Kemik İletimi
Bone Conduction
Tanım
Ses dalgalarının, kafatası kemiklerindeki mekanik titreşimler aracılığıyla havayolu atlanarak doğrudan iç kulaktaki kokleaya iletilmesi süreci.
Örnek Vaka / Uygulama
Odyoloji kliniğinde yapılan bir Weber testinde, titreşen bir diyapazon hastanın kafasının ortasına yerleştirilir. Eğer hastanın sol kulağında iletim tipi işitme kaybı varsa, ses kemik iletimi yoluyla dış ortam gürültüsünden arınmış o tarafta daha şiddetli duyulur, çünkü kafatası kemikleri ses enerjisini doğrudan o kulağın iç yapısına odaklamıştır.
Derin Analiz
İşitsel sinirbilimde kemik iletimi, akustik enerjinin dış kulak ve orta kulak mekanizmalarını (timpanik membran ve kemikçik zinciri) baypas ederek doğrudan mastoid çıkıntı ve temporal kemik üzerinden perilimfa sıvısını titreştirmesi prensibine dayanır. Bu süreç, ses dalgalarının hem sıkıştırma (compression) hem de atalet (inertia) mekanizmalarıyla iç kulağa ulaşmasını sağlar. Odiatride Rinne ve Weber testleri gibi klinik maskeleme ve odyolojik değerlendirmelerde, iletim tipi işitme kayıpları ile sensörinöral tip işitme kayıplarını ayırt etmek için temel bir referans mekanizmasıdır.
Etimoloji
İngilizce 'bone' (Eski İngilizce 'bān' - iskelet kalıntısı, kemik) ve 'conduction' (Latince 'conductio' - bir araya getirme, sevk etme, taşıma) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
Hava iletimi (air conduction), sesin dış kulak yolu ve kulak zarı üzerinden iletilmesiyle gerçekleştiği için bu süreçten ayrılır; kemik iletimi ise doğrudan kemik dokusunun rezonansını kullanır.