Mutlakçılık
Absolutism
Tanım
Değerlerin, gerçeğin veya ahlaki yargıların evrensel, sabit ve değişmez bir gerçekliğe sahip olduğunu savunan felsefi ve bilişsel konum.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir bireyin, yalan söylemenin her koşulda (hayat kurtarmak gibi istisnai durumlarda dahi) mutlak bir şekilde ahlaksız olduğunu savunması ve bağlamsal sonuçları tamamen reddetmesi.
Derin Analiz
Mutlakçılık, bilişsel psikoloji ve epistemoloji bağlamında, bireyin karmaşık, belirsiz ve bağlamsal uyarıcıları siyah-beyaz kategorilerinde işleme eğilimini ifade eder. William Perry'nin zihinsel gelişim modelinde erken dönem bilişsel yapıların temelini oluşturur; burada bilgi, otoriteler tarafından belirlenen mutlak doğrular olarak algılanır. Klinik psikolojide, özellikle katı inanç sistemleri, kişilik bozuklukları ve obsesif-kompulsif spektrumda, bireyin bilişsel esneklikten yoksun bir şekilde olayları evrensel ve tavizsiz kurallara göre değerlendirmesine yol açar. Göreliliğin (relativism) tam zıttı olarak konumlanır ve durumsal faktörleri ya da bağlamı göz ardı eden bir değerlendirme mekanizması barındırır.
Etimoloji
Latince 'absolutus' (bağımsız, sınırsız, çözülmüş) kelimesinden türetilmiştir; 'ab-' (uzak, -den) ve 'solvere' (çözmek, serbest bırakmak) fiillerinin birleşiminden meydana gelir.
Karıştırmayın
Dogmatizm ile karıştırılabilir; ancak dogmatizm kanıtlara kapalı bir inanç sistemini vurgularken, mutlakçılık daha geniş anlamda değerlerin ve gerçeğin sabit doğasına dair epistemolojik bir duruştur.