Doğrudan Algı
Direct Perception
Tanım
Algısal bilginin dış dünyadaki uyarıcılarda tam olarak bulunduğu, zihinsel çıkarımlara veya bilişsel aracılara ihtiyaç duyulmaksızın çevrenin doğrudan kavrandığını öne süren ekolojik yaklaşım.
Örnek Vaka / Uygulama
Kalabalık bir caddede yürüyen bir yaya, üzerine doğru gelen bir bisikletçiden kaçmak için hızla yön değiştirdiğinde, mesafeyi ve hızı hesaplamak için zihninde matematiksel bir vektör analizi yapmaz. Optik akışın retnadaki yayılım hızı ve değişimi, bisikletçinin çarpma zamanını (tau) doğrudan ve dolaysız bir şekilde sisteme iletir; eylem, aracısız algıyla eş zamanlı olarak gerçekleşir.
Derin Analiz
James J. Gibson tarafından geliştirilen bu yaklaşım, bilişsel psikolojideki geleneksel bilgi işlemleme ve zihinsel temsillerin oluşturulması modeline kökten bir meydan okumadır. Doğrudan algı teorisi, distal uyarıcının yapısında organizma için yeterli ve eksiksiz bilgi ('affordance' yani imkanlar alanı) barındırdığını savunur. Işık dizilimleri, optik akış ve duyusal girdiler zihin tarafından işlenmek veya yorumlanmak zorunda değildir; aksine, algılayan sistem bu bilgiyi doğrudan rezonans yoluyla yakalar. Optik dizilimdeki değişmezler (invariants), herhangi bir hafıza çağrısına ya da mantıksal çıkarıma gerek kalmaksızın hareketin ve çevrenin algılanmasını sağlar. Nörobiyolojik düzeyde, bu durum duyusal sistemlerin karmaşık hesaplamalar yapan birer bilgisayar gibi değil, ekolojik nişine uyum sağlamış reaktif ve dinamik sistemler olarak çalıştuğunu imler.
Etimoloji
Latince 'directus' (düz, yönlendirilmiş) ve 'perceptio' (algılama, kavrama) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Yapılandırmacılık (Constructivism) ile karıştırılır; yapılandırmacılık algının belirsiz duyusal girdilerin zihinsel temsiller ve geçmiş deneyimler yoluyla yorumlanmasıyla oluştuğunu savunurken, doğrudan algı bu tür aracılara karşı çıkar.