Dağılımsal Artıklık
Distributional Redundancy
Tanım
Psikolojik estetikte, bir sanatsal örüntü içindeki bazı öğelerin diğerlerine göre istatistiksel olarak daha sık tekrar etmesiyle belirsizliğin azalması durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Modern bir grafik tasarımda veya soyut bir resimde, mavi renk tonlarının kırmızı tonlara kıyasla %80 oranında baskın olarak kullanılması, izleyicinin gözünde dağılımsal artıklık yaratır ve görsel kompozisyonda öngörülebilir bir denge hissi uyandırır.
Derin Analiz
Deneysel estetik ve bilişsel psikoloji bağlamında dağılımsal artıklık, insan zihninin görsel veya işitsel uyarıcıları işlerken kullandığı örüntü tanıma mekanizmalarının temelini oluşturur. Birey bir uyarıcı dizisiyle karşılaştığında, belirli unsurların frekansındaki dengesizlik, bilişsel sistemin beklenti oluşturmasını sağlar. Bu durum bilgi kuramı (information theory) çerçevesinde entropinin düşmesiyle doğrudan ilişkilidir. Zihin, yüksek dağılımsal artıklığa sahip uyarıcıları daha az bilişsel yükle işler; bu da estetik beğeni, algısal akıcılık ve tamamlama eğilimini tetikler. Korelasyonel artıklık ile birlikte, içsel kısıtlılıkların (internal constraints) iki ana sütunundan biridir.
Etimoloji
Latince 'distributio' (dağıtma, paylaştırma) ve 'redundare' (taşmak, bol olmak, gereğinden fazla bulunmak) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Korelasyonel artıklık ile sıklıkla karıştırılır. Dağılımsal artıklık tekil öğelerin sıklık dağılımıyla ilgiliyken, korelasyonel artıklık belirli öğe kombinasyonlarının bir arada görülme sıklığını ifade eder.