Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Kan Alma

Bloodletting

Tanım

Hastalıkları tedavi etmek amacıyla antik çağlardan on dokuzuncu yüzyıla kadar hastadan kasıtlı olarak belirli miktarda kan akıtılması prosedürü.

Örnek Vaka / Uygulama

18. yüzyıl sonlarında şiddetli melankoli ve ajitasyon belirtileri gösteren bir bireyin, vücuttaki 'kara safra ve kan taşkınlığını' dengelemek amacıyla berber-cerrahlar tarafından kolundan belirli bir miktar kanın akıtılması.

Derin Analiz

Tarihsel tıp ve psikiyatrinin kökenlerinde, özellikle humoralizm (ahlat-ı erbaa) teorisine dayanan birincil müdahale biçimidir. Antik Yunan ve Roma tıbbında vücuttaki dört temel sıvının (kan, balgam, sarı safra, kara safra) dengesinin bozulmasının hem fiziksel hem de ruhsal hastalıklara yol açtığı inancı hakimdi. 'Kan' unsurunun aşırı baskın olduğu veya bozulduğu düşünülen durumlarda (örneğin melankoli, mani veya ateşli durumlar), hastanın 'fazla' veya 'bozuk' kanının akıtılmasıyla homeostazın yeniden sağlanacağı varsayılırdı. Bilimsel devrim ve modern ampirik metodolojinin gelişimiyle birlikte, bu uygulamanın terapötik bir değeri olmadığı kanıtlanmış ve tıbbi tarihin ampirik dönemine ait bir uygulama olarak kalmıştır.

Etimoloji

İngilizce 'blood' [kan] + 'letting' [bırakma, akıtma] kelimelerinin birleşiminden oluşan, tarihsel tıp terminolojisinde flebotomi ile anlamlı kullanılan ampirik bir uygulamadır.

Karıştırmayın

Modern tıptaki tanısal veya terapötik flebotomi (örn. polisitemi vera tedavisinde kan uzaklaştırılması) ile karıştırılmamalıdır; kan alma, günümüzdeki kan bankacılığı veya kontrollü tıbbi prosedürlerden farklı olarak tamamen hatalı bir fizyolojik modele dayanan tarihsel bir uygulamadır.