Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Duygunun Bilişsel Uyarılma Kuramı

Cognitive Arousal Theory Of Emotion

Tanım

Duygusal deneyimin, fizyolojik uyarılmanın ardından gelen bilişsel etiketleme süreciyle şekillendiğini savunan iki faktörlü kuram.

Örnek Vaka / Uygulama

Karanlık bir sokakta yürürken arkasından yaklaşan bir gölge gören bireyin kalbi hızla çarpmaya başlar. Birey, bu fizyolojik uyarılmayı (kalp çarpıntısı) bulunduğu tehlikeli bağlamla ('peşimde biri olabilir') bilişsel olarak eşleştirerek 'korku' duygusunu deneyimler. Aynı fizyolojik uyarılma heyecan verici bir lunapark treninde yaşansaydı, bağlam nedeniyle 'sevinç' veya 'heyecan' olarak etiketlenecekti.

Derin Analiz

Schachter-Singer kuramı olarak da bilinen bu yaklaşım, duyguların ortaya çıkışında hem otonom sinir sisteminin genel fizyolojik uyarılmasının hem de bireyin çevresel ipuçlarını kullanarak bu uyarılmaya atfettiği bilişsel anlamın (etiketlemenin) ortak rol oynadığını öne sürer. Klasik James-Lange ve Cannon-Bard kuramlarının eksiklerini gidermek amacıyla geliştirilen bu model, aynı fizyolojik uyarılma düzeyinin (örneğin artmış kalp atış hızı ve adrenalin salınımı) bağlama göre korku, öfke ya da neşe gibi tamamen farklı duygular olarak deneyimlenebileceğini ampirik olarak göstermiştir. Bilişsel değerlendirme, belirsiz bedensel duyumların öznel bir duyguya dönüştürülmesinde bir filtre görevi görür.

Etimoloji

Latince 'cognoscere' (bilmek/öğrenmek) kökünden türetilen bilişsel kelimesi ile Latince 'excitare' (uyarmak/harekete geçirmek) kökünden gelen uyarılma kavramının birleşimi.

Karıştırmayın

James-Lange Kuramı (duygunun sadece bedensel tepkilerin doğrudan sonucu olduğunu savunur, bilişsel etiketlemeyi dışarıda bırakır) ve Cannon-Bard Kuramı (fizyolojik uyarılma ve duygusal deneyimin eşzamanlı ve bağımsız olarak gerçekleştiğini öne sürer).