Bilişsel Tutarlılık
Cognitive Consistency
Tanım
Bir bireyin sahip olduğu farklı bilişsel öğelerin (inançlar, tutumlar, değerler ve algılar) birbirleriyle mantıksal uyum ve tutarlılık içinde olma derecesidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Sigara içmenin sağlığa zararlı olduğunu çok iyi bilen (Birinci bilişsel öğe) ancak düzenli olarak sigara içmeye devam eden (İkinci bilişsel öğe/davranış) bir birey, bilişsel tutarsızlık yaşar. Bu tutarsızlığı gidermek ve bilişsel tutarlılığı sağlamak için ya sigarayı bırakır ya da 'Zaten herkes ölecek, hayatın tadını çıkarmak lazım' diyerek argüman geliştirip çelişkiyi rasyonelleştirir.
Derin Analiz
Bilişsel tutarlılık, insan zihninin çelişkilerden kaçınma ve içsel bir denge (homeostazi) kurma yönündeki temel eğilimini inceler. Bilişsel psikoloji ve sosyal psikoloji alanlarında, bireylerin tutumları ile davranışları veya iki farklı inançları arasında bir uyumsuzluk belirdiğinde bir motivasyonel gerilim (bilişsel çelişki) ortaya çıkar. Zihin, bu rahatsız edici durumu ortadan kaldırmak için ya inançlarından birini değiştirir ya yeni bir bilgi ekler ya küçültme yoluna gider ya da bilişsel tutarlılığı yeniden tesis edecek rasyonalizasyon mekanizmalarını devreye sokar. Bu süreç, karar verme mekanizmalarının ve tutum değişimlerinin anlaşılmasında merkezi bir rol oynar.
Etimoloji
Latince 'cognoscere' (öğrenmek, bilmek, kavramak) kökünden türetilen 'cognitio' (biliş) ile yine Latince 'consistere' (bir arada durmak, sağlam durmak, tutarlı olmak) fiilinden türetilen 'consistentia' kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
Bilişsel çelişki (cognitive dissonance) ile sıklıkla karıştırılır; bilişsel çelişki tutarsızlığın yarattığı rahatsızlık veren psikolojik durumu ifade ederken, bilişsel tutarlılık bu çelişkinin yokluğunu veya hedeflenen uyum durumunu tanımlar.