Önyargı Kör Noktası
Bias Blind Spot
Tanım
Bireylerin, kendi kararlarındaki bilişsel ve bilinçdışı önyargıları fark edemezken, aynı önyargıları başkalarının davranışlarında rahatlıkla görebilme eğilimidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir tartışma programında iki farklı siyasi görüşe sahip akademisyen konuk, kendi argümanlarını tamamen ampirik verilere ve tarafsız mantığa dayandırdıklarını savunurken, karşı tarafın argümanlarını ise ideolojik saplantılar ve parti propagandasıyla ürettiğini iddia eder. Her iki taraf da kendi zihnindeki önyargı kör noktası nedeniyle, karşıdakinin düştüğü hatayı net bir şekilde görürken kendi bilişsel filtresini fark edememektedir.
Derin Analiz
Bilişsel psikoloji ve sosyal biliş literatüründe bu olgu, insanların kendi zihinsel süreçlerini değerlendirirken iç gözleme (introspection) güvenmeleri, başkalarını değerlendirirken ise dışsal ve gözlenebilir davranışlara odaklanmaları paradoksu üzerine kuruludur. Birey kendi iç dünyasına baktığında dürüst ve nesnel olduğuna inanır çünkü zihinsel mekanizmaların arka planındaki otomasyonu doğrudan gözlemleyemez. Ancak başkalarının eylemlerini dışarıdan izlerken, onların motivasyonlarını şüpheyle ele alır ve kolayca önyargı atfeder. Bu durum, üstbilişsel (metacognitive) bir kusurdan ziyade, insan zihninin bilgi işleme verimliliğini artırmaya çalışırken düştüğü sistematik bir tümevarım hatasıdır. Emily Pronin ve meslektaşları tarafından 2002 yılında literatüre kazandırılmış olup, zekâ veya eğitim seviyesinden bağımsız olarak tüm insan popülasyonunda evrensel bir düzeyde gözlemlenmektedir.
Etimoloji
İngilizce 'bias' (önyargı, meyil) ve anatomi terminolojisindeki 'blind spot' (görme alanı içindeki optik sinir başı nedeniyle retinanın ışığı algılayamadığı kör nokta) kavramlarının bilişsel psikolojide metaforik olarak birleştirilmesiyle türetilmiştir.
Karıştırmayın
Nesnelerin veya durumların olduğundan farklı algılanmasını içeren 'nesnellik yanılsaması' (objectivity illusion) ile yakından ilişkilidir; ancak önyargı kör noktası doğrudan kişinin kendi muhakemesindeki kusurlara karşı körleşmesini ifade ederken, nesnellik yanılsaması doğrudan gerçeğin algılanışındaki mutlak doğruluk inancını kapsar.