Bölünmüş Bilinç
Divided Consciousness
Tanım
Ernest R. Hilgard'ın neodissosiasyon teorisine göre, zihinsel faaliyetin bir akışının fenomenal farkındalığın ve istemli kontrolün dışında eşzamanlı olarak işlev gördüğü dissosiyatif durum.
Örnek Vaka / Uygulama
Hipnoz seansında transa sokulan ve koluna buzlu su batırılan bir deneğin, 'hiçbir acı hissetmediğini' söylemesine rağmen, otomatik olarak uzatılan bir el yardımıyla kağıda 'burası çok soğuk ve acıyor' yazması, bölünmüş bilinç akışının en net ampirik göstergesidir.
Derin Analiz
Bölünmüş bilinç kavramı, Ernest Hilgard'ın hipnoz ve dissosiasyon üzerine yürüttüğü öncü laboratuvar çalışmalarına dayanır. Neodissosiasyon teorisi, insan zihninin monolitik bir yapı olmadığını, aksine hiyerarşik olarak organize olmuş bilişsel kontrol sistemlerinin alt akışlara (stream) ayrılabileceğini savunur. Normalde entegre olan algı, bellek ve yürütücü işlevler, hipnotik indüksiyon veya travmatik süreçler sonucunda ayrışabilir; bu durumda 'gizli gözlemci' (hidden observer) olarak adlandırılan bir bilinç akışı, dışarıdaki bireyin farkında olmadığı uyaranları işlemlemeye ve kaydetmeye devam eder. Nörobiyolojik düzlemde bu olgu, prefrontal korteks ile alt düzey işleme merkezleri arasındaki üst-bilişsel (metacognitive) izleme devrelerinin decoupling (bağlantısızlaşma) süreciyle ilişkilendirilir.
Etimoloji
Latince 'dividere' (ayırmak, parçalara ayırmak) fiili ile Orta İngilizce 'conschience' (bilinç, farkındalık) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (DID) ile sıklıkla karıştırılır; DID patolojik ve çoklu kişilik durumlarını kapsarken, bölünmüş bilinç normal popülasyonda da hipnoz veya otomatizm yoluyla görülebilen fonksiyonel bir bilişsel ayrışmadır.