Gecikmeli Koşullama
Delay Conditioning
Tanım
Klasik koşullama süreçlerinde, koşullu uyaranın koşulsuz uyaran verilinceye kadar kesintisiz bir süre boyunca sunulduğu temel öğrenme prosedürüdür.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir psikiyatri kliniğinde anksiyete bozukluğu tedavisinde maruz bırakma seansı uygulanan bir hastada, panik atağı tetikleyen çevresel bir uyaranın (örn. asansör sesi) ardından gelen fiziksel nefessizlik hissi, gecikmeli koşullama mekanizmasıyla pekişir. Sesin sürekli varlığı, hastanın sinir sisteminde kaçınılmaz bir felaket senaryosu eşlemesi yaratır.
Derin Analiz
Klasik (Pavlovsal) koşullamanın en güçlü ve en hızlı sonuç veren paradigmalarından biridir. Bu yöntemde koşullu uyaran (KÜ) başlar ve koşulsuz uyaranın (KSU) sunumuna kadar açık kalır; iki uyaranın başlangıç zamanları arasında kısa veya uzun bir gecikme aralığı bulunur. Nörobiyolojik düzeyde, bu zamansal ardışıklık serebellum ve hipokampal devreler üzerindeki sinaptik plastisiteyi (uzun süreli potansiyalizasyon - LTP) tetikler. Organizma, KÜ'nün varlığının kaçınılmaz olarak KSU'yu öngördüğünü zamansal bir hassasiyetle kodlar. Gecikme süresi uzatıldığında, uyaranın başlangıcında değil, KSU'nun beklendiği ana doğru tepki yoğunlaşır; ancak süre aşırı uzarsa 'gecikme inhibisyonu' (inhibition of delay) adı verilen ve KÜ'nün başındaki tepkinin baskılandığı bir koruyucu mekanizma gözlemlenir.
Etimoloji
İngilizce 'delay' (gecikme, erteleme; Orta İngilizce 'delaien', Latince 'differre' [ayırmak, ertelemek]) ve Latince 'conditio' (koşul, şart) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Eşzamanlı koşullama (simultaneous conditioning) ile karıştırılır; eşzamanlıda KÜ ve KSU aynı anda başlar ve biter, gecikmelide ise KÜ önce başlar ve KSU gelene kadar varlığını sürdürür.