Soyut-temsili Boyut
Abstract-versus-representational Dimension
Tanım
Bir sanat eserinin gerçekliği ne ölçüde betimlediği ile ondan ne kadar uzaklaşıp soyutlaştığı arasındaki derecelendirme eksenidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir müze ziyaretçisinin Leonardo da Vinci'nin detaycı bir portresine bakarken yüz hatlarını ve anatomik gerçekliği anında algılaması temsilî boyuta örnektir; aynı ziyaretçinin Piet Mondrian'ın sadece düz çizgiler ve ana renklerden oluşan geometrik tablosuna bakarak uyum veya gerilim hissetmesi ise soyut boyutun bilişsel ve duygusal izdüşümüdür.
Derin Analiz
Bilişsel estetik ve görsel algı psikolojisinde bu boyut, insan beyninin dış dünyadaki uyaranları işleme ve kategorize etme biçimini yansıtır. Temsili (figüratif) sanat, yüksek düzeyde detay barındırdığı için görsel kortekste nesne tanıma ağlarını (özellikle ventral akımı) doğrudan uyarır ve hızlı bir semantik eşleşme sağlar. Buna karşın soyut sanat, detayları seçici bir şekilde azaltarak veya ortadan kaldırarak izleyicinin bilişsel esnekliğini ve üst düzey soyutlama kapasitesini devreye sokar. Bu süreçte izleyici, eksik bilgiyi kendi bilişsel şemalarıyla doldurmak zorunda kalır ki bu da nöroestetik araştırmalarında varsayılan mod ağının (default mode network) aktifleşmesiyle yakından ilişkilidir.
Etimoloji
Latince 'abstractus' (çekilmiş, uzaklaştırılmış; trahere [çekmek] fiilinden) ve Latince 'repraesentare' (göz önüne getirmek, betimlemek) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Realizm faktörü ile sıklıkla karıştırılır; ancak realizm doğrudan doğanın sadık bir kopyasını hedeflerken, soyut-temsili boyut bir spektrumu ifade eder ve uç noktalarında hem tam figüratif betimlemeyi hem de nesnesiz soyutlamayı barındırır.