Atensite
Attensity
Tanım
Bir duyumun duyuşsal netliği ya da bireyde dikkat uyandırma ve odaklanma sağlama gücü.
Örnek Vaka / Uygulama
Karanlık bir odada otururken aniden duyulan yüksek frekanslı ve beklenmedik bir çınlama sesi, yüksek bir atensiteye sahiptir; bu durum, bireyin tüm bilişsel kaynaklarını anında sese yöneltmesine ve diğer duyusal girdileri bastırmasına yol açar.
Derin Analiz
Deneysel psikolojinin erken dönemlerinde, özellikle Edward Titchener’ın yapısalcı yaklaşımında duyumların içerik ve niteliklerini betimlemek için kullanılan bir kavramdır. Bilinç içeriğindeki herhangi bir duyusal verinin (örneğin ani bir sesin veya parlak bir ışığın) zihinsel alanda ne kadar berrak hissedildiği ve dikkat mekanizmalarını ne ölçüde tetiklediği ile ilgilidir. Modern bilişsel bilimlerde bu terim doğrudan kullanılmasa da, saliyans (salience) ve dikkat kaynaklarının dağılımı (attentional allocation) gibi mekanizmaların tarihsel kökenini oluşturur.
Etimoloji
Latince 'attentio' [dikkat yöneltme, odaklanma] ve İngilizce 'intensity' [şiddet, yoğunluk] sözcüklerinin 1900 yılında Edward Bradford Titchener tarafından birleştirilmesiyle türetilmiştir.
Karıştırmayın
Dikkatin odaklanması (attention) ile karıştırılabilir; ancak atensite, dikkatin kendisinden ziyade, uyaranın yarattığı duyusal berraklık ve dikkat üretme potansiyeli niteliğidir.