Tamalgı
Apperception
Tanım
Yeni bir algının veya fikrin, bireyin önceden var olan bilgi yapısı ve deneyim süzgecinden geçirilerek bilinçli bir şekilde anlamlandırılması ve özümsenmesi süreci.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik pratikte Tematik Algı Testi (TAT) uygulanırken hastaya belirsiz bir resim gösterilir. Hastanın bu resimdeki silueti 'tehlikeli bir düşman' olarak tamalgılaması, dışarıdaki fiziksel piksel diziliminden ziyade, bireyin kendi içsel travmalarını ve geçmiş ilişkisel şemalarını dış dünyaya yansıtmasının (özümsemesinin) somut bir örneğidir.
Derin Analiz
Bilişsel psikoloji ve algı kuramlarında tamalgı, basit duyusal girdinin çok ötesinde, üst düzey bir bilişsel entegrasyon mekanizmasıdır. Dış dünyadan gelen uyaran yalnızca duyusal olarak alınmaz; kişinin geçmiş yaşantıları, bellek ağları, inançları ve duygusal şemaları (apperceptive mass) ile harmanlanarak öznel bir gerçekliğe dönüştürülür. Gottfried Wilhelm Leibniz'in felsefi temellerini attığı, Herbart ve sonrasında psikanalitik teoride (özellikle projektif testlerde) merkezi bir konuma gelen bu kavram, algı ile anlamlandırma arasındaki köprüyü kurar. Nörobiyolojik düzeyde, posterior parietal korteks ve prefrontal ağlar arasındaki işlevsel etkileşimle yürütüldüğü, üst düzey işleme süreçlerinin alt düzey duyusal girdileri modüle etmesiyle gerçekleştiği düşünülmektedir.
Etimoloji
Latince 'ad-' (yönelme, -e doğru) ve 'percipere' (kavramak, idrak etmek, algılamak) fiillerinden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Basit 'algı' (perception) terimi ile sıklıkla karıştırılır. Algı, duyusal organlar aracılığıyla çevredeki uyaranların farkına varılmasıdır; tamalgı ise bu algılanan şeyin kişinin geçmiş birikimiyle ilişkilendirilerek üst düzeyde anlaşılması ve bilinç süzgecinden geçirilmesidir.