Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Blur

Blur

Tanım

Görsel uyaranların sınırlarının belirginliğini yitirdiği, konturların dağıldığı ve netlikten uzaklaştığı algısal nitelik.

Örnek Vaka / Uygulama

Bir hastanın kontrast duyarlılık testi sırasında, ekrandaki Gabor yamasını giderek artan bir bulanıklık altında ayırt etmeye çalışması; veya nörolojik bir hasar sonrası hastanın görsel alanın periferinde nesnelerin sınırlarını seçememesi.

Derin Analiz

Görsel algı ve psikofizik bağlamında 'blur', retinadaki fotoreseptörlerin odaklanma kusurları veya merkezi sinir sistemindeki erken evre görsel işleme süreçlerinin (örneğin V1 ve V2 korteksindeki uzaysal frekans filtrelemesi) bir sonucudur. Retinal projeksiyonun uzaysal çözünürlüğünün düşmesi, yüksek uzaysal frekans bileşenlerinin zayıflamasına ve sadece düşük frekanslı genel form bilgilerinin kalmasına yol açar. Klinik optometri ve nörolojide, bulanıklık algısı sadece optik bir kusur (kırma kusurları gibi) olmayıp, aynı zamanda kortikal düzeyde kontrast duyarlılığı ve şekil-zemin ayrımını (figure-ground segregation) doğrudan etkileyen bilişsel bir veri kaybıdır.

Etimoloji

Orta İngilizce kökenli 'bleren' (gözü kamaşmak veya bulanık görmek) fiilinden evrilmiştir; kökensel olarak görsel algının netlikten sapma durumunu ifade eder.

Karıştırmayın

Görsel Agnozi (nesnelerin anlamını yitirme, bulanık görme değil) ve Skotoma (görsel alanda mutlak kör nokta, sınırların dağılması değil).