Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

İnançta Direnme

Belief Perseverance

Tanım

Bireylerin, temelini oluşturan kanıtlar çürütülmesine veya yanlışlığı kanıtlanmasına rağmen inançlarını sürdürme eğilimi.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik veya sosyal psikoloji laboratuvarında bir katılımcıya, intihar notu analizi testi verilir. Katkıda bulunan kişiye sahte bir geri bildirim verilerek testin yüzde 80 oranında başarılı olduğu söylenir. Daha sonra bu geri bildirimin tamamen kurgusal ve sahte olduğu katılımcıya açıkça itiraf edilir ve kanıtlanır. Buna rağmen katılımcı, kendi sosyal içgörüsünün ve ilk vardığı yargının doğru olduğuna inanmaya devam eder.

Derin Analiz

Bilişsel psikoloji ve karar verme süreçleri literatüründe, inançta direnme, insanın rasyonel bilgi işleme kapasitesindeki sınırlılıkların ve savunmacı bilişsel mekanizmaların merkezinde yer alır. Birey, zihinsel şemalarını ve önsel kabullerini korumak amacıyla tutarsız bilgiyi ya reddeder ya da devalüe eder. Nörobiyolojik düzeyde, bu durum prefrontal korteksin bilişsel esneklik sağlamadaki maliyeti ile limbik sistemin mevcut durumun (status quo) bozulmasına karşı geliştirdiği tehdit algısının bir etkileşimi olarak ortaya çıkar. Doğrulama yanlılığı (confirmation bias) ile yakın akraba olmakla birlikte, inançta direnme, yanlışlanmış bir veri karşısında bile inancın inatla muhafaza edilmesini ifade etmesi bakımından ayrışır.

Etimoloji

İngilizce 'belief' (inanç, iman; Germen kökenli *laubjan* [inanmak, güvenmek] fiilinden türemiştir) ve Latince 'perseverare' (kararlılıkla sürdürmek, devam etmek; *perseverus* [çok katı, kararlı] sıfatından türemiş olup *per-* [tamamen] + *severus* [ciddi, sert] bileşimidir) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.

Karıştırmayın

Doğrulama yanlılığı (confirmation bias) ile sıklıkla karıştırılır; doğrulama yanlılığı kişinin kendi inancını destekleyen kanıtları aktif olarak araması ve bulması iken, inançta direnme, eldeki temel kanıt çürütüldüğü halde inancın terk edilmemesidir.