Koşullama
Conditioning
Tanım
Belirli deneyimlerin, organizmanın belirli eylemlerde bulunma olasılığını artırması veya azaltmasıyla sonuçlanan temel öğrenme süreci.
Örnek Vaka / Uygulama
Küçük bir çocuğun, iğne yapılırken (koşulsuz uyarıcı) doktorun beyaz önlüğünü (koşullu uyarıcı) görmesiyle birlikte, sonraki muayenelerde henüz iğne yapılmadan ağlamaya ve kaygı yaşamaya başlaması klasik koşullama sürecine somut bir örnektir.
Derin Analiz
Koşullama, davranışsal psikolojinin ve öğrenme kuramlarının temel taşını oluşturur. Organizmanın çevresiyle kurduğu etkileşimler sonucunda nöral devrelerinde ve sinaptik plastisitesinde meydana gelen kalıcı değişiklikleri kapsar. Temelde klasik (tepkisel) ve edimsel (araçsal) olmak üzere iki ana aks üzerinde incelenir. Klasik koşullamada (Pavlovsal süreç) nötr bir uyarıcının unconditioned (koşulsuz) bir uyarıcıyla defalarca eşleşmesi sonucu tek başına tetikleyici güç kazanması söz konusuyken; edimsel koşullamada (Skinnercı süreç) davranışın ardından gelen pekiştireç veya cezalandırıcılar aracılığıyla o davranışın gelecekteki frekansı manipüle edilir. Nörobiyolojik düzeyde bu süreç, amigdala, hipokampus ve bazal ganglionlar arasındaki dopaminerjik yolakların modülasyonu ile yakından ilişkilidir.
Etimoloji
Latince 'conditio' (koşul, şart, anlaşma) kökünden türetilmiş olup, davranışçı ekolde çevresel uyarıcılar ile organizmanın tepkileri arasındaki bağın tesis edilmesini ifade etmek üzere literatüre girmiştir.
Karıştırmayın
Öğrenme kavramı ile sıklıkla karıştırılır; öğrenme çok daha geniş bir şemsiye terim olup bilişsel ve gözlemsel süreçleri kapsarken, koşullama daha çok uyarıcı-tepki veya davranış-sonuç ilişkisine dayanan spesifik mekanizmaları ifade eder.