir.
Akustik Fonetik
Acoustic Phonetics
İnsan konuşma seslerinin fiziksel özelliklerini, dalga formlarını ve işitsel algı mekanizmalarını inceleyen fonetik alt dalıdır.
Akustik İpucu
Acoustic Cue
Fonolojide, bir konuşma sesinin kimliğini belirleyen dalga frekansı, ses başlangıç zamanı ve yoğunluk gibi fiziksel özelliklerin bütünü.
Akustik Ortamlar
Acoustic Environments
Fiziksel bir mekanın ses dalgalarını yayma, yansıtma ve sönümleme özelliklerinin tamamıdır.
Alan-genel Yetenek
Domain-general Ability
Genel zeka veya bilgi işleme hızı gibi, çok çeşitli durumlarda ve görevlerde performansı etkileyen bilişsel kapasite.
Alana Özgü Bilgi
Domain-specific Knowledge
Satranç, beyzbol veya müzik gibi belirli bir konu veya disipline ait dar kapsamlı, uzmanlaşmış bilgi birikimi.
Alandan Bağımsız Problem
Domain-free Problem
Matematik veya fen bilimleri gibi spesifik bir içerik alanına ait ön bilgi gerektirmeksizin çözülebilen problem türüdür.
Alfa Hareketi
Alpha Movement
Farklı boyutlardaki nesne tasvirlerinin ardışık ve hızlı bir şekilde sunulmasıyla, nesnenin gerçekte boyut değiştirmemesine rağmen genişliyor veya daralıyor gibi algılanması biçimindeki görünür hareket türü.
Alfabe
Alphabet
Bir dilin temel konuşma seslerini (fonemleri) yazılı olarak temsil etmek için kullanılan, genellikle sabit bir sırada listelenen harf veya işaretler kümesidir.
Algının Yapıcı Teorisi
Constructive Theory Of Perception
Algılayıcıların, bir uyarıcıdan elde edilen ham duyusal bilgiyi geçmiş deneyimler, beklentiler ve bağlamsal ipuçlarıyla bilinçsizce birleştirerek bir algı inşa ettiğini öne süren teorik yaklaşım.
Algısal Değişmezlik
Constancy
Duyusal girdilerdeki sürekli değişime rağmen, çevredeki nesne ve uyarıcıların boyut, şekil, renk gibi özelliklerinin zihinsel olarak aynı algılanmaya devam etmesi.
Algısal Kitle
Apperceptive Mass
Yeni bir algının veya fikrin anlaşılabilmesi için zihnin süzgecinden geçip bütünleştiği, daha önceden edinilmiş tüm bilgi ve deneyimlerin toplam kümesidir.
Alıştırma
Drill
Öğrenmeyi, hafızada kalıcılığı veya davranışsal otomasyonu sağlamak amacıyla fiziksel ya da zihinsel bir tepkinin metodik ve tekrarlı bir şekilde icra edilmesidir.
Alkol Miyopisi
Alcohol Myopia
Alkolün, bireyin algı ve bilişsel kapasitesini daraltarak yalnızca o an en belirgin olan çevresel ipuçlarına odaklanmasını, daha uzak veya soyut sonuçları ise göz ardı etmesini tetikleyen durum.
Alternatif Kullanımlar Testi
Alternate-uses Test
Katılımcıların sıradan bir nesne (örneğin bir gazete kağıdı) için bilinen işlevleri dışında olabildiğince çok sayıda yaratıcı kullanım alanı üretmesini gerektiren bir ıraksak düşünce testidir.
Alternatifli Yöntem
Alternation Method
Katılımcıların bir hedefe ulaşmak veya ödül almak için giderek karmaşıklaşan bir etkinlik dizisini takip etmesini gerektiren düşünce, dil ve problem çözme araştırma tekniği.
Altyazılama
Captioning
Konuşulan sözcüklerin metin olarak ekranda gösterilmesi; işitme kaybı olan bireylerin sözel sunumları ve diyalogları takip edebilmesini sağlayan erişilebilirlik teknolojisi.
Amaç
Aim
Bireyin davranışlarını motive eden, yönlendiren ve belirli bir sonuca odaklayan sembolik ya da içsel hedef temsili.
Ames Odası
Ames Room
Derinlik algısı ipuçlarını manipüle ederek nesnelerin boyutlarının olduğundan farklı algılanmasına yol açan trapezoid biçimli özel bir gözlem odasıdır.
Amplifikasyon Etkisi
Amplification Effect
Bilişsel veya istatistiksel bir uyaranın, bağlamsal faktörler nedeniyle ilk etkisinin veya öngörülen boyutunun katlanarak artması durumu.
Anaglif
Anaglyph
Renkleri ayrıştırılmış ve yatay düzlemde hafifçe kaydırılmış iki özdeş görüntünün üst üste bindirilmesiyle oluşturulan ve özel renk filtreli gözlükler aracılığıyla üç boyutlu algılanan tekli resim.
Anaglyptoskop
Anaglyptoscope
Nesneler üzerindeki ışık ve gölge alanlarını tersine çevirerek derinlik algısını manipüle eden optik bir aygıttır.
Anagram
Anagram
Harfleri karıştırılmış bir sözcüğün orijinal hâlini bulmaya dayanan bulmaca türü ve bilişsel psikoloji test materyali.
Analitik Zeka
Analytical İntelligence
Robert Sternberg'ün üçlü zeka kuramında yer alan; soyut düşünme, problem çözme, analiz etme, kıyaslama, değerlendirme ve eleştirel yargılama becerilerini kapsayan bilişsel yetenekler bütünü.
Analiz
Analysis
Herhangi bir karmaşık bütünün, inceleme ve anlama amacıyla daha küçük bileşenlerine ayrılması süreci.
Analog
Analog
Bilginin, kesikli (diskret) rakamlar yerine voltaj gibi sürekli değişen fiziksel nicelikler aracılığıyla temsil edilmesi durumu.
Analoji
Analogy
İki veya daha fazla varlık, olay ya da kavram arasındaki belirli sınırlı benzerliklerden hareket edilerek, birindeki diğer özelliklerin de diğersinde bulunabileceğine dair yapılan bilişsel çıkarım ve akıl yürütme süreci.
Animizm
Animatism
Doğal olguların ve cansız nesnelerin canlı olduğuna ya da niyet, arzu ve duygu gibi canlı benzeri özellikler taşıdığına dair inanç.
Anlam Arayışı Çabası
Effort After Meaning
Bireyin, belirsiz veya yabancı bilgileri kavramak amacıyla bu materyalleri daha tanıdık kavramlara dönüştürmek için gösterdiği sürekli ve aktif bilişsel gayret.
Anlama
Comprehension
Bir nesneyi, olayı veya herhangi bir iletişimin anlamını zihinsel olarak kavrama eylemi ya da bu yetiye sahip olma durumudur.
Anlamın Bağlam Teorisi
Context Theory Of Meaning
Bir kelimenin veya kavramın anlamının, o kelimeyle ilişkili spesifik duyusal deneyimler ve bunlara eşlik eden zihinsel imgeler bütününe dayandığını savunan erken dönem psikolojik teoridir.
Anoloji Testi
Analogies Test
Katılımcının iki nesne veya kavram arasındaki ilişkiyi kavrama ve bu bağı farklı bir duruma uyarlama becerisini ölçen bilişsel değerlendirme aracıdır.
Anolojik Düşünme
Analogical Thinking
Biçimsel mantık veya ardışık akıl yürütme yerine, aşina olunandan bilinmeyene doğru yapılan çıkarımlarla karakterize edilen bilişsel süreç.
Anortoskop
Anorthoscope
Boşluklu ve opak ön disk ile arkasındaki deforme görseli zıt yönlerde döndürerek insan zihninde normal bir görüntü oluşturan tarihi optik cihaz.
Anortoskopik Algı
Anorthoscopic Perception
Dar bir yarıktan zaman içinde geçen bir nesnenin parçalı görsel uyaranlarının, retinada aynı bölge üzerindeki zamansal entegrasyonu sayesinde bütünsel bir form olarak algılanması süreci.
Antropolojik Dilbilim
Anthropological Linguistics
Dilin yapısal özellikleri ile o dili konuşan toplumun kültürel pratikleri, sosyal yapıları ve dünya görüşü arasındaki dinamik bağları inceleyen dilbilim alt dalıdır.
Antropomorfizm
Anthropomorphism
İnsan dışı varlıklara, nesnelere, doğaüstü güçlere veya hayvanlara insani özellikler, duygular ve zihinsel süreçler atfetme eğilimidir.
Apostilb
Apostilb
Metrekare başına birnit'in 1/π'sine (pi) eşit olan, parlaklık veya lüminans ölçümü için kullanılan CGS sistemine ait fotometrik birimdir.
Arabellek
Buffer
Deneysel düzenlerde dikkat dağıtıcı veya ayırt edici olmayan uyarıcı öğe ya da bilişsel sistemlerde bilginin geçici olarak tutulduğu bellek katmanı.
Aralıklı Tekrar
Distributed Practice
Öğrenme seanslarının araya uzun dinlenme aralıkları veya farklı etkinlikler sokularak zamana yayılması stratejisidir.
Aralıklı Uygulama Etkisi
Distributed-practice Effect
Öğrenme veya çalışma oturumlarının aralarına zaman aralıkları konularak bölüştürülmesinin, bilgiyi tek seferde yoğun olarak ezberlemeye kıyasla uzun süreli bellekte kalıcılığı ve geri çağrılmayı belirgin şekilde artırdığını gösteren bilişsel olgu.
Ardıl
Consequent
Öncül bir koşulun gerçekleşmesini takiben ortaya çıkan olay, durum veya mantıksal önermenin ikinci bileşeni.
Argüman
Argument
Bir sonucu mantıksal olarak desteklemek ve doğrulamak amacıyla sunulan, öncüller ve bu öncüllerden türetilen sonuç zincirinden oluşan önermeler dizisi.
Argüman Çerçeveleme
Argument Framing
İkna edici bir mesajın, savunulan görüşün benimsenmesinden doğacak olumlu sonuçları mı yoksa bu görüşün reddedilmesinden kaynaklanacak olumsuz sonuçları mı vurguladığının belirlenme derecesidir.
Argüman Miktarı
Argument Quantity
İkna edici bir mesajın içinde yer alan toplam argüman veya kanıt sayısı.
Aristotelesçi
Aristotelian
Antik Yunan filozofu Aristoteles'in felsefi geleneğine, biçimsel mantık sistemine veya tümevarımsal ampirisizm anlayışına dayanan yaklaşım.
Arşimet Sarmalı
Archimedes Spiral
Teğeti sabit bir açıyla korunan bir eğri tarafından oluşturulan basit sarmal form.
Artırıcı İletişim
Augmentative Communication
İletişim kuranın kendi doğal kaynakları dışındaki araç, yöntem veya dışsal kaynaklarla desteklenen, kolaylaştırılan ya da genişletilen iletişim biçimi.
Artikülatör Baskılama
Articulatory Suppression
Bellek testlerindeki akıldan tekrar (subvokal prova) sürecini, katılımcıya tutma süresi boyunca sesli sayma veya kelime söyleme gibi çeldirici bir sözel görev vererek bloke etme yöntemi.
Astroloji
Astrology
Gezegenlerin ve yıldızların konumlarının insan karakterini ve geleceği biçimlendirdiği iddiasına dayanan, ampirik temeli bulunmayan bir sözdebilim.
Aşağıdan Yukarıya İşlemleme
Bottom-up Processing
Duyusal reseptörlerden gelen ham verilerin, üst düzey bilişsel süreçleri tetiklemesi ve yönlendirmesiyle gerçekleşen veri odaklı bilgi işleme biçimi.
Atensite
Attensity
Bir duyumun duyuşsal netliği ya da bireyde dikkat uyandırma ve odaklanma sağlama gücü.
Atım
Beat
Benzer frekansa sahip iki ses dalgasının üst üste binmesiyle ortaya çıkan periyodik gürültsü veya ses yüksekliği dalgalanması.
Atmosfer Etkisi
Atmosphere Effect
Bireyin mantıksal muhakemesinin, içinde bulunduğu durumun genel tonu ya da problemin sunuluş biçimi tarafından mantık dışı bir şekilde etkilenme eğilimi.
Atmosferik Perspektif
Atmospheric Perspective
Nesnelerin havadaki partiküller nedeniyle netlik kaybederek, renk doygunluğu azalarak ve maviye kayarak daha uzakta algılanmasını sağlayan görsel derinlik ipucu.
Atomculuk
Atomism
Psikolojik olguların, duyumlar veya koşullu tepkiler gibi en temel yapı taşlarına ayrılarak ve bu birimlerin bir araya gelerek karmaşık zihinsel süreçleri nasıl oluşturduğunu inceleyerek anlaşılabileceğini savunan epistemolojik ve metodolojik yaklaşım.
Aufgabe
Aufgabe
Belli bir görevin doğasından ya da verilen yönergelerden kaynaklanan, belirli zihinsel operasyonlara yönelik bilişsel bir eğilim veya yönelimlilik.
Avusturya Okulu
Austrian School
19. yüzyılın sonlarında Viyana ve Graz üniversitelerinde gelişen, zihinsel süreçlerin bütünsel ve organize algılar ürettiğini savunan ve Gestalt psikolojisine öncülük eden teorik yaklaşım.
Ayarlama Yöntemi
Adjustment Method
Deney sahibinin veya katılımcının, bir uyaranı hedef uyaranla eşleşene veya algılanabilir eşiğe ulaşana kadar sürekli olarak manuel biçimde değiştirdiği psikofiziksel ölçüm prosedürü.
Ayırt Edici Kaçınma
Discriminated Avoidance
Organizmanın, cezalandırıcı veya itici bir uyarıcının gelişini önceden haber veren bir uyarıcıya tepki vererek olumsuz durumu engellediği klasik ve edimsel koşullanma süreci.
Ayırt Edici Öğrenme
Discriminative Learning
Organizmanın veya bir algoritmanın, belirli uyarıcılar arasındaki ince farkları algılayarak farklı uyarıcılara farklı tepkiler vermesini sağlayan temel öğrenme süreci.
Ayırt Edici Tepki
Discriminative Response
Ayrım öğrenme sürecini takiben, belirli bir ödülü elde etmek amacıyla farklı uyaranlar arasından belirli bir uyarana yönelik gösterilen seçici tepki.
Ayırt Edilebilirlik Etkisi
Distinctiveness Effect
Bireylerin olağandışı, tuhaf veya bağlamından ayrışan bilgileri, sıradan bilgilere kıyasla anlamlı ölçüde daha iyi hatırlama eğilimi.
Ayırt Edilmiş Edimsel
Discriminated Operant
Uyarıcı kontrolü altında olan, yani belirli bir ayırt edici uyarıcının varlığında ortaya çıkma olasılığı yokluğuna kıyasla çok daha yüksek olan koşullu edimsel davranış.
Ayırt Etme Dağılımı
Discriminal Dispersion
Uyarıcıların ayrıştırılmasını içeren bir deneyde, belirli bir ortalama değer etrafındaki tepkilerin istatistiksel dağılımıdır.
Ayırt Etme Öğrenmesi
Discrimination Learning
Bireyin birbirine benzer birden fazla uyarıcı arasından belirli bir hedefe veya pekiştirece götüreni seçmeyi deneyim yoluyla öğrendiği koşullama süreci.
Ayırt Etme Reaksiyon Süresi
Discrimination Reaction Time
Bir bireyin, sunulan birden fazla uyaran arasından belirli bir hedef uyaranı seçip ayırt ederek buna uygun motor tepkiyi verene kadar geçen bilişsel işlem süresi.
Ayrık Kavram
Disjunctive Concept
Bir dizi nitelikten herhangi birine veya birkaçına sahip olma temelinde tanımlanan kategorik yapı.
Bağımlı Parça Niteliği
Dependent-part Quality
Gestalt psikolojisinde, bir bütünün parçası olan ögenin, parça-bütün ilişkisi nedeniyle kazandığı ikincil ve bağlamsal nitelik.
Bağlaç
Conjunction
Dilbilimde cümle içi unsurları ya da bağımsız cümleleri birbirine bağlayan işlevsel sözcük sınıfı.
Bağlam
Context
Belirli bir olgunun, uyarıcının veya ifadenin meydana geldiği, anlamını ve işlevini doğrudan şekillendiren çevresel, durumsal ve bilişsel koşulların bütünü.
Bağlam İpuçları
Context Clues
Bir okuyucunun, doğrudan tanımadığı veya aşina olmadığı bir kelimenin anlamını hemen yakınındaki cümle ya da paragraf yapısından yola çıkarak çözmesini sağlayan metinsel ipuçları.
Bağlama Özgü Öğrenme
Context-specific Learning
Bilginin veya becerinin, edinildiği fiziksel, fizyolojik veya çevresel koşullarla sıkı bir şekilde kodlanması ve yalnızca aynı bağlam tekrar sağlandığında en yüksek düzeyde hatırlanması durumu.
Bağlamdan Bağımsız Öğrenme
Context-independent Learning
Bir beceri veya stratejinin, onun uygulanacağı özgül çevresel koşullardan bağımsız olarak edinilmesi süreci.
Bağlamı Yeniden Kurma
Context Reinstatement
Anıların geri çağrılmasını kolaylaştırmak amacıyla, olayın gerçekleştiği orijinal çevresel ve zihinsel koşulların zihinde yeniden canlandırılması yöntemi.
Bağlamsal Alt Teori
Contextual Subtheory
Sternberg'in üçlü zeka kuramının bir parçası olup, bireylerin çevrelerine uyum sağlama, çevrelerini şekillendirme ve çevre seçme becerilerinin zekayı belirlediğini savunan alt teoridir.
Bağlamsal Etkileşim Etkisi
Contextual İnterference Effect
Antrenman veya öğrenme sürecinde bağlamın değiştirilmesi ya da farklı görevlerin birbirine karıştırılması yoluyla edinimin başlangıçta yavaşlatılması, ancak kalıcılığın ve transfer yeteneğinin belirgin şekilde artırılması olgusu.
Bağlamsal İlişkilendirme
Contextual Association
Bir organizmanın maruz kaldığı uyarıcılar ile bu maruz kalma eyleminin gerçekleştiği çevresel ya da durumsal koşullar arasında kurulan öğrenilmiş bağlantıdır.
Bağlamsallaştırma
Contextualize
Yeni bir olayı veya veriyi, bireyin sahip olduğu önceden var olan zihinsel şemalar ve çerçeveler aracılığıyla yorumlama ve anlamlandırma süreci.
Bağlantı Psikolojisi
Association Psychology
Öğrenme ve bilginin, fikirler ile uyarıcı-tepki temsilleri arasında kurulan bağlar (asosyasyonlar) yoluyla türediğini savunan psikolojik yaklaşım.
Bağlantıcı
Associationist
Öğrenme sürecini, zihinsel imgelerin veya yaşantıların birbiriyle ilişkilendirilmesi, edinilmesi veya değiştirilmesi olarak açıklayan kuramcı.
Bağlantılı Söylem
Connected Discourse
Yazılı bir argüman veya sözlü diyalog gibi, dilin nispeten uzun ve kendi içinde bütünleşik birimlerini ifade eden iletişimsel yapı.
Bağlı Biçimbirim
Bound Morpheme
Yalnız başına bağımsız bir sözcük olarak yapı oluşturamayan, anlamlı olabilmesi için mutlaka diğer biçimbirimlere eklenmesi gereken en küçük dilsel birim.
Bağsal Öğrenme
Associative Learning
Yeni ve kalıcı bilgilerin, uyarıcılar, tepkiler veya zihinsel temsiller arasında kurulan bağlar yoluyla edinilme sürecidir.
Baldwin Figürü
Baldwin’s Figure
Uçlarında kareler bulunan yatay bir çizginin algılanan uzunluğunun, uçlardaki karelerin boyutuna bağlı olarak değiştiğini gösteren bir görsel illüzyon.
Banner Reklam
Banner Advertisement
Bir web sayfasında genellikle grafik biçiminde yer alan, kullanıcıların tıklayarak ilgili ürün veya hizmetin detaylarına ulaşmasını sağlayan dijital tanıtım alanı.
Bant Genişliği
Bandwidth
Bir iletişim kanalının birim zamanda iletebildiği maksimum veri miktarını veya bilişsel sistemlerin aynı anda işleyebileceği zihinsel kaynak kapasitesini ifade eden ölçüm birimi.
Barnum Etkisi
Barnum Effect
Bireylerin, aslında geniş kitlelere uyacak kadar belirsiz ve genel kişilik tanımlamalarını, sanki yalnızca kendilerine özelmiş gibi yüksek bir doğruluk payıyla kabul etme eğilimidir.
Bartlett Tekniği
Bartlett Technique
Katılımcıların karmaşık materyalleri belirli zaman aralıklarıyla defalarca yeniden üretmesinin istendiği ve bellek rekonstruksiyonundaki kültürel/bireysel değişimlerin incelendiği klasik bellek araştırma yöntemi.
Baskı Altında Performans Düşüşü
Choking Under Pressure
Yüksek performans gerektiren durumlardaki yoğun arzunun yol açtığı kaygı nedeniyle, bireyin mevcut kapasitesinin çok altında bir başarı sergilemesi durumu.
Başa Çıkma Potansiyeli
Coping Potential
Bireyin, çevresel talepleri veya kişisel yükümlülükleri başarıyla yönetebilme ihtimaline yönelik Bilişsel değerlendirmesi.
Beden Dili
Body Language
Duygu ve düşüncelerin postür, jest, mimik ve somatik hareketler aracılığıyla sözsüz olarak dışavurumu.
Beden Konsepti
Body Concept
Bireyin kendi fiziksel özelliklerine yönelik sahip olduğu düşünsel ve duygusal kavrayış, yani bedenin zihinsel tasarısal imgesidir.
Beden Pozisyonu
Body Positioning
Beden duruşunun ve pozisyonunun hafıza performansını etkilediği, kinestetik ve proprioseptif geri bildirimin öğrenme ile hatırlama süreçlerini güçlendiren bağlamsal ipuçları sunduğu varsayımı.
Bedensel-kinestetik Zeka
Bodily-kinesthetic İntelligence
Howard Gardner'ın çoklu zeka kuramında, bedeni ve fiziksel nesneleri ustalıkla kullanabilme, beceri gerektiren ince ve kaba motor hareketleri koordine edebilme kapasitesi.
Beklenti Hatası
Anticipatory Error
Bir eylemin, uyarıcının sunuluş zamanından veya sırasından önce gerçekleştirilmesi ya da bir listedeki öğenin aslında olduğundan daha erken bir sırada hatırlanması hatası.
Beklenti Şeması
Anticipatory Schema
Algısal döngü hipotezinde, bir organizmanın belirli bir durumdaki beklentilerini şekillendiren, algısını yönlendiren ve nihayetinde keşif ve eylemini organize eden yapılandırılmış bilgi kalıbıdır.
Beklentiye Dayalı Pişmanlık
Anticipatory Regret
Bir kararın potansiyel olumsuz sonuçlarının öngörülerek hissedilmesi ve bu durumun anlık karar alma süreçlerini doğrudan yönlendirmesi.
Bel
Bel
Ses gücü seviyelerinin veya oranlarının logaritmik olarak ifade edilmesinde kullanılan temel birim; genellikle onda biri olan desibel (dB) şeklinde akustik ve odyolojik ölçümlerde yer bulur.
Belirginlik
Conspicuity
Bir nesnenin veya uyarıcının, odaklanılan dikkat alanında diğer uyarıcılardan net bir şekilde ayrı ve fark edilebilir olarak algılanma niteliği.
Belirlemecilik
Determinism
Tüm fiziksel, zihinsel ve davranışsal olayların, kendilerinden önceki nedenlerin zorunlu ve kaçınılmaz sonuçları olduğunu savunan felsefi ve bilimsel görüş.
Belirleyici Eğilim
Determining Tendency
Bilişsel süreçleri belirli bir hedefe veya niyet edilen sonuca doğru yönlendiren zihinsel eğilim ve kurucu yönelim.
Belirli Tanımlık
Definite Article
Dilbilimde, bir isim öbeğiyle birlikte kullanılarak dinleyici veya okuyucu tarafından bilinen, daha önce tanımlanmış ya da bağlamdan çıkarılabilen spesifik bir varlığa veya nesneye atıfta bulunan işlevsel sözcük.
Belirsiz Figür
Ambiguous Figure
Birden fazla algısal yolla yorumlanabilen, gömülü ya da tersinir nitelik taşıyan her türlü görsel veya duyusal uyarıcı.
Belirsizlik
Ambiguity
Bir davranışın, durumun, ifadenin veya uyarıcının birden fazla anlama gelebilecek şekilde yorumlanabilme potansiyeli.
Belirtme Durumu
Accusative
Dilbilimde, bir fiilin doğrudan nesnesini üstlenen isim, zamir veya ad öbeğinin girmiş olduğu morfosemantik durum.
Benham Topacı
Benham’s Top
Siyah-beyaz desenli bir diskin, belirli bir hızda döndürüldüğünde algısal olarak hayalet renkler üretmesine neden olan optik illüzyon aracı.
Benlik Kaynaklarının Tükenmesi
Ego Depletion
Bireyin irade, karar verme ve öz-kontrol kapasitesinin, bu kaynakları yoğun şekilde gerektiren önceki aktiviteler nedeniyle geçici olarak azalması durumu.
Berber Direği Etkisi
Barber’s-pole Effect
Sarmal çizgilerle kaplı dönen dikey bir silindirin, ekseni etrafında dönmek yerine yukarı veya aşağı doğru doğrusal bir hareketle kayıyormuş gibi algılanması.
Beta Hareketi
Beta Movement
Farklı konumlarda arka arkaya sunulan durağan görsel uyaranların, insan zihni tarafından akıcı tek bir hareketmiş gibi algılanmasına yol açan optik illüzyondur.
Betimleyici Dilbilgisi
Descriptive Grammar
Bir dilin kurallarını empoze etmek yerine, konuşurların dili gerçekte nasıl kullandığını nesnel ve ampirik yöntemlerle inceleyen dilbilgisi yaklaşımı.
Beyin Fırtınası
Brainstorming
Bireylerin veya grupların, anında eleştirel değerlendirme yapmaksızın, potansiyel değerlerinden bağımsız olarak spontane ve engelsiz bir şekilde fikir ürettiği problem çözme stratejisi.
Bezold-brücke Fenomeni
Bezold–brücke Phenomenon
Parlak ışık seviyelerinin artmasının, bazı renk uyarıcılarının (özellikle sarımsı ve mavimsi tonların) spektral konumlarında algısal bir kaymaya neden olarak daha saf sarı veya mavi görünmesini sağlayan psikofiziksel bir algı olgusudur.
Bidwell Hayaleti
Bidwell’s Ghost
Uyaranın tamamlayıcı bir tonunda ortaya çıkan ikincil görsel art-görüntü.
Bigram
Bigram
Ardışık iki karakterden veya harften oluşan herhangi bir ikili dizi.
Bildirme
Declarative
Soru sorma, rica etme veya emir verme amacı taşımaksızın doğrudan bir durumu, olguyu ya da bilgiyi ifade eden cümle veya önermeleri nitelendiren sıfattır.
Bileşensel Alt Teori
Componential Subtheory
Sternberg'in üçlü zeka kuramının insan zekasındaki bilgi işleme süreçlerini açıklayan; üst-bileşenler, performans bileşenleri ve bilgi edinme bileşenlerinden oluşan alt teorisidir.
Bileşensel Analiz
Componential Analysis
Karmaşık bir süreci veya sistemi daha küçük alt süreçlere ve temel bileşenlere ayıran bilgi işlemleme ve matematiksel teknikler bütünü.
Bileşik İki Dilli
Compound Bilingual
İki dilini de aynı bağlamda ve ortak bir kavramsal temel üzerinden öğrenen, her iki dil için tek bir anlamsal sisteme sahip olan iki dilli birey.
Bileşik Tepki Süresi
Compound Reaction Time
Birden fazla uyarıcının varlığında ve her birine farklı bir yanıt verilmesi gerektiğinde harcanan toplam işlem süresidir.
Bileşik Uyarıcı
Compound Stimulus
Aynı anda ortaya çıkan iki veya daha fazla basit uyarıcının birleşmesiyle oluşan bütüncül uyarıcı yapı.
Bilgisayar Destekli Eğitim
CAI
Öğrenme süreçlerini optimize etmek, bireyselleştirmek ve pekiştirmek amacıyla bilgisayar teknolojilerinin öğretim materyali olarak aktif entegrasyonudur.
Bilgisayar Destekli Öğretim Yönetimi
Computer-managed İnstruction
Öğretmenin bireyselleştirilmiş eğitim planını uygulamasına yardımcı olmak amacıyla bilgisayarın öğrenci performans verilerini işleyip bir sonraki öğretim adımını önerdiği sistem.
Bilgisayar Okuryazarlığı
Computer Literacy
Bilgisayarların ve bilgisayar ağlarının işleyişini kavrama, bu teknolojileri temel ve ileri düzeyde etkin bir şekilde kullanabilme becerisidir.
Bilgisayar Simülasyonu
Computer Simulation
Bilişsel psikolojide, zihinsel süreçlerin işleyişini incelemek amacıyla bilişsel modellerin bilgisayar programları aracılığıyla yürütülmesi ve test edilmesi tekniğidir.
Bilinç Durumu
Bewusstseinslage
Görüntü veya duyusal temelli çağrışım zincirlerine indirgelenemeyen, zihinsel deneyimlerin ve örtük farkındalık hallerinin bütüncül halini ifade eden Alman deneysel psikoloji terimi.
Bilinçli An
Conscious Moment
Duyusal girdilerin uzun süreli belleğe aktarılmaksızın zihinsel olarak yankılandığı, yaklaşık 2 ila 4 saniye süren mevcut deneyim aralığı.
Bilinçli Bellek
Conscious Memory
Bireyin geçmişteki bir olayı veya bilgiyi bilinçli ve kasıtlı olarak zihne çağırma sürecini ifade eden bilişsel bellek türüdür.
Bilinçli Mentalizm
Conscious Mentalism
Düşünce, duygu ve niyet gibi saf zihinsel olguların gerçekliğini savunan ve insan davranışının temel belirleyicisinin bu bilinçli zihinsel süreçler olduğunu öne süren teorik yaklaşım.
Bilinçli Niyet
Conscious İntention
Bireyin açıkça seçip takip etmeyi amaçladığı, farkındalık süzgecinden geçmiş bir amaç veya hedeftir.
Bilinçli Süreç
Conscious Process
Bireyin açıkça farkında olduğu ve çoğunlukla iradi olarak kontrol edebildiği zihinsel operasyon.
Bilişsel Adımlama Yöntemi
Cognitive Walkthrough Method
Hedef kullanıcı grubunu temsil eden değerlendiricilerin, kusursuz olmayan tasarımlardan kaynaklanan olası problemleri belirlemek amacıyla bir ürünün işlevlerini adım adım simüle ettiği ergonomik bir değerlendirme yöntemidir.
Bilişsel Alan
Cognitive Domain
Bireyin bilgi işleme, akıl yürütme, hatırlama, problem çözme ve karar verme gibi zihinsel süreçlerinin ve kapasitelerinin tamamını kapsayan psikolojik kategori.
Bilişsel Aşırı Yük
Cognitive Overload
Bir bireyin zihinsel görevin gereksinimlerini karşılamak için sahip olduğu bilişsel kapasiteyi aşan durumlarda ortaya çıkan işlevsel tükenme halidir.
Bilişsel Ayrım
Cognitive Discrimination
Kavramlar arasında ayrımlar yapabilme ve belirli bir kavramın örnekleri ile örnek olmayanlarını birbirine karıştırmadan ayırt edebilme kapasitesi.
Bilişsel Başa Çıkma
Cognitive Coping
Bireyin stresli bir olay veya durumla başa çıkmak için zihinsel aktiviteleri ve stratejileri kullanma süreci.
Bilişsel Bilinçdışı
Cognitive Unconscious
Bireyin doğrudan bildirimde bulunamadığı; örtük algılar, bellek izleri ve otomatik düşünce süreçlerini içeren zihinsel mekanizmalar bütünü.
Bilişsel Cimri
Cognitive Miser
İnsan zihninin karmaşık ve zahmetli zihinsel süreçler yerine, hızlı, pratik ve az enerji gerektiren zihinsel kestirmeleri tercih etme eğilimidir.
Bilişsel Daralma
Cognitive Narrowing
Bireyin karmaşık bir durumun bütününe odaklanmak yerine, tek bir unsura veya detaya aşırı derecede odaklanması durumu.
Bilişsel Değerlendirme Kuramı
Cognitive Appraisal Theory
Bireylerin performansları karşılığında aldıkları ödülleri nasıl algıladıklarının (özerklik sağlayan bir geri bildirim mi yoksa kontrol aracı mı olduğu), içsel motivasyonlarını ve edim kalitelerini doğrudan belirlediğini öne süren teorik çerçeve.
Bilişsel Destek
Cognitive Aid
Kritik görevlerin unutulmasını önlemek ve zihinsel süreçleri desteklemek amacıyla tasarlanan hatırlatıcılar, kontrol listeleri ve diğer dışsal temsillerin tümüdür.
Bilişsel Dikkat Dağılması
Cognitive Distraction
Rekabet halindeki düşünceler veya zihinsel etkinlikler nedeniyle dikkat bilerek ya da bilmeyerek birincil görevden, hedeften veya içsel durumdan uzaklaşması sürecidir.
Bilişsel Eğitim
Brain Exercise
Bilişsel işlevleri, hafızayı ve nöral esnekliği artırmayı amaçlayan sistematik mental aktiviteler bütünü.
Bilişsel Ergonomi
Cognitive Ergonomics
İnsan performansında rol oynayan bilişsel süreçleri, bilgi işleme kapasitelerini ve bunların iş sistemleriyle etkileşimini inceleyen ve tasarlayan uzmanlık alanıdır.
Bilişsel Esneklik
Cognitive Flexibility
Bireyin değişen çevresel koşullara, beklenmeyen durumlara ve yeni kural setlerine uyum sağlayabilmek amacıyla düşünce içeriklerini ve davranışsal tepkilerini akışkan bir şekilde değiştirebilme kapasitesidir.
Bilişsel Genelleme
Cognitive Generalization
Bir bağlamda edinilen bilgi, kavram veya becerilerin, benzer yapılara sahip farklı bir alan veya probleme aktarılabilmesi kapasitesidir.
Bilişsel Görüşme
Cognitive İnterview
Kriminal soruşturmalarda tanık ve mağdurların bellek erişimini, bağlamsal ve bilişsel ilkeler kullanarak maksimum düzeyde artıran yapılandırılmış mülakat tekniği.
Bilişsel Harita
Cognitive Map
Bireyin çevresel ilişkileri ve mekansal ipuçlarını zihinsel olarak kodlayarak oluşturduğu, yön bulma ve çevreye uyum sağlamayı mümkün kılan içsel temsil.
Bilişsel Hipotez Test Etme
Cognitive Hypothesis Testing
Bireyin bir problemi çözmek amacıyla bir dizi kural veya hipotez türettiği, ardından tutarlı bir şekilde doğru çözüme ulaşana kadar bu varsayımları örnekleyip test ettiği problem çözme davranışıdır.
Bilişsel İşaret İlkesi
Cognitive Sign Principle
Organizmanın öğrenme süreci yoluyla çevresel uyarıcıları belirli sonuçların veya olayların öncülü olarak kodlaması ve anlamlandırması gerektiğini savunan öğrenme ilkesi.
Bilişsel Kapanış
Cognitive Closure
Bireyin bir durum, olay veya bilgi kümesi karşısında belirsizliği ortadan kaldırarak kesin bir sonuca ve tam bir kavrayışa ulaşma arzusu ya da bu duruma erişmiş olma hali.
Bilişsel Karmaşıklık
Cognitive Complexity
Çok sayıda yapı ve bunlar arasındaki karmaşık ilişkileri barındıran düşünce süreçlerinin durumu veya kalitesi.
Bilişsel Kırılganlık
Cognitive Vulnerability
Bireyi depresyon ve anksiyete gibi duygusal bozukluklara açık hale getiren kalıcı inanç, tutum ve hatalı düşünce kalıpları bütünü.
Bilişsel Kontrol
Cognitive Control
Zihinsel işlemleri organize eden, planlayan ve zamanlayan üst düzey bilişsel süreçler bütünü.
Bilişsel Kuram
Cognitive Theory
Algılama, dikkat, bellek, düşünme ve problem çözme gibi zihinsel etkinlikleri ve bu süreçlerin altında yatan bilgi işleme modellerini inceleyen geniş kapsamlı kuramsal yaklaşımdır.
Bilişsel Küme
Cognitive Set
Bireyin benlik ve dış dünya ile ilgili kavram kümelenmelerine dayalı olarak, bir durumu önceden belirlenmiş bir biçimde anlamlandırma ve yorumlama eğilimi.
Bilişsel Model
Cognitive Model
Düşünce ve zihinsel operasyonların teorik görünümünü sunan; gözlemlenen olguları açıklayan ve gelecekteki davranışlar için öngörülerde bulunan içsel temsil sistemidir.
Bilişsel Odaklı Öğretim
Cognitively Guided İnstruction
Öğretmenlerin yönergelerini öğrencilerin mevcut bilgi ve performans düzeylerine göre şekillendirdiği, çocukların hazır bulunuşluklarına dayalı bir eğitim yaklaşımıdır.
Bilişsel Öğrenme Kuramı
Cognitive Learning Theory
Öğrenmenin, dışsal uyarıcılara verilen mekanik tepkilerden ziyade zihinsel süreçler, algı değişiklikleri ve merkezi bilişsel yapılar aracılığıyla gerçekleştiğini savunan kuramsal yaklaşım.
Bilişsel Öz-rehberlik Sistemi
Cognitive Self-guidance System
Problem çözme davranışını yapılandırmak ve denetlemek amacıyla bireyin kendi kendine dış veya iç ses yoluyla yönlendirici konuşmalar yapması süreci.
Bilişsel Öz-yönetim
Cognitive Self-management
Bireyin talepkar veya stresli durumlarda kendi davranışlarını yönlendirmek amacıyla iç konuşma, zihinsel canlandırma (imgeleme) ya da her ikisini birden bilinçli olarak kullanması.
Bilişsel Perspektif
Cognitive Perspective
Davranışları ve zihinsel süreçleri algı, bellek, dil ve problem çözme gibi içsel mekanizmalar üzerinden inceleyen kuramsal yaklaşım.
Bilişsel Psikoloji
Cognitive Psychology
Algı, bellek, dil, düşünme ve problem çözme gibi zihinsel süreçleri, gözlenebilir davranışlardan yola çıkarak inceleyen temel psikoloji dalıdır.
Bilişsel Sezgisel
Cognitive Heuristic
Karmaşık problemleri çözmek ve hızlı kararlar almak için zihnin kullandığı, bilişsel yükü azaltan pratik zihinsel kestirmeler ve kural setleridir.
Bilişsel Sistem
Cognitive System
Aralarındaki örtük veya açık ilişkilerle anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde örgütlenmiş bilişsel ögeler bütünü.
Bilişsel Sosyal Öğrenme Kuramı
Cognitive-social Learning Theory
Bireylerin davranışlarını, çevresel uyarıcılar, dolaylı pekiştireçler ve içsel bilişsel süreçlerin karşılıklı etkileşimi yoluyla öğrendiğini savunan psikolojik kuram.
Bilişsel Stil
Cognitive Style
Bireyin bilgiyi algılama, düşünme, hatırlama ve problem çözme süreçlerinde sergilediği tutarlı ve karakteristik eğilimi.
Bilişsel Strateji
Cognitive Strategy
Düşünce sürecini ve içeriğini kontrol etmek amacıyla bilinçli olarak devreye sokulan önceden tasarlanmış her türlü plan veya zihinsel yöntem.
Bilişsel Süreç
Cognitive Process
Bilginin edinilmesi, saklanması, yorumlanması, işlenmesi ve kullanılmasında rol oynayan tüm zihinsel işlevlerin genel adıdır.
Bilişsel Şema
Cognitive Schema
Bireyin dünyayı, kendini ve diğerlerini anlamlandırmasını, kategorize etmesini ve yeni bilgileri filtrelemesini sağlayan, geçmiş deneyimlerle şekillenmiş soyut bilgi yapıları ve zihinsel kalıplardır.
Bilişsel Tutarlılık
Cognitive Consistency
Bir bireyin sahip olduğu farklı bilişsel öğelerin (inançlar, tutumlar, değerler ve algılar) birbirleriyle mantıksal uyum ve tutarlılık içinde olma derecesidir.
Bilişsel Tünelleme
Cognitive Tunneling
Yüksek stres veya yoğun odaklanma koşullarında, bireyin dikkatini dar bir bilgi alanına sabitleyip çevresel ve ikincil uyarıcıları tamamen dışarıda bırakması durumu.
Bilişsel Uyum
Cognitive Consonance
Bilişsel uyumsuzluk teorisinde, iki veya daha fazla bilişsel unsurun (inanç, tutum, davranış) mantıksal ve psikolojik olarak birbiriyle tutarlı ve uyumlu olduğu durum.
Bilişsel Yapı
Cognitive Construct
Bireyin çevresel dünyayı anlamlandırmasını, bilgiyi organize etmesini ve depolamasını sağlayan zihinsel çerçeve, şema veya kalıp.
Bilişsel Yetenek
Cognitive Ability
Algılama, öğrenme, bellek, kavrama, farkındalık, akıl yürütme, yargılama, sezgi ve dil ile ilişkili görevleri yerine getirme becerilerinin tamamıdır.
Bilişsel Yeti
Cognitive Faculty
Dil, nesne tanıma veya yüz algılama gibi zihinsel işlevlerin belirli bir alanını veya yönünü ifade eden bilişsel kapasite.
Bilişsel Yorgunluk
Cognitive Fatigue
Yoğun ve sürekli zihinsel çaba gerektiren görevler sırasında ortaya çıkan; motivasyon kaybı, dikkat azalması ve bilişsel verimlilikte düşüşle karakterize psikobiyolojik bir tükenmişlik durumudur.
Bilişsel Yük
Cognitive Load
Belirli bir görevin yerine getirilmesi sırasında çalışma belleğinin maruz kaldığı zihinsel kaynak talebinin göreceli miktarı.
Bilişsel Zeka
Cognitive İntelligence
Bireyin öğrenme, bellekte tutma, akıl yürütme, problem çözme ve rasyonel yargılarda bulunma kapasitesidir.
Bilişsel-güdüsel-ilişkisel Teori
Cognitive–motivational–relational Theory
Richard S. Lazarus tarafından geliştirilen bu teori, duygu üretiminin bilişsel değerlendirme, bireysel amaçlar (güdülenme) ve dış dünya ile kurulan bağın (ilişki) dinamik etkileşimiyle gerçekleştiğini savunur.
Bilişselci
Cognitivist
Zihinsel gelişimi, bilgi işlemleme süreçlerini veya dil edinimini davranışın ötesinde içsel bilişsel yapılar aracılığıyla açıklayan kuramcı veya bu bakış açısını benimseyen yaklaşım.
Binoküler Paralaks
Binocular Parallax
İki gözün arasındaki fiziksel mesafe nedeniyle, her iki retinanın aynı görsel sahneden aldığı projeksiyonlar arasındaki kaçınılmaz geometrik fark.
Binoküler Rekabet
Binocular Rivalry
Her iki göze aynı anda birbirinden tamamen farklı iki uyaran sunulduğunda, beyinde tek bir birleşik görüntü oluşması yerine, algının bu iki görüntü arasında istikrarsız ve dalgalı bir şekilde gidip gelmesi olgusudur.
Binoküler Uyumsuzluk
Binocular Disparity
Sağ ve sol retinanın aynı görsel sahneyi hafifçe farklı açılardan ve konumlardan algılaması sonucu oluşan görüntü farkıdır.
Birikim
Accretion
Tekrarlanan ilişkilendirmelerin ve pekiştirmelerin kümülatif etkisiyle ortaya çıkan öğrenme biçimi veya çevrede nesne ve materyallerin zamanla toplanıp yığılması.
Birleşik
Compound
Dilbilim ve bilişsel süreçlerde, iki veya daha fazla bağımsız sözcük ya da dilsel birimin birleşerek yeni ve tekil bir yapı oluşturması.
Birleşik Cümle
Compound Sentence
En az iki bağımsız cümlenin (ana tümcenin) uygun bağlaçlar veya noktalama işaretleriyle birbirine bağlandığı dilbilimsel ve bilişsel yapı.
Birleşik Fikir
Aggregate İdea
Karmaşık bir uyarıcının bileşenlerinin yeniden kombinasyonuyla, öğelerin kendisinde bulunmayan yepyeni birleşik bir uyarıcı olarak ortaya çıkan zihinsel yapı.
Birleşik Kavram
Conjunctive Concept
Bir kategoriye ya da kavrama dahil olabilmek için birden fazla özelliğin (nitelik setinin) eş zamanlı olarak bulunmasını zorunlu kılan bilişsel yapı.
Birlikte Varoluş Hipotezi
Coexistence Hypothesis
Yanıltıcı bilginin, tanık olunan olayın orijinal belleğiyle rekabet halinde hafızada eş zamanlı olarak barındığını öne süren bellek modeli.
Bitişiklik
Contiguity
Uyarıcıların zaman veya mekân içinde eş zamanlı ya da ardışık olarak birlikte bulunması durumu.
Bitişiklik Çağrışımı
Contiguity Of Association
İki uyarıcının ya da olayın zaman veya mekân olarak birbirine yakın (bitişik) deneyimlenmesi durumunda, zihinde birbiriyle ilişkilendirilerek çağrıştırılmasını ifade eden temel öğrenme ilkesi.
Bitişiklik İlkesi
Contiguity Principle
İki uyarıcının ya da bir uyarıcı ile bir tepkinin zaman ve mekân olarak birbirine yakın veya eşzamanlı gerçekleşmesi durumunda aralarında bir öğrenme bağı kurulacağını savunan ilke.
Bitişiklik Yoluyla Çağrışım
Association By Contiguity
İki ayrı uyarıcının veya olayın zaman veya mekân içinde birbirine yakın olarak deneyimlenmesi sonucunda zihinsel bir bağ kurulması süreci.
Biyoenformasyonel Teori
Bioinformational Theory
Duygusal ve motivasyonel organizasyonu bilişsel ile psikofizyolojik analiz düzeylerinde bütünleştiren genel bir teoridir.
Biyolojik Hareket
Biological Motion
Canlı bir organizma tarafından gerçekleştirilen ve algısal sistemin en küçük ipuçlarıyla bile (örneğin hareketli ışık noktaları) anında ayırt edebildiği hareket örüntüsü.
Biyolojik Olarak Birincil Yetenek
Biologically Primary Ability
Evrimsel süreçte doğal seçilimle şekillenen, özel bir çaba gerektirmeden evrensel olarak kazanılan ve çocukların doğuştan motive olduğu temel yetenek.
Biyolojik Olarak İkincil Yetenek
Biologically Secondary Ability
Okuma ve yazma gibi, evrimsel süreçte doğrudan hayatta kalma baskısıyla şekillenmemiş, aksine biyolojik olarak birincil yeteneklerin kültürel araçlarla genişletilmesiyle sonradan kazanılan beceriler.
Biyoritim
Biorhythm
Doğum anından itibaren kişinin fiziksel, duygusal ve zihinsel kapasitelerini sinüs dalgası formunda yönettiği öne sürülen sözdebilimsel döngü kuramı.
Blending
Blending
Bir kelimenin başı ile başka bir kelimenin sonunun birleştirilerek tamamen yeni bir terim (portmanteau) oluşturulması dilbilimsel süreç.
Bloch Yasası
Bloch’s Law
Görsel sistemin ışık şiddeti ile uyarı süresini ters orantılı olarak çarpıp sabitlediği, yaklaşık 100 milisaniyeden kısa süreli uyarıcılarda geçerli olan zamansal toplulaştırma kuralı.
Bloom Taksonomisi
Bloom’s Taxonomy
Eğitimsel hedeflere ulaşmada kullanılan bilişsel, duyuşsal ve psikomotor olmak üzere üç ana alanın en basitten en karmaşığa doğru hiyerarşik olarak sınıflandırıldığı ilk sistematik modeldir.
Blur
Blur
Görsel uyaranların sınırlarının belirginliğini yitirdiği, konturların dağıldığı ve netlikten uzaklaştığı algısal nitelik.
Borg Ölçeği
Borg Scale
Fiziksel efor, ağrı, ses yüksekliği veya parlaklık gibi duyusal ve deneysel yoğunlukları ölçmek ve bireyler arası kıyaslama yapmayı sağlayan psikofiziksel derecelendirme ölçekleridir.
Boş Deneme
Blank Trial
Katılımcının otomatik yanıt vermesini veya hipotezi tahmin etmesini engellemek amacıyla, deney içinde düzensiz ya da anlamsız uyarıcı koşullarının kullanıldığı deneysel aşama.
Boşluk Doldurma Yöntemi
Cloze Procedure
Metinden belirli sözcüklerin çıkarılarak boşluklar bırakıldığı ve bireylerin eksik kısımları bağlama göre tamamlamasının istendiği bir değerlendirme ve öğretim tekniğidir.
Bozulmuş Uyarıcı
Degraded Stimulus
Algılanmasını zorlaştırmak amacıyla görsel veya işitsel gürültü eklenerek manipüle edilmiş uyarıcı.
Bozunma Teorisi
Decay Theory
Öğrenilen bilginin, pratik edilmediği ve kullanılmadığı takdirde beyindeki nöral izinin zamanın akışıyla özerk bir şekilde zayıflayarak yok olacağını öne süren unutma teorisi.
Bölünmüş Bilinç
Divided Consciousness
Ernest R. Hilgard'ın neodissosiasyon teorisine göre, zihinsel faaliyetin bir akışının fenomenal farkındalığın ve istemli kontrolün dışında eşzamanlı olarak işlev gördüğü dissosiyatif durum.
Bölünmüş Dikkat
Divided Attention
Bireyin aynı anda iki veya daha fazla bilgi kanalına odaklanarak birden fazla görevi eşzamanlı olarak yürütme kapasitesidir.
Bril Ölçeği
Bril Scale
Uyarıcıların algılanan parlaklığını desibel cinsinden ölçmek ve doğrudan ölçekleme yöntemleriyle nicelleştirmek için kullanılan psikofiziksel ölçektir.
Britanya Çağrışımcılığı
British Associationism
Zihinsel süreçlerin ve karmaşık fikirlerin, duyusal deneyimlerin temel zihinsel bağlar (çağrışımlar) yoluyla birleşmesiyle oluştuğunu savunan felsefi ve psikolojik ekol.
Brown-peterson Çeldirici Tekniği
Brown–peterson Distractor Technique
Kısa süreli bellekte ket vurma ve unutma süreçlerini ölçmek amacıyla, kodlanan bilginin sesli veya zihinsel yinelemesini (rehearsal) engellemek için kullanılan bir deneysel paradigmadır.
Brunswik Oranı
Brunswik Ratio
Çevresel koşullar değiştikçe algısal değişmezliğin derecesini matematiksel olarak ifade eden nicel bir formülasyondur.
Brunswik Yüzleri
Brunswik Faces
Göz mesafesi, burun uzunluğu ve ağız yüksekliği gibi parametrelerin sistematik olarak değiştirilebildiği basit çizgi yüz çizimleridir.
Budizm
Buddhism
Sidertha Gautama tarafından Hindistan'da kurulan, arzu ve ıstırabın ortadan kaldırılmasıyla bilinç dönüşümünü ve nirvanaya ulaşmayı amaçlayan tanrısız din ve felsefi sistem.
Bulunabilirlik Sezgisel Yöntemi
Availability Heuristic
Bireylerin bir olayın gerçekleşme olasılığını değerlendirirken zihinlerinde en kolay ve en hızlı şekilde canlanan bilgilerin salikliğine ve erişilebilirliğine dayanarak karar vermesini sağlayan zihinsel kestirme yoldur.
Büyük Yalan
Big Lie
Halkı manipüle etmek amacıyla aşırı büyüklükteki bir yanlışın sürekli tekrarlanarak sorgulanamaz bir gerçek gibi kabul ettirilmesini hedefleyen psikolojik propaganda tekniği.
CAL
CAL
Bilgisayar teknolojilerinin ve yazılım tabanlı araçların öğrenme süreçlerini optimize etmek, bireyselleştirmek ve desteklemek amacıyla kullanıldığı pedagojik yaklaşım.
Cattell-horn Zeka Kuramı
Cattell–horn Theory Of İntelligence
Genel zekanın (g) iki temel bileşene ayrıldığını savunan bir bilişsel kuramdır: kültürel birikime dayalı kristalize zeka ve yeni durumlara uyum sağlama kapasitesi olan akışkan zeka.
CEFT
CEFT
Çocuklarda alan bağımlılığı ve alan bağımsızlığı bilişsel stillerini ölçmek için tasarlanmış standartlaştırılmış bir algısal testtir.
Charpentier Kuşakları
Charpentier’s Bands
Karanlık bir ortamda hareket eden dar bir ışık yarığını takip eden, geçici ve illüzyon niteliğindeki aydınlık ve karanlık kuşaklar.
Charpentier Yanılsaması
Charpentier’s İllusion
Aynı ağırlıktaki iki nesneden hacim olarak daha küçük olanın, daha büyük olandan daha ağır algılanmasına neden olan duyusal bir algı yanılgısıdır.
Chiaroscuro
Chiaroscuro
Resim ve görsel sanatlarda, ışık ve gölgenin güçlü kontrastlar oluşturularak kullanılmasıyla nesnelerde derinlik, hacim ve uzaklık illüzyonu yaratılması.
Chiromancy
Chiromancy (cheiromancy)
Kişinin avu içindeki çizgilerin ve şekillerin analizi yoluyla karakter özelliklerini ve geleceğini okuma iddiasında bulunan sözdebilimsel kehanet yöntemi.
Chirosophy
Chirosophy
İnsan avucundaki çizgilerin, şekillerin ve yapısal özelliklerin analizi yoluyla kişilik özelliklerini ve gelecekteki olayları yorumlama iddiasında bulunan sözdebilimsel sistem.
CIE XYZ Renk Uzayı
CIE XYZ Color Space
İnsan görsel sisteminin renk algısını ve spektral hassasiyetini matematiksel olarak modellemek amacıyla Uluslararası Aydınlatma Komisyonu (CIE) tarafından 1931 yılında standartlaştırılan üç boyutlu temel renk uzayı.
Cognize
Cognize
Bir nesneyi, olguyu veya durumu zihinsel olarak kavramak, anlamlandırmak ya da bilincine varmak eylemidir.
Contention Scheduling System
CSS
Normale dönen veya otomatikleşmiş rutinlerin bozulduğu durumlarda devreye giren ve planlı eylemlerin seçimini yöneten bilişsel kontrol mekanizması.
Cooper-harper Kullanım Kaliteleri Derecelendirme Ölçeği
Cooper–harper Handling Qualities Rating Scale
Pilotların bir uçuş görevi sonrasında hava aracının uçuş dinamiklerini ve üzerlerindeki bilişsel yükü kademeli bir karar ağacı kullanarak değerlendirdiği standartlaştırılmış bir ölçektir.
CR10 Ölçeği
CR10 Scale
Bireylerin egzersiz, ağrı veya diğer duyusal uyaranlar sırasındaki öznel zorlanma ve algı şiddetini doğrusal olmayan oransal aralıklarla ölçen psikofiziksel derecelendirme aracı.
Cross-talk
Cross-talk
Eşzamanlı yürütülen birden fazla görevin bileşenlerinin birbirine müdahale etmesi ve performans hataları üretmesi durumu.
Çabalı İşlemleme
Effortful Processing
Bilinçli dikkati, iradi kontrolü ve bilişsel kaynakların aktif tahsisini zorunlu kılan zihinsel işlemleme biçimidir.
Çağrışım
Association
İki veya daha fazla uyaran, fikir ya da yaşantı arasında kurulan ve birinin deneyimlenmesinin diğerinin zihinsel temsilini tetiklediği bilişsel bağ.
Çağrışım Değeri
Association Value
Bir uyarıcının bireyin zihnindeki diğer fikir, anı veya değerlerle bağlantı kurma derecesi ya da anlamsız gibi görünen bir uyarıcıya anlam yükleyebilme kapasitesidir.
Çağrışım Yasası
Associative Law
Zihinsel temsiller ile uyarıcılar arasındaki bağların edinildiği ve pekiştirildiği temel ilkelerin bütünü.
Çağrışım-tepki Süresi
Association-reaction Time
Kelime çağrışım testinde, uyarıcı kelimenin verilmesi ile bireyin verdiği tepki kelimesi arasında geçen milisaniye cinsinden süre.
Çağrışımcılık
Associationism
Düşünce, öğrenme ve bellek gibi karmaşık zihinsel süreçlerin, fikirler arasında belirli yasalara göre kurulan çağrışımsal bağlarla açıklanabileceğini savunan epistemolojik ve psikolojik teori.
Çağrışımsal Anlam
Connotative Meaning
Bir sözcüğün temel sözlük tanımının ötesinde, bireylerin zihninde uyandırdığı duygusal, kültürel ve öznel çağrışımlar bütünü.
Çapa
Anchor
Öznel yargılarda ve tahmin yürütme süreçlerinde kullanılan başlangıç referans noktası.
Çapalama Yanlılığı
Anchoring Bias
Belirsizlik altında karar verirken veya sayısal tahminler yürütürken, ilk edinilen bilgiye (çapa) aşırı ağırlık verilmesi ve sonraki bilgilerin bu çapaya göre yetersiz düzeyde düzeltilmesi eğilimi.
Çapraz Modal Algı
Cross-modal Perception
Farklı duyusal modalitelerden (örneğin görme ve işitme) gelen bilgilerin entegre edilerek tutarlı bir algısal deneyim oluşturulması süreci.
Çapraz Yazışma
Cross-correspondence
Birbiriyle iletişim kurmayan iki ya da daha fazla medyumun, aynı ruhsal kaynaktan geldiğini iddia ederek benzer veya birbirini tamamlayan mesajlar üretmesi durumu.
Çapraz-modal Eşleme
Cross-modal Matching
Bir duyu modalitesi (örneğin dokunma) aracılığıyla algılanan bir nesnenin, başka bir duyu modalitesi (örneğin görme) kullanılarak tanınması ve eşleştirilmesi yeteneği.
Çapraz-modalite Eşleme
Cross-modality Matching
Farklı duyusal sistemlere ait uyarıcıların şiddetlerinin (örneğin bir sesin gürültüsü ile bir ışığın parlaklığı) kişi tarafından doğrudan birbirine eşitlenmesini sağlayan psikofiziksel ölçekleme yöntemidir.
Çekişmeli Planlama Sistemi
Contention Scheduling System (CSS)
Alışılmış ve rutin durumlarda, bilinçli yürütücü işlevlere gerek kalmaksızın, daha önceden öğrenilmiş şemaların algısal tetikleyiciler aracılığıyla seçilip yürütülmesini sağlayan bilişsel mekanizma.
Çeldirici
Distractor
Yürütülen bir görev ya da odaklanılan ana uyaranla ilgisi olmayan, dikkat dağıtıcı veya süreci kesintiye uğratıcı uyarıcı.
Çeldirici Görev
Distractor Task
Bilişsel psikoloji ve bellek araştırmalarında, katılımcıların birincil uyarıcıyı zihinsel olarak tekrar etmesini veya prova etmesini (rehearsal) engellemek amacıyla uygulanan ikincil ve genellikle alakasız görev.
Çelişkili Temsil
Contradictory Representation
İki zihinsel imge arasındaki uyuşmazlık nedeniyle, birinin diğerinin belirmesini engellediği ve ilgili bilişsel süreci durdurduğu durum.
Çeşitlendirici Keşif
Diversive Exploration
Bireyin uyarılma düzeyini artırmak ve yenilik aramak amacıyla gerçekleştirdiği, belirli bir amaca yönelik olmayan genel keşif davranışıdır.
Çevresel Farkındalık
Ambient Awareness
Görsel ve işitsel sahnelerin dikkat edilmeyen unsurlarının, dikkat başka bir yere odaklanmış olsa bile arka planda işlenmeye devam etmesi durumu.
Çevresel Optik Dizi
Ambient Optic Array
Bir gözlemcinin herhangi bir anda etrafını saran yansıtılmış ışığın taşıdığı, dış çevrenin görsel bilgilerini barıtan yapılandırılmış ışık ışınları bütünü.
Çıkarımsal Renk Karışımı
Color Subtraction
Aydınlatıcı ışık kaynağındaki bazı dalga boylarının nesnelerdeki pigmentler tarafından emilmesi (absorbe edilmesi) ve geriye kalan dalga boylarının yansıtılması sürecidir.
Çıraklık
Apprenticeship
Bir aceminin, deneyimli bir uygulayıcı veya mentorun gözetiminde, resmi bir eğitim programı ve pratik deneyim yoluyla bir zanaat veya mesleği öğrenme süreci.
Çift Kod Kuramı
Dual Coding Theory
Dilsel girdilerin bellekte hem sözel hem de görsel formatlarda temsil edilebileceğini ve çift kanallı depolamanın hatırlamayı güçlendirdiğini öne süren bilişsel kuram.
Çift Lehçelilik
Bidialectism
Bir bireyin veya konuşma topluluğunun, aynı dilin iki veya daha fazla farklı lehçesini düzenli olarak kullanma kapasitesi ve durumu.
Çift Yaklaşım Çatışması
Double-approach Conflict
Bireyin, her ikisi de eş zamanlı olarak hem çekici hem de olumlu sonuçlar barındıran ancak birbirini dışlayan iki farklı hedef veya seçenek arasında kalmasıyla yaşanan motivasyonel çatışma türüdür.
Çift Yaklaşma-kaçınma Çatışması
Double Approach–avoidance Conflict
Bireyin her ikisinin de hem cazip hem de itici yönleri bulunan iki farklı seçenek veya hedef arasında kalmasıyla ortaya çıkan karmaşık karar verme ikilemidir.
Çifte Kaçınma-kaçınma Çatışması
Double-avoidance Conflict
Bireyin eşit derecede çekici olmayan iki olumsuz seçenek veya tehdit arasında kalmasıyla ortaya çıkan motivasyonel açmaz.
Çözümleme
Decoding
Kodlanmış verinin veya bilginin, anlamlı kaynak terimlere ya da sembollere dönüştürülmesi süreci.
Çubuk Gösterge
Bar Display
Ergonomide, bir sistem özniteliğinin dalgalanan değerlerinin eşit genişlikteki dikdörtgen çubukların uzunluğu ile temsil edildiği makine göstergesi.
D Üssü
D Prime
Sinyal saptama kuramında, bireyin yanıt eğilimlerinden bağımsız olarak bir sinyali gürültüden ayırma hassasiyetini ölçen standartlaştırılmış istatistiksel bir göstergedir.
Dağılımsal Artıklık
Distributional Redundancy
Psikolojik estetikte, bir sanatsal örüntü içindeki bazı öğelerin diğerlerine göre istatistiksel olarak daha sık tekrar etmesiyle belirsizliğin azalması durumu.
Dağıtılmış Dikkat
Distributed Attention
Bilişsel kapasitenin tek bir uyarıcı yerine çevredeki birden fazla konuma veya uyarıcıya eşzamanlı olarak bölünmesi durumu.
Dalgınlık
Absent-mindedness
Kişinin dış çevredeki uyaranlara karşı bariz bir dikkatsizlik sergileyerek kendi içsel düşünceleriyle meşgul olduğu zihinsel durum.
Darboğaz Modeli
Bottleneck Model
İnsan bilgi işlem süreçlerinde, aynı anda yalnızca tek bir verinin işlenmesine izin veren sınırlı kapasiteli bir kanalın (darboğazın) varlığını savunan dikkat modellerinin genel adı.
Darwinci Algoritma
Darwinian Algorithm
Evrimsel psikolojide, belirli adaptif işlevleri yerine getirmek üzere doğal seçilim yoluyla evrimleşmiş, doğuştan gelen ve alana özgü bilişsel program.
Davranış
Behavior
Bir organizmanın içsel ya da dışsal uyarıcılara karşı sergilediği, nesnel olarak gözlemlenebilen veya dolaylı olarak ölçülebilen her türlü eylem, tepki ve sürecin genelidir.
Davranış Alanı
Behavior Field
Belirli bir davranışsal etkiyi tetikleyen uyarıcılar, koşullar ve kümülatif faktörlerin tamamını kapsayan bütüncül çevresel ve bağlamsal matris.
Davranış Belirleyicisi
Behavior Determinant
Herhangi bir organizmada doğrudan ya da dolaylı olarak gözlenebilir veya ölçülebilir bir davranışsal etki üreten etkenlerin bütünü.
Davranış Kalıbı
Behavior Pattern
Bir organizmanın belirli durumlarda veya zaman dilimlerinde tutarlı ve öngörülebilir biçimde sergilediği, nörobiyolojik ve çevresel faktörlerle şekillenmiş eylem dizisidir.
Davranış Mühendisliği
Behavioral Engineering
İnsan davranışlarını sistematik olarak şekillendirmek veya değiştirmek amacıyla çevresel araçların, teknolojilerin ve operant koşullama ilkelerinin uygulanması.
Davranış Sistemi
Behavior System
Aynı amaca ulaşmak veya aynı işlevi yerine getirmek için gerçekleştirilebilen farklı etkinliklerin organizasyonu.
Davranış Teorisi
Behavior Theory
Davranışın kazanılması, gelişimi ve sürdürülmesinin uyarıcı ve tepki temelli öğrenme ilkeleriyle açıklanabileceğini savunan teorik çerçeve.
Davranışçılık
Behaviorism
Psikolojinin konusunun öznel zihinsel süreçler değil, yalnızca nesnel olarak gözlemlenebilir ve ölçülebilir davranışlar olması gerektiğini savunan bilimsel ekol.
Davranışsal Coğrafya
Behavioral Geography
İnsanların çevrelerini nasıl algıladığını, zihinsel haritalar oluşturduğunu ve bu bilişsel süreçlerin mekansal davranışları ile karar alma mekanizmalarını nasıl yönlendirdiğini inceleyen beşeri coğrafya ve bilişsel bilimler alt dalıdır.
Davranışsal Dinamikler
Behavioral Dynamics
Gözlemlenebilir davranışların temelinde yer alan içsel motivasyon kalıpları ve nedensel süreçler.
Davranışsal Dizi
Behavior Episode
Bir organizmanın çevresel uyaranlara yanıt olarak gerçekleştirdiği, net bir başlangıcı ve bitişi olan, zamansal olarak bütüncül davranışsal eylemler dizisi.
Davranışsal Entegrasyon
Behavior İntegration
Ayrı bireysel davranışların senkronize ve koordine edilmiş tek bir işlevsel davranışsal birim halinde birleştirilmesi süreci.
Davranışsal Finans
Behavioral Finance
Duyguların, bilişsel önyargıların ve psikolojik faktörlerin finansal karar alma süreçleri ile piyasa dalgalanmaları üzerindeki etkisini inceleyen disiplinler arası alan.
Davranışsal İktisat
Behavioral Economics
Bilişsel önyargıların, sezgisel karar alma süreçlerinin ve psikolojik değişkenlerin ekonomik davranışları nasıl şekillendirdiğini inceleyen disiplinler arası alan.
Davranışsal Moment
Behavioral Momentum
Bir davranışın, onu bozmaya veya değiştirmeye yönelik müdahaleler karşısında zamana direnme gücü ve kararlılığı.
Davranışsal Segment
Behavioral Segment
Bireylerin eylemleri, kullanım alışkanlıkları ve karar alma süreçlerindeki ortak özelliklerine göre gruplandırıldığı analitik bir kesittir.
Davranışsal Zıtlık
Behavioral Contrast
Pekiştireç oranındaki veya değerindeki değişimin, başka bir bağlamdaki yanıtta yarattığı zıt yönlü değişim olgusudur.
Deese-roediger-mcdermott Paradoksu
Deese–roediger–mcdermott Paradigm
Bilişsel psikolojide, katılımcıların sunulmayan ancak listedeki kelimelerle güçlü bir anlamsal bağı olan kritik bir tuzağı hatırlama eğilimini ölçen yanlış bellek prosedürü.
Değerlendirme
Appraisal
Bir olayın ya da olgunun doğasının ve birey için taşıdığı anlamın zihinsel olarak değerlendirilmesi sürecidir.
Değerlendirme Boyutu
Appraisal Dimension
Bireyin çevreyle etkileşimini değerlendirmesini ve buna uygun bir duygu tepkisi üretmesini sağlayan bilişsel kriterlerin her biri.
Değerlendirme Kuramı
Appraisal Theory
Bireylerin bir durumu bilişsel olarak nasıl değerlendirdiklerinin, o duruma verdikleri duygusal tepkileri doğrudan belirlediğini öne süren kuramsal yaklaşımlar bütünü.
Değişen Perspektif
Alternating Perspective
Belirsiz bir figür incelenirken iki farklı bakış açısı arasında ani ve istemsiz geçişin yaşandığı algısal olgu.
Değişim Hipotezi
Alteration Hypothesis
Yanlış bilgi etkisini açıklayan; tanık olunan bir olaydan sonra sunulan yanıltıcı bilginin, orijinal hafıza izini tamamen değiştirdiğini, dönüştürdüğünü veya bozduğunu savunan teorik model.
Değişim Körlüğü
Change Blindness
Görsel alan içerisindeki iki ardışık sahnede meydana gelen değişikliklerin, kısa süreli bir kesinti veya dikkat dağıtıcı bir unsur nedeniyle fark edilememesi durumu.
Değişimli Öğrenme
Alternation Learning
Bireyin, aynı tepkiyi arka arkaya vermekten kaçınarak farklı davranışsal yanıtlar arasında dönüşümlü olarak geçiş yapmayı öğrendiği bir öğrenme görevidir.
Değişmezlik Ölçeklemesi
Constancy Scaling
Uyarıcı koşullarındaki değişimlere rağmen, bir uyarıcının özelliklerinin (özellikle boyutunun) zihinsel olarak sabit algılanması için yapılan adaptif yeniden ayarlama sürecidir.
Dekalaj
Décalage
Jean Piaget'nin gelişim kuramında, benzer bilişsel yapıların veya kazanımların farklı gelişim alanlarında eş zamanlı değil, farklı yaşlarda ortaya çıkması durumu.
Delboeuf Yanılsaması
Delboeuf İllusion
İç içe veya yan yana bulunan nesnelerin boyut algısının, çevreleyen çemberin büyüklüğüne bağlı olarak yanıltıcı biçimde değişmesi durumu.
Delta Hareketi
Delta Movement
Daha parlak bir uyaranın, belirli boyut, mesafe ve zaman koşulları sağlandığında daha karanlık bir uyarana doğru hareket ediyor gibi göründüğü bir görünür hareket biçimi.
Demet Hipotezi
Bundle Hypothesis
Duysal özelliklerin bilinçli deneyimde bir araya getirilerek tek bir bütün halinde 'demetlendiğini' veya bağlandığını öne süren algısal kuramsal yaklaşım.
Demirleme
Anchoring
Bireylerin karar alma, yargılama veya tahmin süreçlerinde, ellerine geçen ilk bilgiyi (çapa) baz alarak sonraki tüm değerlendirmelerini bu ilk bilgiye göre şekillendirmesi eğilimidir.
Denge Bozukluğu
Disequilibrium
Fiziksel postür, duygusal regülasyon veya bilişsel şemalar düzeyinde denge halinin yitirilmesi durumu.
Dengeli Çift Dilli
Balanced Bilingual
Her iki dilde de, aynı yaştaki ana dili konuşan bir bireyin sahip olduğu yetkinlik düzeyine ve akıcılığa eşit derecede sahip olan kişi.
Denotatif Anlam
Denotative Meaning
Bir sözcüğün veya ifadenin, kültürel veya duygusal yan anlamlarından arındırılmış, nesnel, sözlüksel ve somut karşılığı.
Deotomatizasyon Hipotezi
Deautomatization Hypothesis
Mistik deneyimlerin ve derin meditasyon hallerinin, algısal uyaranları otomatik olarak organize eden ve sınırlayan alışılmış süreçlerin bilinçli ve iradi olarak çözülmesiyle ortaya çıktığını öne süren psikolojik model.
Derin İşlemleme
Deep Processing
Bir uyarıcının sadece duyusal ve fiziksel niteliklerine değil, anlamsal ve bağlamsal katmanlarına odaklanılarak bilişsel olarak çözümlenmesi süreci.
Derinlik Algısı
Depth Perception
Görsel sistemin, nesnelerin katılığı ve üç boyutluluğu ile gözlemci arasındaki mesafeyi eş zamanlı olarak hesaplama yeteneği.
Derinlik İpucu
Depth Cue
Görsel sistemin, bir nesnenin üç boyutlu uzaydaki konumunu, derinliğini ve gözlemciye olan mesafesini hesaplamak için kullandığı monoküler ve binoküler uyarıcı işaretlerin tümü.
Dermo-optik Algı
Dermo-optical Perception (DOP)
Derinin doğrudan görme organı olmaksızın, genellikle dokunma yoluyla nesnelerin renklerini veya özelliklerini algılayabildiği öne sürülen iddia edilen yetenek.
Detay Perspektifi
Detail Perspective
Yüzeylerdeki doku ve ayrıntıların sıklığının değişmesiyle nesnelerin mesafesini algılamamızı sağlayan monoküler derinlik ipucu.
Deterministik Psikoloji
Deterministic Psychology
İnsan davranışının, düşüncesinin ve duygularının rastlantısal olmadığını, önsel genetik, çevresel veya nörolojik etkenler zinciri tarafından katı bir nedensellik ilkesiyle belirlendiğini savunan psikoloji yaklaşımı.
Dezenformasyon
Disinformation
Kitleleri yanıltmak, manipüle etmek veya aldatmak amacıyla kasıtlı olarak üretilen ve medya yoluyla yayılan yanlış veya çarpıtılmış bilgi.
DICE Modeli
DICE Model
Dilsel ve algısal bilgilerin bağımsız bellek modülleri tarafından işlendiğini, bilincin ise yürütücü sisteme açılan bir farkındalık kapısı işlevi gördüğünü öne süren bilişsel model.
DIN Renk Sistemi
DIN Color System
Renkleri ton, parlaklık ve doygunluk niteliklerine göre sınıflandıran ve Alman Endüstri Standardı (DIN 6164) tarafından tanımlanan Avrupa menşeli renk uzayı sistemi.
Diakritik İşaretleme Sistemi
Diacritical Marking System (DMS)
Fonetik sesleri ve artikülasyon özelliklerini belirlemek amacıyla harfler üzerine konulan birleşik semboller dizisi.
Diatonik
Diatonic
Bir oktavlık aralık içinde beş tam ve iki yarım sesten oluşan geleneksel müzikal dizileri tanımlayan sıfat.
Diferansiyel İnhibisyon
Differential İnhibition
Orijinal koşullu uyarıcıya benzeyen ancak onunla aynı olmayan uyarıcılara karşı zamanla tepki verme eğiliminin azalması süreci.
Diferansiyel Koşullanma
Differential Conditioning
İki veya daha fazla uyarıcının farklı sonuçlarla (biri pekiştireçle, diğeri pekiştireçsiz veya farklı bir sonuçla) eşleştirildiği klasik koşullanma prosedürüdür.
Difüzyon Modeli
Diffusion Model
Bireylerin bir karar verme sürecinde, ayrık adımlar yerine sürekli olarak kanıt biriktirdiğini ve önceden belirlenmiş bir eşiğe ulaştığında tepki verdiğini öne süren matematiksel ve bilişsel model.
Digital Accessible Information System (DAISY)
Digital Accessible Information System (DAISY)
Görme engelli veya basılı materyalleri okumakta güçlük çeken bireyler için geliştirilmiş, gelişmiş navigasyon özelliklerine sahip uluslararası bir dijital sesli kitap ve multimedya standardıdır.
Dikkat
Attention
Bilişsel kaynakların belirli çevresel unsurlara odaklandığı, merkezi sinir sisteminin uyarıcılara yanıt vermeye hazır durumda bulunduğu seçici bir modülatör süreçtir.
Dikkat Azalması
Attention Decrement
Ardışık sunulan uyarıcılarda, zaman ilerledikçe dikkatin azalması ve buna bağlı olarak sonraki uyarıcıların hafızada daha zayıf kodlanması eğilimi.
Dikkat Dağınıklığı
Distractibility
Bireyin veya grubun odaklanmak istediği alandan dikkatini başka yöne çevirmesi ve bu sayede hedeflenen bilginin işlenmesini engellemesi veya zayıflatması süreci.
Dikkat Dalgalanması
Attention Fluctuation
Bireyin belirli bir uyarıcıya veya göreve yönelik odaklanma kapasitesinin, zaman içinde istemsiz ve periyodik olarak azalması ya da artması durumudur.
Dikkat Daralması
Attentional Narrowing
Yüksek stresli durumlarda bireyin dikkat alanını daraltarak sınırlı sayıda bilgi kaynağına odaklanması ve bu durumun kritik, göreve ilişkin bilgilerin gözden kaçmasına yol açması.
Dikkat Eğitimi
Attention Training
Bireyin bilişsel kaynaklarını belirli uyarıcılara odaklama, sürdürme ve çeldiricileri inhibe etme kapasitesini artırmayı amaçlayan sistematik müdahale yaklaşımı.
Dikkat Kaydırma
Attention Shifting
Odaklanılan dikkatin bir uyarıcıdan veya konumdan diğerine kasıtlı ya da otomatik olarak aktarılması.
Dikkat Kontrol Eğitimi
Attention-control Training (ACT)
Bireylerin çevresel ve kişisel baskı altında uygun dikkat odaklarını korumalarını ve göreve ilişkin ipuçlarına odaklanıp alakasız uyaranları elemelerini sağlayan sistematik müdahale programı.
Dikkat Odaklanması
Attentional Focus
Bireyin belirli bir anda bilişsel kaynaklarını içsel (duygular, bilişler, bedensel duyumlar) ya da dışsal (çevresel uyaranlar) unsurlara yönlendirme derecesi ve yönüdür.
Dikkat Stratejisi
Attentional Strategy
Bir görevin verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla bilinçli olarak öğrenilmiş veya alışkanlık haline getirilmiş dikkat odaklanma kalıbıdır.
Dikkat Süresi
Attention Span
Bir bireyin, dikkati dağılmadan veya başka bir uyaranın güdümüne girmeden tek bir göreve veya ilgi odağına odaklanabildiği zaman aralığı.
Dikkat Yakalaması
Attentional Capture
Uyarıcılardaki ani bir değişimin, diğer bilişsel süreçleri kesintiye uğratarak dikkati istem dışı biçimde kendi üzerine çekmesi.
Dikkat Yüklenmesi
Attention Overload
Bilişsel sistemin dikkat kaynaklarına binen aşırı talepler neticesinde, geçici kapasite tükenmesi ve odak gerektiren görevlerle başa çıkamama durumu.
Dikkat Yükü Ölçümü
Attention Load Measure
Bireyin bilişsel kaynaklarının eş zamanlı yürütülen görevler tarafından ne ölçüde tüketildiğini, görev performansındaki bozulmayı baz alarak hesaplayan deneysel yöntemdir.
Dikkatsel Göz Kırpma
Attentional Blink
Hızlı seri görsel sunumda, ilk hedef uyaranın işlenmesini takiben 200 ila 500 milisaniye içinde sunulan ikinci bir hedefi fark etme becerisindeki geçici yetersizlik.
Dikkatsel Körlük
Attentional Blindness
Duyusal sistemlerin kusursuz çalışmasına rağmen, dikkatin farklı bir uyarıcıya veya göreve odaklanması nedeniyle göz önündeki görsel uyarıcıların fark edilememesi durumu.
Dikkatsel Yanslılık
Attentional Bias
Bireyin duygusal durumları, içsel ihtiyaçları veya geçmiş deneyimleri doğrultusunda belirli uyarıcıların işlenmesine diğerlerine kıyasla öncelik verme eğilimidir.
Dikotik Dinleme
Dichotic Listening
Her iki kulağa aynı anda farklı işitsel uyaranların sunulması ve bireyin bu uyaranlardan birine odaklanırken diğerini bastırma becerisini ölçen deneysel bir yöntemdir.
Dinamik Antropometri
Dynamic Anthropometry
Kullanıcıların hareket halindeyken sergiledikleri eylemleri ve vücut kinetiğini hesaba katarak ürün ve sistem tasarımı yapma disiplini.
Dinamik Değerlendirme
Dynamic Assessment
Bireyin yalnızca mevcut başarı düzeyini ölçmekle kalmayıp, rehberlik ve ipuçlarıyla (iskele kurma) öğrenebilme potansiyelini ve gelişim alanını inceleyen interaktif değerlendirme süreci.
Dinamik Dokunma
Dynamic Touch
Bir nesnenin fiziksel özelliklerinin, onunla etkileşime girilerek, yani sallama, kaldırma ve manipüle etme eylemleri yoluyla algılanması sürecidir.
Dinamik Görsel Gösterge
Dynamic Visual Display
Ergonomide, sıcaklık, hız veya ses seviyesi gibi dalgalanan ve sürekli değişen bilgileri sunmak üzere tasarlanmış görsel arayüz.
Dinamik Kinestetik İmgeleme
Dynamic Kinesthetic İmagery
Bir bireyin, herhangi bir fiziksel hareket gerçekleştirmeden, kas gerginliğini, eklem hareketlerini ve uzaysal konumu zihinsel olarak birinci şahıs perspektifinden deneyimlemesidir.
Dinamik Öz-dağılım
Dynamic Self-distribution
Gestalt psikolojisinde, bütünün bileşenlerinin, bütünün yapısı ve her bir parçanın o bütün içindeki işlevi doğrultusunda kendiliğinden bir düzenlenme eğilimi göstermesi.
Dinamik Test
Dynamic Testing
Bireyin mevcut bilgi düzeyini sabitlemek yerine, artan zorluk derecelerindeki görevler aracılığıyla öğrenme potansiyelini ve gizli kapasitesini ölçmeyi amaçlayan psikometrik yaklaşım.
Discriminanda
Discriminanda
Birbirinden algısal veya kavramsal olarak kolayca ayırt edilebilen uyarıcıların tamamı.
Disiplin
Discipline
İstenilen zihin ve davranış alışkanlıklarını kazandırmak amacıyla uygulanan eğitim, ödül veya cezalandırma yoluyla davranış kontrolü ve akademik bir çalışma alanı.
Distal Etki
Distal Effect
Bir organizmanın belirli tepkilerinin çevresi üzerinde yarattığı, zamansal veya mekansal olarak uzak konumdaki her türlü tesir veya sonuç.
Distal Tepki
Distal Response
Bir organizmanın çevresinde fiziksel veya işlevsel bir etki yaratan eylemlerinin bütünüdür.
Distal Uyarıcı
Distal Stimulus
Algı süreçlerinde, duyu organını uyaran ve çevrede fiziksel olarak var olan gerçek nesne veya olgu.
Divinasyon
Divination
Gelecekteki olayları veya gizli bilgileri doğaüstü yöntemler, ritüeller veya standartlaştırılmış araçlar aracılığıyla ortaya çıkarma iddiası taşıyan uygulama.
Diyalektik Öğretim
Dialectical Teaching
Öğrencilerin akıl yürütme süreçlerini eleştirel bir gözle incelemelerini sağlamak amacıyla, Platon'un diyaloglarındaki Sokratik yönteme benzer şekilde, verilen yanıtların tekrarlayan sorularla irdelendiği bir öğretim yöntemidir.
Diyet Neofobisi
Dietary Neophobia
Bireylerin daha önce hiç tatmadığı, tanıdık olmayan gıdaları tüketmekten kaçınma eğilimi; sıklıkla erken çocukluk döneminde fizyolojik bir adaptasyon olarak ortaya çıkan tedirginlik durumu.
DMS
DMS
Fonetik transkripsiyon ve sesbilimsel analizlerde seslerin ayırt edici özelliklerini belirtmek için kullanılan standartlaştırılmış diakritik işaretleme sistemidir.
Doğru Saptama
Correct Detection
Sinyal saptama kuramında, bir uyarıcının gerçekten mevcut olduğu denemelerde katılımcının bu uyarıcının varlığını doğru bir şekilde bildirmesi durumu.
Doğrudan Algı
Direct Perception
Algısal bilginin dış dünyadaki uyarıcılarda tam olarak bulunduğu, zihinsel çıkarımlara veya bilişsel aracılara ihtiyaç duyulmaksızın çevrenin doğrudan kavrandığını öne süren ekolojik yaklaşım.
Doğrudan Bellek Testi
Direct Memory Test
Bireylerin geçmişte edinilmiş bilgileri veya yaşantıları bilinçli ve kasıtlı olarak geri getirmesini (hatırlamasını) gerektiren deneysel ölçüm yöntemi.
Doğrudan Ölçekleme
Direct Scaling
Gözlemcinin uyarıcıların büyüklüğünü veya şiddetini doğrudan sayısal değerlerle ifade ettiği psikofiziksel ölçek geliştirme prosedürüdür.
Doğrulama Yanlılığı
Confirmation Bias
Bireyin önceden var olan inançlarını, hipotezlerini veya beklentilerini destekleyen bilgileri seçici olarak arama, hatırlama ve bu yönüyle doğrulayan kanıtlara aşırı değer atfederken çelişkili verileri görmezden gelme eğilimidir.
Doktrin
Doctrine
Belirli bir inanç, felsefe, siyaset veya bilim sistemini oluşturan temel ilkeler, kurallar ve dogmalar bütünü.
Dolambaçlı Yol Problemi
Detour Problem
En doğrudan çözümün engelli veya etkisiz olması nedeniyle, hedefe ulaşmak için dolaylı bir yolun izlenmesini gerektiren problem çözme görevidir.
Domain
Domain
Bir bilim dalının, disiplinin veya matematiksel bir fonksiyonun çalışma alanını, kapsamını ve sınırlarını belirleyen temel kategori.
Donders Yöntemi
Donders’s Method
Zihinsel işlem evrelerinin süresini, ardışık reaksiyon zamanı görevleri arasındaki zaman farkını çıkararak hesaplamayı amaçlayan kronometrik analiz yaklaşımı.
Double Entendre
Double Entendre
Bir sözcüğün, ifadenin veya cümlenin, biri genellikle ilk anda bariz, diğeri ise ikincil (çoğunlukla müstehcen veya ima yoluyla gizlenmiş) olmak üzere eş zamanlı olarak iki farklı şekilde yorumlanmasına imkan tanıyan retorik ve bilişsel bir araçtır.
Dowsing
Dowsing
Yeraltındaki su veya mineralleri çatalsı bir çubuk ya da sarkaç yardımıyla bulduğunu iddia eden, ampirik temeli bulunmayan psödobilimsel kehanet yöntemi.
Döngüsel Akıl Yürütme
Circular Reasoning
Sonucun, kanıtlanması gereken öncülün zaten kendisi olduğu ve argümanın kendi kuyruğunu ısırdığı gayriresmi bir mantık safsatasıdır.
Durugörü Rüyası
Clairvoyant Dream
Parapsikoloji literatüründe, gelecekte gerçekleşecek olayları veya henüz bilinmeyen durumları uyanık yaşamda doğrulanacak şekilde önceden betimlediği öne sürülen rüya türü.
Duruma Bağımlı Öğrenme
Dissociated Learning
Bilginin edinildiği fiziksel veya fizyolojik içsel durum ile hatırlandığı durumun aynı olmasını gerektiren, durumlar arası geçişte hatırlama performansının düştüğü bellek olgusudur.
Duygu Atfı
Attribution Of Emotion
Bireylerin yaşadıkları fizyolojik uyarılmayı belirli bir duruma veya nedene bağlayarak spesifik bir duygu olarak etiketleme bilişsel süreci.
Duygulanımsal Öngörü
Affective Forecasting
Bireylerin, gelecekteki belirli olaylar veya sonuçlar karşısında yaşayacakları duygusal durumları öngörme kapasitesidir.
Duyguların Akustiği
Acoustics As Emotions
Konuşma sinyalindeki formant analizi, spektral dağılım, intonasyon skorlaması ve ters filtreleme yöntemleriyle ölçülen ve belirli duyguların tanınmasını sağlayan spesifik akustik örüntülerdir.
Duygunun Bilişsel Uyarılma Kuramı
Cognitive Arousal Theory Of Emotion
Duygusal deneyimin, fizyolojik uyarılmanın ardından gelen bilişsel etiketleme süreciyle şekillendiğini savunan iki faktörlü kuram.
Duygunun Boyutsal Teorisi
Dimensional Theory Of Emotion
Duyguların belirli temel boyutlar (genellikle değerlik ve uyarılma) üzerinde sürekli spektrumlar olarak konumlandığını savunan kuramsal model.
Duygusal Anlam
Affective Meaning
Bir uyarıcının bireyde uyandırdığı tutum veya duygu; kelimeler, çizimler veya müzik parçaları gibi uyaranların çağrıştırdığı öznel değer.
Duygusal Denge
Affective Equilibrium
Bir dizi uyarıcı için verilen tekil duygusal yargının, o setteki bireysel uyarıcılar için yapılan yargıların medyanı (ortancası) etrafında şekillendiği varsayımı.
Duygusal Mantık
Affective Logic
Duyguların, diğer zihinsel süreçlerden bağımsız olarak işleyen kendine özgü bir zihinsel operasyonlar ve akıl yürütme sistemine sahip olduğunu öne süren hipotez.
Duygusal-bilişsel Yapı
Affective–cognitive Structure
Duygusal bir yaşantının düşünce veya zihinsel imgeyle bütünleşerek kalıcı bir psikolojik şema oluşturması.
Dürtü Ayrımı
Drive Discrimination
Bir organizmanın, açlık veya susuzluk gibi farklı psikolojik, duygusal ve fizyolojik ihtiyaçları birbirinden ayırt etme ve tepkilerini buna göre yönlendirme kapasitesi.
Dürtü Yön Değiştirme
Drive Displacement
Birincil bir dürtünün engellenmesi veya ketlenmesi durumunda, tatmin edilmemiş enerjinin alternatif ve genellikle daha erişilebilir başka bir dürtüyü aktive etmesi süreci.
Düşüş Etkisi
Decline Effect
Parapsikoloji deneylerinde, katılımcıların tahmin doğruluğunun başlangıçta şans seviyesinin üzerine çıkması, ancak deney tekrarlandıkça kademeli olarak şans seviyesine düşmesi durumu.
Düzeltme Prosedürü
Correction Procedure
Ayırt etme eğitiminde, organizmanın hatalı yanıtları sonrasında ya da belirli yanıtları veremediği durumlarda, aynı uyarı koşullarının doğru yanıt alınana dek yinelenmesi veya sürdürülmesi süreci.
Easterbrook Hipotezi
Easterbrook Hypothesis
Fizyolojik veya psikolojik uyarılma düzeyi arttıkça, bireyin çevresel uyaranları işleme kapasitesinin daraldığını ve dikkat alanının küçüldüğünü öne süren bilişsel model.
Ebbinghaus İllüzyonu
Ebbinghaus İllusion
Merkezi bir nesnenin algılanan boyutunun, çevresindeki nesnelerin büyüklüğüne bağlı olarak sistematik biçimde yanılmasına yol açan bir görsel boyut kontrastı illüzyonudur.
Ebbinghaus Unutma Eğrisi
Ebbinghaus Curve
Yeni edinilen bilginin zaman içinde üstel bir azalışla nasıl unutulduğunu gösteren ampirik model.
Ebonics
Ebonics
Afrikalı-Amerikalıların kullandığı özgün dil ve konuşma tarzını tanımlamak, bu gruba yönelik olumsuz etiketlemeleri ortadan kaldırmak amacıyla geliştirilen sosyolingvistik bir terim.
Edimsel Tesadüfi Pekiştirme
Adventitious Reinforcement
Bir organizmanın sergilediği davranış ile bu davranışı izleyen ödül arasında gerçek bir nedensellik bağı bulunmadığı halde, zamansal yakınlık nedeniyle ödülün davranışı pekiştirmesi durumu.
Edinilmiş Tepki
Acquired Response
Organizmanın doğuştan getirdiği refleksif repertuara dahil olmayan, deneyim, klasik koşullanma veya edimsel pekiştirme süreçleri sonucunda sonradan kazandığı davranışsal çıktıdır.
Edinim
Acquisition
Yeni bir davranış, bilgi veya becerinin birey tarafından kazanılması veya bu durumun gerçekleştiği ilerleyici süreç.
Edinme Denemesi
Acquisition Trial
Yeni bir davranışın, becerinin veya koşullu tepkinin ilk kez öğrenildiği veya pekiştirildiği deneysel öğrenme denemesi.
Edinme Eğrisi
Acquisition Curve
Yeni bir davranışın, becerinin veya bilginin kazanılma sürecindeki ilerlemeyi zamanın veya deneme sayısının bir fonksiyonu olarak grafiksel gösteren eğridir.
Eduksiyon
Eduction
Charles Spearman tarafından tanımlanan, analojilerde ilişkilerin veya ilişkili öğelerin (korelatların) zihinsel olarak kavranması ve çıkarılması süreci.
Ego Yönelimi
Ego Orientation
Bireyin başarıyı başkalarını geçmek, üstün statü elde etmek veya rekabette kazanmak gibi dışsal ve kıyaslayıcı ölçütlere dayandırdığı motivasyonel odaktır.
Egosantrizm
Egocentrism
Bireyin kendi gereksinimlerini, bakış açısını ve deneyimlerini, başkalarınınki yerine mutlak ölçüt olarak alma eğilimi.
Eğitim
Education
Bireylerin bilgi, beceri, değer ve tutumları edinmesini sağlayan, yaşam boyu süren sistematik öğretim ve öğrenme süreci.
Eğitim Düzeyi
Educational Attainment Level
Bir bireyin veya grubun başarıyla tamamladığı en yüksek okul derecesi ve edinilen akademik yeterlilikler bütünü.
Eğitimsel Hızlandırma
Educational Pacing
Öğrenme sürecinin, materyalin veya müfredatın aktarım hızının, öğrenci yetkinlikleri ve sınıf dinamikleri göz önüne alınarak ayarlanması ve denetlenmesi sürecidir.
Eidetik İmge
Eidetic İmage
Görsel bir uyaran ortadan kalktıktan sonra bile saniyeler veya dakikalar boyunca zihinde yüksek çözünürlükte ve canlı kalmaya devam eden optik kopya.
Einstellung
Einstellung
Belirli uyarıcılara karşı gelişen, bireyin benzer durumlara kalıplaşmış ve esnek olmayan bir biçimde tepki vermesine yol açan zihinsel hazırlık veya beklenti durumu.
Ekfori
Ecphory
Kodlanmış bir anının, uygun bir hatıra ipucu (retrieval cue) aracılığıyla zihinde yeniden canlandırılması ve erişilebilir kılınması süreci.
Eklemecik Provası Sistemi
Articulatory Rehearsal System
Baddeley'nin çalışma belleği modelindeki fonolojik döngünün alt bileşeni olup, ses temelli bilgilerin içsel seslendirme yoluyla taze tutulmasını sağlayan mekanizmadır.
Eklemecisel Depo
Articulatory Store
Kısa süreli belleğin fonolojik döngü bileşeninde yer alan; işitsel bilgiyi, akustik özelliklerinden ziyade telaffuz sürecinde devreye giren motor sistemlere dayalı olarak saklayan alt sistem.
Eklemlenme İndeksi
Articulation İndex
Operasyonel bir ortamda konuşma anlaşılırlığını ölçmek ve konuşma sinyali ile arka plan gürültüsü arasındaki ayrışma derecesini belirlemek için kullanılan matematiksel gösterge.
Eklenme
Affixation
Sözcüklere ön ek, son ek veya iç eklerin getirilmesiyle yeni çekimlenmiş ya da türetilmiş formların oluşturulması dilbilimsel süreci.
Ekoik Bellek
Echoic Memory
İşitsel bilgilerin, uyarıcının sona ermesinden sonra yaklaşık 2 ila 3 saniye boyunca duyusal düzeyde saklanmasını sağlayan kısa süreli bellek sistemi.
Ekolojik Algı
Ecological Perception
Bir organizmanın, laboratuvar ortamından bağımsız olarak, doğal ve gerçek dünyasındaki ekolojisi içinde hareket ederken çevresel olanakları (affordances) ve değişmezlikleri (invariances) doğrudan tespit etme süreci.
Ekonomi
Economy
Verimliliği en üst düzeye çıkarmak, kaynakları optimize etmek ve israfı önlemek amacıyla geliştirilen kural, düzenleme ve yönetim sistemlerinin bütünü.
Ekran Tasarımı
Display Design
Ergonomi ve insan faktörleri alanında, farklı durumlarda bilgi akışını en etkin şekilde sağlamak amacıyla görsel, işitsel veya dokunsal göstergelerin tasarlanması süreci.
Ekstatik Trans
Ecstatic Trance
Yoğun neşe, mutluluk ve aşkınlık hissiyle karakterize, bilinçli farkındalığın ve benlik algısının değiştiği alternatif bir bilinç halidir.
Eleştirel Düşünme
Critical Thinking
Bireyin fikirleri, hipotezleri veya olası çözümleri hata ve eksiklikler açısından sistematik olarak test ettiği, ampirik kanıta dayalı, problem odaklı yönlendirilmiş bir bilişsel süreçtir.
Emtia Teorisi
Commodity Theory
Bir ürün veya hizmetin değerinin onun kıtlığı ve arz-talep dengesiyle doğrudan ilişkili olduğunu öne süren bilişsel ve iktisadi psikoloji teorisidir.
Engel
Barrier
İlerlemenin, bir hedefe ulaşmanın veya eylemin gerçekleşmesinin önündeki her türlü fiziksel, zihinsel, duygusal veya davranışsal kısıtlama ya da direnç.
Erişilebilirlik (bilişsel Bellek)
Availability
Bilginin uzun süreli bellek depolarında fiziksel veya yapısal olarak mevcut bulunma durumu.
Erişim
Access
Bellekteki bilgiyi geri getirme yeteneği veya sistemlere, gruplara ve fırsatlara katılımı engelleyen bariyerlerin ortadan kaldırılması durumu.
Erken Anı
Early Memory
Yetişkinlerin genellikle en erken üç yaşına kadar uzanan çocukluk olaylarına dair anılarını ifade eden kavramdır.
Erken Seçilim Kuramı
Early-selection Theory
Duygusal girdilerin kimlik kazanmadan ve anlamlandırılmadan çok daha önce, bilgi işleme sürecinin erken aşamalarında filtrelendiğini savunan dikkat kuramıdır.
Estetik
Aesthetics
Güzelliğin, sanatın, zevkin doğasını ve bunlara ilişkin yargı ve deneyimlerin değerini inceleyen felsefi ve psikolojik disiplin.
Estetik Beğeni
Aesthetic Appreciation
Bir uyarıcının güzelliği veya estetik tercihlerle ilişkili diğer faktörler nedeniyle zihinsel haz ve memnuniyet uyandırma derecesi.
Estetik Değer
Aesthetic Value
Bir sanat eserine ya da doğa unsuruna, barındırdığı güzellik veya estetik tercihlerle ilişkili diğer etkenler dolayısıyla atfedilen duygusal ve tinsel nitelik.
Estetik Evrim
Aesthetic Evolution
Sanatın ve sanatsal biçimlerin dışsal etkenlerden bağımsız olarak, içsel dinamikler ve yenilik arayışlarıyla düzenli bir biçimde değişmesi süreci.
Estetik Gölgeleme
Aesthetic Overshadowing
Bir uyarıcının göze çarpan tek bir belirgin özelliğinin, diğer tüm niteliklerini gölgede bırakarak genel beğeniyi neredeyse tamamen belirlemesi durumu.
Estetik Tercih
Aesthetic Preference
Belirli bir uyarıcının, güzellik veya zevk temelli gerekçelerle diğerlerine kıyasla daha fazla beğenilmesi ve seçilmesi durumu.
Estetik Zevk
Aesthetic Taste
Bir bireyin sanat eserlerini veya uyarıcıları daha az ya da çok güzel veya hoş olarak nitelendirdiği öznel değerlendirme ve yargı kapasitesi.
Eş Zamanlı Pekiştirme Tarifeleri
Concurrent Schedules Of Reinforcement
İki veya daha fazla bağımsız pekiştirme tarifesinin aynı anda yürürlükte olduğu ve bireyin bu alternatifler arasında seçim yapmasını gerektiren edimsel koşullanma prosedürü.
Eşzamanlı Zincirler Prosedürü
Concurrent-chains Procedure
Organizmanın iki veya daha fazla alternatif pekiştirme programı arasından seçim yapmasını ve ardından seçilen programın gerekliliklerini yerine getirerek birincil pekiştirece ulaşmasını sağlayan operant koşullama prosedürü.
Eşzamanlılık Maliyeti
Cost Of Concurrence
İki görevin aynı anda (ikili görev bağlamında) yürütülmesi durumunda, öncelik verilmesi talep edilmesine rağmen birincil görevin performansında ve doğruluğunda gözlenen düşüş.
Etken Çatı
Active Voice
Cümlenin gramatik öznesinin fiilde bildirilen eylemi gerçekleştiren (etken) konumda olduğu, nesnenin ise eylemden etkilendiği fiil çatısı kategorisi.
Etki Yan Atfetme Prosedürü
Affect Misattribution Procedure (AMP)
Bireylerin ilk uyarıcıya karşı geliştirdikleri duygusal tepkileri, hemen ardından gelen belirsiz bir uyarıcıya yanlışlıkla transfer etme eğilimini ölçen örtük tutum değerlendirme yöntemidir.
Etki Yan Atfı Prosedürü
AMP
Bireylerin örtük (gizli) tutumlarını ve ön yargılarını ölçmek amacıyla kullanılan, duygusal uyarıcıların nötr uyarıcılara yanlış atfedilmesi prensibine dayanan örtük ölçüm tekniğidir.
Etkin Bellek
Active Memory
Şu anda bilinç odağında bulunan ya da kısa süre önce farkındalıkta yer almış, geri çağrılma süreciyle aktif hale getirilmiş bellek içeriği.
Etkin Dağarcık
Active Vocabulary
Bir bireyin hem konuşma hem de yazı üretiminde (üretici dil becerilerinde) aktif olarak kullandığı kelime hazinesi.
Etkin Dikkat
Active Attention
Bireyin bilişsel kaynaklarını bilinçli ve istemli bir çabayla belirli bir uyarıcıya, göreve veya duruma yöneltmesi ve sürdürmesi süreci.
Etkin Öğrenme
Active Learning
Bireyin pasif bir alıcı olmak yerine, yeni bilgileri bizzat eyleme dökerek, davranış sergileyerek ve bilişsel hedefler belirleyerek yapılandırdığı öğrenme biçimi.
Etkinlik Sistemi
Activity System
Bireylerin veya grupların belirli bir nesneye yönelen, araçlar aracılığıyla aracılanmış kolektif faaliyetlerini ve bu faaliyetin yapısal bileşenlerini inceleyen teorik çerçeve.
Eylem
Act
Basit bir kas hareketinden farklı olarak, belirli bir amaca, nedenselliğe veya bilişsel sürece dayanan karmaşık davranış biçimidir.
Eylem Eğilimi
Action Tendency
Belirli bir duygu durumuna eşlik eden, o duygunun doğasına uygun araçsal veya ifade edici davranışları gerçekleştirme yönündeki içsel dürtü.
Eylem Kontrol Modeli
Control Of Action Model
Eylem seçimi ve yönetiminin, otomatik rutinleri yürüten Çatışma Zamanlama Sistemi ile yürütücü işlevleri gerektiren Denetimsel Dikkat Sistemi olmak üzere iki farklı süreç tarafından kontrol edildiğini öne süren bilişsel model.
Eylem Kuramı
Action Theory
İnsan davranışını, çevresel bağlam ve mevcut durum referansıyla, bireyin bilinçli niyetleri ve hedefe yönelik iradi süreçleri aracılığıyla açıklayan kuramsal yaklaşımlar bütünüdür.
Eylem Psikolojisi
Act Psychology
Zihinsel süreçlerin içeriğinden ziyade, zihnin ediminin (görme, yargılama, tasarlama) psikolojinin asıl inceleme konusu olması gerektiğini savunan felsefi ve psikolojik yaklaşım.
Eylem Sürçmesi
Action Slip
Bilişsel bir dikkat kaybı veya otomasyon hatası nedeniyle, niyet edilen eylemin sapmaya uğrayarak farklı ve istenmeyen bir davranışla sonuçlanması.
Eylem Tanımlaması
Action İdentification
Bireylerin kendi davranışlarını, alt düzey mekanik kas hareketlerinden üst düzey soyut amaçlara kadar değişen yelpazede hangi bilişsel düzeyde yorumladığını ve anlamlandırdığını inceleyen kuramsal çerçevedir.
Eylem Yönelimi
Action Orientation
İkilemler veya çatışmalar karşısında zihinsel ve davranışsal değişimi hızla gerçekleştirmek amacıyla hızlı, kararlı ve net eyleme geçme eğilimidir.
Eylemin Dikkatsel Kontrolü Modeli
Attentional Control Of Action Model
Bilişsel süreçlerin ve niyetlerin, çevresel çeldiriciler varlığında hedefe yönelik davranışa nasıl dönüştürüldüğünü açıklayan bilişsel mimari modeli.
Eyleyebilirlik
Affordance
Fiziksel çevrenin ya da nesnelerin bir organizmaya sunduğu eylem ve kullanım potansiyellerinin tamamıdır.
Eyleyen
Agent
Etki etme kapasitesine sahip, bir eylemi başlatan veya bir sürecin gerçekleşmesini sağlayan kişi, organizma, yapı ya da etken.
Fark Eşiği
Difference Threshold
İki uyaran arasındaki, denemelerin yüzde ellisinde tutarlı ve doğru bir şekilde tespit edilebilen en küçük miktar farkıdır.
Fark Yargısı
Difference Judgment
İki benzer uyarıcının aynı olmadığına dair verilen bilişsel ve algısal karar süreci.
Farkındalık
Awareness
Bir nesnenin, olayın veya içsel durumun algılanması, bilinmesi ve raporlanabilmesi durumu.
Farklılaşma Kuramı
Differentiation Theory
Algının, çevresel gürültünün filtrelenerek duyusal örüntülerin temel özelliklerinin ayırt edilmesini sağlayan aşamalı bir süzme süreci olduğunu savunan kuram.
Farklılaşma-farklılaşmama Hipotezi
Differentiation–dedifferentiation Hypothesis
Zekânın çocuklukta genel bir faktörden özel yeteneklere doğru farklılaştığını, ileri yaşlarda (65 yaş üstü) ise akışkan zekânın azalmasıyla yeniden tek bir genel faktör altında farklılaşmama eğilimi gösterdiğini öne süren gelişimsel model.
Farklılaşmış Organizasyon Kuramı
Differential-organization Theory
Bilişsel işlevlerin ve öğrenme süreçlerinin yapısal farklılıklar temelinde organize olduğunu öne süren teorik yaklaşım.
Farklılıklar Psikolojisi
Differential Psychology
Bireyler ve topluluklar arasındaki psikolojik niteliklerin doğasını, boyutlarını, kökenlerini ve sonuçlarını inceleyen, aynı zamanda bu varyasyonların ölçüm yöntemlerini geliştiren disiplindir.
Fikirler Çağrışımı
Association Of İdeas
Basit algı ve düşüncelerin, deneyimler yoluyla birleşerek daha karmaşık ve soyut zihinsel bütünlükler oluşturması süreci.
Fonolojik Döngü
Articulatory Loop
Baddeley ve Hitch'in çalışma belleği modelinde, sözlü ve işitsel bilgilerin geçici olarak depolanmasını ve seslendirilerek taze tutulmasını sağlayan alt bileşendir.
Garipcilik Etkisi
Bizarreness Effect
Sıradan veya olağan bilgilerin aksine, tuhaf, absürt veya aşırı sıra dışı uyarıcıların bellekte daha kalıcı bir şekilde kodlanıp hatırlanma eğilimidir.
Gecikmeli Koşullama
Delay Conditioning
Klasik koşullama süreçlerinde, koşullu uyaranın koşulsuz uyaran verilinceye kadar kesintisiz bir süre boyunca sunulduğu temel öğrenme prosedürüdür.
Gecikmeli Örnek Eşleme
Delayed Matching To Sample (DMTS)
Katılımcının, kısa bir süre önce gösterilen örnek uyaranı, araya giren değişen süreli bir gecikmenin ardından gelen seçenekler arasından doğru hatırlayıp eşleştirmesini gerektiren standart bilişsel paradigma.
Gecikmeli Tepki
Delayed Response
Ayırt edici uyarıcının ortadan kaldırılmasından bir süre sonra ortaya çıkan davranışsal veya bilişsel yanıt.
Gecikmiş Ödül Erteleme
Delay Of Gratification
Gelecekte elde edilecek daha büyük veya daha değerli bir ödüle ulaşmak amacıyla, anlık ve küçük bir ödülden bilinçli olarak vazgeçme kapasitesidir.
Gelişimsel Öğretim Modeli
Developmental Teaching Model
Jean Piaget ve çağdaşlarının çalışmalarına dayanan, mantıksal akıl yürütmeyi ve entelektüel gelişimi merkeze alan genel eğitim yaklaşımı.
Geliştirme Döngüsü
Development Cycle
Ergonomi ve bilişsel sistem mühendisliğinde, bir ürün ya da sistemin ilk biçimlendirici fikirden nihai sürüme kadar geçirdiği araştırma, tasarım, test ve iyileştirme evrelerinin bütünü.
Genlik Spektrumu
Amplitude Spectrum
Karmaşık bir sinyalin veya dalga biçiminin içerdiği farklı frekans bileşenlerinin genlik dağılımını gösteren matematiksel grafiksel gösterimdir.
Geri Türetme
Back-formation
Mevcut bir sözcüğün yanlış bir varsayımla başka bir kökten türediği sanılarak yeni bir kelime oluşturulması süreç ve sonucu.
Geriye Doğru Arama
Backward Search
Çözüm arayan kişinin, problemin nihai hedefinden başlangıç noktasına doğru tersten ilerlediği bir problem çözme stratejisidir.
Geriye Doğru Koşullama
Backward Pairing
Klasik koşullama prosedüründe, koşulsuz uyarıcının (US) koşullu uyarıcıdan (CS) önce sunulduğu temporal eşleştirme dizisidir.
Geriye Doğru Maskeleme
Backward Masking
Kısa süreyle sunulan bir hedef uyarıcının, hemen ardından gelen ikinci bir uyarıcı (maske) tarafından bilinçli algısının bozulması veya engellenmesi olgusudur.
Geriye Dönük Çağrışım
Backward Association
Bir dizi veya sıra içerisinde, bir öğenin kendisinden önce gelen başka bir öğeyle zihinsel bir bağ kurma süreci.
Gizli İnhibisyon
Conditioned Stimulus Preexposure Effect
Bir uyarıcının, herhangi bir pekiştireçle eşleştirilmeden önce defalarca tek başına verilmesinin, daha sonra bu uyarıcıyla klasik koşullanma kurulmasını geciktirmesi veya zayıflatması durumu.
Gizli Şekiller Testi
Concealed Figures Test
Karmaşık görsel uyaranlar içerisine gizlenmiş temel geometrik şekillerin ayırt edilmesini gerektiren bir algısal kapanış esnekliği ölçüm aracı.
Gölgelendirmeden Derinlik
Depth From Shading
Aydınlatılmış katı bir nesnenin üzerindeki ışık ve gölge örüntülerinden elde edilen, nesnenin dış hatları olmasa bile üç boyutlu derinlik algısı yaratan bir görsel ipucu.
Görsel-işitsel Eğitim
Audiovisual İnstruction
Akademik eğitim, teknik ve personel gelişim süreçlerinde film, slayt, video, ses kaydı ve dijital medya gibi işitsel ve görsel araçların ortak kullanımı.
Görünen Büyüklük
Apparent Size
Bir uyarıcının retinadaki fiziksel izdüşümünden bağımsız olarak, gözlemci tarafından algılanan öznel boyutudur.
Görünen Mesafe
Apparent Distance
Bir gözlemci ile nesne arasında zihinsel olarak algılanan, fiziksel mesafeden farklı olabilen öznel uzaklık tahmini.
Görünür
Apparent
Fiziksel veya olgusal gerçeklikle birebir örtüşmeyen, nesnenin kendi gerçek durumundan ziyade gözlemcinin algısal çerçevesine veya konumuna bağlı olarak ortaya çıkan illüzyonel veya gözlemsel durum.
Görünürlük Katsayısı
Coefficient Of Visibility
Belirli bir dalga boyundaki ışığın insan gözü tarafından algılanabilirliğinin derecesini nicelendiren fotometrik ölçüt.
Görünüş
Aspect
Dilbilimde ve bilişsel bilimlerde, bir eylemin, olayın veya durumun zaman içindeki akışını, tamamlanma durumunu veya süresini ifade eden gramer kategorisidir.
Görünüş-gerçeklik Ayrımı
Appearance–reality Distinction
Bir nesnenin duyusal görünümünün, onun gerçek doğasıyla her zaman aynı olmayabileceğini kavrama yeteneği.
Görünüşte Hareket
Apparent Movement
Fiziksel bir yer değiştirme veya boyut değişimi olmamasına rağmen, görsel uyarıcıların ardışık sunumuyla ortaya çıkan hareket ya da değişim yanılsaması.
Gösterge-kontrol Uyumu
Display–control Compatibility
Kontrollerin ve bunlara karşılık gelen göstergelerin hareket yönü, renk, konum ve hizalama gibi boyutlarda birbiriyle uyumlu olması gerektiğini savunan ergonomik tasarım ilkesidir.
Gösteri Deneyi
Demonstration Experiment
Genellikle bir eğitim ortamında, önceden kanıtlanmış bilimsel bir olgunun veya prensibin doğruluğunu izleyicilere aktarmak amacıyla yapılan görsel sunum.
Gruplama
Chunking
Zihnin büyük bilgi öbeklerini kısa süreli bellekte daha kolay tutulabilen anlamlı alt birimlere (kümelere) dönüştürme süreci.
Gündüz Düşü
Daydream
Kişinin uyanık durumdayken dış dünyadan koparak arzu, beklenti ve potansiyellerini hayal gücü aracılığıyla deneyimlediği istemsiz veya istemli zihinsel süreçtir.
Hacim Rengi
Bulky Color
Renkli bir sıvının veya şeffaf bir katının içindeki tüm hacme yayılan, yalnızca yüzeyle sınırlı kalmayan renk niteliği.
Hâkim Dalgaboyu
Dominant Wavelength
Beyaz ışıkla karıştırıldığında belirli bir renk tonunu (hue) eşleştiren tek bir spektral dalga boyudur.
Hareketten Derinlik
Depth From Motion
Retina üzerindeki görüntünün kayma mesafesinden elde edilen, nesnelerin uzaktaki konumunu veya üç boyutlu yapısını çözmeye yarayan temel bir görsel derinlik ipucudur.
Harf Büyüklüğü Değişimi
Case Alternation
Okuma araştırmalarında, uyarıcı kelimelerin harflerinin büyük ve küçük formlar arasında sistematik olarak değiştirilerek sunulduğu deneysel prosedür.
Hava Perspektifi
Aerial Perspective
Uzak nesnelerin atmosferik koşullar nedeniyle daha az net görünmesi ve mavimsi bir ton alması durumunu açıklayan monoküler derinlik ipucudur.
Hava Trafik Kontrolü
Air Traffic Control
Hava araçlarının uçuş rotalarını ve yer manevralarını bilgi, iletişim, gözlem yoluyla koordine ederek güvenli ve düzenli akışını sağlayan sistemler bütünü.
Hayranlık Ve Haşinlik (awe)
Awe
Fiziksel güzellik, olağanüstü yetenekler veya ahlaki üstünlük karşısında hissedilen; bireyin zihinsel şemalarını zorlayacak kadar büyük ve kavranması güç bir uyarıcıya verilen hayranlık, yücelik ve saygı karışımı karmaşık duygu.
Hayvan Bilişi
Animal Cognition
İnsan dışındaki canlıların çevresel ve sosyal problemleri çözerken kullandığı, doğrudan gözlemlenemeyen ancak zihinsel süreçler yoluyla çıkarılan kapasiteler bütünüdür.
Hep Ya Da Hiç Öğrenmesi
All-or-none Learning
Herhangi bir öğrenme denemesinde, bilginin ya eksiksiz ve tam olarak kazanıldığını ya da hiç öğrenilmediğini savunan kuramsal model.
Iraksak Düşünme
Divergent Thinking
Tek bir doğru yanıta odaklanmak yerine, bir sorun karşısında çok sayıda özgün ve alternatif çözüm üretmeyi sağlayan yaratıcı bilişsel süreç.
Iraksak Üretim
Divergent Production
Tek bir doğru yanıta odaklanmak yerine, belirli bir probleme yönelik çok sayıda özgün, yaratıcı ve farklı çözüm yolu üretebilme bilişsel kapasitesidir.
Işık Dalgasının Genliği
Amplitude Of Light Wave
Bir ışık dalgasının orta yoğunluğundan sapabileceği maksimum miktar olup, doğrudan algılanan parlaklık derecesini belirler.
İçerik
Content
Bilinçli deneyim sırasında ortaya çıkan gerçek düşünceler, imgeler ve duygular bütünü.
İçerik Adresli Bellek
Content-addressable Store
Bilgilerin rastgele etiketler yerine, içeriğin kendisini oluşturan niteliklerin ve boyutların temsiline dayanarak depolandığı ve geri çağrıldığı bellek modeli.
İçerik Psikolojisi
Content Psychology
Bilinçli deneyimin rolüne ve bu deneyimin içeriğine odaklanan, özellikle erken dönem yapısalcılık akımıyla ilişkilendirilen tarihsel bir psikoloji yaklaşımıdır.
İğrenti
Aversion
Bir uyarıcıya karşı duyulan hoşnutsuzluğu belirten fizyolojik veya duygusal tepki olup, genellikle o uyarıcıdan kaçınma ya da uzaklaşma davranışıyla kendini gösterir.
İki Dilli Okuryazarlık
Biliteracy
İki veya daha fazla dilde okuma ve yazma yeterliliğine sahip olma durumu.
İki Dillilik
Bilingualism
Bir bireyin ya da konuşma topluluğunun iki veya daha fazla dili düzenli olarak kullanma kapasitesi ve durumu.
İki Kamaralı Zihin Kuramı
Bicameralism
İnsan bilincinin evrimleşmesinden önce, bilişsel işlevlerin beyin yarı küreleri arasında bölünerek bir yarım kürenin işitsel hallüsinasyonlar yoluyla 'konuştuğu' ve diğer yarım kürenin ise bu komutlara 'itaat ettiği' hipotetik zihinsel yapı.
İkidilli Eğitim
Bilingual Education
Öğrencilere ana ellerindeki dille birlikte dominant veya hedef bir ikinci dilde akademik içerik aktarımını içeren pedagojik vebilişsel yaklaşım.
İkilem
Dilemma
Bireyi eşit derecede cazip veya itici iki alternatiften birini seçmeye zorlayan, karar verme süreçlerini sekteye uğratan bilişsel ve durumsal bir çıkmazdır.
İkili Bellek Kuramı
Dual Memory Theory
İnsan belleğinin, biri anlık algısal verileri işleyen diğeri ise uzun süreli kalıcı bilgileri depolayan iki farklı alt sistemin etkileşimiyle çalıştığını öne süren bilişsel model.
İkili Bellek Modeli
Dual-store Model Of Memory
Belleğin, bilginin saniyeler düzeyinde tutulduğu kısa süreli bellek ile saatler ila yıllar boyunca saklanmasını sağlayan uzun süreli bellek olmak üzere iki ayrı süreçten oluştuğunu öne süren model.
İkili Düşünme
Either–or Thinking
Dünyayı, olayları ve insanları yalnızca iki zıt kutup (iyi-kötü, başarılı-başarısız) üzerinden değerlendiren, gri alanları tamamen reddeden katı bir bilişsel çarpıtma biçimidir.
İkili Eşikler
Dual Thresholds
Gözlemcinin bir uyarıcının varlığı konusunda önce belirsizlik, ardından kesinlik yaşadığı iki farklı duyusal eşik seviyesini varsayan uyarıcı eşik teorisi.
İkili Görev Performansı
Dual-task Performance
Bireyin iki farklı görevi eş zamanlı olarak yerine getirme kapasitesi ve bu süreçteki performans düzeyi.
İkili Görev Rekabeti
Dual-task Competition
Bireylerin aynı anda iki farklı görevi yerine getirmeye çalışırken bilişsel kaynakların yetersiz kalması nedeniyle performans düşüşü, hata artışı ve tepki süresinin uzaması durumu.
İkili Harf
Digraph
Tek bir konuşma sesini temsil etmek üzere birlikte kullanılan iki harf veya sembol kombinasyonu.
İkili Kodlama
Dual Encoding
Bilginin bellekte hem sözel hem de görsel formatlarda eş zamanlı olarak işlenmesi ve saklanması süreci.
İkili Renk Tonu
Binary Hue
İki benzersiz (unique) rengin karışımı olarak algılanan herhangi bir renk tonudur.
İkili Seçim
Binary Choice
Karar verme süreçlerinde yalnızca iki alternatif seçeneğin bulunduğu durum.
İkili Süreç Teorisi
Dual Process Theory
İnsan zihninin ve karar verme mekanizmalarının iki farklı bilişsel süreç üzerinden işlediğini savunan teorik çerçeve: Hızlı, sezgisel ve otomatik işlemler ile yavaş, analitik ve kontrollü işlemler.
İkili Temsil
Dual Representation
Bir nesnenin ya da sembolün, hem fiziksel nesnenin kendisi hem de başka bir şeyi temsil eden bir simge olarak aynı anda algılanabilme ve kavranabilme bilişsel kapasitesi.
İkili Yönelim
Dual Orientation
Bir nesnenin veya sembolün hem kendi fiziksel gerçekliğiyle hem de temsil ettiği soyut anlamla aynı anda eşleşebilme ve bu iki boyutu zihinsel olarak manipüle edebilme yeteneği.
İkincil İhtiyaç
Derived Need
Birincil ve biyolojik gereksinimlerin doğrudan doyurulmasından ziyade, sosyal çevre, deneyim ve öğrenme süreçleri aracılığıyla sonradan kazanılan psikolojik veya kültürel gereksinimler.
İkincil Pekiştirme
Conditioned Reinforcement
Nötr bir uyarıcının, birincil bir pekiştireçle defalarca eşleşmesi sonucunda kendi başına pekiştirici özellik kazanması süreci.
İkiye Bölme
Bisection
Bir nesnenin veya uyarıcının tam iki eşit parçaya ayrılması işlemi; psikofizikte ise bir uyarıcının iki farklı uyarıcı arasındaki tam orta noktaya (eşit mesafe veya değere) gelecek şekilde ayarlandığı ölçekleme yöntemi.
İlerletilmiş Düzenleyiciler
Advanced Organizers
Yeni öğrenilecek bilgilerin zihinsel olarak kodlanmasını ve yapılandırılmasını kolaylaştırmak amacıyla ders veya eğitim oturumu öncesinde sunulan sözel ya da yazılı materyallerdir.
İletişim Aşırı Yüklenmesi
Communication Overload
Bir bireyin ya da sistemin işleyebileceğinden veya etkin bir şekilde kullanamayacağından daha fazla bilgiye maruz kalması durumu.
İletişim Ergonomisi
Communication Ergonomics
Ortak görevlerde iletişimi destekleyen ya da zayıflatan bilgi sistemlerini, teknik ağları ve protokolleri inceleyen ergonomi uzmanlık alanıdır.
İlişkilendirmek
Associate
Fikirler, olaylar veya nesneler arasında zihinsel süreçler aracılığıyla bir bağlantı kurma eylemi veya bu süreç sonucunda eşlik eden nesne, kişi ya da uyarıcı.
İlişkisel Akıcılık
Associative Fluency
Bir nesne, olay, sözcük veya kavramla karşılaşıldığında çok geniş bir yelpazede bağlantılar kurabilme bilişsel yeteneğidir.
İlişkisel Düşünme
Associative Thinking
Zihnin belirli bir hedef veya yön olmaksızın, öğeler arasındaki bağlantılar temelinde serbestçe gezindiği, rüya görme ve serbest çağrışım gibi durumlarda görülen görece kontrolsüz bilişsel etkinlik.
İlişkisel Güç
Associative Strength
İki veya daha fazla uyarıcı, tepki ya da bellek unsuru arasındaki bağlantının, bir unsurun diğerini tetikleme kapasitesiyle ölçülen niceliksel kuvveti.
İlişkisel Kümeleme
Associative Clustering
Önceden var olan semantik veya kavramsal bağlara sahip bilgilerin, bellekten geri çağrılma sürecinde zihinsel olarak gruplandırılarak bir arada hatırlanma eğilimidir.
İlişkisel Öğrenme Kuramı
Associationistic Learning Theory
Zihinsel süreçlerin ve davranışların, uyarıcılar ile tepkiler ya da farklı fikirler arasındaki bağların kurulması ve güçlendirilmesi yoluyla gerçekleştiğini savunan öğrenme kuramıdır.
İlişkisel Yanılsama
Associative İllusion
Bir tasarımın ya da uyarıcının parçaları arasındaki etkileşim sonucunda ortaya çıkan görsel aldanma.
İnanç
Belief
Somut bir kanıt veya ampirik dayanak olmaksızın bir önermenin, olgunun veya ifadenin doğruluğunun, gerçekliğinin ya da geçerliliğinin zihinsel olarak kabul edilmesi.
İnanç Sistemi
Belief System
Bellekte birbiriyle ilişkili şekilde kodlanmış iki veya daha fazla inanç, tutum ya da bunların kombinasyonundan oluşan yapı.
İnanç Yanlılığı
Belief Bias
Bireyin bir argümanın mantıksal geçerliliğini değerlendirirken, soncun kendi inançlarına ve dünya hakkındaki ön bilgisine ne kadar uyumlu olduğuna odaklanarak mantık kurallarını ard plana itme eğilimidir.
İnanç-arzu Akıl Yürütme
Belief–desire Reasoning
Bir bireyin, başkalarının davranışlarını onların sahip olduğu inançlar ve arzular temelinde açıklama ve öngörme süreci.
İnançta Direnme
Belief Perseverance
Bireylerin, temelini oluşturan kanıtlar çürütülmesine veya yanlışlığı kanıtlanmasına rağmen inançlarını sürdürme eğilimi.
İnsanmerkezcilik
Anthropocentrism
İnsan deneyiminin merkezi gerçeklik olduğu ve tüm olguların insanla ilişkileri bağlamında değerlendirilmesi gerektiği yönündeki açık veya örtük varsayım.
İpucu
Cue
Davranışı yönlendiren, bir hatıranın çağrılmasını sağlayan veya başka bir uyarıcının geleceğini haber veren uyarıcı, olay veya nesne.
İpucu Tersine Çevirme
Cue Reversal
Bir uyarıcının öngördüğü sonucun, daha önce öğrenilenin tam tersi olacak şekilde değiştirilmesi süreci.
İpucu Yüklenmesi İlkesi
Cue-overload Principle
Tek bir hatırlatma ipucunun ilişkili olduğu bilgi miktarı arttıkça, o ipucunun herhangi bir spesifik veriyi geri getirme etkinliğinin azalmasını ifade eden bellek ilkesidir.
İpucuna Bağımlı Unutma
Cue-dependent Forgetting
Öğrenme anında mevcut olan bir uyarıcının (ipucunun) hatırlama anında bulunmamasından kaynaklanan erişim başarısızlığıdır.
İpuçlu Hatırlama
Cued Recall
Bireyin, öğrenme aşamasında hedef öğeyle birlikte sunulan spesifik bir uyarıcının (ipucunun) rehberliğinde bilgiyi bellekten geri çağırma süreci.
İstikrarsız Algısal Olaylar
Bistable Perceptual Events
Duyusal uyarıcıların, birbirini dışlayan iki farklı perspektif veya anlam arasında sürekli olarak salınım yaptığı algısal durumlar.
İşbirliği
Cooperation
İki veya daha fazla bireyin, ortak ya da birbirini tamamlayan hedeflere ulaşmak amacıyla eşgüdümlü olarak çalışması süreci.
İşbirlikçi Öğrenme
Cooperative Learning
Öğrencilerin küçük gruplar halinde, ortak bir akademik hedefe ulaşmak için sosyal becerilerini ve yüz yüze etkileşimi kullanarak birlikte çalıştığı yapılandırılmış öğrenme modeli.
İşbirlikli Öğrenme
Collaborative Learning
İki veya daha fazla bireyin ortak bir görevi başarmak veya problemi çözmek amacıyla etkileşim kurarak bireysel çabadan daha yüksek düzeyde bilişsel kazanım elde etmesi süreci.
İşitsel Algı
Auditory Perception
Kulak yoluyla alınan duyusal bilgilerin organizasyonu ve merkezi sinir sisteminde anlamlandırılması sürecidir.
İşitsel Ayırt Etme
Auditory Discrimination
Farklı ses uyarıcıları arasındaki frekans, şiddet veya tını gibi akustik değişiklikleri doğru bir şekilde algılama ve birbirinden ayırma yeteneği.
İşitsel Bellek
Auditory Memory
İşitsel yolla elde edilen sözel veya sözel olmayan bilgilerin kodlanması, saklanması ve geri çağrılması süreçlerini kapsayan bilişsel sistemdir.
İşitsel Bellek Açıklığı
Auditory Memory Span
Bireyin işitsel yolla sunulan sayı, harf veya sözcük dizilerini anında hatırlayabilme ve kısa süreli bellek havuzunda tutabilme kapasitesidir.
İşitsel Depo
Acoustic Store
İşitsel bilgileri fonetik özelliklerine dayanarak kısa süreliğine muhafaza eden bilişsel bellek bileşeni.
İşitsel Duyusal Bellek
Auditory Sensory Memory
İşitsel uyaranların çevresel algıdan sonra çok kısa bir süre boyunca (yaklaşık birkaç saniye) orijinal biçimiyle zihinsel depoda tutulmasını sağlayan duyusal kayıt sistemidir.
İşitsel Harmanlama
Auditory Blending
Bir kelimenin ayrı ayrı ses birimlerini (fonemlerini) zihinsel olarak sentezleyerek bütün kelimeyi tanıma ve kavrama yeteneği.
İşitsel İndüksiyon
Auditory İnduction
Uygun spektral bileşime sahip daha yüksek sesli bir uyaran tarafından maskelenen veya yer değiştiren kısa süreli (300 milisaniyeye kadar) bir ses segmentinin algısal olarak zihinsel restorasyonu.
İşitsel Kodlama
Acoustic Encoding
İşitsel uyarıcıların, özellikle seslerin ve kelimelerin duyusal bellekten kısa süreli belleğe aktarılabilmesi için zihinsel temsil biçimlerine dönüştürülme sürecidir.
İşitsel Mesafe Algısı
Auditory Distance Perception
Yalnızca akustik ipuçlarına dayanarak bir ses kaynağının uzaklığını değerlendirme yeteneğidir.
İşitsel Mesafe İpucu
Auditory Distance Cue
Dinleyicinin, ses dalgalarının fiziksel özelliklerindeki değişimleri (şiddet, frekans dağılımı ve yansıma oranları) kullanarak ses kaynağının uzamsal uzaklığını algılamasını sağlayan akustik ipuçları.
İşitsel Nesne
Auditory Object
İşitsel sistemin, karmaşık ses dalgalarını birbirinden ayırt ederek anlamlı ve tutarlı bir bütünlük içinde algıladığı ses kaynağı.
İşitsel Nitelikler
Auditory Attributes
Seslerin yükseklik, frekans (perde) ve tını gibi algısal niteliklerini tanımlayan temel psikoakustik özellikler bütünü.
İşitsel Titreşim
Auditory Flicker
İşitsel uyaranın kesintisiz bir akış yerine kısa aralıklarla ayrık birimler halinde sunulması durumu.
İşitsel Ünsüz Üçlüsü Testi
Auditory Consonant Trigram (ACT)
Katılımcının işitsel olarak sunulan üç ünsüz harfi farklı sürelerdeki çeldirici görevlerin ardından hatırlamasını isteyerek kısa süreli belleğin ve unutma hızının ölçüldüğü nöropsikolojik test yöntemidir.
İşitsel Yetenekler
Auditory Abilities
Farklı sesleri ve tonları kodlama, ayırt etme ve işleme kapasitesi; zekanın üç katmanlı modeli ve Cattell-Horn teorisinde görsel yeteneklerden ayrılan temel bilişsel bileşen.
İşleme Derinliği Hipotezi
Depth-of-processing Hypothesis
Bellek izinin kalıcılığının ve gücünün, bilginin maruz kaldığı bilişsel analiz ve işleme derinliğinin derecesine bağlı olduğunu öne süren kuramsal model.
İştah Açıcı Uyarıcı
Appetitive Stimulus
Organizmanın yöneldiği, yaklaşma davranışı sergilediği ve yoksunluk durumuna bağlı olarak pekiştireç etkisi modifiye edilebilen pozitif pekiştirici veya koşulsuz uyarıcı.
İştahsal Koşullanma
Appetitive Conditioning
Koşulsuz uyarıcının yiyecek gibi pozitif bir pekiştireç olduğu klasik koşullanma türüdür.
İvme
Acceleration
Bir hareketin, sürecin veya değişkenin değişim hızındaki artışı ifade eden vektörel niceliktir.
İyiliksever-etkinlik Önyargısı
Beneffectance
Bireylerin geçmişteki eylemlerine dair anılarını, kendilerini hem ahlaki açıdan iyi niyetli hem de işlevsel olarak yetkin ve başarılı gösterecek biçimde sistematik olarak çarpıtma eğilimidir.
Kabiliyet
Capability
Bir bireyin yapıcı bir şekilde kullanabileceği, işlevsel amaçlar doğrultusunda geliştirilebilir yetenek, yetkinlik veya nitelikler bütünü.
Kaçınma Tepkisi
Avoidance Response
Bir organizmanın rahatsız edici veya zarar verici bir uyarıcıyı önceden tahmin ederek onunla temas etmeyi engellemeye yönelik sergilediği davranışsal tepki.
Kaçınma-kaçınma Çatışması
Avoidance–avoidance Conflict
Bireyin her ikisi de olumsuz veya cezbedici olmayan iki seçenekten birini seçmek zorunda kaldığı stresli karar verme durumu.
Kapalı Altyazılı Televizyon
Closed-captioned Television
İşitme kaybı olan bireylerin ses kanalındaki konuşmaları görsel olarak takip edebilmesi için ekranın alt kısmına yerleştirilen basılı metinlerle desteklenen televizyon yayıncılığı sistemi.
Kapalı Beceri
Closed Skill
Her defasında tamamen aynı, öngörülebilir ve sabit koşullar altında gerçekleştirilen motor beceri türü.
Kapalı Senaryo
Closed Scenario
Katılımcının, kendisine atfedilen bir problemi çözmek üzere önceden sınırlandırılmış ve daraltılmış seçenekler arasından seçim yapmaya zorlandığı deneysel düzenek.
Kapalı Sınıf Sözcükler
Closed-class Words
Dile yeni üyelerin nadiren katıldığı, zamirler, edatlar ve belirteçler gibi temel dilbilgisel işlevlere hizmet eden sözcük kategorisidir.
Kapalı Sistem
Closed System
Çevresiyle madde veya bilgi alışverişinde bulunmayan, dış etkenlere karşı yalıtılmış ve yalnızca kendi iç dinamikleriyle işleyen yalıtık yapı.
Kapanış Esnekliği Testi
Closure Flexibility Test
Bireyin karmaşık görsel uyarıcılar içerisindeki basit geometrik şekilleri ayırt etme ve algısal setini değiştirme kapasitesini ölçen performans testidir.
Kapasite
Capacity
Bir bireyin bilgi alma, saklama, zihinsel veya fiziksel görevleri yerine getirme konusundaki azami potansiyeli ve entelektüel gelişim kapasitesi.
Kapasite Modeli
Capacity Model
Dikkat süreçlerini sınırlı işleme gücüne ve sonlu kaynaklara sahip merkezi bir havuz olarak ele alan bilişsel çerçevedir.
Kapasite Paylaşımı
Capacity Sharing
İkili görev performansında, sınırlı dikkate dayalı bilişsel kaynakların iki veya daha fazla görev arasında paylaştırılarak paralel olarak işlenmesi süreci.
Kapatma
Closure
Eksik uyaranları bütünleştirme eğilimi veya çözüme kavuşturulmamış psikolojik meseleleri tamamlama ve nihayete erdirme hissi.
Karar Verme
Decision Making
İki veya daha fazla alternatif arasından en uygun olanını seçmeyi içeren temel bilişsel süreç.
Karartma Etkisi
Dimming Effect
Parlak bir ışık kaynağının, aynı sahnede yer alan daha sönük unsurların algılanan parlaklığını, ışık kaynağının yokluğundaki durumuna kıyasla baskılayarak daha soluk görünmesine neden olan görsel algı olgusudur.
Kardinalite
Cardinality
Bir kümedeki eleman sayısını ifade eden matematiksel ve bilişsel terim; çocuk gelişiminde sayılan son sayının tüm kümenin niceliğini belirttiğini kavrama yeteneği.
Karıştırılabilirlik İndeksi
Confusability İndex
Ergonomi ve insan-bilgisayar etkileşiminde, bir görselin, sembolün veya ekran öğesinin kullanıcı tarafından yanlış anlaşılma veya amaçlanan dışında bir anlam yüklenme derecesini sayısal olarak ifade eden nicel ölçüttür.
Karmaşık Duygu
Complex Emotion
İki veya daha fazla temel duygunun birleşmesiyle oluşan, bilişsel değerlendirme ve sosyal bağlam gerektiren üst düzey duygusal durum.
Karmaşık Motivler
Complex Motives
Tek veya birden fazla hedefe ulaşmak için eş zamanlı olarak var olan, birbiriyle uyumlu ya da çatışma halindeki çoklu arzular bütünü.
Karmaşık Pekiştirme Tarifesi
Complex Schedule Of Reinforcement
Basit pekiştirme tarifelerinin (örneğin sabit oran veya değişken aralık) mantıksal veya ardışık kombinasyonlarıyla oluşan gelişmiş edimsel kontrol mekanizması.
Karmaşıklık Faktörü
Complexity Factor
Psikolojik estetikte, bir sanat eserinin çok yönlülüğünü ve görsel zenginliğini belirleyen, izleyicide gerginlik veya öfke gibi duygusal tepkiler uyandırabilen yapısal boyut.
Karşı Argüman
Counterargument
Biçimsel bir argümandaki belirli iddiaların, ikna edici bir mesajdaki bilgilerin veya zihinsel içerikteki bir varsayımın tutarsızlıkları ortaya konularak çürütülmesi süreci.
Karşılaştırma Uyaranı
Comparison Stimulus (co)
Psikofizik testlerde, standart bir uyaranla kıyaslanması amacıyla sunulan uyaranlar setinden herhangi biri.
Karşılaştırmalı Biliş
Comparative Cognition
İnsanlar dahil olmak üzere çeşitli türlerdeki bilişsel süreçlerin kökenlerini, mekanizmalarını, benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyen karşılaştırmalı psikoloji alt dalıdır.
Karşılaştırmalı Yargı
Comparative Judgment
İki veya daha fazla uyarıcının birbiriyle ya da belirli bir standart referansla kıyaslanarak değerlendirildiği psikofiziksel karar verme süreci.
Karşıolgusal Düşünme
Counterfactual Thinking
Bireylerin geçmişteki olayların gerçekleştiğinden farklı şekillerde sonuçlanmış olabileceğine dair zihinsel simülasyonlar üretme bilişsel süreci.
Kartezyenizm
Cartesianism
René Descartes tarafından geliştirilen; bilginin birliğini, doğaya hakimiyet kurma amacını ve sezgisel olarak bilinen sarsılmaz ilkeler üzerine kurulmasını savunan felsefi ve epistemolojik sistem.
Kategori Üretim Testi
Category Production Test
Katılımcılara belirli bir üst kategori verilerek bu gruba ait örnekleri zihinsel sözlükten çağırmalarının istendiği bir sözel kavramsal bellek testidir.
Kategorik Algı
Categorical Perception
Sürekli ve dereceli bir fiziksel uyarıcının, insan zihni tarafından keskin sınırlarla ayrılmış kesikli kategoriler halinde algılanması olgusu.
Kategorik Düşünce
Categorical Thought
Jean Piaget'nin bilişsel gelişim kuramında, genel kavramların ve sınıflandırmaların kullanımını içeren, somut algının ötesine geçen soyut düşünme biçimidir.
Kategorik Sıçrama
Categorical İntrusion
Bellek geri getirme testlerinde, katılımcının öğrenme listesinde yer almayan ancak sunulan uyarıcılarla aynı anlamsal kategoriden olan yanlış öğeleri hatırlaması veya listeye katması durumu.
Kategorik Tutum
Categorical Attitude
Bireyin çevresel uyaranları veya deneyimleri esnek bir şekilde değerlendirmek yerine, katı ve önceden belirlenmiş kategoriler altında sınıflandırma eğilimi.
Kategorizasyon
Categorization
Nesnelerin, olayların, bireylerin veya deneyimlerin ortak özellikler temelinde sınıflara ayrılması ve farklı sınıflardan ayırt edilmesi bilişsel süreci.
Kategorize Edilmiş Liste
Categorized List
Bellek deneylerinde, üyeleri belirli anlamsal kategorilerden (örneğin hayvanlar, yiyecekler) seçilen uyarıcı öğeler dizisi.
Katkılı Renk Karışımı
Additive Color Mixture
Farklı dalga boylarındaki ışık kaynaklarının üst üste bindirilmesiyle yeni bileşik renklerin ortaya çıkması sürecidir.
Katkısal Faktörler Yöntemi
Additive-factors Method
İki bağımsız değişkenin aynı ya da farklı bilişsel işlem aşamalarını etkileyip etkilemediğini tepki süresi verileri üzerinden inceleyen analitik bir prosedür.
Kavram
Concept
Nesnelerin, olayların veya soyut özelliklerin ortak niteliklerini temsil eden ve onları zihinsel bir kategoride birleştiren temel bilişsel tasarımdır.
Kavram Edinimi
Concept Acquisition
Bireyin duyusal verileri, deneyimleri ve soyutlama süreçlerini kullanarak yeni bir nesne, olay ya da duruma ait zihinsel kategoriler ve şemalar oluşturma süreci.
Kavram Hiyerarşisi
Concept Hierarchy
Ortak özellikler paylaşan nesne, olay veya olguların çok katmanlı bir yapıda, genelden özele doğru sıralandığı zihinsel organizasyon şeması.
Kavram Keşif Görevi
Concept-discovery Task
Katılımcının, bir kategorinin üyelerini ve üye olmayanlarını belirleyen kuralı deneme-yanılma ve tümevarımsal akıl yürütme yoluyla ortaya çıkarmasını gerektiren deneysel görev.
Kavram Oluşturma
Concept Formation
Bireyin bir ya da daha fazla somut örnekten yola çıkarak ortak özellikleri soyutlaması ve bir sınıfa ait olma koşullarını öğrenmesi sürecidir.
Kavram Öğrenme
Concept Learning
Organizmanın veya yapay bir sistemin, belirli bir uyaran kümesini ortak özelliklerine göre kategorize ederek soyut bir kategori kuralı çıkarması süreci.
Kavram Tanımlama Görevi
Concept-identification Task
Katılımcıların, belirli bir kurala veya hipoteze dayanarak önceden belirlenmiş bir kavramın örneklerini örnek olmayanlardan ayırmasını gerektiren deneysel bir bilişsel görev.
Kavrama Açıklığı
Apprehension Span
Bir bireyin, çok kısa süreli tek bir uyaran sunumu sonrasında görsel veya işitsel örüntüden hatasız olarak rapor edebildiği maksimum öğe sayısıdır.
Kavrama Açıklığı Testi
Apprehension-span Test
Katılımcıların çok kısa süreyle sunulan görsel uyarıcı dizilerinin ne kadarını algılayıp rapor edebildiğini ölçen bilişsel bir değerlendirme yöntemidir.
Kavrama Testi
Comprehension Test
Bireylerin okudukları metinleri anlama kapasitesini veya pratik yaşam senaryolarında sergileyecekleri muhakeme ve problem çözme becerilerini değerlendiren psikometrik ölçüm aracı.
Kavramsal Güdümlü İşleme
Conceptually Driven Processing
Duyusal girdilerin bireyin ön bilgileri, beklentileri, bağlamı ve geçmiş deneyimleri tarafından şekillendirilerek algılandığı üstten alta (top-down) bilgi işleme mekanizmasıdır.
Kavramsal İmgileme
Conceptual İmagery
Soyut kavramların veya kavramlar arası ilişkilerin zihinsel düzlemde görsel ya da uzamsal formlar olarak temsil edilmesidir.
Kavramsal Karmaşıklık
Conceptual Complexity
Bir fikir ya da argümanın, içerdiği soyut kavramların çokluğu ve bu kavramlar arasındaki girift bağlar nedeniyle anlaşılmasının güçlük derecesidir.
Kavramsal Rehberlikli Kontrol
Conceptually Guided Control
Üst düzey zihinsel yapılar ve kavramsal sistemler tarafından yönetilen, düşünce süreçlerini belirli hedeflere yönlendiren insan bilgi işleme aşaması.
Kavramsal Sınıflandırma
Conceptual Classification
Sınıflandırma görevlerinde, nesnelerin veya uyarıcıların ortak işlevlerine ya da benzer bir kategoriye üyeliklerine dayanarak gruplandırılması.
Kavramsal Sistem
Conceptual System
Bir bireyin bilişsel yeteneklerini, duygusal farkındalığını, deneyimlerini ve dünya görüşünü, dış dünyadaki verileri anlamlandırmak üzere yapılandıran bütüncül zihinsel organizasyon.
Kavramsal Tempo
Conceptual Tempo
Bireyin bilişsel görevleri yerine getirirken sergilediği tipik hız profili olup, özellikle gözlem, düşünme ve problem çözme süreçlerinde aceleci veya ihtiyatlı bir yaklaşım benimsemesini ifade eden bir bilişsel stil boyutudur.
Kavramsal Test
Conceptual Test
Bir uyarıcının anlamsal özelliklerinin işlenmesini gerektiren ve hem örtük hem de açık bellek süreçlerini değerlendirmek için kullanılan deneysel ölçüm aracı.
Kavşak Arama
Conjunction Search
Hedef nesnenin iki veya daha fazla ayırt edici özelliğe (örneğin hem renk hem şekil) sahip olduğu ve bu özelliklerin kombinasyonunun arandığı görsel arama görevidir.
Kehanet / Alamet Okuma
Augury
Gelecekteki olayları kehanetler, alametler veya doğa olayları temelinde tahmin etme ve yorumlama uygulaması.
Keiromansi
Cheiromancy
İnsanın avuç içindeki çizgileri, şekilleri ve tepecikleri inceleyerek karakter analiz etme veya geleceği tahmin etme iddia eden psödobilimsel uygulama.
Kenar
Edge
Bir nesnenin sınırını veya bir görseldeki iki farklı eleman arasındaki geçiş çizgisini tanımlayan topolojik terim.
Kenar Dedektörü
Edge Detector
Görsel sistemdeki karanlık-aydınlık geçişlerine ve kontür sınırlarına en yüksek yanıtı veren retinal ganglion hücreleri veya teorik görsel işlemciler.
Kesikli Hareket Görevi
Discrete Movement Task
Tanımlanabilir bir başlangıç ve bitiş noktasına sahip olan, amaca yönelik kas aktivitesi veya motor beceri.
Kesintililik Hipotezi
Discontinuity Hypothesis
Gestalt psikolojisinde, ayrımcı öğrenme ve problem çözme süreçlerinin kademeli bir birikimle değil, ani kavrayış ve algısal yeniden yapılandırma yoluyla kesintili bir sıçramayla gerçekleştiğini savunan görüş.
Keşfederek Öğrenme
Discovery Learning
Bireyin pasif bir alıcı olmaktan ziyade, problem çözme, hipotez kurma ve bizzat deneyimleme süreçleri yoluyla bilgiyi kendi yapılandırmasını sağlayan bilişsel öğrenme yaklaşımı.
Keşif Yoluyla Öğrenme Yöntemi
Discovery Method
Öğrencilerin tümevarımsal akıl yürütme ve aktif deneyim yoluyla, öğretmen rehberliğinin asgari düzeyde tutulduğu bir süreçle bilgiyi bizzat yapılandırmasını amaçlayan bilişsel öğretim stratejisidir.
Kırınım
Diffraction
Dalgaların bir engelin kenarından geçerken veya dar bir açıklıktan yayılırken bükülmesi veya saçılması olayı.
Kısıtlı Çağrışım
Constrained Association
Bireyin zihinsel arama alanının belirli kategoriler, kurallar veya yönergeler doğrultusunda sınırlandırıldığı, kontrollü bir bellek ve kelime çağrışım görevidir.
Kısıtlılık Farkındalığı
Contingency Awareness
İki olay veya değişken arasındaki nedensel ya da ilişkisel bağımlılığın bilişsel düzeyde fark edilmesi durumu.
Kıyaslama Hipotezi
Comparator Hypothesis
Klasik koşullanmada tepki gücünün, koşullu uyarıcının ardından koşulsuz uyarıcının gelme olasılığının, bu uyarıcının olmadığı durumlardaki gelme olasılığıyla kıyaslanarak belirlendiğini öne süren ilişkisel öğrenme modeli.
Klasik
Classical
Geçmişteki standart veya tipik bir işlev, yöntem ya da ekolü belirten; psikoloji literatüründe genellikle yeni yaklaşımlardan ayırt edilmek üzere kullanılan niteleyici sıfat.
Klasik Koşullama
Classical Conditioning
Başlangıçta nötr olan bir uyarıcının, refleksif bir tepki uyandıran doğal bir uyarıcıyla defalarca eşleşmesi sonucunda, tek başına o refleksif tepkiyi tetikler hale gelmesini sağlayan temel bir öğrenme mekanizmasıdır.
Klasisizm Faktörü
Classicism Factor
Psikolojik estetikte; antik Yunan ve Roma sanatının geleneksel değerlerini, biçimsel kusursuzluğunu ve düzenini vurgulayan sanatsal stil boyutu.
Koherans
Coherence
Farklı psikolojik veya fiziksel bileşenler arasında anlamlı ve mantıksal bir tutarlılığın, bağlantının var olma durumu.
Kokteyl Partisi Etkisi
Cocktail-party Effect
Bireyin gürültülü ve çok sesli bir ortamda, arka plandaki uyarıcıları bastırarak dikkatini tek bir ses kanalına veya konuşmacıya odaklayabilme becerisi.
Kolektif Tümevarım
Collective İnduction
Bir grup bireyin, belirli somut olgu, veri veya kanıtlardan hareketle ortak akıl yürüterek genel ilke, kural veya çözümlere ulaşma süreci.
Kollatif Özellikler
Collative Properties
Sanat formlarındaki uyarıcı örüntülerinin karmaşıklık, yenilik ve belirsizlik gibi yapısal nitelikleridir.
Kolorimetre
Colorimeter
Monokromatik ve beyaz ışık karışımlarının veya üç ana rengin bilinen oranlarıyla karşılaştırma yaparak renkleri tanımlayan, eşleyen veya üreten optik ölçüm cihazı.
Koltuk Psikolojisi
Armchair Psychology
Deneysel gözlem ve ampirik kanıtlara başvurmaksızın, yalnızca içgözlem, varsayım ve rasyonel süreçlere dayanan gayriresmi psikolojik çıkarım biçimi.
Kompleks Fikirler
Complex İdeas
Assosiasyonizmde (çağrışımcılık), basit duyu verilerinin zihinsel işlemlerle bir araya gelmesiyle oluşan soyut ve çok katmanlı zihinsel tasarımlar.
Kompleks Tepki Süresi
Complex Reaction Time
Birden fazla uyarıcı arasından belirli olanın seçilmesi ve buna karşılık gelen farklı hareketlerin eşleştirilmesi sürecinde geçen bilişsel işlem süresidir.
Kompleks Ton
Complex Tone
Farklı frekanslara sahip iki veya daha fazla bileşenden oluşan işitsel uyarıcı.
Komplikasyon Deneyi
Complication Experiment
İki veya daha fazla olayın aynı anda gerçekleştiği ancak bunlardan yalnızca birinin dikkat odağında olduğu, dikkat dışı kalan olayların ise zaman içinde yer değiştirdiğini (kaydığını) gösteren deneysel paradigma.
Konasyon
Conation
Bilgi, duygu ve güdüleri eyleme dönüştüren proaktif irade ve çaba bileşenidir.
Konatif
Conative
Bir amaca yönelik istemli eylemi, iradi çabayı ve kişisel motivasyonu karakterize eden psikolojik süreç.
Konfigüral İpucu Yaklaşımı
Configural-cue Approach
Bileşik bir uyarıcıya verilen tepkinin, uyarıcının tekil parçalarından ziyade bütünsel formuna odaklandığını savunan deneysel öğrenme modeli.
Konfigürasyon
Configuration
Öğe veya bileşenlerin belirli bir düzen, örüntü veya form içinde bir araya gelme biçimi.
Konfigürasyonel Üstünlük Etkisi
Configural Superiority Effect
Görsel algıda, bir grup öğenin veya özelliğin oluşturduğu bütünsel konfigürasyonun, tek başına bir öğeye kıyasla çok daha hızlı ve kolay algılanması olgusu.
Konfigürel Öğrenme
Configural Learning
İki veya daha fazla uyarıcının tek başlarına değil, yalnızca bir araya geldiklerinde oluşturdukları bütüncül kombinasyona karşı verilen tepkilerin öğrenilmesi süreci.
Konflüans
Confluence
Farklı kaynaklardan gelen güdülerin, algısal ögelerin veya bilişsel süreçlerin tek bir akışta veya yapıda birleşmesi durumu.
Konsantrasyon
Concentration
Bilişsel süreçlerin veya zihinsel enerjinin, dikkat dağıtıcı unsurlar elimine edilerek belirli bir uyarıcıya veya probleme bilinçli olarak yönlendirilmesi ve sürdürülmesi.
Konsantratif Meditasyon
Concentrative Meditation
Bireyin dikkatini tek bir nesneye, sese, mantraya veya düşünceye sabitleyerek bilinç akışını diğer uyaranlara karşı kapattığı zihinsel disiplin biçimidir.
Konservasyon
Conservation
Fiziksel nesnelerin şekil veya konum değiştirmelerine rağmen kütle, hacim ve sayı gibi temel niteliklerinin değişmediğini kavrama bilişsel yetisi.
Konsindans
Concinnity
Sanatsal veya kavramsal bir tasarımın çeşitli unsurlarının hem kendi aralarında hem de bütünle kurduğu kusursuz ve uyumlu düzenleme niteliği.
Konsonant
Consonant
Ses yolunun kısmen veya tamamen daraltılması ya da kapatılmasıyla üretilen ve ünlülerle birleşerek hece oluşturan konuşma sesi.
Konstelasyon
Constellation
Bilişsel psikolojide, ortak bir tema veya çağrışım etrafında kümelenmiş bir fikirler ve temsiller grubu.
Kontinjans
Contingency
İki olay arasındaki, olasılığa dayalı koşullu ilişki; bir olayın gerçekleşmesinin diğerinin ortaya çıkışını öngördüğü durum.
Kontrafaktik
Counterfactual
Gerçekleşmemiş geçmiş olayları veya durumları temel alarak 'Eğer şöyle olmasaydı, böyle olurdu' biçiminde alternatif senaryolar kurma zihinsel süreci.
Kontrast
Contrast
İki veya daha fazla algı, nesne, olay ya da fikrin niteliklerinin kıyaslama yoluyla aralarındaki farkların belirginleştirilmesi durumu.
Kontrast Duyarlılık Fonksiyonu
Contrast-sensitivity Function (CSF)
Görsel sistemin farklı mekansal frekanslardaki kontrastı ayırt etme yeteneğini grafiksel olarak temsil eden işlevsel ölçüm.
Kontrast Etkisi
Contrast Effect
İki uyaranın aynı anda veya art arda sunulması durumunda, aralarındaki farkın olduğundan daha yoğun veya baskın algılanması eğilimidir.
Kontrast Polaritesi
Contrast Polarity
İki görsel unsur, özellikle figür ve arka plan arasındaki aydınlık veya karanlık zıtlık derecesidir.
Kontrast Yanılsaması
Contrast İllusion
Algılanan bir uyarıcı niteliğinin (boyut, renk, parlaklık veya açı), aynı nitelikte farklı özellikler taşıyan çevreleyici uyarıcıların varlığından etkilenerek sapma göstermesi durumu.
Kontrol Düzeni
Control Order
Ergonomide, bir kontrol veya girdi aygıtının çalıştırılması ile ekranda ortaya çıkan sonuç arasındaki işlevsel ilişki türü.
Kontrol Edilebilirlik Ayırt Ediciliği
Control Discriminability
Ergonomide bir arayüzdeki denetim mekanizmalarının diğerlerinden kolayca ayrılması ve işlevleriyle doğru eşleştirilmesidir.
Kontrol Fonksiyonu Mantığı
Control Function Logic
Ergonomi ve insan-bilgisayar etkileşiminde, bir kontrol veya giriş aygıtının hareketi ile ekranda ya da sistemde meydana gelen sonuç arasındaki mantıksal, sezgisel ve beklendik uyum.
Kontrol Listesi
Checklist
Gözlemlenmesi, kaydedilmesi, düzeltilmesi veya belirli bir şekilde değerlendirilmesi gereken öğelerin sistematik dökümü.
Kontrol Süreçleri
Control Processes
Bilgi işleme sisteminde verinin akışını, kodlanmasını, depolanmasını ve geri çağrılmasını organize eden bilişsel mekanizmalar.
Kontrol Teorisi
Control Theory
Bireylerin mevcut durumlarını belirli bir standartla sürekli olarak kıyaslayıp aradaki farkı kapatmak üzere davranışlarını ayarlamasını inceleyen ve köklerini mühendislik ile matematiğe dayandıran öz-düzenleme modeli.
Kontrol-gösterge Oranı
Control–display Ratio
Bir girdi cihazının hareket mesafesi ile ekranda ya da göstergede oluşturduğu karşılık gelen hareket mesafesi arasındaki oransal ilişki.
Kontrollü Çağrışım
Controlled Association
Katılımcının yanıtlarının belirli yönergelere veya kısıtlamalara göre uyarıcıyla ilişkilendirilmesini zorunlu kılan deneysel teknik.
Kontrollü Dikkat
Controlled Attention
Bireyin bilişsel kaynaklarını bilinçli ve istemli bir şekilde belirli bir uyarıcıya yöneltmesi ve bu esnada çeldiricileri aktif olarak inhibe etme kapasitesidir.
Kontrollü İşlemleme
Controlled Processing
Bilinçli farkındalık, niyet, çaba ve sınırlı bilişsel kapasite gerektiren bilgi işlemleme türüdür.
Kontrollü Maruz Bırakma Tekniği
Controlled-exposure Technique
Reklamların etkinliğini piyasaya sürülmeden önce sınırlı bir kitle üzerinde test etmek ve tüketici tepkilerini fizyolojik ile anket tabanlı yöntemlerle ölçmek amacıyla kullanılan deneysel bir araştırma yöntemidir.
Konuşma
Conversation
İki veya daha fazla insan arasında fikir ve bilgileri iletmek amacıyla gerçekleştirilen esnek, karşılıklı sözel etkileşim.
Konuşma Çözümlemesi
Conversation Analysis
İki veya daha fazla konuşmacı arasındaki resmi veya günlük sözel alışverişlerin, yapılandırılmış etkileşim kalıplarını ortaya çıkarmak amacıyla incelenmesidir.
Konuşmasal Çıkarım
Conversational İnference
Bireylerin bir sohbet sırasında, söylenenlerin ötesine geçerek açıkça ifade edilmeyen niyetleri, bağlamsal ipuçlarını ve kültürel normları kullanarak anlamlandırma sürecidir.
Koordineli İki Dillilik
Coordinate Bilingual
İki dili birbirine bağlı olmaksızın, tamamen farklı bağlamsal ortamlarda ve ayrı zaman dilimlerinde edinmiş olan bireylerin dilsel yetkinlik durumudur.
Kord Klavye
Chord Keyboard
Sınırlı sayıdaki tuşun farklı kombinasyonlarla eşzamanlı basılması yoluyla geniş bir alfa-nümerik veri girişine olanak tanıyan özel veri giriş aygıtı.
Koridor Yanılsaması
Corridor İllusion
İki özdeş nesnenin, arka plandaki derinlik ipuçları nedeniyle farklı boyutlarda algılanmasına neden olan bir boyut sabitliği yanılsaması.
Kortikal Uyarılma Faktörü
Cortical-arousal Factor
Psikolojik estetik bağlamında, bir sanat eserine verilen ve bireyin merkezi sinir sistemindeki uyarılma düzeyini (özellikle uykulu-uyanık ve zayıf-güçlü eksenlerinde) artıran tepki boyutu.
Koşullama
Conditioning
Belirli deneyimlerin, organizmanın belirli eylemlerde bulunma olasılığını artırması veya azaltmasıyla sonuçlanan temel öğrenme süreci.
Koşullandırma Düzeneği
Conditioning Apparatus
İnsan dışı canlılar üzerinde yürütülen deneysel araştırmalarda, davranışsal koşullandırma prosedürlerini uygulamak amacıyla kullanılan her türlü laboratuvar donanımı ve mekanik düzenektir.
Koşullu Akıl Yürütme
Conditional Reasoning
"Eğer X ise, o halde Y" formatındaki önermelere dayalı formal mantık ve çıkarım yapma bilişsel süreci.
Koşullu Art Etki
Contingent Aftereffect
Bir uyarıcı boyutunun (örneğin renk) algısının, farklı ve bağımsız başka bir uyarıcı boyutuna (örneğin yönelim) bağlı olarak değiştiği görsel algı olgusudur.
Koşullu Ayırt Etme
Conditional Discrimination
Bir uyarıcının varlığında gösterilen tepkinin pekiştirilmesinin, başka uyarıcıların da eşzamanlı veya ardışık olarak varlığına bağlı olduğu karmaşık bir öğrenme sürecidir.
Koşullu Duygusal Tepki
CER
Nötr bir uyarıcının klasik koşullanma yoluyla korku, kaygı veya öfke gibi duygusal bir tepki uyandırma kapasitesi kazanması durumu.
Koşullu İnhibisyon
Conditioned İnhibition
Daha önce farklı bağlamlarda deneyimlenmiş bir uyarıcının sunulmasıyla, halihazırda var olan koşullu tepkinin zayıflaması veya baskılanması durumu.
Koşullu Kaçınma Tepkisi
CAR
Organizmanın, uyarıcı öncesi işaretler (uyaranlar) aracılığıyla tehlikeden veya cezadan önceden kaçınmasını sağlayan öğrenilmiş davranış biçimi.
Koşullu Refleks
Conditioned Reflex
Doğuştan var olmayan, nötr bir uyarıcının, koordine edilmiş eşleşmeler yoluyla biyolojik olarak anlamlı bir uyarıcıyla ilişkilendirilmesi sonucu kazanılan otomatize davranışsal yanıt.
Koşullu Tat Kaçınması
Conditioned Taste Aversion
Bir yiyeceğin veya sıvının tadının mide bulantısı gibi olumsuz bir uyarıcıyla eşleşmesi sonucu, o tada karşı hızla gelişen ve sönmeye karşı dirençli olan kalıcı kaçınma tepkisi.
Koşullu Uyarıcı
Conditioned Stimulus (CS)
Başlangıçta nötr olan ancak koşullanma süreci sonucunda doğal bir tepkiyi tetikleme kapasitesi kazanan uyarıcı.
Koşullu Uyarıcı-koşulsuz Uyarıcı Aralığı
Conditioned Stimulus–unconditioned Stimulus İnterval (CS–US İnterval)
Klasik koşullanma süreçlerinde, önceden eşik eğitimi verilmiş koşullu uyarıcının (CS) sunumu ile henüz eğitim almamış koşulsuz uyarıcının (US) sunumu arasında geçen zaman dilimi.
Koşulsal İki Dillilik
Circumstantial Bilingualism
Bireyin kişisel tercihi veya akademik meraktan bağımsız olarak, göç, azınlık statüsü veya hayatta kalma zorunluluğu gibi dışsal çevresel baskılar nedeniyle ikinci bir dili edinmek zorunda kalması durumudur.
Kör Sokak
Cul-de-sac
Bilişsel veya davranışsal süreçlerde ilerlemenin durduğu, herhangi bir çıkış veya alternatif çözüm barındırmayan tıkanıklık durumu.
Kriptaritmetik
Cryptarithmetic
Rakamların harflerle değiştirildiği ve katılımcının her harfin hangi sayıyı temsil ettiğini mantıksal çıkarım yoluyla bulmasının istendiği bir problem çözme bulmacasıdır.
Kriptestezi
Cryptesthesia (cryptaesthesia)
Bilinen hiçbir duyusal uyaranla açıklanamayan durugörü, duruişiti, telepati veya diğer duyularötesi algı biçimlerini tanımlayan tarihi bir klinik ve parapsikolojik terim.
Kriptogram
Cryptogram
Harflerin birbirinin yerini alacak şekilde rastgele atandığı ve katılımcının ikame kurallarını çözerek orijinal mesajı ortaya çıkardığı problem çözme bulmacası.
Kriptomnezi
Cryptomnesia
Bireyin daha önceden karşılaşıp unuttuğu bir bilgiyi veya fikri, kendi orijinal yaratımı zannetmesiyle ortaya çıkan örtük hafıza hatası.
Kristalize Zeka
Crystallized İntelligence (crystallized Ability)
Bireyin yaşam boyu edindiği bilgileri, kültürel birikimi ve öğrenilmiş becerileri kullanarak problem çözme yeteneğidir.
Kroma-parlaklık Katsayısı
Chroma–brightness Coefficient
Munsell renk sisteminde, rengin doygunluğu (kroma) ile ışık yoğunluğu (parlaklık) arasındaki matematiksel ve algısal ilişkiyi tanımlayan katsayı.
Kromatik
Chromatic
Optik alanında renklerin fiziksel doğasını ve insan gözü ile beynindeki renk duyumunu inceleyen disiplin.
Kromatik Adaptasyon
Chromatic Adaptation
Renkli bir uyarana uzun süre maruz kalındığında, o belirli renge karşı duyarlılığın azalması ve görsel sistemin aydınlatma değişikliklerine uyum sağlama yeteneği.
Kromatiklik
Chromaticity
Bir renk uyarıcısının parlaklığından bağımsız olarak, dalga boyu ve saflık derecesiyle belirlenen objektif niteliği.
Kronestezi
Chronesthesia
İnsanın evrimsel süreçte kazandığı; geçmişin farkında olmasını ve geçmiş deneyimlerini kullanarak geleceği öngörmesini sağlayan zihinsel zaman yolculuğu kapasitesi.
Kronik Erişilebilir Yapılar
Chronically Accessible Constructs
Bireyin geçmiş deneyimleri, kişilik özellikleri veya mesleki yönelimleri doğrultusunda sıkça aktive ettiği ve bu nedenle yeni uyarıcıları yorumlarken zihne en hızlı gelen bilişsel kategoriler veya fikirler.
Kronograf
Chronograph
Zaman dizilerini grafiksel veya sayısal olarak hassas bir şekilde kaydeden ve ölçen enstrüman.
Kronometre
Chronometer
Sıcaklık, basınç ve çevresel dalgalanmalardan etkilenmeden yüksek hassasiyetle zamanı sürekli ölçmek ve sürdürmek üzere tasarlanmış ileri düzey zaman ölçüm cihazı.
Kronometri
Chronometry
Zamanın ve zamansal süreçlerin hassas bir şekilde ölçülmesi bilimi.
Kronometrik Analiz
Chronometric Analysis
Uyaran koşullarındaki değişimlerin katılımcıların tepki süreleri üzerindeki etkilerini inceleyerek altta yatan zihinsel süreçler hakkında çıkarım yapma yöntemidir.
KS-KUS Aralığı
CS–US İnterval
Klasik koşullanma sürecinde, koşullu uyarıcının (KS) başlangıcı ile koşulsuz uyarıcının (KUS) başlangıcı veya sunumu arasında geçen zaman dilimi.
Kutanöz Renk Algısı
Cutaneous Perception Of Color
Gözlerin yardımı olmaksızın, yalnızca derideki mekanoreseptörler veya fotoreseptör benzeri duyusal mekanizmalar aracılığıyla renklerin algılanabildiğini öne süren, deneysel psikolojide tartışmalı bir fenomendir.
Kültürel Ergonomi
Cultural Ergonomics
İnsan performansını, iş sistemlerinin tasarımını ve değerlendirilmesini etkileyen ulusal kültür, etnisite, cinsiyet ve sınıf gibi kültürel bileşenleri inceleyen uzmanlık alanı.
Kümeleme
Clustering
Bilişsel süreçlerde bilgilerin hatırlama sırasında benzerlik veya anlamsal bağlara göre kendiliğinden veya stratejik olarak gruplandırılması eğilimi.
Kümülatif Tekrar
Cumulative Rehearsal
Kısa süreli bellekte bilgi tutma stratejisi olarak, yeni sunulan her bir öğenin kendinden öncekilerle birlikte sistematik olarak tekrar edilmesi sürecidir.
Macera-rekreasyon Modeli
Adventure-recreation Model
Açık hava rekreasyonel etkinliklerinde risk arayan bireylerin katılım dinamiklerini; katılım düzeyi, risk türü ve seviyesi, sosyal yönelim, karar verme odağı ve tercih edilen çevre gibi değişkenler üzerinden inceleyen teorik çerçevedir.
Mağara Alegorisi
Analogy Of The Cave
Platon'un insan algısının sınırlılıklarını ve duyusal dünyanın yanıltıcı doğasını açıklamak için kullandığı, insanları mağaradaki zincirlenmiş mahkûmlara benzettiği felsefi metafor.
Merak
Curiosity
Yabancı, yeni veya ilgi çekici uyarıcıları araştırmak, gözlemlemek ve bilgi toplamak amacıyla beliren içsel dürtü.
Merkezci Psikoloji
Centralist Psychology
Davranışı çevresel organların değil, üst beyin merkezlerinin işlevi olarak ele alan psikolojik yaklaşım.
Merkezi Eğilim Yanlılığı
Central-tendency Bias
Bireylerin derecelendirme ölçeklerinde uç değerleri (çok düşük veya çok yüksek) kullanmaktan kaçınarak değerlendirmelerini ölçeğin orta noktasına doğru yığma eğilimi.
Merkezi Sınırlı Kapasite
Central Limited Capacity
Bilişsel sistemin belirli bir anda işleyebileceği, dikkat edebileceği veya farkında olabileceği bilgi miktarının doğası gereği kısıtlı olması durumu.
Merkezi Tutarlılık Kuramı
Central Coherence Theory
İnsan zihninin parçaları bütünleştirerek anlamlı bütünler oluşturma eğilimini inceleyen; otizm spektrum bozukluğunda ise bu bütünleştirme kapasitesinin zayıf olduğunu ve detay odaklı işlemeye ağırlık verildiğini savunan bilişsel kuram.
Merkezi Yönetici
Central Executive
Baddeley ve Hitch'in işleyen bellek modelinde, alt sistemlerin aktivitelerini koordine eden, dikkati yönlendiren ve bilişsel kaynakları paylaştıran sınırlı kapasiteli kontrol bileşeni.
Mesafe Algısı
Distance Perception
Bir gözlemcinin kendisi ile görsel bir hedef arasındaki fiziksel uzaklığı doğru bir şekilde tahmin etme yeteneğidir.
Mesafe İpucu
Distance Cue
Bir uyarıcının kaynağına olan mesafeyi değerlendirmeyi sağlayan işitsel veya görsel ipuçlarının bütünü.
Mesafe Paradoksu
Distance Paradox
Algılanan nesne büyüklüğü ile mesafe arasındaki ilişkinin, standart görsel ipuçlarının yanıltıcı veya çelişkili olduğu durumlarda insan algısını manipüle etmesi durumu.
Meydan Okuma
Challenge
Bir engelin tehdit yerine fırsat olarak algılanması ve bireyin başa çıkma kaynaklarının bu engeli aşarak durumu iyileştireceğine inanması durumu.
Mimik Birimi
Action Unit
Yüz İfadesi Kodlama Sistemi'nde (FACS) bir kodu oluşturan en basit yüz hareketi olup, tek bir yüz kasının çalışmasının görünür dışavurumudur.
Modlararası Aktarım
Cross-modal Transfer
Bir duyusal modalite aracılığıyla deneyimlenen veya öğrenilen bir nesnenin, daha sonra farklı bir duyusal modalite yoluyla tanınması veya algılanması süreci.
Mutlak
Absolute
Herhangi bir koşula, sınırlamaya veya başka bir değişkene bağlı olmaksızın var olan, bağımsız ve nihai durum.
Mutlak Eşik
Absolute Limen (AL)
Bir duyusal sistemin (görme, işitme vb.) dışarıdan gelen bir uyarıcıyı fark edebilmesi için gereken en düşük fiziksel enerji veya şiddet seviyesidir.
Mutlak İzlenim
Absolute İmpression
Herhangi bir açık referans noktası veya sayısal kıyaslama olmaksızın, örtük veya belirsiz standartlara dayanarak gerçekleştirilen psikofiziksel yargılama süreci.
Mutlak Yargı
Absolute Judgment
Tek bir uyaranın, diğer uyaranlarla veya bir standartla kıyaslanmaksızın, doğrudan belirli bir kategoriye (örneğin parlak, yüksek sesli) yerleştirildiği psikofiziksel değerlendirme süreci.
Mutlak Yargı Yöntemi
Absolute-judgment Method
Uyarıcıların diğer uyarıcılarla doğrudan karşılaştırılmaksızın, önceden belirlenmiş bir derecelendirme skalasına göre bireysel olarak değerlendirildiği psikofiziksel ölçüm prosedürü.
Mutlakçılık
Absolutism
Değerlerin, gerçeğin veya ahlaki yargıların evrensel, sabit ve değişmez bir gerçekliğe sahip olduğunu savunan felsefi ve bilişsel konum.
Müzakereci Zihin Yapısı
Deliberative Mind-set
Bireyin belirli bir eylem planı yapmadan veya karar almadan önce, olası alternatifleri, amaçları ve bunların gerçekleşme olasılıklarını tarafsız bir şekilde tartıştığı açık uçlu bilişsel durum.
Neden
Cause
Başka bir olayın (etkinin) gerçekleşmesini sağlayan olay, durum veya koşul.
Nedensel Doku
Causal Texture
Gerçekliğin dokusunu oluşturan, zamanla değişen ve olasılıksal temelde birbirine bağlı çok sayıdaki karşılıklı bağımlı olaylar ağı.
Nedensellik Testi
Cause-and-effect Test
Farklı nedenler için alternatif sonuçlar ve farklı sonuçlar için alternatif nedenler sunarak bireyin mantıksal nedensellik akıl yürütme becerisini ölçen bir zeka testi alt bileşenidir.
Nitelik / Atfetmek
Attribute
Bir nesnenin, kişinin veya algının ayırt edici özelliği ya da gözlenen bir etkiyi belirli bir nedensel faktörle ilişkilendirme süreci.
Nokta Figürü
Dot Figure
Zaman içinde, hangi noktaların gruplandırıldığına bağlı olarak biçim değiştiren bir yapı oluşturan nokta dizilimidir.
Ok Ucu Yanılsaması
Arrowhead İllusion
Çizgi uçlarındaki ok başlarının zıt yönlere bakması nedeniyle eşit uzunluktaki iki çizginin farklı uzunluklarda algılanmasına neden olan optik-geometrik yanılsama.
Olumlu Cümle
Affirmative
Dilbilimde ve psikolinguistikte, bir ifadenin olumsuzluk eki veya edatı içermeksizin, durumun varlığını veya gerçekliğini bildiren olumlu cümle yapısı.
Ordu Testleri
Army Tests
I. Dünya Savaşı'ndan itibaren ABD Ordusu tarafından askeri personeli sınıflandırmak ve zeka düzeylerini ölçmek amacıyla Lewis M. Terman ve Robert M. Yerkes öncülüğünde geliştirilen grup zeka testleridir.
Ortak Bölge
Common Region
Aynı sınırlandırılmış alan içinde yer alan nesnelerin, aralarındaki fiziksel mesafeden bağımsız olarak tek bir grup veya bütün olarak algılanmasını öngören Gestalt ilkesidir.
Ortak Kader İlkesi
Common Fate
Gestalt algısal örgütlenme ilkelerinden biri olup, aynı yönde hareket eden veya benzer bir işlevsel örüntü sergileyen nesnelerin tek bir bütün veya grup olarak algılanması eğilimidir.
Ortaklaşa Bellek
Collaborative Memory
Bir grup bireyin, paylaşılan bilgileri veya geçmiş olayları hatırlamak amacıyla birlikte çalışarak ortaya koyduğu ortak hatıra çıkarma süreci.
Ortalama İnsan İçin Tasarım
Design For The Average
İnsan kullanımına yönelik araç ve gereçlerin, uç değerler (ilk %5 ve son %95 persentiller) göz ardı edilerek yalnızca popülasyonun istatistiksel ortalama ölçü другому göre tasarlanması prensibi.
Otokton Gestalt
Autochthonous Gestalt
Dışsal uyaranların fiziksel özelliklerinden ziyade tamamen içsel faktörler ve organizmanın zihinsel dinamikleri tarafından tetiklenen algısal örüntü.
Otomatik Aktivasyon
Automatic Activation
Uyarıcıların irade dışı işlenmesi ve bunlara karşılık gelen tepkilerin bilinçli bir çaba olmaksızın hızla hazırlanması süreci.
Otomatik Eylem
Automatic Action
Bireyin dikkatini ya da bilinçli farkındalığını gerektirmeksizin, dışsal veya içsel uyarıcılara karşı istemsizce ve akıcı bir şekilde gerçekleştirilen motor veya bilişsel eylemdir.
Otomatik Süreç
Automatic Process
Bilinçli kontrol, çaba veya niyet gerektirmeksizin, dış uyarıcılar tarafından tetiklenerek hızlı ve akıcı bir şekilde gerçekleşen zihinsel işlem.
Otomatik Şekillendirme
Autoshaping
Canlının verdiği yanıttan bağımsız olarak pekiştireç aldığı durumlarda, uyarıcı ile ödül arasındaki eşleşme sonucunda kendiliğinden ilgisiz bir davranışı öğrenmesi ve tekrarlaması.
Otomatizasyon
Automatization
Bir beceri veya alışkanlığın, bilinçli çaba gerektirmeyecek ve rutinleşecek düzeyde otomatikleşme süreci.
Otomotiv Telematigi
Automotive Telematics
Hareket halindeki kara taşıtlarına uzaktan bilgi akışı sağlayan; rota optimizasyonu, trafik durumu, güvenlik uyarıları ve eğlence verilerini entegre eden iletişim teknolojisidir.
Otonom
Autonomic
Bağımsız bir varoluşa sahip olan, dışsal bir yönlendirme olmaksızın kendi kontrolü altında hareket eden ve öz-yönetim kapasitesi barındıran durum veya yapı.
Otonötik
Autonoetic
Bireyin yalnızca bilgiyi veya geçmişteki bir olayı hatırlamakla kalmayıp, o olayla ve bilgiyle olan öznel, zamansal ilişkisinin ve kendi varoluşunun bilincinde olma durumu.
Otosentrik
Autocentric
Algı, motivasyon, yönelim veya bilişsel süreçlerin bireyin kendi içsel durumuna, ihtiyaçlarına ve benliğine odaklandığı durumu tanımlayan sıfat.
Otostereogram
Autostereogram
İki boyutlu tekrarlayan örüntülerin, doğru odaklanma stratejisiyle insan beyninde üç boyutlu bir derinlik algısı oluşturmasını sağlayan görsel illüzyon.
Otosugestibilite
Autosuggestibility
Bireyin kendi düşüncelerinden, inançlarından veya içsel telkinlerinden dışsal bir müdahale olmaksızın etkilenme ve bu doğrultuda fizyolojik ya da psikolojik tepki üretme yatkınlığı.
Ödül Gecikme Gradyanı
Delay-of-reward Gradient
Pekiştirmenin gecikmesi ile bu pekiştirmenin davranış üzerindeki etkinliğinin azalması arasındaki ters orantılı ilişkiyi tanımlayan öğrenme psikolojisi ilkesidir.
Öğrenme Kolaylığı Yargısı
Ease-of-learning Judgment
Bir bireyin, herhangi bir bilgi parçasını henüz öğrenmeye çalışmadan önce, o bilgiyi ne kadar kolay edinebileceğine ve akılda tutabileceğine dair yaptığı öngörüdür.
Öngörücü Görüntü
Anticipatory İmage
Bireyin daha önce doğrudan deneyimlemediği dönüşümleri ve hareketleri zihinsel olarak tasavvur etmesine ve canlandırmasına olanak tanıyan bir zihinsel temsil biçimidir.
Önyargı Kör Noktası
Bias Blind Spot
Bireylerin, kendi kararlarındaki bilişsel ve bilinçdışı önyargıları fark edemezken, aynı önyargıları başkalarının davranışlarında rahatlıkla görebilme eğilimidir.
Önyargılı Ayrıntılandırma
Biased Elaboration
Bireylerin tutumlarıyla ilgili bilgileri işlerken, önceden sahip oldukları inançları destekleyecek yönde belirli bir değerlikte değerlendirme tepkileri üretme eğilimi.
Önyargılı Tarama
Biased Scanning
Bireylerin, önceden belirlenmiş bir benlik algısını desteklemek veya korumak amacıyla bellek içeriklerini seçici bir şekilde tarayarak uygun anılarını öne çıkardığı varsayımsal bilişsel süreç.
Örtük Davranış
Covert Behavior
Dışarıdan doğrudan gözlemlenemeyen, yalnızca özne tarafından rapor edilebilen veya dolaylı olarak çıkarılabilen zihinsel ve fizyolojik süreçler.
Örtük Dikkat
Covert Attention
Göz hareketleri eşlik etmeksizin, bakışın odaklandığı noktanın dışındaki bir konuma zihinsel dikkatin yönlendirilmesi süreci.
Örtük Konuşma
Covert Speech
Bireyin sesli bir şekilde dışa vurmadan, kendi iç sesini veya düşünce akışını zihinsel olarak yapılandırma sürecidir.
Örtük Prova
Covert Rehearsal
Bireyin kelimeleri veya davranışları dışsal bir ifadeye dökmeden, zihinsel olarak tekrarlamasıyla bellek performansını artırması veya gelecekteki eylemlere hazırlanması süreci.
Örtük Tepki
Covert Response
Düşünce, imge, duygu veya içsel fizyolojik reaksiyonlar gibi genellikle dışarıdan doğrudan gözlemlenemeyen, varlığı dolaylı olarak çıkarılan veya ölçülen her türlü tepki.
Örtük Yönelim
Covert Orienting
Göz hareketlerinden bağımsız olarak, bakış yönü değiştirilmeksizin dikkat odağının zihinsel olarak kaydırılması.
Örtüşme Problemi
Correspondence Problem
Görsel sistemin, iki farklı görüntü veya bakış açısındaki aynı öğeleri birbiriyle eşleştirerek derinlik, hareket ve nesne tanıma süreçlerini gerçekleştirmesini sağlayan temel hesaplama zorluğudur.
Öz İlişkisel Temalar
Core Relational Themes
Bilişsel değerlendirme kuramında, bireyin belirli olayların kendi iyilik hali üzerindeki özgül anlamını yargılayarak spesifik duygusal durumlar tetiklemesi süreci.
Özel Amaçlı Kategori
Ad Hoc Category
Önceden var olan bilişsel şemalardan bağımsız olarak, belirli bir anlık gereksinimi veya özel bir kriteri karşılamak üzere dinamik biçimde oluşturulan geçici kategoridir.
Özgürlük Bilinci
Consciousness Of Freedom
Açık bir baskının bulunmadığı durumlarda, bireylerin karar verme ve eylemleri kontrol etme sürecinde deneyimledikleri öznel seçim hissi.
Özlem
Aspiration
Bireysel çaba ile ulaşılabilecek bir hedef, amaç veya arzu edilen sonuç durumu.
Özümseme
Assimilation
Dışarıdan gelen yeni bilgilerin, algıların veya kültürel unsurların, bireyin mevcut zihinsel şemaları ya da sosyal yapısı tarafından içine alınarak bütünleştirilmesi.
Özümseme Etkisi
Assimilation Effect
Psikolojik deneylerde, katılımcıların yargılarının belirli bir referans noktasının (çapa) sunulmasının ardından bu noktaya doğru kayması durumu.
Paketleme Stratejisi
Bundling
Birden fazla bireysel ürün, politika ya da unsurun, çekiciliği veya işlevselliği maksimize edecek şekilde tek bir bütün halinde birleştirilmesi stratejisi.
Parlaklık
Brightness
Işık yoğunluğunun öznel ve algısal karşılığı; saf beyaz ile saf siyah arasında değişen görsel deneyim.
Parlaklık Algısı
Brightness Perception
Bir uyarıcının ışık yoğunluğu hakkında zihinsel izlenimler oluşturma yeteneği.
Parlaklık Ayrımı
Brightness Discrimination
İki veya daha fazla görsel uyarıcının parlaklık düzeyleri arasındaki farkları algılama ve ayırt etme kapasitesidir.
Parlaklık Değişmezliği
Brightness Constancy
Tanıdık nesnelerin, üzerlerine düşen ışık miktarındaki değişimlere rağmen aynı parlaklık derecesinde algılanmasını sağlayan algısal değişmezlik mekanizması.
Parlaklık Eşiği
Brightness Threshold
Belirli bir arka plan alanına karşı, belirli bir dalga boyundaki ışığın algılanabildiği en düşük ışık yoğunluğudur.
Parlaklık Kontrastı
Brightness Contrast
Farklı parlaklıktaki iki uyarıcının eş zamanlı olarak algılanması sonucunda, aralarındaki parlaklık farkının zihinsel olarak abartılarak algılanması olgusu.
Patlama
Burst
Nöronal ateşlemede veya davranışsal tepkilerde nispeten yüksek bir hızla art arda ortaya çıkan ani aktivite dizisi.
Patlamalı-sürtünmeli Ünsüz
Affricate
Önce bir patlamalı (durak) ünsüz olarak başlayıp hemen ardından aynı boğumlanma bölgesinde bir sürtünmeli ünsüz olarak serbest kalan karmaşık bir konuşma sesidir.
Pekiştirme Kuramı
Consolidation Theory
Kısa süreli bellekteki anıların, nöral devreler düzeyinde fiziksel ve kimyasal değişikliklerle kalıcı uzun süreli belleğe aktarılma ve stabilize edilme sürecini açıklayan kuram.
Pekiştirmenin Tüketimsel Tepki Teorisi
Consummatory Response Theory Of Reinforcement
Pekiştirmenin, organizmanın temel bir dürtüyü azaltan tüketimsel bir davranışı (örneğin yemek yeme veya su içme) gerçekleştirmesiyle sağlandığını öne süren öğrenme teorisi.
Psikolojik Evrensel
Cocktail-party Universal
Farklı kültürlerde, coğrafyalarda ve demografik gruplarda istisnasız tüm insanlarda gözlemlenen temel psikolojik özellik veya süreç.
Rastlantısal Örnek Eşleme
Arbitrary Matching To Sample
Seçim aşamasındaki doğru alternatifin, örnek olarak sunulan uyarıcıyla fiziksel veya mantıksal bir benzerlik taşımak yerine keyfi (sembolik) bir ilişki kurduğu uyarıcı eşleme prosedürüdür.
Reklam
Advertisement
Bireylerin dikkatini belirli bir ürün, hizmet veya fikre çekerek tüketimi teşvik etmek amacıyla basılı, yayın veya elektronik medyada yayımlanan kamusal duyuru.
Reklam Araştırmaları
Advertising Research
Spesifik ürün veya markalar için etkili reklam cazibelerinin seçimi, ürün imajı ile paket tasarımlarının oluşturulması ve reklam kampanyalarının etkinlik ölçüm yöntemlerinin geliştirilmesini sistematik olarak inceleyen uygulamalı bilimsel alandır.
Reklam Psikolojisi
Advertising Psychology
Çeşitli mecralardaki reklamların potansiyel alıcılar üzerindeki psikolojik etkilerini ve sunum tekniklerinin etkinliğini inceleyen uygulamalı alt disiplin.
Renk
Color
Işığın elektromanyetik spektrumdaki farklı dalga boylarının retinal reseptörler tarafından uyarılmasıyla ortaya çıkan öznel görsel algı deneyimi.
Renk Adaptasyonu
Color Adaptation
Görsel sistemin, değişen aydınlatma koşullarına ve renk dağılımlarına maruz kaldığında duyarlılığını ayarlayarak nesnelerin renklerini tutarlı algılamasını sağlayan fizyolojik süreçtir.
Renk Algısı
Color Perception
Işığın dalga boylarının fotoreseptörler tarafından yakalanıp beyin tarafından işlenmesiyle oluşan ton (hue) farkındalığı.
Renk Çarkı
Color Wheel
Farklı renk tonlarının dairesel bir düzlemde ana, ara ve ikincil ilişkileriyle organize edildiği ya da renk karışımlarını incelemek üzere sektörlere bölünmüş dairesel disk.
Renk Çemberi
Color Circle
Kromatik renklerin spektral sırayla bir çember çevresine dizildiği, Isaac Newton tarafından geliştirilmiş görsel ve algısal şemadır.
Renk Değeri
Color Value
Renkli bir uyarıcının parlaklığı veya içerdiği gri miktarı ile ilişkili olan görsel algı boyutu.
Renk Değişmezliği
Color Constancy
Tanıdık nesnelerin, üzerlerine düşen ışığın dalga boyu ve şiddeti değişse bile aynı renkte algılanmasını sağlayan algısal kararlılık mekanizması.
Renk Dengesi
Color Balance
Farklı renklerin bir arada en yüksek estetik uyumu ve görsel doygunluğu sağlayacak şekilde orantılanması süreci.
Renk Doygunluğu
Color Saturation
Bir rengin grilikten uzaklık derecesini, yoğunluğunu ve saflığını belirten görsel algı boyutu.
Renk İndüksiyonu
Color İnduction
Bir rengin, çevresindeki veya ardındaki diğer renklerin dalga boyu ve luminans özelliklerinden ötürü algılanan ton, doygunluk veya parlaklık açısından değişime uğraması olayı.
Renk Karışımı
Color Mixture
Pigmentlerin birleştirilmesi, ışıkların eş zamanlı projeksiyonu veya retinanın uyarıları hızla entegre etmesi yoluyla elde edilen duyusal füzyon etkisi.
Renk Karıştırıcı
Color Mixer
Farklı dalga boylarındaki ışıkların retinaya aynı anda veya hızlı bir ardışıklıkla sunulmasını sağlayan deneysel cihaz.
Renk Katısı
Color Solid
Renk tonu, ışık yoğunluğu ve doygunluk derecelerinin tamamını içeren üç boyutlu renk uzayı temsili.
Renk Koniği
Color Cone
Renk tonu, doygunluk ve ışık yoğunluğu parametrelerini üç boyutlu bir koordinat sisteminde modelleyen geometrik renk uzayı gösterimidir.
Renk Kontrastı
Color Contrast
Bir rengin mekansal veya zamansal olarak yakınında bulunan başka bir renk algısını değiştirme ve şiddetlendirme etkisi.
Renk Kuramı
Color Theory
Renk olgusunu, ışığın algılanmasını ve renklerin birbiriyle olan görsel, psikolojik etkileşimlerini açıklayan kuramsal çerçevelerin bütünü.
Renk Özelliği
Color Attribute
Rengin temel niteliklerini oluşturan ton, doygunluk ve ışık yoğunluğu gibi karakteristik özelliklerin bütünü.
Renk Piramidi
Color Pyramid
Renklerin üç boyutlu uzayda ton, doygunluk ve parlaklık eksenlerinde piramitsel bir geometriyle düzenlendiği görsel algı modelidir.
Renk Saflığı
Color Purity
Bir rengin beyaz, gri veya siyah gibi akromatik tonlardan arınmışlık derecesini ve doygunluğunu ifade eden psikofiziksel ölçüt.
Renk Sistemi
Color System
Ton, doygunluk ve ışık yoğunluğu niteliklerini hesaba katarak renkli uyarıcıları organize etmek için tasarlanmış herhangi bir sınıflandırma ve düzenleme modeli.
Renk Uyumu
Color Harmony
Renklerin bir araya geldiklerinde görsel olarak estetik bir memnuniyet yaratma derecesidir.
Renk Üçgeni
Color Triangle
Ton, ışık yoğunluğu ve doygunluk arasındaki ilişkileri iki boyutlu düzlemde gösteren üçgensel grafik modelidir.
Renk Yüzeyi
Color Surface
Işıklı yoğunluk seviyesi sabit tutularak, tüm olası renk tonlarını ve doygunluk derecelerini göstermek amacıyla renk katısının kesilmesiyle elde edilen düzlem.
Resmi Disiplin Doktrini
Doctrine Of Formal Discipline
Zihnin kaslar gibi egzersizle güçlendirilebilecek genel yeteneklere ayrıldığını ve bir alandaki eğitimin tüm zihinsel kapasiteyi artıracağını savunan, günümüzde geçerliliğini yitirmiş pedagojik teori.
Rüya Entegrasyonu
Dream İncorporation
Uyanıklık veya uyku esnasında algılanan dışsal ya da içsel uyaranların (telefon sesi, kas krampı, sıcaklık değişimi gibi) rüya içeriğine dahil edilmesi olayı.
Sabit Uyaranlar Yöntemi
Constant Stimulus Method
Psikofizikte, duyusal eşikleri belirlemek üzere önceden saptanmış rastgele sırada sunulan sabit yoğunluktaki uyaranların katılımcı tarafından ne sıklıkla algılandığının ölçüldüğü klasik bir deneysel yöntemdir.
Sağduyu Psikolojisi
Commonsense Psychology
Empirik laboratuvar veya klinik araştırmalardan ziyade, sıradan günlük deneyimlerden ve halk bilincinden türetilen psikolojik meselelere dair sezgisel fikirler bütünü.
Saldırganlık İpucu
Aggressive Cue
Bireyin çevresinde bulunan ve saldırganlık olarak yorumlanan ya da tipik olarak saldırgan davranışlarla ilişkilendirilen her türlü uyarıcı veya sinyal.
Sanat Testi
Art Test
Güzel sanatlar alanındaki özel yetenekleri belirlemek, sanatsal yaratıcılığı değerlendirmek veya sanatsal üretimleri analiz etmek amacıyla kullanılan psikometrik ve performans tabanlı ölçüm aracı.
Saptama Görevi
Detection Task
Bireyin belirli bir uyarıcının (sinyalin) varlığını gürültü veya arka plan uyaranları arasında fark edip edemediğini ölçmek için tasarlanmış deneysel prosedür.
Satın Alma Davranışı
Buying Behavior
Bireylerin ürün veya hizmet edinim süreçlerinde sergilediği zihinsel süreçlerin ve fiziksel eylemlerin toplamıdır.
Satranç Tahtası Yanılsaması
Chessboard İllusion
Helmholtz satranç tahtası olarak bilinen sistematik olarak bozulmuş bir desenin retinaya yakın incelenmesiyle ortaya çıkan derinlik algısı yanılsaması.
Sayısallaştırılmış Konuşma
Digitized Speech
Bilgisayar depolaması veya ağ üzerinden iletim amacıyla ikili (binary) koda dönüştürülmüş insan konuşması.
Seçim Davranışı
Choice Behavior
Mevcut çok sayıda seçenek veya alternatif arasından birinin bilinçli veya örtük olarak tercih edilme süreci.
Seçim Uyaranları
Choice Stimuli
Reaksiyon süresi görevlerinde, belirli bir denemede ortaya çıkabilecek ve her biri farklı bir motor yanıtla eşleştirilmiş olası uyaran dizisi.
Seçimli İki Dillilik
Elective Bilingualism
Bireyin zorunluluktan ötürü değil, kişisel, akademik veya profesyonel gelişim amacıyla kendi ana dili dışında ikinci bir dili bilinçli olarak öğrenmesi durumu.
Seçimli Tepki Zamanı
Choice Reaction Time
Birbirinden farklı birden fazla uyarıcıdan hangisinin sunulduğuna bağlı olarak, olası çeşitli tepkilerden yalnızca birinin seçilip gerçekleştirilmesi için geçen toplam süre.
Sent
Cent
Akustikte, frekans oranlarını ifade etmek için kullanılan logaritmik bir birimdir.
Sentez Yoluyla Analiz
Analysis By Synthesis
Duyusal girdilerin tanınması ve yorumlanmasında veri-sürücülü (bottom-up) ile kavram-sürücülü (top-down) süreçlerin etkileşimini savunan bilgi işlemleme modeli.
Serebrasyon
Cerebration
Derinlemesine düşünme, muhakeme yürütme veya problem çözme gibi her türlü bilinçli zihinsel aktivite.
Seri Beklenti Yöntemi
Anticipation Learning Method
Öğrenenin bir sonraki uyarıcıyı veya yanıtı tahmin etmeye (beklentide bulunmaya) teşvik edildiği deneysel bir bellek ve öğrenme prosedürüdür.
Sessiz Harf Üçlemesi
Consonant Trigram
Sözel öğrenme ve bellek deneyimlerinde kullanılmak üzere tasarlanan, anlamlı bir sözcük oluşturmayan üç ardışık sessiz harften oluşan dizilimdir.
Seyreltme Etkisi
Dilution Effect
Bir grubun büyüklüğü veya alakasız bilgilerin eklenmesi yoluyla, belirli bir uyarıcının, riskin ya da stereotipin birey üzerindeki etkisinin oransal olarak azalması durumu.
Sıkıntı
Boredom
Çevresel uyarıcılarla etkileşimin yetersiz kalmasından kaynaklanan, bireyin ilgi ve merak yoksunluğu yaşadığı yorgunluk ve ennui hâlidir.
Sıkıştırılmış Konuşma
Compressed Speech
Orijinal üretilme hızından daha yüksek bir dakikadaki kelime oranında, anlaşılırlığını kaybetmeyecek şekilde dijital olarak hızlandırılmış kayıtlı konuşma biçimidir.
Sınıf Kapsama
Class İnclusion
Alt kümenin (örneğin köpekler), içinde yer aldığı üst kümeden (örneğin hayvanlar) her zaman daha küçük veya az sayıda olması gerektiğini kavrama yeteneğidir.
Siklops Gözü
Cyclopean Eye
İki gerçek gözün orta noktasında yer aldığı varsayılan, her iki gözün işlevlerine erişimi olan ve uzay algısı ile göz hareketlerini açıklamada kullanılan teorik bir yapı.
Sinyal Saptama Kuramı
Detection Theory
Belirsiz ve gürültülü bir arka plan içinde yer alan zayıf uyaranların algılanmasını, duyusal hassasiyet ile karar verme kriterini birbirinden bağımsız olarak değerlendiren nicel bir modeldir.
Soğuk Biliş
Cold Cognition
Duygusal motivasyon, arzu veya hislerin barınmadığı, tamamen mantıksal, nesnel ve olgusal bilgi işlemleme süreçlerini ifade eden bilişsel kavram.
Sokak Problemi
Alley Problem
Gözlemciden uzaklaşan iki paralel yapının (örneğin demiryolu rayları veya bina duvarları) ufukta birleşiyormuş gibi görünmesinin yarattığı algısal ikilemdir.
Somut İmge
Concrete İmage
Özel duyusal nitelikler (tat, koku, ses vb.) bağlamında zihinde canlandırılan veya hatırlanan spesifik duyusal temsil.
Somut Resim
Concrete Picture
Fiziksel dünyadaki belirli bir nesne veya olaya dayanan, çok az soyutlama barındıran veya hiç barındırmayan zihinsel temsil.
Somut Sözcük
Concrete Word
Fiziksel olarak gerçek ve duyu organlarıyla algılanabilen varlıkları, nesneleri veya kişileri temsil eden dilbilimsel birim.
Somut Zeka
Concrete İntelligence
Fiziksel nesneleri anlama, kavrama ve bu nesneler üzerinde manipülasyon yapabilme becerisi.
Somutluk Etkisi
Concreteness Effect
Somut isimlerin (örn. sandalye), soyut isimlere (örn. sevgi) kıyasla insan belleğinde çok daha üstün bir hatırlanma oranına sahip olmasını ifade eden bilişsel olgu.
Soyut Düşünme
Abstract Thinking
Genel fikirlerin, kavramların ve sembollerin kullanımıyla karakterize edilen; doğrudan duyusal algının ötesine geçebilen üst düzey bilişsel süreç.
Soyut Fikir
Abstract İdea
Somut ve fiziksel bir maddi karşılığı bulunmayan veya çok sayıda farklı tikel örneği ortak bir kategori altında toplayan kavramsal yapı.
Soyut Kavramsallaştırma
Abstract Conceptualization
Somut gözlemlerden ve tikel örneklerden yola çıkarak genel, tümel kavramlar üretme veya nesnel karşılığı olmayan soyut düşünsel yapılar formüle etme zihinsel süreci.
Soyut Öğrenme
Abstract Learning
Kavramların ve önermelerin anlamları ile bunlar arasındaki mantıksal ve sistematik ilişkiler gibi genel veya somut olmayan materyallerin bilgisini edinme süreci.
Soyut Sözcük
Abstract Word
Doğrudan duyusal organlarla algılanamayan, somut bir fiziksel karşılığı bulunmayan kavram, durum veya fikirleri temsil eden dilsel birim.
Soyut Temsil
Abstract Representation
Bilişsel kuramda, bir uyarıcının değişken yüzey özelliklerinden bağımsız olarak, özsel veya soyut biçimde zihinsel olarak kodlanması.
Soyut Yetenek
Abstract Ability
Somut detaylardan bağımsız olarak kavramlar, semboller ve soyut ilişkiler arasında mantıksal bağ kurabilme ve bunları manipüle edebilme bilişsel kapasitesi.
Soyut-temsili Boyut
Abstract-versus-representational Dimension
Bir sanat eserinin gerçekliği ne ölçüde betimlediği ile ondan ne kadar uzaklaşıp soyutlaştığı arasındaki derecelendirme eksenidir.
Soyutlama
Abstraction
Belirli örneklerden ortak benzerlikleri ayıklayarak genel kavramlar, fikirler veya kurallar oluşturma bilişsel süreci.
Soyutlama Deneyi
Abstraction Experiment
Bireylerin belirli örneklerden veya örnek olmayan unsurlardan yola çıkarak bir kategorinin ya da kavramın genel niteliklerini tümevarımsal olarak çıkarma becerisini inceleyen deneysel çalışmalardır.
Söylem Rutini
Discourse Routine
Katılımcıların sıra alma ve katılım konusunda önceden belirlenmiş beklentilere sahip olduğu, yüksek düzeyde yapılandırılmış ve ritüelleşmiş konuşma eylemidir.
Sözel Yönerge Süreci
Articulatory Control Process
Çalışma belleğinin fonolojik döngü bileşenine ait, fonolojik deponun içsel sesli yineleme (rehearsal) yoluyla tazelenmesini sağlayan alt sistem.
Sürekli Çeldirici Görevi
Continuous Distractor Task
Bellek tutma kapasitesini ölçmek amacıyla, katılımcıya öğrenilmesi gereken uyaranların arasına sürekli çeldiriciler serpiştirilerek uygulanan dinamik bir bellek testidir.
Sürekli Hareket Görevi
Continuous Movement Task
Tanımlanabilir bir başlangıç veya bitiş noktası olmayan, dışarıdan keyfi olarak durdurulana kadar akış halinde devam eden amaca yönelik motor beceri.
Sürekli Pekiştirme
Continuous Reinforcement (CRF)
Edimsel ve araçsal koşullamada, sergilenen her doğru ya da istenen tepkinin istisnasız olarak pekiştirilmesi süreci.
Sürekli Tanıma Görevi
Continuous Recognition Task
Katılımcıların bir dizi halindeki uyaranları sırayla incelediği ve her bir öğenin daha önce gösterilip gösterilmediğini ('eski' veya 'yeni' olarak) anında bildirdiği bir bellek testidir.
Süreklilik Hipotezi
Continuity Hypothesis
Öğrenme, problem çözme ve gelişim gibi psikolojik süreçlerin anlık sıçramalarla değil, kademeli, aşamalı ve kümülatif bir artışla gerçekleştiğini savunan varsayım.
Sürüklenme Difüzyon Modeli
Drift Diffusion Model
İki seçenekli karar verme süreçlerinde, gürültülü kanıtların bir eşik değerine ulaşana dek zamanla nasıl biriktiğini ve hem seçimi hem de reaksiyon süresini aynı anda açıklayan hesaplamalı bir bilişsel çerçevedir.
Şikago Okulu
Chicago School
20. yüzyılın başlarında Chicago Üniversitesi'nde doğan ve zihinsel aktivitelerin evrimsel süreçteki adaptif işlevlerine odaklanan işlevselci psikoloji ekolü.
Tahsis Eden
Allocator
Pazarlık ve oyun teorisinde, karşı tarafa (kabul edene) ilk teklifi sunan birey veya grup.
Tahsis Kararı
Allocation Decision
Sınırlı kaynakların belirli birimler veya bireyler arasında nasıl dağıtılacağına dair karar verme süreci.
Tamalgı
Apperception
Yeni bir algının veya fikrin, bireyin önceden var olan bilgi yapısı ve deneyim süzgecinden geçirilerek bilinçli bir şekilde anlamlandırılması ve özümsenmesi süreci.
Tamamlama Testi
Completion Test
Katılımcının yazılı bir metindeki eksik kelimeyi, ifadeyi veya harfi; sözel olmayan formlarda ise eksik sayı, sembol ya da görsel temsil kalıbını tamamlamasının istendiği psikometrik ölçüm aracı.
Tamamlayıcı Sınıflandırma
Complementary Classification
Bireyin geçmiş yaşam deneyimlerine ve zihinsel çağrışımlarına dayanarak, kavramsal olarak farklı kategorilerdeki öğeleri üst düzey tek bir sınıfta gruplaması.
Tanım
Definition
Optikte bir fotoğraf veya optik sistem tarafından üretilen görüntünün netliği; genel anlamda ise bir terimin, kavramın veya olgunun semantik olarak sınırlandırılması ve anlamının ifadesi.
Tanımlayıcı Davranışçılık
Descriptive Behaviorism
B. F. Skinner tarafından savunulan; psikolojinin kapsamını organizmanın gözlemlenebilir davranışlarının, bu davranışların ortaya çıkış koşullarının ve çevresel etkilerinin tasviriyle sınırlayan, varsayımsal içsel süreçleri reddeden yaklaşım.
Tasarım Tavizi
Design Trade-off
Bir sistem veya ürünün belirli bir özelliğine öncelik verilirken, diğer bir özelliğinin kullanılabilirliğinden veya performansından kısmen vazgeçilmesi durumudur.
Telafi Edici İzleme
Compensatory Tracking
Bir operatörün, ekrandaki bir göstergenin veya imlecin dışsal etkenlerle hedeften sapmasını engellemek amacıyla bir kontrol mekanizması (örneğin joystick) kullanarak sürekli düzeltme yapmasını gerektiren görev türü.
Telafi Edici Mekanizma
Compensatory Mechanism
Bireyin zayıf veya yetersiz olduğu bilişsel, fiziksel ya da işlevsel bir alanı dengelemek veya aşmak için farklı becerilerini devreye soktuğu bilişsel süreç.
Temel Düzey Kategori
Basic Category
İnsanların bilişsel süreçlerde, öğrenme ve bellek görevlerinde en çok tercih ettiği, kategorizasyon hiyerarşisinin orta ve en işlevsel düzeyidir.
Temel Oran Yanılgısı
Base-rate Fallacy
Bireylerin bir popülasyondaki istatistiksel genel olasılıkları (temel oranları) göz ardı ederek, spesifik ve anlık bilgilere aşırı ağırlık vermesiyle oluşan karar verme hatasıdır.
Temel Teknik
Basic Technique (BT)
Parapsikoloji deneylerinde Zener kartları kullanılırken, her kartın katılımcı tarafından tahmin edildikten sonra desteden ayrılarak bir kenara konulduğu ve kontrolün tüm destenin bitiminden sonra yapıldığı temel prosedür.
Ters Koşullama
Backward Conditioning
Koşulsuz uyarıcının, nötr uyarıcıdan hemen önce sunulduğu deneysel bir klasik koşullama prosedürüdür.
Tersine Kaza Yanılgısı
Converse Accident
Istisnai veya sınırlı bir durumdan yola çıkarak, haksız bir şekilde genel ve koşulsuz bir kural çıkarma biçiminde gerçekleşen gayri resmi mantık hatasıdır.
Tespit Eşiği
Detection Threshold
Bir duyusal uyaranın organizma tarafından istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde fark edilebilmesi için gereken minimum fiziksel şiddet seviyesidir.
Tıklama Oranı
Click-thru Rate
Bir dijital reklama veya bağlantıya tıklayan kullanıcı sayısının, o içeriği gören toplam kullanıcı sayısına oranını gösteren nicel performans metriği.
Toplama Testi
Addition Test
Bireylerin aritmetik toplama problemlerini çözmesini gerektiren, tarihsel olarak erken dönem zeka ve bilişsel yetenek testlerinde kullanılan bir performans görevidir.
Tutarlı Eşleme
Consistent Mapping
Dikkat testlerinde veya görsel arama görevlerinde, belirli bir uyarıcının ya her zaman hedef ya da her zaman çeldirici olarak konumlandırıldığı deneysel koşuldur.
Tutum Uyumluluğu Etkisi
Attitude-congeniality Effect
Bireylerin, mevcut tutumlarıyla değerlendirme açısından tutarlı olan bilgileri, tutarsız olanlara kıyasla daha iyi hatırlama eğilimi.
Tutumla İlgili Bilgi
Attitude-relevant Knowledge
Belirli bir tutum nesnesiyle doğrudan ilişkili olan ve bu nesneyle karşılaşıldığında bellekte aktif hale gelen bilişsel bilgi kümesidir.
Tutumun Pekiştirilmesi
Bolstering Of An Attitude
Bireyin, tutumuyla çelişen bilişsel unsurların yarattığı rahatsızlığı azaltmak amacıyla, mevcut tutumunu destekleyen yeni bilişsel argümanlar üretmesi süreci.
Tüketici Araştırması
Consumer Research
Tüketici davranışlarını incelemek amacıyla klinik, bilimsel ve istatistiksel araştırma tekniklerinin sistematik olarak uygulanmasıdır.
Tüketici Davranışı
Consumer Behavior
Bireylerin veya grupların, ekonomik mal ve hizmetleri elde etme, tüketme ve elden çıkarma süreçleri ile bu eylemleri önceleyen ve takip eden karar alma mekanizmaları.
Tüketici Eğitimi
Consumer Education
Bireyleri karmaşık ürün ve hizmetleri değerlendirme, eleştirel karar verme, piyasa mekanizmalarını anlamave rasyonel harcama stratejileri geliştirme konularında donanımlı hâle getiren yapılandırılmış programlar bütünü.
Tüketici Özellikleri
Consumer Characteristics
Reklam kampanyalarının stratejik planlamasını doğrudan yönlendiren ve bireylerin satın alma kararlarının arkasındaki gizil motivasyonları belirleyen psikolojik ve demografik nitelikler.
Tüketici Psikolojisi
Consumer Psychology
Bireylerin tüketici rolündeki davranışlarını, karar alma süreçlerini ve bu süreçleri yönlendiren pazarlama ile iletişim tekniklerini inceleyen uygulamalı psikoloji alt dalıdır.
Tüketici Yenilikçisi
Consumer İnnovator
Yeni bir ürünü veya hizmeti piyasaya sürülmesinin hemen ardından ilk benimseyen, risk alma eğilimi yüksek birey.
Tümdengelim
Deduction
Genel bir kural veya öncülden, mantıksal geçerlilik kurallarına bağlı olarak özel bir sonuç çıkarma süreci.
Tümdengelimsel Akıl Yürütme
Deductive Reasoning
Genel geçer öncüllerden hareketle zorunlu ve mantıksal olarak kesin özel sonuçlar çıkarma bilişsel sürecidir.
Türetilmiş Fikirler
Derived İdeas
Zihnin dışında kökenlenen, duyu izlenimleri gibi dışsal kaynaklardan elde edilen ve Descartes epistemolojisinde doğuştan olmayan düşünceler.
Türetilmiş Özellik
Derived Property
Gestalt psikolojisinde, bir bütünün parçası olan öğenin, içinde bulunduğu spesifik konfigürasyon veya bağlam dolayısıyla kazandığı ikincil nitelik.
Uyanıklık Ve Dikkatlilik
Attentiveness
Bireyin çevresel uyaranlara karşı uyanık olma hali ve aktif olarak dikkatini bir öznε, göreve ya da başkalarının gereksinimlerine yöneltme kalitesi.
Uyarıcı Ayırt Etme
Discrimination Of Cues
İki veya daha fazla benzer uyarıcı arasındaki ince farkları algılama ve bunlara farklı tepkiler verme kapasitesi.
Uyarıcıların Kazanılmış Belirginliği
Acquired Distinctiveness Of Cues
Bireyin belirli uyarıcı özelliklerine yönelik geçmiş öğrenme deneyimlerinin, aynı özelliklere başka bir bağlamda tepki vermeyi kolaylaştırma süreci.
Uyarılma-artış Mekanizması
Arousal-boost Mechanism
Bir uyaranla temas sonucunda ortaya çıkan ve kademeli olarak artarak ölçülebilir bir haz (hedonik) etkisi yaratan genel uyarılma hali.
Uyarlanabilir Görev Dağılımı
Adaptive Task Allocation
Ergonomi ve insan-bilgisayar etkileşiminde, sistemin, operatörün (örneğin yorgunluk durumu) veya çevresel koşulların anlık durumuna göre görevlerin insan ile makine arasında dinamik olarak paylaştırılması.
Uyarlanabilir Sistem
Adaptive System
Kullanıcının özelliklerine, sistemin durumuna veya çevresel koşullara göre bilgi sunumunu, arayüz tasarımını ya da çıktısını dinamik olarak değiştirebilen etkileşimli yapı.
Uyarlanabilir Strateji Seçim Modeli
Adaptive Strategy Choice Model (ASCM)
Çocukların bilişsel dağarcığında birden fazla problem çözme stratejisinin bulunduğunu ve bu stratejilerin zamanla deneyim yoluyla rekabet ederek kullanım sıklıklarının değiştiğini savunan kuramsal model.
Uyum
Adaptation
Dilbilim ve bilişsel işlekleme süreçlerinde, bir cümlenin farklı dilbilgisel unsurları arasındaki doğru yapısal ilişkiyi ifade eder.
Uyum Düzeyi
Adaptation Level (AL)
Yeni uyarıcıların değerlendirildiği teorik bir referans noktası veya sıfır noktası standardı.
Uyumlayıcı Davranış
Adjustive Behavior
Bir organizmanın çevresel veya durumsal talepleri başarılı bir şekilde bünyesine entegre eden her türlü tepkisi.
Uyumsuz Uyarıcı
Discrepant Stimulus
Bilinen bir uyarıcıdan veya şematik temsilden orta düzeyde farklılık gösteren, bireyin zihinsel şemalarıyla çelişen her türlü duyusal girdidir.
Varsayılan Yanlılığı
Default Bias
Karar verme sürecinde, alternatif seçenekler mevcut olmasına rağmen önceden belirlenmiş ya da sunulmuş öntanımlı seçeneğe bağlı kalma eğilimi.
Veri Odaklı İşleme
Data-driven Processing
Algısal girdilerin duyu organlarından başlayarak daha yüksek bilişsel merkezlere doğru, önsel beklentilerden bağımsız bir şekilde ilerlediği süreçtir.
Ya Hep Ya Hiç Yanılgısı
Either–or Fallacy
Karmaşık bir durumu veya argümanı sadece iki uç seçeneğe indirgeyerek diğer tüm makul alternatifleri ve ara olasılıkları yok sayan mantıksal bir safsatadır.
Yakınsak Düşünme
Convergent Thinking
Bir probleme yönelik önceden belirlenmiş birden fazla seçenek arasından en doğru veya en işlevsel olanı, mantıksal ve doğrusal adımlarla bulma odaklı eleştirel düşünme süreci.
Yakınsak Üretim
Convergent Production
Bir soruya tek ve en doğru yanıtı verme ya da belirli bir problem için en optimal çözümü seçme kapasitesi.
Yaklaşma
Approach
Bir uyarıcıya veya hedefe yönelme eylemi ya da bir amaca ulaşmak için benimsenen belirli yöntem ve stratejilerin bütünü.
Yaklaşma-kaçınma Çatışması
Approach–avoidance Conflict
Tek bir hedefin veya seçeneğin hem arzu edilen olumlu yönleri hem de istenmeyen olumsuz sonuçları barındırdığı durumlarda yaşanan motivasyonel ikilemdir.
Yaklaşma-yaklaşma Çatışması
Approach–approach Conflict
Bireyin, aynı anda çekici gelen ancak birbirini dışlayan iki seçenekten yalnızca birini seçmek zorunda kaldığı motivasyonel ikilem.
Yanıltıcı Reklam
Deceptive Advertising
Tüketicilerde yanlış çıkarımlara yol açarak ürün veya hizmetlerin niteliği, etkisi ya da faydası konusunda gerçeği yansıtmayan izlenimler uyandıran ticari iletişim biçimidir.
Yankı
Echo
Doğrudan kaynaktan yayılan sesten belirgin bir zaman aralığıyla ayrılan yansıtılmış ses dalgası.
Yankısız Oda
Anechoic Chamber
Ses yansımalarını ve yankıları tamamen ortadan kaldırmak üzere tasarlanmış, dışarıdaki ses ve elektromanyetik enerjiden izole edilmiş özel oda.
Yapı Birimi
Constituent
Daha büyük ve karmaşık bir bütünün bileşeni olan dilsel veya yapısal birim.
Yapıcı Bellek
Constructive Memory
Bireyin bir olayı veya deneyimi hatırda tutarken, zihinsel şemaları ve genel bilgileri kullanarak eksik kısımları doldurması veya detayları dönüştürmesi suretiyle anıyı yeniden inşa etme süreci.
Yapıcı Düşünme
Constructive Thinking
Günlük yaşamdaki problemleri minimum stres ve maksimum adaptasyonla çözme becerisi.
Yapılandırıcı Özümseme
Elaboration
Bilginin mevcut bilişsel şemalarla ilişkilendirilerek zenginleştirilmesi, derinlemesine işlenmesi ve anlamlandırılması süreçlerinin bütünü.
Yapılandırıcı Özümseme Provası
Elaborative Rehearsal
Yeni edinilen bilgiyi hâlihazırdauzun süreli bellekte bulunan mevcut bilgi ağlarıyla ilişkilendirerek kodlama kalitesini artıran ve anı oluşumunu kolaylaştıran bir Bilişsel Psikoloji stratejisi.
Yapılandırılmış Çevre
Carpentered Environment
Dik açılar, doğrusal çizgiler ve dikdörtgen formların baskın olduğu insan yapımı mimari ve nesnel çevre.
Yapılandırmacı Duygu Kuramı
Constructivist Theory Of Emotion
Duyguların doğuştan gelen ve sabit evrensel programlar olmadığını, aksine bireyin sosyal deneyimleri, kültürel bağlamı ve bilişsel kategorizasyonu yoluyla anlık olarak inşa edildiğini öne süren teorik yaklaşım.
Yapılandırmacılık
Constructivism
Bireylerin dünyaya ilişkin algılarını, nesneleri ve olayları halihazırdaki bilgi birikimleriyle aktif bir şekilde anlamlandırarak zihinsel olarak inşa ettiğini savunan kuramsal yaklaşım.
Yapısal Bağlılık
Constraint Commitment
Bilişsel veya yapısal modellerde, belirli bir kısıtlamaya veya varsayıma erken aşamada bağlanılması ve işlem sürecinin bu doğrultuda sınırlandırılması durumu.
Yaratıcı Dahi
Creative Genius
Alışılmışın dışında bağlamlar kurarak hem radikal düzeyde özgün hem de alanında işlevsel, paradigmalar dönüştürücü eserler veya çözümler ortaya koyma kapasitesidir.
Yaratıcı Düşünme
Creative Thinking
Herhangi bir alanda yeni bir buluş, çözüm veya sentez ortaya çıkaran zihinsel süreçlerin tamamıdır.
Yaratıcı İmgelem
Creative İmagination
Mevcut bilgilerin basit birer kombinasyonuyla açıklanamayan, tamamen yeni ve sıra dışı fikirlerin ortaya çıkmasını sağlayan zihinsel yetidir.
Yaratıcı Sentez
Creative Synthesis
Birkaç farklı fikir, imge veya çağrışımın, bileşenlerinin hiçbirine benzemeyen yepyeni ve özgün bir bütün oluşturacak şekilde birleştirilmesi sürecidir.
Yaratıcı Zeka
Creative İntelligence
Sternberg'in üçlü zeka kuramında bireyin yeni durumlarla karşılaşma, soyutlama yapma, icat etme, keşfetme ve hayal gücünü kullanarak alışılmışın dışında problem çözme becerilerini kapsayan zihinsel kapasite.
Yaratıcılık
Creativity
Özgün işler, kuramlar, teknikler veya fikirler üretme ve geliştirme kapasitesi; bireyin özgünlük, imgeleme ve dışavurum sergilediği kalıcı bir bilişsel özelliktir.
Yaratıcılık Ölçümü
Creativity Measurement
Bireylerin yaratıcı potansiyelini, fikir akıcılığını ve ıraksak (divergent) düşünce becerilerini sistematik olarak değerlendiren psikolojik test süreçleridir.
Yardımcı Davranış
Adjunctive Behavior
Edimsel koşullamada bir pekiştirecin düzenli sunumunu takiben ortaya çıkan, ancak doğrudan bu pekiştireçle işlevsel bir bağı bulunmayan göreceli olarak kalıplaşmış ve tekrarsı davranış.
Yardımcı Fiil Devriği
Auxiliary İnversion
Bildirme cümlelerinde özne ile yardımcı fiilin yer değiştirerek bir soru cümlesi oluşturması dilbilimsel mekanizmasıdır.
Yardımlı Hatırlama
Aided Recall
Bireyin belleğindeki bilgileri geri çağırabilmesi için çeşitli ipuçlarının, tetikleyicilerin veya yönlendirici uyarıcıların sağlandığı bellek test etme ve anımsama süreci.
Yaşlanmanın Kullanmama Kuramı
Disuse Theory Of Aging
Yaşlanmaya bağlı bilişsel ve psikolojik gerilemenin, bu yeteneklerin zamanla yeterince kullanılmamasından kaynaklandığını öne süren kuram.
Yavaşlama
Deceleration
Hareketin, değişimin veya bir sürecin hızında meydana gelen azalma; ivmenin ters yöndeki bileşeni.
Yem Çekinikliğ
Bait Shyness
Canlıların daha önce tükettikleri ve sonrasında zehirlenme veya gastrointestinal rahatsızlık yaşadıkları bir gıdanın tadına veya kokusuna karşı geliştirdikleri kalıcı kaçınma tepkisidir.
Yetenek
Ability
Belirli bir fiziksel veya zihinsel eylemi gerçekleştirmek için mevcut olan yetkinlik ya da beceri.
Yetenek Gizilgücü
Aptitude
Eğitim ve yaşantı yoluyla belirli bir beceri ya da yeterlilik kazanabilme potansiyelidir; mevcut bir yetkinlikten farklı olarak gelecekteki kapasiteyi işaret eder.
Yetenek-uygulama Etkileşimi
Aptitude–treatment İnteraction (ATI)
Bireysel özelliklerin (bilişsel stiller, kişilik özellikleri veya yetenekler) bir müdahale veya öğretim yönteminin etkinliğini belirleme derecesidir.
Yetersiz İşleme Kuramı
Deficient Processing Theory
Aralıklı öğrenme etkisini açıklamak amacıyla geliştirilen ve ardışık öğrenme seanslarında ikinci sunumdaki dikkat ve bilişsel çabanın azalmasını savunan kuram.
Yetişkin Eğitimi
Adult Education
Yetişkin bireylerin mesleki performanslarını artırmak veya kişisel ilgi alanlarını geliştirmek amacıyla genellikle akşam saatlerinde katıldıkları formal eğitim süreçleri.
Yetkinlik Motivasyonu
Competence Motivation
Bireyin çevresiyle etkin bir şekilde etkileşime girme, problem çözme ve görevleri yerine getirmede kişisel beceri ve kapasitesini geliştirme yönündeki içsel yönelimi.
Yönelme Durumu
Dative
Bir fiilin dolaylı nesnesini belirten; isimlerin, zamirlerin ve isim tamlamalarının üstlendiği dilbilgisel hâl.
Yönelmek
Attend
Dikketi belirli bir konuma, nesneye, özelliğe veya olaya odaklayarak o bilginin bilişsel işlemlemesini artırma ve bilinçli farkındalıkta öne çıkma süreci.
Yönlendirilmiş Dikkat
Directed Attention
Bireyin belirli bir uyarıcıya bilinçli ve istemli bir şekilde odaklanırken, çevredeki dikkat dağıtıcı diğer uyaranları aktif olarak bloke etme kapasitesidir.
Yönlendirilmiş Düşünme
Directed Thinking
Belirli bir hedefe ulaşmak veya bir problemi çözmek amacıyla dışsal ya da içsel kısıtlamalarla denetlenen, amaç odaklı bilişsel süreç.
Yönlendirilmiş Hareket
Directed Movement
Belirli bir amaca ulaşmak amacıyla planlanan ve hedefe odaklanan motor eylem.
Yönlendirilmiş Unutma
Directed Forgetting
Bireylerin, belirli bir uyarıcının ardından gelen yönergelere dayanarak, yakın geçmişte kodladıkları bilgileri kasıtlı olarak bellekten uzaklaştırma veya erişimi engelleme kapasitesidir.
Yüzey Yapısı
Base Structure
Noam Chomsky'nin evrensel dilbilgisi teorisinde, bir cümlenin fonetik olarak seslendirilen veya yazılan dışsal biçimsel düzenlemesini ifade eden terim.
Zahmetsiz Dikkat
Effortless Attention
Öznel bir çaba hissi barındırmayan; ancak aktif, odaklanmış ve amaca yönelik seyreden yüksek bilişsel angajman durumu.
Zayıflatma Kuramı
Attenuation Theory
Seçici dikkat süreçlerinde, odaklanılmayan uyarıcıların tamamen engellenmek yerine sinyal gücünün zayıflatılarak işlemden geçirildiğini öne süren bilişsel kuram.
Zekanın Biyoekolojik Teorisi
Bioecological Theory Of İntelligence
Zekanın, doğuştan gelen biyolojik eğilimler ile bu eğilimlerin içinde olgunlaştığı çevresel bağlamın sürekli ve dinamik etkileşimi sonucunda geliştiğini savunan teorik çerçeve.
Zemin
Background
Algıda birincil uyarıcıya bağlam oluşturan çevresel unsurların tümü veya bir bireyin yetiştirilme, eğitim, eğitim ve deneyimlerinin toplamı.
Zıt Anlamlı
Antonym
Aynı dilde bir kelimenin tam tersi anlamsal karşılığı olan sözcük.
Zihinsel Çaba
Effortfulness
Dikkatsel ve diğer bilişsel kaynakların tahsisini gerektiren, bireyler tarafından güvenilir bir şekilde derecelendirilebilen efor düzeyi.