Bağlamsallaştırma
Contextualize
Tanım
Yeni bir olayı veya veriyi, bireyin sahip olduğu önceden var olan zihinsel şemalar ve çerçeveler aracılığıyla yorumlama ve anlamlandırma süreci.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik bir seans sırasında terapistin, danışanının ani öfke patlamasını yalnızca o anki olayla değil, danışanın çocukluğundaki terk edilme şemalarıyla ilişkilendirerek ele alması ve danışana bu perspektifi kazandırması bağlamsallaştırmaya örnektir.
Derin Analiz
Bilişsel psikoloji ve nörobiliş bağlamında bağlamsallaştırma, duyusal girdinin prefrontal korteksteki yürütücü işlevler ve hipokampüsteki epizodik bellek ağları yardımıyla daha önceki deneyimlerle bütünleştirilmesidir. Beyin, belirsizliği azaltmak ve bilişsel yükü optimize etmek için her yeni bilgiyi mevcut bilişsel haritaya oturtmaya çalışır. Psikopatolojide ise trauma veya paranoid durumlar gibi bozulmuş işlevsellikte, olayların yanlış bağlamsallaştırılması (over-contextualization veya under-contextualization) maladaptif tepkilere yol açabilir.
Etimoloji
Latince 'con-' (birlikte) ve 'texere' (dokumak, örmek) fiilinden türetilen 'contextus' (bağlantı, doku) kelimesine dayanır; zihinsel yapıların birbiriyle örülerek anlam üretilmesi sürecini ifade eder.
Karıştırmayın
Genelleme (generalization) ile karıştırılabilir; ancak genelleme benzer uyarıcılara aynı tepkinin verilmesiyken, bağlamsallaştırma spesifik bir olayın zihinsel çerçeveye oturtularak doğru yorumlanmasıdır.