İşleme Derinliği Hipotezi
Depth-of-processing Hypothesis
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Bir psikoloji sınavına hazırlanan iki öğrenciden biri (Ağca), ders kitabındaki tanımları ezberlemek için kelimeleri sürekli papağan gibi tekrarlar (yüzeysel işleme). Diğer öğrenci (Beren) ise aynı kavramları kendi hayatından somut örneklerle bağdaştırır, başka teorilerle karşılaştırır ve kendi cümleleriyle yeniden kaleme alır (derin ve anlamsal işleme). Sınav sonucunda Beren'in bilgileri uzun süreli bellekten çok daha rahat geri çağırdığı görülür, çünkü işleme derinliği hafıza izinin formasyon kalitesini doğrudan belirlemiştir.
Derin Analiz
Bilişsel psikoloji alanında Craik ve Lockhart (1972) ile Craik ve Tulving (1975) tarafından geliştirilen bu hipotez, geleneksel çok aşamalı bellek modellerine (duyusal, kısa süreli, uzun süreli bellek) bir alternatif olarak doğmuştur. Model, belleğin depolardan ziyade bilginin işlenme kalitesine ve düzeyine odaklandığını savunur. Yüzeysel işleme (örneğin bir kelimenin sadece harf dizilimini veya yazı tipini fark etme), duyusal özelliklere odaklandığı için zayıf ve çabuk unutulan bellek izleri üretir. Buna karşın derin veya anlamsal işleme (kelimenin anlamını kavramak, başka kavramlarla ilişkilendirmek ve bağlama oturtmak), daha kalıcı ve dirençli bellek izleri oluşturur. Burada kritik mekanizma 'detaylandırma' (elaboration) ve 'ayırt edilebilirlik'tir (distinctiveness); bilginin ağ yapısı içindeki bağlantı sayısı arttıkça geri çağrılma olasılığı da o oranda yükselir.
Etimoloji
İngilizce 'depth' (derinlik, Eski İngilizce 'deop') + 'processing' (işlemleme, Latince 'procedere' [ilerlemek/türetmek]) + 'hypothesis' (hipotez, Yunanca 'hypo-' [altında] + 'thesis' [yerleştirme/varsayım]).
Karıştırmayın
Çoğunlukla Atkinson-Shiffrin Çoklu Bellek Modeli ile karıştırılır; ancak işleme derinliği hipotezi yapısal depolardan ziyade sürekli bir işlem sürekliliğini (continuum) esas alır. Ayrıca 'bellek depoları' kavramını reddederek kodlama kalitesine odaklanır.
Keşfetmeye Devam Edin
Deese-roediger-mcdermott Paradoksu
Deese-roediger-mcdermott Paradoksu
Deese–roediger–mcdermott Paradigm
Bilişsel psikolojide, katılımcıların sunulmayan ancak listedeki kelimelerle güçlü bir anlamsal bağı olan kritik bir tuzağı hatırlama eğilimini ölçen yanlış bellek prosedürü.
İncele
Ses Başlangıç Zamanı
Ses Başlangıç Zamanı
Voice-onset Time (VOT)
Konuşma organlarının harekete geçmesi ile ses tellerinin titreşmeye başlaması arasında geçen milisaniyelik kritik zaman aralığıdır.
İncele
Kendi Kendini Örgütleyen Sistem
Kendi Kendini Örgütleyen Sistem
Self-organizing System
Bileşenlerinin içsel özellikleri sayesinde dışsal bir müdahaleye gerek duymaksızın kendiliğinden etkileşime girerek daha üst düzey bir yapı oluşturduğu dinamik bütün.
İncele
Nümeroloji
Nümeroloji
Numerology
Sayıların nicel değerlerinin ötesinde, mistik, ezoterik ve occult anlamlar taşıdığı iddiasına dayanan ezoterik inanç sistemi.
İncele