Bitişiklik
Contiguity
Tanım
Uyarıcıların zaman veya mekân içinde eş zamanlı ya da ardışık olarak birlikte bulunması durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Pavlov'un klasik koşullanma deneyinde, zil sesinin çalınması ile et tozunun köpeğin ağzına verilmesi arasındaki sürenin milisaniyeler düzeyinde tutulması bitişiklik ilkesinin somut bir uygulamasıdır. Zaman aralığı çok uzarsa, organizma zil sesi ile et arasında nedensel bir bağ kurmakta zorlanır ve koşullanma zayıflar.
Derin Analiz
Bilişsel bilimler ve öğrenme psikolojisinde bitişiklik, klasik koşullanma ve edimsel koşullanmanın temel mekanizmalarından birini oluşturur. İki uyarıcı veya bir uyarıcı ile bir tepki arasındaki sinirsel bağlantının (engram) kurulabilmesi için bu unsurların temporal (zaman) veya mekânsal olarak birbirine yakın gerçekleşmesi gereklidir. Guthrie’nin öğrenme teorisinde merkezi bir yer tutan bu kavram, uyarıcı-tepki (S-R) bağının oluşumunda zaman aralığının ne denli kritik bir parametre olduğunu gösterir. Nörofizyolojik düzeyde, bu durum uzun süreli potansiyasyonun (LTP) tetiklenmesi için presinaptik ve postsinaptik nöronların ateşlenme pencerelerinin çakışması zorunluluğuyla paralellik gösterir.
Etimoloji
Latince 'contiguus' (yakın, bitişik) kelimesinden türetilmiştir; 'con-' (birlikte) ve 'tungere' (dokunmak) köklerinin birleşiminden meydana gelir.
Karıştırmayın
Pekiştirme (reinforcement) ile sıklıkla karıştırılır; pekiştirme davranışın olasılığını artıran sonuçsal bir süreci ifade ederken, bitişiklik yalnızca uyarıcıların zamansal/mekânsal birlikteliğidir ve her bitişiklik otomatik olarak pekiştirme içermez.