Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Dissosiyatif Durum

Dissociated State

Tanım

Bireyin travmatik bir olayın bileşenlerini, bugün yüzleşilebilir olanlar ve işlenemeyecek kadar zararlı olanlar şeklinde zihinsel olarak bölmesine yol açan savunma tepkisi.

Örnek Vaka / Uygulama

Şiddetli bir trafik kazası geçiren bir sürücünün, kaza anındaki çığlıkları ve metal seslerini tamamen hatırlayamaması, bunun yerine olay yerindeki bir ağacın yapraklarının yeşil tonunu son derece net ama duygudan arınmış bir şekilde zihnine kaydetmesi dissosiyatif duruma klinik bir örnektir.

Derin Analiz

Dissosiyatif durum, ezici veya katlanılamaz stresörler karşısında üst düzey bütünleştirici işlevlerin (bilinç, bellek, kimlik ve algı) geçici olarak parçalanmasıyla karakterizedir. Nörobiyolojik düzeyde, bu durum prefrontal korteksin üst düzey yönetici denetiminin zayıflaması ile limbik sistemin (özellikle amigdalanın) aşırı uyarılması arasındaki dengesizlikle ilişkilendirilir. Bilgi işleme sisteminin aşırı yüklenmesi, deneyimin anı ağlarına entegre olmasını engeller; böylece bellek parçaları fragmante bir şekilde depolanır. Bu mekanizma, bireyi akut travmanın ezici etkisinden koruyan evrimsel bir kaçış stratejisi olarak işlev görür ancak kronikleştiğinde işlevselliği ciddi biçimde bozar.

Etimoloji

Latince 'dissociare' (ayırmak, bölmek, bağını koparmak) fiilinden türetilmiştir; 'dis-' (uzaklaşma, ayrılma) ve 'socius' (arkadaş, ortak) köklerine dayanır.

Karıştırmayın

Depersonalizasyon (kişinin kendi bedeninden kopması hissi) ve derealizasyon (çevrenin gerçek dışı algılanması) genellikle dissosiyatif durumun alt bileşenleridir; ancak dissosiyatif durum daha geniş bir çatı kavram olup kimlik bölünmesi ve amneziyi de kapsayabilir.