Zayıflatma Kuramı
Attenuation Theory
Tanım
Seçici dikkat süreçlerinde, odaklanılmayan uyarıcıların tamamen engellenmek yerine sinyal gücünün zayıflatılarak işlemden geçirildiğini öne süren bilişsel kuram.
Örnek Vaka / Uygulama
Gürültülü bir kafede masanızdaki kişiyle odaklanmış bir şekilde sohbet ederken, arkadaki masalardan birinde adınızın geçmesi durumunda konuşmanızı kesip o tarafa yönelmeniz; zayıflatma kuramının gözetimsiz kanallardaki düşük eşikli uyarıcıları dahi işlemeye devam ettiğinin somut bir göstergesidir.
Derin Analiz
Bilişsel psikoloji tarihinde Donald Broadbent'in katı filtre modeline bir alternatif olarak Anne Treisman tarafından 1960 yılında geliştirilmiştir. Broadbent, dikkat edilmeyen kanalın tamamen kapatıldığını ve erken bir filtreleme aşamasından geçemediğini savunurken, Treisman bu filtrenin bir 'engelleme' değil, bir 'zayıflatma' mekanizması olarak çalıştığını kanıtlamıştır. Girdi bilgileri duysal düzeyde analiz edilir; ancak ikincil veya gözetimsiz kanallardaki uyarıcıların hacmi veya sinyal gücü düşürülür. Buna rağmen, uyarıcının eşik değeri birey için yüksek bir öneme (örneğin kişinin kendi adı gibi) sahipse, zayıflatılmış düzeyde bile olsa eşiği aşarak bilinçli farkındalığa ulaşabilir. Bu mekanizma, kokteyl parti etkisi gibi fenomenlerin nörobiyolojik ve bilişsel temelini açıklar.
Etimoloji
Latince 'attenuare' (inceltmek, zayıflatmak, hafifletmek) fiilinden türetilmiştir; 'ad-' (yönelme/pekiştirme) + 'tenuis' (ince, zayıf) köklerine dayanır.
Karıştırmayın
Broadbent'in Filtre Kuramı (Broadbent's Filter Model) ile sıklıkla karıştırılır. Broadbent dikkatsiz uyarıcıların tamamen filtrelendiğini, Treisman ise bunların sadece zayıflatıldığını ancak anlamsal eşik aşılırsa fark edilebileceğini savunur.