Çağrışımcılık
Associationism
Tanım
Düşünce, öğrenme ve bellek gibi karmaşık zihinsel süreçlerin, fikirler arasında belirli yasalara göre kurulan çağrışımsal bağlarla açıklanabileceğini savunan epistemolojik ve psikolojik teori.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir bireyin çocuklukta yaşadığı trafik kazası (travmatik duyu izlenimi) ile kaza anındaki lastik kokusunu zihninde eşlemesi; yıllar sonra aynı kokuyu duyduğunda herhangi bir mantıksal uyarıcı olmaksızın yoğun bir korku ve kaygı tepkisi vermesi, çağrışımsal bağların bellek ve duygulanımdaki işleyişine somut bir örnektir.
Derin Analiz
Felsefi temelleri Aristoteles'in hatırlama yasalarına (benzerlik, zıtlık, zaman ve uzayda bitişiklik) kadar uzanan bu yaklaşım, zihinsel mekanizmaların atomistik bir yapıda ele alınmasını sağlar. Thomas Hobbes ile sistematik bir boyut kazanmış, John Locke ve David Hume gibi Britanya ampiristleri tarafından geliştirilmiştir. Zihnin tabula rasa (boş levha) olarak işlev gördüğünü ve dış dünyadan gelen duyu izlenimlerinin zamanla birbirine zincirlenerek karmaşık kavramları oluşturduğunu öne sürer. Modern bilişsel bilimlerde ve nöral ağ modellemesinde yer alan bağlantıcılık (connectionism) yaklaşımının tarihsel ve kavramsal temelini oluşturur.
Etimoloji
Latince 'associatio' (birleştirmek, ortak kılmak) kelimesinden türetilmiştir; kökeni 'ad-' (yönelim) ve 'socius' (arkadaş, ortak) sözcüklerine dayanır.
Karıştırmayın
Gestalt psikolojisi; çağrışımcılığın zihni parçalara (atomlara) ayırıp birleştirdiği görüşüne karşı çıkarak bütünün parçaların toplamından büyük olduğunu savunur. Aralarındaki temel fark, çağrışımcılığın indirgemeci, Gestalt ekolünün ise bütünsel (holistik) bir bilişsel mimari öngörmesidir.