Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

İnsanmerkezcilik

Anthropocentrism

Tanım

İnsan deneyiminin merkezi gerçeklik olduğu ve tüm olguların insanla ilişkileri bağlamında değerlendirilmesi gerektiği yönündeki açık veya örtük varsayım.

Örnek Vaka / Uygulama

Bir araştırmacının, bir primatın sergilediği karmaşık sosyal davranışı açıklarken 'intikam alma' veya 'suçluluk duyma' gibi tamamen insana özgü ahlaki kategorileri hayvanın bilişsel kapasitesine doğrudan atfetmesi, bilimsel bağlamda insanmerkezci bir önyargının tipik bir yansımasıdır.

Derin Analiz

Bilişsel bilimler, evrimsel psikoloji ve ekopsikoloji bağlamında insanmerkezcilik, türümüzün dünyayı algılama ve anlamlandırma sürecinde kaçınılmaz olarak sergilediği birbiriyle örtüşen bilişsel eğilimleri ve önyargıları kapsar. Zihinsel modellerimiz, doğası gereği antropomorfik (insansılaştırıcı) bir perspektifle şekillenir; bu durum, canlı ya da cansız diğer doğa unsurlarını kendi algısal ve motivasyonel çerçevemiz üzerinden yorumlamamıza neden olur. Bilişsel açıdan bu durum, varsayılan bir 'merkez' yaratma ve evreni kendi bilişsel kapasitemizle sınırlama eğiliminin evrimsel bir ürünüdür.

Etimoloji

Antik Yunanca 'ἄνθρωπος' (anthrōpos, 'insan') ve 'κέντρον' (kentron, 'merkez') sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Antropomorfizm (insan biçimcilik; cansız varlıklara veya hayvanlara insani özellikler atfetme eğilimi) ile sıklıkla karıştırılır; insanmerkezcilik daha geniş bir ontolojik ve epistemolojik çerçeveyi, yani insanın evrenin merkezinde olduğu kabulünü ifade eder.