Süreklilik Hipotezi
Continuity Hypothesis
Tanım
Öğrenme, problem çözme ve gelişim gibi psikolojik süreçlerin anlık sıçramalarla değil, kademeli, aşamalı ve kümülatif bir artışla gerçekleştiğini savunan varsayım.
Örnek Vaka / Uygulama
Laboratuvar ortamında bir labirenti çözmeyi öğrenen bir farenin performansını inceleyen bir araştırmacı, hata sayısının her denemede ani bir düşüş göstermek yerine, yüzlerce deneme boyunca küçük, istikrarlı oranlarda azaldığını gözlemler. Bu kademeli performans iyileşmesi, süreklilik hipotezinin ampirik bir tezahürüdür.
Derin Analiz
Süreklilik hipotezi, özellikle erken dönem davranışçı öğrenme teorilerinde, deneme-yanılma süreçlerinin ve pekiştirmenin doğasını açıklamak için geliştirilmiştir. Bu yaklaşım, başarılı bir ayırt etme öğrenmesinin veya problem çözümünün, her pekiştirilen tepkiyle birlikte artan associatif (bağlantısal) güç sayesinde yavaş ve sürekli bir eğri izlediğini öne sürer. Verimsiz tepkiler sönmeye (extinction) uğrarken, doğru tepkiler pekiştirilerek kademeli olarak öğrenme eğrisini yukarı taşır. Bilişsel ve gelişimsel psikolojide ise bu kavram, zihinsel gelişimin keskin evre değişimlerinden ziyade düzgün bir artış çizgisi takip ettiği savıyla karşılık bulur. Süreksizlik hipoteziyle (discontinuity hypothesis) taban tabana zıt bir perspektif sunar; zira süreksizlik yaklaşımı gelişimi niteliksel ve ani sıçramalarla karakterize edilen evreler olarak ele alır.
Etimoloji
Latince 'continuare' (kesintisiz bir şekilde birbirini izlemek, sürdürmek) fiilinden türetilmiş 'continuitas' kelimesine dayanır; Yunanca kökenli hipotez ('hypothesis' - varsayım, alt yapı) sözcüğüyle birleşerek bilimsel literatüre girmiştir.
Karıştırmayın
Süreksizlik hipotezi (discontinuity hypothesis) ile karıştırılır; süreksizlik hipotezi öğrenme ve gelişimin Piagetgil evrelerde olduğu gibi ani niteliksel sıçramalarla gerçekleştiğini savunurken, süreklilik hipotezi niceliksel ve pürüzsüz bir kümülatif artışı savunur.