Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Deotomatizasyon Hipotezi

Deautomatization Hypothesis

Tanım

Mistik deneyimlerin ve derin meditasyon hallerinin, algısal uyaranları otomatik olarak organize eden ve sınırlayan alışılmış süreçlerin bilinçli ve iradi olarak çözülmesiyle ortaya çıktığını öne süren psikolojik model.

Örnek Vaka / Uygulama

Yıllardır aynı şehirde yaşayan bir kişinin, her gün işe giderken aynı sokaktaki ağaçları fark etmemesi otomatikleşmenin bir sonucudur. Ancak uzun süreli bir meditasyon kampına katılan bu bireyin, aynı ağacın yapraklarındaki damarları, ışığın kırılmasını ve kabuğun dokusunu sanki ilk kez görüyormuş gibi derin bir ve veçheyle algılaması deotomatizasyon sürecinin klinik ve deneyimsel bir tezahürüdür.

Derin Analiz

1966 yılında psikiyatrist Arthur J. Deikman tarafından ortaya atılan bu hipotez, insan zihninin bilişsel enerji tasarrufu sağlamak için çevresel uyaranları otomatik filtrelerden geçirme mekanizmasını tersine çevirir. Günlük yaşamda dikkat, bilişsel yükü azaltmak adına algıyı kategorize eder ve daraltır. Ancak odaklanmış dikkat uygulamaları (meditasyon, dua, transandantal teknikler), bu otomatik yapıları askıya alarak bireyin dünyayı 'filtresiz', ham ve ilksel bir duyusal yoğunlukla deneyimlemesini sağlar. Nörobiyolojik düzeyde bu durum, varsayılan durum ağının (default mode network) baskılanması ve duyusal işleme alanlarındaki esnekliğin artmasıyla ilişkilendirilir.

Etimoloji

Latince 'de-' (uzaklaştırma, tersine çevirme) + Yunanca 'automatos' (kendi kendine hareket eden, iradesiz) köklerinden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Duyusal yoksunluk (sensory deprivation) ile karıştırılabilir; ancak duyusal yoksunluk dış uyaranların azaltılmasına dayanırken, deotomatizasyon mevcut uyaranların işlenme biçimindeki otomatik filtrelerin çözülmesini hedefler.