Nöropsikoloji
Çapraz İpucu Kullanımı
Cross-cuing
Birincil duyusal modalitenin erişilebilir olmadığı durumlarda, nesneyi ya da uyaranı tanımlamak için ikincil veya alternatif bir duyusal modalitenin kullanılması süreci.
-akuzi
-acusia (-acusis; -cusis)
Tıbbi terminolojide işitme bozukluklarını, işitme duyusuna ait durumları veya anomalileri nitelendirmek için kullanılan birincil birleştirici son ek.
-alji
-algia
Tıpta ve psikolojide belirli bir bölgede veya organda hissedilen ağrı durumunu belirten son ek.
-opia
-opia
Göz veya görme bozukluklarını belirten tıbbi son ek.
-yapan / -ettiren
-facient
Belli bir durumun, sürecin veya etkinin ortaya çıkmasını sağlayan, oluşturan veya tetikleyen anlamına gelen Latince kökenli türetme eki.
2-araşidonoilgliserol
2-AG
Memeli merkezi sinir sisteminde en yüksek konsantrasyonda bulunan ve CB1 reseptörlerinin temel endojen agonist ligandi olan ana endokannabinoid bileşik.
2-araşidonoilgliserol (2-AG)
2-arachidonoylglycerol (2-AG)
Merkezi sinir sisteminde yüksek konsantrasyonda bulunan, CB1 ve CB2 cannabinoid reseptörlerinin endojen agonist ligandi olan temel bir endocannabinoiddir.
3,4-dihidroksifenilalanin
3,4-dihydroxyphenylalanine
Katekolamin biyosentez yolğunda tirozin ile dopamin arasında yer alan, dopaminerjik nörotransmisyonda kritik öneme sahip amino asit türevi öncü molekül.
5-hidroksitriptamin (5-HT)
5-hydroxytryptamine (5-HT)
Merkezi ve periferik sinir sisteminde yaygın olarak bulunan, duygu durum, vazokonstriksiyon, uyku-uyanıklık döngüsü ve gastrointestinal motilite gibi pek çok fizyolojik süreci regüle eden bir monoamin nörotransmitterdir.
5-hidroksitriptofan
5-HTP
Serotonin biyosentezinde triptofandan sonra gelen ve ara basamağı oluşturan doğal türevli aminoasit bileşiği.
5-HT
5-HT
Monoamin sınıfından bir nörotransmitter olan 5-hidroksitriptaminin (serotonin) uluslararası yaygın kimyasal ve farmakolojik kısaltması.
6-hidroksidopamin (6-OHDA)
6-hydroxydopamine (6-OHDA)
Katesolaminerjik sinir hücresi gövdelerini seçici olarak tahrip eden, laboratuvar hayvanlarında Parkinson hastalığı modelleri oluşturmakta kullanılan sentetik bir monoaminerjik nörotoksin.
A Lifi
A Fiber
Somatosensoriyel sistemin miyelinli sinir liflerindendir ve kalınlıklarına göre alt tiplere ayrılarak propriosepsiyon, dokunma, ısı ile keskin ağrı sinyallerini yüksek hızla iletir.
A-delta Lifi
A-delta Fiber
Hafif miyelinli, orta çaplı ve yüksek iletim hızına sahip afferent sinir lifleri olup, esas olarak keskin ve batıcı ağrı ile ısı duyusunu iletir.
Abducens Siniri
Abducens Nerve
Gözü dışarıya doğru döndüren lateral rektus kasını motor olarak kontrol eden altıncı kranial sinirdir (CN VI).
Abiyotrofi
Abiotrophy
Vücut dokularının, organlarının veya sistemlerinin dejenerasyonu veya işlev kaybı; özellikle genetik bir kusura bağlı erken yaşlanma ve yıkım durumu.
Absürtlükler Testi
Absurdities Test
Katılımcıların bir görseldeki, öyküdeki veya yazılı materyaldeki mantıksal uyumsuzlukları ve tutarsızlıkları tespit etmesini gerektiren bir değerlendirme aracıdır.
Abuli
Aboulia
Bireyin eylem başlatma, karar verme ve amaca yönelik davranışları sürdürme kapasitesinde meydana gelen derin ve kalıcı azalma durumu.
Accumbens
Accumbens
Bazal ön beynin ventral striatal bölgesinde yer alan, dopaminerjik yolakların odak noktası olan ve pekiştirme süreçlerini yöneten subkortikal yapı.
Acı (tat)
Bitter
Alkaloidler, glikozitler ve bazı tuzlar tarafından uyarılan, evrimsel olarak toksisite sinyali taşıyan temel tat algısı.
Acosta Sendromu
Acosta’s Syndrome
Yüksek rakımlı bölgelerde oksijen basıncının düşmesine bağlı olarak ortaya çıkan fizyolojik ve nörolojik bozukluklar tablosu, akut dağ hastalığı.
Ad-
Ad-
Bir şeyin yönünü, yönelimini ya da başka bir yapıya yakınlığını ve bitişikliğini bildiren anatomik ve morfolojik önek.
Adaptometre
Adaptometer
Gözün belirli bir ışık miktarına uyum sağlaması için geçen süreyi ölçen ve gece körlüğü ile diğer görme bozukluklarının tanısında kullanılan optometrik ve tıbbi cihaz.
Addüksiyon
Adduction
Bir uzvun veya vücut kısmının anatomik orta hatta doğru yaklaştırılması hareketi.
Adeno-
Adeno- (aden-)
Tıp ve biyoloji terminolojisinde bez veya glandüler dokuları nitelemek için kullanılan birleşik biçim ekidir.
Adenozin
Adenosine
Adenin ve ribozdan oluşan, merkezi sinir sisteminde nöromodülatör rolü üstlenen, ayrıca hücresel enerji metabolizmasında (ATP) kilit konuma sahip endojen bir nükleozittir.
Adipsi
Adipsia
Sıvı alımını tetikleyen fizyolojik susuzluk hissiyatının tam veya kısmi yokluğu durumu.
Adrenal Kortikal Hiperfonksiyon
Adrenal Cortical Hyperfunction
Böbrek üstü bezlerinin kabuk (korteks) bölgesinden bir veya birden fazla hormonun aşırı miktarda salgılanmasıyla karakterize klinik durum.
Adrenarş
Adrenarche
İnsanlarda ve bazı yüksek primatlarda, adrenal korteksten androjen salgılanmasının başlamasıyla karakterize edilen prepubertal gelişim evresidir.
Adrenerjik
Adrenergic
Epinefrin (adrenalin) veya norepinefrin (noradrenalin) salgılayan, bunlara yanıt veren ya da bu katekolaminlerin etkilerini taklit eden biyolojik yapılara ve süreçlere verilen tanım.
Adrenerjik Reseptör
Adrenoceptor
Katekolaminler olan adrenalin (epinefrin) ve noradrenalin (norepinefrin) tarafından aktive edilen, G-protein kenetli reseptör sınıfı.
Adrenerjik Sistem
Adrenergic System
Otonom sinir sisteminin, adrenalin ve noradrenalin gibi katekolamin nörotransmitterler ile bunların reseptörleri aracılığıyla işlev gören alt sistemidir.
Adreno-
Adreno- (adren-)
Böbreküstü bezlerini (adrenal bezler) ifade eden ve bu bezlerin yapısal, işlevsel veya salgısal durumlarını belirten birleşik kelime ön eki.
Adrenokortikotropik Hormon
ACTH
Adenohipofiz tarafından salgılanarak adrenal korteksi uyaran ve steroid hormon sentezini tetikleyen bir tropik polipeptit hormondur.
Adrenolökodistrofi
Adrenoleukodystrophy
Beyin nöronlarını çevreleyen miyelin kılıfının yıkımı ve adrenal bezin ilerleyici işlev bozukluğu ile karakterize genetik bir hastalıktır.
Afazi
Aphasia
Genellikle sol hemisferdeki serebral hasar sonucunda ortaya çıkan, dil işleme, anlama ve ifade etme becerilerinin kazanılmış kaybıdır.
Afemi
Aphemia
Paul Broca tarafından orijinal olarak tanımlanan; yazma becerilerinin korunmuş olmasına rağmen, akıcı olmayan konuşma ile karakterize edilen bir motor afazi türüdür.
Afferent Duyu Nöronu
Afferent Sensory Neuron
Duyu organlarından veya çevresel dokulardan aldığı elektrokimyasal impulsları merkezi sinir sistemine (beyin ve omurilik) ileten birincil sinir hücresi türüdür.
Afferent Stimülasyon
Afferent Stimulation
Bir duyusal sistemin uyarılması sonucunda sinirsel impulsların merkezi sinir sistemine (beyin veya omurilik) doğru iletilmesi sürecidir.
Afferent Yol
Afferent Pathway
Duyu organlarından veya çevre birimlerinden alınan uyarıları merkezî sinir sistemine (beyin veya omurilik) ya da bir beyin bölgesinden diğerine ileten sinirsel yoldur.
Afrika Tripanosomiyazı
African Trypanosomiasis
Çeçe sineği sokmasıyla bulaşan, sinir sistemi tutulumuna yol açarak uyku döngüsünü bozan ve tedavi edilmediğinde ölümcül seyredebilen paraziter bir enfeksiyon hastalığıdır.
Ageuzi
Ageusia (aguesia)
Tat alma duyusunun kısmen veya tamamen kaybını ifade eden nörolojik ve duyusal bozukluk.
Aglossi
Aglossia
Dilin doğuştan yokluğu durumu olup, genellikle damak yarığı ve ekstremite anomalileri gibi diğer sistemik gelişim bozuklukları ile birlikte görülür.
Agnostik Aleksi
Agnosic Alexia
Yazılı materyalleri görme yetisinin korunmasına rağmen harf ve kelimelerin görsel olarak tanınamaması ve okunamaması ile karakterize nörolojik bir okuma bozukluğudur.
Agnozi
Agnosia
Primer duyu organlarında veya genel zeka düzeyinde bir kayıp olmaksızın, beyin hasarı nedeniyle duyusal uyarıcıları tanıma ve anlamlandırma yetisinin yitirilmesidir.
Agonist
Agonist
Bir hücre reseptörüne bağlanarak onu aktive eden ve doğal bir molekülün veya nörotransmitterin etkisini taklit eden kimyasal ajan ya da istenen yönde hareket üreten kas.
Agrafi
Agraphia
Nörolojik bir hasar veya bozukluk sonucunda, daha önceden var olan yazma yeteneğinin kısmen ya da tamamen kaybolması durumu.
Agrafili Aleksi
Alexia With Agraphia
Hem okuma hem de yazma becerilerinin bozulduğu edinilmiş bir disleksi formu olup, sıklıkla konuşma üretimi veya anlamasında görülen güçlüklerle birlikte seyreder.
Agramatizm
Agrammatism
Dilbilgisi kurallarına uygun konuşma yeteneğinin kaybı veya bozulmasıyla kendini gösteren bir afazi tezahürüdür.
Agrammatik Anlama
Agrammatic Comprehension
Bireylerin münferit kelimelerin anlamlarını doğru kavrayabilmesine rağmen, cümlelerin bütünsel anlamını çözmede yaşadığı dilbilgisel (sentaktik) anlama yetersizliğidir.
Agranüler Korteks
Agranular Cortex
Serebral kortekste küçük granül hücrelerinden yoksun olan, özellikle birinci motor korteksi kapsayan ve kalın beşinci tabakasıyla karakterize edilen selyüler bölgedir.
Agripnia
Agrypnia
Uykuya dalmada veya uykuyu sürdürmede kronik zorluk yaşanması durumu; klinik literatürde doğrudan insomnia (uykusuzluk) ile eş anlamlı kullanılan tarihsel ve tıbbi bir terim.
Ağaçlanma
Arborization
Nöronların dendritleri gibi ağacı andıran dallı yapıların oluşum sürecidir ve nöronal devrelerin karmaşıklığını artırır.
Ahilognozi
Ahylognosia
Dokunma yoluyla nesnelerin yapıldığı malzemeyi, ağırlığını, yoğunluğunu veya dokusal özelliklerini ayırt edememe durumuyla karakterize edilen bir somatosensoriyel agnozi türüdür.
AIDS Demans Kompleksi
ADC
HIV enfeksiyonuna doğrudan bağlı olarak gelişen ve kortikal atrofi ile karakterize; bilişsel, davranışsal, motor ve duygusal alanlarda bozulmalarla kendini gösteren nöropsikolojik sendrom.
AIM Modeli
AIM Model
Bilinç durumlarını beyin aktivitesinin aktivasyon, girdi-çıktı kapılama ve modülasyon olmak üzere üç temel eksen üzerindeki konumlarıyla tanımlayan nörobiyolojik model.
Ajenez
Agenesis
Bir organın veya vücut kısmının embriyonik gelişim sırasında hiç oluşmaması ya da tam olarak gelişememesi durumu.
Ajiri
Agyria
Serebral korteksin normal kıvrımlı yapısını geliştirememesi ve beynin düz bir görünüm almasıyla karakterize ciddi bir nörogelişimsel bozukluk.
Ajitofazi
Agitophasia
Seslerin, kelimelerin veya kelime parçalarının atlandığı veya bozulduğu, aşırı hızlı ve dağınık konuşma bozukluğudur.
Ajitografi
Agitographia
Bireyin harfleri, sözcükleri veya sözcük parçalarını bilinçdışı olarak atlayıp bozarak son derece hızlı bir şekilde yazı yazması durumu.
Akalkuli
Acalculia
Beyin hasarı veya hastalığı (genellikle paryetal lob lezyonları) sonrasında, daha önceden var olan aritmetik becerilerin yitirilmesiyle karakterize edinilmiş bir bozukluktur.
Akatamathezi
Acatamathesia (akatamathesia)
Genel olarak duyusal uyaranları, özelde ise konuşulan dili kavrama ve anlamlandırma yeteneğinin nörolojik kökenli kaybı.
Akatamazi
Akatamathesia
İşitilen, görülen veya okunan uyaranların anlamını kavrayamama, algılanan verileri zihinsel olarak anlamlandıramama durumu.
Akestezi
Acmesthesia
Normalde ağrı uyandıran kütanöz bir uyarının, ağrı yerine keskin bir dokunma veya basınç olarak algılandığı bir parestezi biçimi.
Akıcılık Bozukluğu
Dysfluency
Konuşmanın normal akışında ve ritmik kalıplarında görülen; tekrarlar, ses uzatmaları ve duraksamalarla karakterize her türlü kesinti.
Akinetik
Akinetic
Felce bağlı olmaksızın, istemli hareketlerin gerçekleştirilmesinde belirgin kayıp veya yoklukla karakterize durum.
Akinetik Mutizm
Akinetic Mutism
Bireyin göz hareketlerini korumasına karşın istemli hareketlerin ve konuşmanın ileri derecede azalması veya tamamen ortadan kalkmasıyla karakterize nörolojik durum.
Akinetopsi
Akinetopsia
Görsel korteksin V5/MT bölgesindeki hasara bağlı olarak nesnelerin hareketini algılayamama durumudur.
Akinezi
Akinesthesia
Kas gücünde bir kayıp veya paralizi olmaksızın, istemli hareketlerin azalması ya da hareketi başlatma yeteneğinin yitirilmesidir.
Akiri
Achiria
Hastanın kendi bedeninin bir tarafını tanıyamadığı, algılayamadığı veya uyaranın hangi taraftan geldiğini ayırt edemediği nadir bir nörolojik bozukluktur.
Akkomodatif Spazm
Accommodative Spasm
Yakın odaklanmanın ardından gözün akkomodasyon kaslarının gevşeyememesi ve sürekli kasılı kalarak geçici miyopiye yol açması durumu.
Akomodasyon Süresi
Accommodation Time
Gözün, görsel bir uyaranın sunulmasından sonra o uyarana odaklanabilmesi için geçen süre.
Akomodatif Yetersizlik
Accommodative İnsufficiency
Gözün farklı mesafelerdeki nesnelere odaklanma yeteneğindeki verimliliğin azalması durumu olup, temel olarak yakın görüşün bulanıklaşmasıyla kendini gösterir.
Akondroplazi
Achondroplasia
Kıkırdak dokudan gelişen kemiklerin bağ dokudan gelişenlere göre daha yavaş büyümesiyle karakterize, otozomal dominant geçişli bir orantısız cücelik formudur.
Akorya
Akoria
Göz bebeğinin (pupilla) konjenital olarak bulunmaması ya da gelişim gösterememesi durumu.
Akroanestezi
Acroanesthesia
Bir veya daha fazla ekstremitede (el, ayak, parmak uçları) duyarlılığın tam veya kısmi olarak ortadan kalkması durumu.
Akrodizostoz
Acrodysostosis
El ve ayak parmak eklemlerinin kısalması, karakteristik yüz anomalileri ve sıklıkla zihinsel yetersizlikle karakterize nadir görülen konjenital bir malformasyon sendromudur.
Akroestezi
Acroesthesia
El ve ayak gibi vücut ekstremitelerinde uygulanan uyaranlara karşı artmış duyarlılık veya aşırı duyarlılık durumu.
Akrokinezi
Acrocinesis
Ekstremitelerde, özellikle ellerde ve ayaklarda görülen aşırı hareketlilik veya istemsiz motor aktivite durumu.
Akromatik Aralık
Achromatic İnterval
Monokromatik bir uyarıcının ilk kez fark edilmesi için gereken ışık şiddeti ile bu uyarıcının renginin tam olarak algılanması için gereken ışık şiddeti arasındaki fotometrik aralıktır.
Akromatizm
Achromatism
Hiçbir rengin algılanamaması ve çevrenin yalnızca gri tonlarında deneyimlenmesiyle karakterize konjenital renk körlüğü durumu.
Akromegali
Acromegaly
Yetişkinlik döneminde hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucu ellerde, ayaklarda, yüzde ve kafatasında görülen anormal kemik büyümesi.
Akromikri
Acromicria
El parmaklarının, ayak parmaklarının veya yüz hatlarının anormal derecede küçük olmasıyla karakterize edilen bir gelişimsel kusur.
Akrosefali
Acrocephaly
Kafatasının koronal ve diğer sütürlerin erken kapanması (kraniyosiyanoz) sonucunda koni veya kubbe şeklinde sivrileşmesiyle karakterize doğumsal anatomik bir bozukluktur.
Akrosefalopolisindaktili
Acrocephalopolysyndactyly
Kranial sütürlerin erken kemikleşmesi sonucu ortaya çıkan kafa şekli bozukluklarının (kraniyosinoztoz) ellerdeki ve ayaklardaki parmak anomalileriyle (polidaktili ve sindaktili) karakterize olduğu konjenital bir sendrom grubudur.
Akrosefalosindaktili
Acrocephalosyndactyly
Kafatası, yüz, eller ve ayaklarda şekil bozukluklarına neden olan, kalıtsal ve dominant karakterli doğumsal sendromlar grubu.
Akrosentrik Kromozom
Acrocentric Chromosome
Sentromeri bir ucuna oldukça yakın konumlanmış, bu nedenle replikasyon sırasında biri çok kısa (p kolu), diğeri oldukça uzun (q kolu) iki kola sahip olan kromozom türü.
Aksesuar Sinir
Accessory Nerve
Boyundaki sternokleidomastoid ve trapezius kaslarını motor olarak inerve eden 11. kranial sinirdir (CN XI).
Aksiyon Potansiyeli
Action Potential (AP)
Bir nöronun aksonu boyunca sinirsel iletimi sağlayan, hücre zarındaki elektriksel potansiyelin hızlı ve geçici bir şekilde depolarize olup yeniden dinlenme durumuna dönmesi sürecidir.
Akson
Axon
Nöron gövdesinde üretilen elektriksel ve kimyasal sinir impulse'larını hücre dışına, diğer nöronlara, kaslara veya bezlere taşıyan uzun, silindirik sinir lifi uzantısı.
Akson Tepeciği
Axon Hillock
Nöronun hücre gövdesinden aksonun çıktığı koni şeklindeki özelleşmiş bölgedir ve sinirsel iletinin tetiklendiği kritik bir eşik noktasıdır.
Aksonal Miyelinizasyon
Axonal Myelination
Merkezi ve periferik sinir sistemi aksonlarının etrafının oligodendrositler veya Schwann hücreleri tarafından lipid açısından zengin miyelin kılıfla sarılması süreci.
Aksonal Varikoziteler
Axonal Varicosities
Aksonlar boyunca yer alan, sinaptik veziküller barındıran ve nörotransmitter salınımı gerçekleştiren genişlemiş alanlardır.
Aktif Dokunma
Active Touch
Bireyin kendi inisiyatifiyle ve istemli kas hareketleriyle bir nesnenin fiziksel özelliklerini (şekil, doku, ağırlık) keşfetme sürecidir.
Aktigrafi
Actigraphy
İnsan dinlenme-aktivite döngülerini ve uyku-uyanıklık paternlerini doğal ortamında, genellikle bileğe takılan ivmeölçerler aracılığıyla kesintisiz olarak kaydeden invazif olmayan bir yöntemdir.
Aktin
Actin
Ökaryotik hücrelerde hücresel iskeletin (sitoskeleton) temelini oluşturan, mikrofilamentlerin yapı taşını teşkil eden globüler ve multifonksiyonel bir protein ailesidir.
Aktivasyon Deseni
Activation Pattern
Elektroensefalografi kayıtlarında, bireyin gözlerini açarak görsel bir uyaranla etkileşime girmesi sonucu alfa dalgalarının baskılanması ve düşük voltajlı, hızlı aktiviteye geçiş yapması durumu.
Aktivasyon Hipotezi
Activation Hypothesis
Bilişsel ağ modellerindeki düğümlerin sayısal ağırlıklarının aktivasyon derecelerini temsil ettiğini ve yüksek metabolik aktivitenin zihinsel görevleri destekleyen beyin bölgelerini yansıttığını öne süren varsayım.
Aktivasyon-sentez Hipotezi
Activation–synthesis Hypothesis
Rüyaları, beyin sapından (özellikle pons bölgesinden) kaynaklanan rastgele nöral aktivitenin korteks tarafından yorumlanmasının bir ürünü olarak açıklayan hipotez.
Akulali
Aculalia
Yazılı veya sözel dili kavrama yetersizliğiyle karakterize, anlamsız ve bozulmuş konuşma üretimidir.
Akupunktur Anestezisi
Acupuncture Anesthesia
Vücudun belirli anatomik noktalarına akupunktur iğnelerinin batırılması yoluyla sağlanan, cerrahi müdahaleler sırasında ağrı dahil her türlü duyunun baskılanması veya ortadan kaldırılması durumu.
Akustik
Acoustic
Ses dalgalarının üretimi, yayılımı, özellikleri ve etkileşimleriyle ilişkili olan durumları nitelendiren sıfat.
Akustik Nöroma
Acoustic Neuroma
Koklea ile beyin sapı arasındaki işitme sinirinden kaynaklanan, genellikle iyi huylu vestibüler schwannom.
Akustik Refleks
Acoustic Reflex
Şiddetli ses uyarılarına yanıt olarak orta kulak kaslarının (tensor timpani ve stapedius) istemsiz kasılmasıyla, işitme kemikçiklerinin hareketini kısıtlayan ve iç kulağı yüksek akustik enerjiden koruyan koruyucu bir homeostatik mekanizma.
Akustik Spektrum
Acoustic Spectrum
Bir ses dalgasının bileşenlerini oluşturan farklı frekansların ve bunlara karşılık gelen genliklerin dağılımını gösteren niceliksel temsil.
Akustik Travma
Acoustic Trauma
Şiddetli patlamalar veya sürekli yüksek sesli gürültülere maruz kalma sonucunda iç kulakta meydana gelen fiziki doku hasarıdır.
Akustik-mnestik Afazi
Acoustic-mnestic Aphasia
Sol temporal lob lezyonlarından kaynaklanan, özellikle sözlü materyalleri hatırlamada, kelime listelerini anımsamada ve uzun cümleleri yinelemede yaşanan işitsel-bellek temelli bir dil bozukluğudur.
Akut Dağ Hastalığı
Acute Mountain Sickness
Deniz seviyesinden 2.400 metrenin üzerindeki rakımlara çok hızlı bir şekilde çıkan bireylerde, düşük atmosfer basıncı ve hipoksiye bağlı olarak gelişen klinik tablo.
Akut Orta Kulak İltihabı
Acute Otitis Media
Orta kulak boşluğunun ani başlangıçlı inflamasyonu ve efüzyonu ile karakterize, sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben gelişen akut enfeksiyöz durum.
Akut Serebellar Ataksi
Acute Cerebellar Ataxia
Genellikle çocuklarda viral bir enfeksiyonu takiben ani olarak ortaya çıkan; kas koordinasyon bozukluğu, konuşma güçlüğü, nistagmus ve amaçlı tremor ile karakterize nörolojik bir bozukluk.
Akut Serebrovasküler Olay
Acute Cerebrovascular Accident
Beyin dokusunu besleyen kan akışının ani olarak kesilmesi veya azalması ya da serebral kanama sonucu ortaya çıkan akut nörolojik defisit tablosudur.
Akut Stres Tepkisi
Acute Stress Response
Canlının ani ve tehdit edici bir çevresel uyaranla karşılaştığında hayatta kalmasını sağlamak amacıyla devreye giren, otonom sinir sisteminin hızlı fizyolojik ve hormonal tepki mekanizmasıdır.
Alali
Alalia
Vokal kordların nöromüsküler paralizisiyle ilişkili olan, kısmi veya tam konuşma yetersizliği durumu.
Albinizm
Albinism
Vücutta melanin pigmentinin yokluğu veya yetersiz üretimi nedeniyle göz, saç ve deride pigmentasyon eksikliğiyle karakterize genetik bozukluk.
Alcezimetre
Algesimeter
Bireylerin ağrı duyarlılığını ve ağrı eşiğini ölçmek için kullanılan kalibre edilmiş iğne veya uç içeren klinik ölçüm cihazı.
Aleksi
Alexia
Serebral lezyonlar, inmeler veya nörolojik hasarlar sonucunda önceden var olan okuma yeteneğinin yitirilmesi veya ağır derecede bozulması durumu.
Alfa Biyofildbek
Alpha Biofeedback
Bireylerin elektroensefalografi (EEG) yoluyla kendi beyinlerinin alfa dalgası aktivitesini (8-12 Hz) gözlemleyip işitsel veya görsel uyarıcılar aracılığıyla bu aktiviteyi istemli olarak düzenlemeyi öğrendikleri nöroterapi yöntemi.
Alfa Blokajı
Alpha Blocking
Bireyin gözlerini beklenmedik bir uyarıcıya odaklaması veya aktif bir zihinsel görev gerçekleştirmesi durumunda, elektroensefalografi (EEG) kayıtlarında alfa dalgası aktivitesinin ani bir düşüş veya baskılanma göstermesi olgusudur.
Alfa Dalgası
Alpha Wave
Kafa derisi elektroensefalografisinde (EEG) saptanan, 8-12 Hz frekans aralığına sahip, uyanık ancak zihinsel olarak dinlenme ve gevşeme durumunda ortaya çıkan düşük genlikli nöral salınım.
Alfa Dalgası Eğitimi
Alpha-wave Training
Bireylerin oksipital korteks üzerindeki alfa bandı aktivitesini artırarak huzurlu bir uyanıklık ve gevşeme durumu elde etmesini amaçlayan bir nörogeriçatı (nörofeedback) yöntemidir.
Alfa Dalgası Engelleme Koşullanması
Alpha-block Conditioning
İnsanların veya diğer hayvanların, pekiştireçler veya biyoferi (biofeedback) yöntemleri aracılığıyla beyinlerinin alfa dalgalarını bilinçli veya edimsel olarak bastırmasının öğretilmesi süreci.
Alfa Durumu
Alpha State
Bireyin artan alfa dalgası üretimiyle ilişkili, sakin uyanıklık ve odaklanmış dinginlik hali.
Alfa Motor Nöron
Alpha Motor Neuron
Omurilik ve beyinsapında yerleşen, çizgili kaslardaki ekstrafusal kas liflerini doğrudan innerve ederek iskelet kası kasılmasını başlatan büyük çaplı alt motor nörondur.
Alfa Nörofeedback
Alpha Neurofeedback
Bireyin elektroensefalografi (EEG) yoluyla kendi beyin dalgalarını, özellikle 8-12 Hz frekansındaki alfa ritmini izleyerek ve işitsel/görsel uyaranlar aracılığıyla bu ritmi istemli olarak değiştirmesini sağlayan bir düzenleme yöntemidir.
Alfa Reseptör
Alpha Receptor
Katekolaminler olan epinefrin ve norepinefrine bağlanan ve sempatik sinir sistemi aktivasyonunda kritik rol oynayan bir adrenerjik reseptör sınıfı.
Alfa Ritmi
Alpha Rhythm
Uyanık bireylerin gözleri kapalı ve zihinsel olarak dinlenme durumundayken occipital korteks başta olmak üzere beyin genelinde kaydedilen 8-12 Hz frekansındaki elektrofizyolojik osilasyondur.
Alfa-adrenerjik Reseptör
Alpha-adrenergic Receptor
Norepinefrin bağlandığında sempatik sinir sistemi yanıtı olarak düz kaslarda uyarılmaya yol açan, pupil dilatasyonu ve vasküler direnç artışını tetikleyen bir reseptör sınıfıdır.
Alfa-endorf
Alpha-endorphin
Hipofiz bezinde ve merkezi sinir sisteminde sentezlenen, opioid reseptörlerine bağlanarak ağrı modülasyonu ve duygu durum düzenlenmesinde rol oynayan endojen bir neuropeptittir.
Algezimetre
Algometer
Deri veya diğer dokular üzerindeki mekanik basınç veya uyarı eşiklerini nicel olarak değerlendirmek ve ağrı duyarlılığını ölçmek için kullanılan kalibre edilmiş klinik cihaz.
Aljezi
Algesia
Organizmanın zararlı uyaranları ağrı olarak deneyimleme ve algılama yeteneğinin tamamı.
Alkolik Korsakoff Sendromu
Alcoholic Korsakoff’s Syndrome
Uzun süreli ve ağır alkol kullanımına bağlı olarak gelişen, özellikle yeni bilgi öğrenme yeteneğinin ciddi biçimde bozulduğu ve hafıza boşluklarının uydurma anılarla doldurulduğu bir amnestik sendromdur.
Alkolik Nöropati
Alcoholic Neuropathy
Kronik ve aşırı alkol kullanımına ikincil olarak gelişen; güçsüzlük, uyuşma, karıncalanma ve yanma gibi anormal deri duyumlarıyla karakterize nörolojik bozukluklar grubu.
Allestezi
Allachesthesia
Bireyin vücudunun bir bölgesine uygulanan dokunma, ağrı veya ısı gibi duyusal uyarıları, sanki vücudunun tamamen farklı ve genellikle simetrik bir bölgesindeymiş gibi algılaması durumudur.
Allokeiri
Allocheiria (allochiria)
Bireyin, vücudunun bir bölgesine uygulanan dokunma veya ağrı uyaranını, uyaranın verildiği tarafın tam karşı simetriğinde hissettiği nörolojik bir duyusal algı bozukluğudur.
Allokorteks
Allocortex
Serebral korteksin filogenetik olarak daha yaşlı, altı katmandan daha az tabakaya sahip ve ağırlıklı olarak koku, bellek ve duygu işlevleriyle ilişkili olan bölgesidir.
Allokton
Allochthonous
Belirli bir sistemin kendi iç dinamiklerinden değil, dışsal kaynaklardan veya güçlerden türeyen; yerli veya içsel olmayan durum.
Allopregnanolon
Allopregnenolone
Progesteronun endojen bir nörosteroid metaboliti olup, GABA-A reseptörlerini pozitif allosterik modülasyona uğratarak anksiyolitik ve sedatif etkiler gösteren biyolojik bileşiktir.
Allosterik Modülasyon
Allosteric Modulation
Bir maddenin, reseptörün aktif bölgesi dışındaki bir konuma bağlanarak reseptörün moleküler konformasyonunu değiştirmesi ve diğer moleküllere olan affinitiesini artırması veya azaltması süreci.
Alport Sendromu
Alport Syndrome
Tip IV kolajen genlerindeki mutasyonlar sonucu ortaya çıkan; hematüri, ilerleyici nefropati, sensörinöral işitme kaybı ve çeşitli göz anomalileriyle karakterize kalıtımsal bir bağ dokusu bozukluğudur.
Alternatif Binaural Gürültü Dengeleme Testi
Alternate Binaural Loudness-balance Test
Yüksek seslere karşı anormal duyarlılığı ve recruitment (ödünç alma) fenomenini saptamak amacıyla iki kulağa eş zamanlı veya ardışık olarak farklı yoğunluklarda saf seslerin verildiği klinik bir odyometri testidir.
Alveolar
Alveolar
Dilin üst diş etine (alveolar çıkıntı) temas etmesi veya yaklaşmasıyla üretilen ses birimlerini veya bu bölgeye ait anatomik yapıları tanımlayan sıfat.
Alzheimer Hastalığı
Alzheimer’s Disease
Hafıza, düşünce, davranış ve işlevsel yetilerde ilerleyici bir yıkımla karakterize, ekstraselüler amiloid plaklar ve intraselüler nörofibriler yumakların birikimiyle seyreden ilerleyici bir nörodejeneratif hastalıktır.
Amakrin Hücre
Amacrine Cell
Retinada yer alan, aksonu bulunmayan, bipolar hücreler ile ganglion hücreleri arasında sinaptik bağlantı kurarak görsel sinyallerin lateral inhibisyonunu ve merkez-çevre antagonizmasını sağlayan internöron sınıfı.
Amauroz
Amaurosis
Etkilenen gözde veya gözlerde herhangi bir organik anormallik saptanmaksızın ortaya çıkan kısmi veya tam görme kaybı.
Ambi-
Ambi-
Her iki yönü, tarafı veya durumu kapsayan durumsal ve işlevsel ikiliği belirten bir birleşik kelime öneki.
Ambli-
Ambly-
Tıbbi ve biyolojik terminolojide eksik, yetersiz, zayıflamış veya bozulmuş işlevi bildiren bir ön ek veya birleştirici form.
Ambliakuzi
Amblyacousia
İşitme duyusunda meydana gelen küntleşme veya genel keskinlik kaybı durumu.
Ambliyoskop
Amblyoscope
Gözlerin sapma açısını ölçmek ve iki gözün koordine kullanım kapasitesini değerlendirmek için kullanılan optik bir muayene cihazıdır.
Ambulasyon
Ambulation
Bir bireyin bir yerden başka bir yere yürüyerek yer değiştirme eylemidir.
Amerikan Manuel Alfabesi
American Manual Alphabet
Amerikan İşaret Dilinde (ASL) harfleri ve sayıları tek elle temsil etmek için kullanılan parmak alfabesi sistemi.
Ametropi
Ametropia
Gözün ışığı retinada kusursuz bir odak noktasına getirme yeteneğini kaybetmesiyle oluşan her türlü kırıcılık (refraksiyon) bozukluğudur.
Amigdala
Amygdala
Temporal lobun derinlerinde yer alan, limbik sistemin kritik bir bileşeni olup duygusal işleme, tehdit algısı ve korku koşullanmasında merkezi rol oynayan badem şeklindeki nükleer kompleks.
Amigdala Uyarımı
Amygdaloid Stimulation
Amigdalanın elektriksel olarak aktive edilmesiyle duygusal, davranışsal ve motivasyonel tepkilerde değişimler meydana getiren nörofizyolojik süreç.
Amiloid
Amyloid
Nöronlar ve diğer vücut hücreleri arasında anormal bir şekilde birikerek normal hücresel işlevleri bozan, fibriler yapılı kimyasal açıdan çeşitlilik gösteren bir protein kümesidir.
Amiloid Öncül Protein
Amyloid Precursor Protein (APP)
Nöronal büyüme, hayatta kalma ve sinaptik onarım süreçlerinde rol oynayan, Alzheimer hastalığı patogenezinde kritik öneme sahip transmembran glikoproteindir.
Amiloid Öncül Proteini
APP
Nöronal büyüme, hayatta kalma ve sinaptik onarım süreçlerinde rol oynayan, Alzheimer hastalığının patofizyolojisinde kilit rol oynamasıyla bilinen transmembran proteini.
Amiloid Plak
Amyloid Plaque
Serebral kortekste dejenere olmuş dendritlerle çevrili beta-amiloid proteinlerinin kümelenmesiyle oluşan ve Alzheimer hastalığının nöropatolojik belirtileriyle doğrudan ilişkili ekstrasellüler birikim.
Amiloid-beta
Amyloid-beta (amyloid-β Or Aβ)
Amiloid öncül proteinin (APP) enzimatik olarak parçalanmasıyla oluşan ve Alzheimer hastalığında hücre dışı plaklar oluşturarak nöronal yıkıma katkı sağlayan bir peptit ailesidir.
Amiloidoz
Amyloidosis
Anormal katlanmış proteinlerin (amiloid) doku ve organlarda birikerek normal fizyolojik fonksiyonları bozmasıyla karakterize ilerleyici bir bozukluktur.
Amimi
Amimia
Uygun jestler aracılığıyla anlam aktarma veya başkalarının jestlerini yorumlama yeteneğinin kaybolmasıyla karakterize edilen dil ve iletişim bozukluğu.
Amin
Amine
Bir veya daha fazla amino grubu (–NH2) içeren organik kimyasal bileşikler sınıfı olup, nörobilimde nörotransmitterlerin yapı taşını oluşturur.
Amnestik Hafif Bilişsel Bozukluk
Amnestic Mild Cognitive İmpairment
Bireyin yaş ve eğitim düzeyine göre beklenenden daha belirgin bellek bozukluğu yaşamasına rağmen genel bilişsel işlevselliğin ve günlük yaşam aktivitelerinin büyük ölçüde korunduğu geçişsel klinik durum.
Amnezi
Amnesia
Fizyolojik, farmakolojik veya psikolojik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan, geçici veya kalıcı kısmi ya da tam bellek yitimi.
Amnezik Apraksi
Amnestic Apraxia
Motor beceriler veya fiziksel kapasite yerinde olmasına rağmen, verilen bir komutu veya görevi hatırlayamama ve dolayısıyla yerine getirememe durumu.
Amnezik Sendrom
Amnesic Syndrome
Yeni anı oluşturma kapasitesinde ciddi bozulma ile karakterize, eski anıların da bir kısmının etkilendiği organik bellek kaybı tablosudur.
Amorfagnozi
Amorphagnosia (amorphognosia)
Bireyin nesnelerin dokunsal yolla boyut, form ve şekil özelliklerini ayırt edememesiyle karakterize edilen bir somatosensoriyel agnozidir.
Amorfosentez
Amorphosynthesis
Vücudun belirli bir tarafına, sıklıkla da sağ tarafına ait çoklu duyusal girdilerin bütünleştirilebilmesi yeteneğindeki bozulmadır.
AMPA
AMPA
Merkezi sinir sistemindeki AMPA reseptörlerine seçici olarak bağlanarak glutamatın etkilerini taklit eden sentetik bir agonist.
AMPA Reseptörü
AMPA Receptor
Glutamat ve AMPA'ya bağlanan, ligand kapılı iyon kanallarıyla eşleşmiş ve glutamaterjik sinapslardaki hızlı sinaptik iletimin çoğundan sorumlu olan iyonotropik glutamat reseptörü alt tipi.
Ampulla
Ampulla
Bir kanalın veya geçidin kese benzeri genişlemiş ucu; iç kulaktaki yarım daire kanallarında yer alan formasyonlar denge duyusunun düzenlenmesinde kritik rol oynar.
Ampütasyon
Amputation
Bir uzvun veya vücut ekinin cerrahi müdahale ya da travmatik bir olay neticesinde vücuttan ayrılmasıdır.
Amuzi
Amusia
Genellikle temporal lob lezyonları veya nörogelişimsel anomaliler sonucu ortaya çıkan, müzikal algılama, icra etme veya tonları ayırt etme yetisinin kaybı.
Anafia
Anhaphia
Dokunma duyusunun tam veya kısmi olarak kaybolması durumu, dokunma yitimi.
Anafiya
Anaphia
Dokunma duyumlarının veya uyaranlarının algılanma yeteneğinin kısmen veya tamamen ortadan kalkması durumudur.
Anakusis
Anacusis (anakusis)
Her iki kulakta da işitme duyusunun tamamen kaybolması durumu, tam sağırlık.
Analizör
Analyzer
Merkezi sinir sisteminin belirli duyusal uyarıcıları değerlendirmekle sorumlu teorik işlevsel birimi.
Analjezi
Analgesia
Ağrı duyusunun tamamen yok olması veya önemli ölçüde azalması durumu.
Anandamid
Anandamide
Vücut tarafından doğal olarak üretilen ve merkezi sinir sistemi ile periferik dokulardaki kannabinoid reseptörlerine bağlanan bir endojen kannabinoid nörotransmitterdir.
Anaplastik Astrositom
Anaplastic Astrocytoma
Merkezi sinir sisteminde glial hücrelerden (astrositler) kaynaklanan, WHO sınıflamasına göre Evre III kabul edilen malign ve agresif karakterli bir nöroonkolojik lezyondur.
Anartri
Anarthria
Merkezi sinir sistemindeki hasar veya bozulmalar nedeniyle bireyin konuşma kaslarını kontrol edememesi ve sesli konuşma yetisini tamamen yitirmesiyle karakterize, motor temelli bir konuşma bozukluğudur.
Anastomoz
Anastomosis
Normalde ayrı olan iki anatomik yapının (kan damarları, sinirler veya lenf yolları) cerrahi olarak veya doğal dallanma yoluyla birbirine bağlanması.
Androjen Duyarsızlığı Sendromu
AIS
X kromozomuna bağlı resesif kalıtımla aktarılan, androjen hormonlarına karşı gelişen duyarsızlık nedeniyle genital gelişimi etkileyen kalıtsal bir durumdur.
Anensefali
Anencephaly
Kranial vaultun (kafatasının arka kısmını oluşturan kemikler) konjenital yokluğu ve serebral hemisferlerin tamamen eksik veya küçük kütleler halinde kalmasıyla karakterize ciddi bir nöral tüp defektidir.
Anestezi
Anaesthesia
Vücudun tamamında veya belirli bir bölgesinde uyaranlara karşı duyarlılığın, sıklıkla bilinç kaybının eşlik ettiği ya da etmediği geçici kaybı.
Angelman Sendromu
Angelman Syndrome
15. kromozomdaki genetik bir bozukluktan kaynaklanan; şiddetli öğrenme güçlükleri, konuşma yokluğu, ataksik yürüyüş ve sürekli neşeli hal, uygunsuz gülme nöbetleriyle karakterize konjenital nörogenetik bozukluk.
Angular Girus
Angular Gyrus
Parietal lobun alt yüzeyinde, superior ve orta temporal girusların birleşim yerinde yer alan; okuma, yazma, sayı işleme ve cross-modal (duyular arası) entegrasyonda kritik rol oynayan Brodmann 39 alanı.
Anikoni
Aniconia
Bireyin bilinçli zihninde görsel hayal kurma, nesneleri veya sahneleri zihinde canlandırma yetisinin tam veya kısmi yokluğudur.
Aniridi
Aniridia
İris tabakasının kısmi ya da tama yakın yokluğu ile makula lutea ve optik sinirdeki gelişimsel anomalilerle karakterize nadir görülen konjenital bir bozukluktur.
Aniridi, Serebellar Ataksi Ve Zeka Geriliği
Aniridia, Cerebellar Ataxia, And Mental Deficiency
İrisin kısmî veya tam yokluğu, kas koordinasyon bozukluğu ve entelektüel gelişim geriliği ile karakterize nadir görülen genetik sendrom.
Aniseikoni
Aniseikonia
Her iki gözün retinaya düşen görüntüleri algılarken boyut veya şekil bakımından belirgin eşitsizlikler yaşaması durumudur.
Anizo-
Aniso- (anis-)
Biyolojik yapılarda, ölçümlerde veya klinik bulgularda eşitsizliği, asimetriyi ya da farklılığı bildiren birleşik ön ek.
Anizokori
Anisocoria
Göz bebeklerinin (pupillaların) boyutlarının birbirine eşit olmaması durumu.
Anizometropi
Anisometropia
İki gözün kırma güçlerinin birbirinden farklı olduğu, dolayısıyla retinada oluşan görüntü boyutları ve netliklerinin eşit olmadığı optik durum.
Anizometropik Ambliyopi
Anisometropic Amblyopia
İki göz arasında anlamlı kırma kusuru farklılığı (anizometropi) bulunması durumunda, odaklanma eşitsizliğine bağlı olarak gelişen ve genellikle tek taraflı olan görme keskinliği azlığı.
Anizotropi
Anisotropy
Fiziksel, yapısal veya işlevsel özelliklerin ölçüm yapılan yöne bağlı olarak değişiklik göstermesi durumu.
Anjiyom
Angioma
Vasküler sistemin iyi huylu bir tümörü olup, kan veya lenf damarlarının anormal bir kitle oluşturacak şekilde çoğalmasıyla karakterizedir.
Anjiyoskotoma
Angioscotoma
Retinadaki kan damarlarının gölgelerinin oluşturduğu fizyolojik bir görme alanı kusurudur.
Ankiloglozi
Ankyloglossia
Lingual frenulumun anormal derecede kısa ve kalın olması nedeniyle dilin hareket alanının kısıtlandığı konjenital bir oral anomalidir.
Anodal Polarizasyon
Anodal Polarization
Elektrik akımının pozitif kutba doğru yöneldiği ve sinir hücrelerinde akımın hücre içi sıvıdan hücre dışı sıvıya doğru hareket ettiği durum.
Anognozi
Anosognosia (anosagnosia)
Nörolojik hasara bağlı olarak bireyin kendi bedensel ya da bilişsel yetersizliklerini (örneğin felç, körlük veya amnezi) idrak edememesi, varlıklarını inkâr etmesi durumu.
Anoksemi
Anoxemia
Arteriyel kanda oksijenin şiddetli bir şekilde azalması veya tamamen yok olması durumu; bilinç kaybı ve kalıcı beyin hasarına yol açabilir.
Anoksi
Anoxia
Vücut dokularında, özellikle de beyinde oksijen seviyesinin sıfıra yakın bir oranda azalması veya tamamen tükenmesi durumudur.
Anomalop
Anomalopia
Üç temel renk reseptöründen birinin spektral duyarlılığındaki anormallik nedeniyle normalden farklı renk algısıyla karakterize edilen renk görme kusurudur.
Anomik Afazi
Amnestic Aphasia
Bireyin nesnelerin veya kavramların adlarını hatırlayamadığı, ancak akıcı konuşma ve anlama yeteneğini büyük ölçüde koruduğu bir dil bozukluğudur.
Anopsi
Anopia (anopsia)
Periferik veya merkezi görsel sistemdeki bir bozukluk sonucunda, görme alanının bir veya her iki yarısında ortaya çıkan körlük durumu.
Anormal Deneyim
Anomalous Experience
Genelde kabul gören gerçeklik açıklamalarıyla tutarsız gibi görünen çeşitli deneyimlerin genel adı.
Anormal Dikromatizm
Anomalous Dichromatism
Bireyin renk spektrumunu yalnızca iki temel renk (genellikle mavi ve sarı) üzerinden algılayabildiği kısmi renk körlüğü formu.
Anormal Fiksasyon
Abnormal Fixation
Görme alanında, hedeflenen ilgi odağına odaklanma ve bu odaklanmayı sürdürme becerisinin nörolojik veya mekanik nedenlerle bozulması durumu.
Anormal Trikromazi
Anomalous Trichromatism
Bireyin retinada üç farklı koni hücresi tipine sahip olmasına rağmen, bunlardan birinin normalden farklı bir spektral duyarlılığa sahip olduğu bir renk görme bozukluğudur.
Anortopi
Anorthopia
Görsel alanın asimetrik veya biçimsiz algılanmasıyla karakterize edilen, sıklıkla şaşılık (strabismus) ile ilişkilendirilen görme bozukluğu.
Anozmi
Anosmia
Koku alma yeteneğinin kısmen veya tamamen ortadan kalkması durumu olup, genel veya spesifik koku moleküllerine karşı hissedilebilir.
Anöploidi
Aneuploidy
Bir hücre veya organizmanın, normal kromozom sayısından eksik veya fazla kromozoma sahip olması durumu.
Antagonist
Antagonist
Biyokimyada bir reseptörün veya kimyasal maddenin etkisini engelleyen ajan; kas fizyolojisinde ise hedeflenen hareketin zıttı yönünde kuvvet üreterek hareketi kontrol eden veya yavaşlatan kas.
Ante- (ön-)
Ante- (ant-)
Anatomik, gelişimsel veya zamansal olarak bir yapının, olayın veya evrenin 'önünde' ya da 'öncesinde' bulunduğunu belirten bilimsel bir önektir.
Anterior
Anterior
Anatomik bir yapının ön tarafında bulunan veya vücudun ön yüzeyine doğru olan konumu ifade eden yönsel sıfat.
Anterior Singulat Korteks
ACC
Frontal lobun altında, korpus kallozumu çevreleyen ve duygusal düzenleme, hata saptama ve acı algısında kritik rol oynayan kortikal bölge.
Anterior Spinotalamik Yol
Anterior Spinothalamic Tract
Omurilikten talamusa doğru ilerleyen ve esas olarak kaba dokunma ile basınca ilişkin duyusal bilgileri ileten yükselen bir aksonal yolaktır.
Anterior-posterior Eksen
Anterior–posterior Axis
Vücudun ön kısmından arka kısmına doğru uzanan hayali hat veya düzlemdir.
Anterior-posterior Gelişim Gradyanı
Anterior–posterior Development Gradient
Fetal gelişim sürecinde baş bölgesinin arka ve alt vücut bölgelerine kıyasla anatomik olarak çok daha hızlı büyümesi ve öncelikli olgunlaşma göstermesi süreci.
Anterjik
Antergic
Bir eklemin bükülmesi veya uzatılması gibi hareketlerde birbirine zıt yönlü kuvvet uygulayan kas çiftleri veya grupları için kullanılan anatomi ve fizyoloji terimi.
Anterograd
Anterograde
Zatında veya uzayda ileriye doğru hareket eden ya da yayılan durumu ifade eden yönelimsel sıfat.
Anterograd Amnezi
Anterograde Amnesia
Kritik bir nörolojik travma veya olay anından sonra yeni anıların kodlanması ve kalıcı belleğe aktarılmasının engellenmesiyle karakterize bellek bozukluğu.
Anterograd Bellek
Anterograde Memory
Belirli bir zaman noktasından sonra yaşanan olayları, deneyimleri ve yeni bilgileri kaydetme ve hatırda tutma yeteneği.
Anterograd Dejenerasyon
Anterograde Degeneration
Aksonal hasarı takiben, sinir hücresi gövdesinden uzağa, yani akson boyunca ileriye doğru yayılan nöronal yıkım örüntüsü.
Anterograd Taşınma
Anterograde Transport
Nöron gövdesinden (soma) akson ucuna doğru proteinlerin, organellerin ve sinaptik veziküllerin motor proteinler aracılığıyla taşınma sürecidir.
Anterolateral Sistem
Anterolateral System
Ağrı, sıcaklık ve kaba dokunma duyularını omurilikten üst beyin merkezlerine ileten temel somatosensoriyel yükselici yol sistemidir.
Antigondal Etki
Antigonadal Action
Hipofiz bezindeki veya amigdalamdaki bir lezyon gibi etken veya süreçler nedeniyle gonadal fonksiyonların bloke edilmesidir.
Antikolinesteraz
Anticholinesterase
Asetilkolinesteraz enziminin aktivitesini inhibe ederek sinaps boşluğundaki asetilkolin konsantrasyonunu artıran farmakolojik ajan.
Antimetropi
Antimetropia
Bir gözün miyop (uzağı göremeyen), diğer gözün ise hipermetrop (yakını göremeyen) olduğu nadir bir kırılma kusurudur.
Antinosiseptif
Antinociceptive
Zararlı uyaranlara karşı duyarlılığı azaltan veya bu uyaranlara karşı toleransı artıran mekanizmaları ve etkenleri tanımlayan sıfat.
Antiparkinson İlaç
Antiparkinsonian Drug
Parkinson hastalığının veya antipsikotik ilaç kullanımına bağlı gelişen parkinsonizm tablosunun titreme, kas rijiditesi ve yürüyüş bozuklukları gibi motor semptomlarını hafifleten farmakolojik ajan.
Anton Sendromu
Anton’s Syndrome
Klinik olarak kanıtlanmış görme kaybına rağmen hastanın körlüğünü tamamen reddetmesi ve görebildiğine inatla inanmasıyla karakterize nadir bir nörolojik bozukluk.
Anyon
Anion
Elektron kazanarak net negatif elektrik yükü kazanmış atom veya moleküldür.
Apati Sendromu
Apathy Syndrome
Bilişsel, davranışsal ve duygusal düzeyde belirgin bir motivasyon, ilgi ve hedef yönelimli eylem eksikliğiyle karakterize, nörolojik ve psikiyatrik bir sendrom.
Aperseptif Görsel Agnozi
Apperceptive Visual Agnosia
Bireyin temel görme yetileri (keskinlik, renk ve parlaklık algısı) korunduğu halde, görsel uyaranları anlamlı bir nesne biçiminde bütünleştirme ve ayırt etme yetisini kaybetmesiyle karakterize edilen nadir bir görsel işleme bozukluğudur.
Apert Sendromu
Apert Syndrome
Kafatası sütürlerinin erken kapanması (kraniyosinostoz) ve eller ile ayaklarda kemik veya deri füzyonu (sindaktili) ile karakterize, otozomal dominant kalıtım gösteren konjenital bir sendromdur.
Apikal Dendrit
Apical Dendrite
Piramidal hücrelerin tepesinden çıkarak serebral korteksin en dış yüzeyine doğru uzanan temel dendritik yapıdır.
Aplazi
Aplasia
Bir vücut dokusunun veya organın gelişimini durdurması ya da hiç oluşturamaması durumudur.
Apne
Apnea (apnoea)
Solunumun geçici olarak durması veya askıya alınması durumudur; uzun sürdüğü takdirde bradikardiye ve elektroensefalografik aktivite değişikliklerine yol açabilir.
Apo-
Apo-
Biyolojide, tıp bilimlerinde ve psikiyatrik terminolojide bir durumdan, yapıdan veya işlevden uzaklaşmayı, ayrılmayı ya da kopmayı ifade eden ön ek.
Apodi
Apodia
Doğuştan tek ayağın bulunmaması veya her iki ayağın birden yokluğuyla karakterize konjenital bir anatomik gelişim anomalisi.
Apoe
Apoe
Lipid metabolizmasında ve nöronal onarım süreçlerinde kritik rol oynayan, özellikle Alzheimer hastalığı etiyolojisinde genetik bir risk faktörü olarak öne çıkan bir apolipoprotein türüdür.
Apolipoprotein E (apoe)
Apolipoprotein E (apoe)
Merkezi sinir sisteminde lipid metabolizmasını düzenleyen ve beta-amiloid plaklarının temizlenmesinde görev yapan, özellikle ApoE4 varyantı ile Alzheimer hastalığı riskini artıran kritik bir plazma proteini.
Apomorfin
Apomorphine
Seçici olmayan bir dopamin agonisti olan, Parkinson hastalığındaki diskinezi ve motor kilitlenmelerin tedavisinde kullanılan güçlü bir farmakolojik ajandır.
Apraksi
Apraxia
Motor güç, duyu kaybı veya komutları kavrama yetisi tam olmasına rağmen, öğrenilmiş amaçlı ve becerikli hareketlerin planlanıp icra edilememesi durumu.
Apraksik Agrafi
Apraxic Agraphia
Yazı yazma mekaniğini ve harf formülasyonunu yöneten motor programların bozulmasıyla ortaya çıkan, motor beceri kaybına bağlı yazma yetersizliğidir.
Apraktagnozi
Apractagnosia
Ardışık motor hareketleri organize etme, hatırlama ve gerçekleştirme becerisi ile mekansal ilişkileri analiz etme yeteneğinin bozulduğu nöropsikolojik durum.
Aprosodi
Aprosody
Konuşmanın ritminde, vurgusunda ve tonlamasındaki normal varyasyonların yokluğu olup, tekdüze (monoton) bir ses tonuyla konuşulmasına neden olur.
Aprozeksi
Aprosexia
Dikkati belirli bir uyarıcıya odaklama ve sürdürme yeteneğinin mutlak kaybı veya ileri düzeyde yokluğu.
Apse
Abscess
İrin ve ölü doku birikimiyle karakterize, sınırlanmış ancak sıklıkla genişleme eğilimi gösteren lokalize bir enfeksiyon alanıdır.
Arago Fenomeni
Arago Phenomenon
Zayıf aydınlatma koşullarında (skotopik koşullar) görsel alanın merkezinde ortaya çıkan belirgin ışık duyarlılığı kaybıdır.
Arefleksi
Areflexia
İskelet kaslarının derin tendon reflekslerinin istem dışı ve kalıcı olarak alınamaması durumu.
Argyll Robertson Pupili
Argyll Robertson Pupil
Parlak ışığa yanıt vermeyen ancak yakın odaklanma (akomodasyon) sırasında küçülebilen, genellikle nörolojik patolojilerle ilişkili bilateral miyotik göz bebeği bulgusu.
Arhinensefali
Arhinencephaly
Olfaktor ampul ve yolların gelişmemesi veya yokluğu ile karakterize, sıklıkla holoproensefali ile birlikte görülen nadir bir konjenital beyin malformasyonudur.
Aristoteles Yanılsaması
Aristotle’s İllusion
İşaret ve orta parmaklar birbirinin üzerine çaprazlandığında, aralarına yerleştirilen tek bir nesnenin (örneğin bir bilyenin) iki ayrı nesne olarak algılanmasına neden olan dokunsal somatosensoriyel yanılsama.
Aritmetik Bozukluğu
Arithmetic Disability
Matematiksel hesaplamalar ve aritmetik işlemlerle ilişkili, günümüzde gelişimsel formda diskalkuli, edinilmiş formda ise akalkuli olarak adlandırılan eski bir klinik terim.
Arkuat Fasikül
Arcuate Fasciculus
Beynin dili anlama merkezi ile ifade merkezi arasında köprü kuran, kavisli beyaz madde sinir lifi demetidir.
Aromatik
Aromatic
Zwaardemaker koku sınıflandırma sisteminde baharat ve kafur benzeri koku niteliklerini tanımlayan duyusal sıfat.
Aromatik L-amino Asit Dekarboksilaz
Aromatic L-amino Acid Decarboxylase
Dopamin ve serotonin gibi temel monoamin nörotransmitterlerin biyosentezinde rol oynayan kritik bir liyaz enzimidir.
Arpej Paradoksu
Arpeggio Paradox
Usta piyanistlerin arpejleri çalma hızı ile uyarıcı-tepki kuramının uyuşmazlığını ortaya koyan, sinir iletim hızının yetersiz kaldığı durumlarda motor eylemlerin nasıl gerçekleştiğini sorgulayan görünürdeki çelişkidir.
Arşiserebellum
Archicerebellum
Beyinciğin filogenetik olarak en eski evrimsel katmanını oluşturan, esas olarak vestübüler sistemle bağlantılı biçimde denge ve postural koordinasyonu yöneten anatomik alt bölgedir.
Arteriyo-
Arterio-
Atardamarları (arterleri) ifade eden ve tıbbi bileşik kelimelerin başında yer alan birleştirici formdur.
Arteriyoskleroz
Arteriosclerosis
Atardamar duvarlarının esnekliğini yitirerek kalınlaşması ve sertleşmesiyle karakterize edilen patolojik durumlar grubu.
Arteriyovenöz Malformasyon (AVM)
Arteriovenous Malformation (AVM)
Atar ve toplardamarların aralarındaki kılcal damar ağı (kapiler yatak) olmaksızın doğrudan, konjenital olarak birbirine dolandığı anormal vasküler yapı.
Artetki
Aftereffect
Uzun süreli bir uyarıcıya maruz kalındıktan sonra ortaya çıkan ve genellikle ilk uyarıcının tersi yönünde algısal değişimle sonuçlanan duyusal tepki.
Artikülasyon
Articulation
Anlaşılır konuşma için gerekli seslerin, vokal trakt aparatlarının hassas koordinasyonu, zamanlaması ve nöral entegrasyonu yoluyla şekillendirilmesi ve üretilmesi sürecidir.
Artimge
Afterimage
Bir görsel uyarıcı ortadan kalktıktan sonra bile retina ve sinir sistemindeki aktivitenin devam etmesi nedeniyle algılanmaya devam eden görsel iz.
Artpotansiyel
Aftercurrent
Bir aksiyon potansiyelinin hemen ardından sinir veya kas hücresi zarında meydana gelen uzun süreli zar potansiyeli dalgalanmasıdır.
Artrometre
Arthrometer
Eklem instabilitesini ve eklem yüzeyleri arasındaki doğrusal veya açısal yer değiştirmeyi hassas bir şekilde ölçmeye yarayan biyomekanik cihaz.
Artropati
Arthropathy
Herhangi bir eklemi etkileyen iltihabi, nöropatik veya diğer patolojik durumların genel adıdır.
Asemi
Asemia
Her türlü işaret, sembol veya dili anlama ya da ifade etme yeteneğinin tam kaybıyla karakterize edilen nörolojik durum.
Asenestezi
Acenesthesia
Fiziksel varoluş hissinin ve bedenin kendine ait olduğuna dair somatosensoriyel farkındalığın kaybolması durumu.
Asetilkolin
Acetylcholine (ach)
Merkezi ve periferik sinir sisteminde sinaptik iletimi sağlayan, öğrenme, hafıza ve kas kasılmalarında kritik işlevleri bulunan birincil nörotransmiter.
Asetilkolin Reseptörü
Acetylcholine Receptor (achr)
Nörotransmitter olan asetilkolini bağlayarak sinyali ileten ve hücresel yanıtı başlatan integral membran proteinidir.
Asetilkolinesteraz
Acetylcholinesterase (ache)
Sinaptik aralıktaki asetilkolin nörotransmitterini hidroliz ederek inaktive eden ve kolinerjik sinyalleşmeyi sonlandıran temel enzimdir.
Asetilkolinesteraz İnhibitörü
Acetylcholinesterase İnhibitor (acheı)
Asetilkolinesteraz enziminin aktivitesini baskılayarak sinaptik aralıktaki asetilkolin konsantrasyonunu ve etki süresini artıran farmakolojik ajan sınıfı.
Asfiksi
Asphyxia
Kandaki oksijen seviyesinin normalin altına düşerken karbondioksit oranının tehlikeli biçimde artması, solunum güçlüğü ve doku hipoksemisiyle karakterize klinik tablo.
Asillabi
Asyllabia
Bireyin alfabedeki bireysel harfleri görsel olarak tanımasına rağmen, bu harfleri bir araya getirerek hece veya sözcük oluşturamaması ya da bunları anlayamamasıyla karakterize bir afazi türüdür.
Asimboli
Asymbolia
Sözcükler, jestler, sinyaller, müzik notaları veya kimyasal formüller dahil olmak üzere herhangi bir türdeki sembolü anlama veya kullanma yeteneğinin kaybı.
Asinerji
Asynergia
Kompleks motor hareketlerin gerçekleştirilmesinde rol oynayan kas gruplarının eşgüdümünün bozulması durumu.
Asomatognozi
Asomatognosia
Kişinin kendi bedeninin tamamına veya bir kısmına yönelik duyusal farkındalığını kaybetmesi ve o vücut parçasını kendine ait olarak tanımaması durumudur.
Asosiasyon Çekirdekleri
Association Nuclei
Talamusun, yükselen duyusal sistemlerden doğrudan girdi almayan; bunun diğer talamik çekirdeklerle geniş ağlar kurarak asosiasyon korteksine akson gönderen alt bölgeleridir.
Aspartat
Aspartate
Merkezi sinir sisteminde pek çok sinapsta uyarıcı (eksitatör) etki gösteren temel bir amino asit nörotransmiterdir.
Assosiasyon Korteksi
Association Cortex
Serebral korteksin birincil duyusal ve motor alanları dışında kalan, duyusal girdilerin bütünleştirilmesinden ve üst düzey bilişsel işlevlerden sorumlu geniş sahası.
Astazi
Astasia
Motor koordinasyon bozukluklarına bağlı olarak ayakta durabilme yeteneğinin ciddi düzeyde kısıtlanması veya tamamen kaybolması durumudur.
Astenopi
Asthenopia
Genellikle göz kaslarının aşırı zorlanması ve yorulmasına bağlı olarak ortaya çıkan göz güçsüzlüğü veya yorgunluğu durumu.
Astigmatizma
Astigmatism
Korneanın veya göz merceğinin kusurlu ve düzensiz kavislenmesi sonucu ışığın retinada tek bir noktada odaklanamamasıyla beliren görme bozukluğu.
Astigmatoskop
Astigmatoscope
Gözdeki astigmatizma kusurunu teşhis etmek ve derecesini ölçmek için kullanılan optik tanı aracı.
Astral Seyahat
Astral Projection
Bireyin fiziksel bedeninden ayrılarak ruhsal veya zihinsel bir düzlemde (astral düzlem) varlık gösterdiği iddia edilen trans benzeri bilinç durumu.
Aşeiri
Acheiria (achiria)
Doğuştan bir ya da her iki elin bulunmaması durumu veya beden farkındalığı bağlamında bedenin hangi tarafına dokunulduğunu ayırt edememe ile karakterize somatosensoriyel bozukluk.
Aşırı Uyku Bozuklukları
Disorders Of Excessive Somnolence (DOES)
En az bir ay boyunca süregelen, kalitatif veya kantitatif olarak günlük işlevselliği bozan aşırı uyku hali ile karakterize temel uyku bozuklukları kategorisi.
Ataksiagraf
Ataxiagraph
Ayakta dik dururken ve gözler kapalıyken bireyin vücut salınımlarını ve postural dengesizliklerini nicel olarak ölçen ve kaydeden cihaz.
Ataksik Dizartri
Ataxic Dysarthria
Konuşma motor kontrolünün serebellar sistem bozukluğuna bağlı olarak zarar görmesiyle ortaya çıkan; kelimelerin yayvanlaşması, kontrolsüz ses yüksekliği ve vokal kural düzensizlikleriyle karakterize bir motor konuşma bozukluğudur.
Ataksik Konuşma
Ataxic Speech
Serebellar sistemin hasarına bağlı olarak ortaya çıkan, konuşma hızında düzensizlikler, ritim bozuklukları ve fonemik belirsizliklerle karakterize bir motor konuşma bozukluğudur.
Ataksik Yazı
Ataxic Writing
Beyin hasarına bağlı olarak ortaya çıkan, ince motor koordinasyon bozukluğu nedeniyle düzensiz, orantısız ve eşgüdümsüz şekillerde beliren yazı yazma bozukluğu.
Atoni
Atonia
İskelet kaslarının normal dinlenme tonüsünden ve gerginliğinden yoksun olması durumu.
Atrofi
Atrophy
Beslenme yetersizliği, inaktivite, dejeneratif süreçler veya yaşlanmaya bağlı olarak bir organın ya da dokunun hacim ve kütle kaybederek küçülmesi durumu.
Aubert Fenomeni
Aubert Phenomenon
Kişinin başı eğik durumdayken dikey bir çizgiyi, başın eğilme yönünün tersi istikametinde eğilmiş gibi algılamasına neden olan görsel yanılsamadır.
Audio-
Audio-
Ses dalgalarını veya işitme duyusunu ifade eden, klinik ve teknolojik terminolojide sıklıkla kullanılan birleştirici kök.
Ayahuasca
Ayahuasca
Güney Amerika'ya özgü bitki türlerinin kaynatılmasıyla elde edilen, güçlü halüsinojenik ve psikoaktif bileşenler içeren geleneksel bir bitkisel dekoksiyondur.
Babkin Refleksi
Babkin Reflex
Yenidoğanlarda avuç içlerine uygulanan basınca yanıt olarak ağzın açılması ve başın yana döndürülmesiyle karakterize primitif bir motor yanıttır.
Bağlama Hipotezi
Binding Hypothesis
Farklı kortikal bölgelerden gelen ayrı duyusal özelliklerin, nöronal aktivitenin zamansal eşzimliliği aracılığıyla nasıl tekil ve bütüncül bir algıya dönüştürüldüğünü açıklayan nörobiyolojik teori.
Bağlanma Afinitesi
Binding Affinity
Belirli bir ligandın (nörotransmitter veya ilaç gibi) belirli bir reseptöre bağlanma eğilimi olup, ligand tarafından işgal edilen reseptör yüzdesiyle ölçülür.
Bağlantı Nöronu
Connector Neuron
Merkezi sinir sisteminde duyusal nöronlar ile motor nöronlar arasında köprü kurarak sinyalleri ileten ve interöron olarak da bilinen sinir hücresi.
Bağlantısızlık Sendromu
Disconnection Syndrome
Kortikal alanlar arası bilgi akışını sağlayan beyaz madde yollarının lezyonları sonucu ortaya çıkan nörolojik ve nörodavranışsal bozukluklar tablosu.
Bakteriyel Menenjit
Bacterial Meningitis
Beyin ve omuriliği çevreleyen koruyucu zarların (meninksler) bakteriyel etkenler sonucunda iltihaplanmasıyla karakterize, acil müdahale gerektiren ciddi bir nörolojik tablodur.
Balint Sendromu
Balint's Syndrome
Beynin paryeto-oksipital bölgelerindeki bilateral lezyonlardan kaynaklanan; optik ataksi, okülomotor apraksi ve simültanoagnozi triadıyla karakterize nadir bir uzamsal ve dikkatsel bozukluktur.
Balistik
Ballistic
Başlatıldıktan sonra anlık geri bildirim mekanizmalarıyla değiştirilemeyen, açık döngülü motor kontrolüne dayanan hızlı hareket türü.
Bant Geçiren Filtre
Bandpass Filter
Belirli bir frekans aralığındaki sinyallerin geçişine izin verirken, bu aralığın dışındaki düşük ve yüksek frekanslı sinyalleri zayıflatan veya filtreleyen elektronik veya dijital sinyal işleme aracı.
Bant Simetrisi
Band Symmetry
Veri setlerinde veya istatistiksel dağılımlarda belirli bant aralıklarının gösterdiği simetrik yapı ve dengedir.
Bar-
Bar-
Terminolojide basınç, ağırlık veya barometrik ölçümleri ifade eden kelimelerin başında yer alan bir kök önekidir.
Baragnozi
Baragnosis
Elde tutulan nesnelerin ağırlıklarını doğru bir şekilde tahmin etme ve kıyaslama yeteneğinin nörolojik hasara bağlı olarak yitirilmesi durumu.
Bárány Testi
Bárány Test
İç kulaktaki yarım daire kanallarının işlevselliğini değerlendirmek amacıyla hastanın özel bir sandalyede döndürülmesi ve ortaya çıkan nistagmusun incelenmesi esasına dayanan klinik vestibüler test.
Barestezi
Baresthesia
Vücut yüzeyine uygulanan ağırlık veya basınç uyarılarını algılama yeteneği ve somatosensoriyel duyusu.
Barognozi
Barognosis
Elde tutulan nesnelerin ağırlığını doğru bir şekilde tahmin etme ve ayırt etme yeteneği.
Barona Eşitliği
Barona Equation
Beyin hasarı veya nörolojik hastalıklar öncesindeki zeka düzeyini (premorbid IQ) tahmin etmek amacıyla yaş, eğitim ve mesleki geçmiş gibi demografik değişkenleri kullanan istatistiksel bir formüldür.
Barotit
Barotitis
Atmosferik basınç değişikliklerinin ani ve dengesiz maruziyeti sonucu orta kulak yapılarında ortaya çıkan bozukluk ve enflamatuar durum.
Barr Cisimciği
Barr Body
Dişi memelilerin somatik hücre çekirdeğinde yer alan, dozaj kompensasyonunu sağlamak üzere inaktive edilmiş ve yoğunlaşmış X kromozomudur.
Bati-
Bathy-
Biyolojik, anatomik veya coğrafi terminolojide 'derinlik' ya da 'derin' anlamını veren birleşik sözcük kökü.
Batiestezi
Bathyesthesia
Vücudun deri altı ve derin dokularındaki duyumların algılanması durumu; derin duyarlılık.
Bazal Çekirdekler
Basal Nuclei
Serebral hemisferlerin derinliklerinde yer alan, istemli hareketlerin başlatılması, modülasyonu ve motor öğrenmede kritik rol oynayan birbirine bağlı subkortikal nükleuslar grubu.
Bazal Gangliya
Basal Ganglia
Serebral hemisferlerin derinerinde yer alan ve hedefe yönelik istemli hareketlerin planlanması, başlatılması ve modülasyonunda kritik rol oynayan nükleer yapılar kümesi.
Bazal Ön Beyin
Basal Forebrain
Serebral kortekse ve hipokampusa yaygın kolinerjik projeksiyonlar gönderen; hafıza, öğrenme ve dikkat süreçlerinde kritik rol oynayan ventral ön beyin bölgesi.
Bazal Zar
Basilar Membrane
Salyangozun içinde yer alan ve Corti organını destekleyerek ses dalgalarını mekanik olarak frekanslarına göre ayrıştıran lifli yapı.
Bazolateral Amigdala Grubu
Basolateral Group
Amigdala kompleksinin en büyük kısmını oluşturan, duyusal girdileri işleyerek korku koşullanması ve duygusal öğrenmede kritik rol oynayan nükleer yapı kümesidir.
Bechara Kumar Görevi
Bechara Gambling Task
Iowa Kumar Görevi ile eşdeğer olan, bireylerin belirsizlik, ödül ve ceza dengesi altındaki karar verme süreçlerini ve ventromedial prefrontal korteks işlevselliğini ölçen deneysel bir testtir.
Beden
Body
Bir organizmanın, özellikle insan ve hayvanların zihinsel süreçlerden bağımsız olarak sahip olduğu fiziksel yapısının tamamı.
Beden Algısı
Body Percept
Bireyin kendi fiziksel özelliklerine dair zihninde biçimlendirdiği; zayıflık, güç, çekicilik veya boy gibi nitelikleri içeren mental imaj.
Beden Farkındalığı
Body Awareness
Bireyin herhangi bir anda kendi fiziksel benliğini ve bedenini algılama kapasitesidir.
Beden Şeması
Body Schema
Organizmanın uzuvlarının konumunu ve anlık duruşunu bilinçaltı düzeyde organize eden, kesintisiz güncellenen içsel sensomotorik model.
Békésy Odyometresi
Békésy Audiometer
Hastanın işitme eşiğini kendi kontrolündeki buton yanıtlarıyla mürekkep kaydedici üzerine grafiksel olarak çıkaran ilk otomatik odyometredir.
Békésy Yürüyen Dalgası
Békésy Traveling Wave
Kokleanedeki baziler membran boyunca ses frekanslarına bağlı olarak hareket eden, Georg von Békésy tarafından keşfedilmiş mekanik ilerleyen dalgadır.
Beklenti
Anticipation
Gelecekteki bir olayın veya durumun, genellikle duygu (haz veya kaygı) yüklü olarak zihinsel düzeyde önceden tasarlanması ve beklenmesi.
Belleğin Özellik Modeli
Attribute Model Of Memory
Öğrenme ve bellek deneyimlerinin farklı boyutlarının veya niteliklerinin (uzay, zaman, duyusal özellikler, tepki ve duygusal unsurlar) beynin farklı bölgeleri tarafından işlendiğini öne süren kuramsal model.
Bender Görsel-motor Gestalt Testi
Bender Visual–motor Gestalt Test
Bireylerin görsel-motor işlevselliğini, algısal yeteneklerini ve yapılandırma becerilerini değerlendirmek amacıyla geometrik figürlerin kopyalanması ve hafızadan yeniden çizilmesi esasına dayanan nöropsikolojik bir testtir.
Benton Görsel Bellek Testi
Benton Visual Retention Test (BVRT)
Görsel algı, görsel bellek ve visuosansör motor işlevleri değerlendirmek için kullanılan, geometrik figürlerin kopyalanması ve bellekten yeniden üretilmesine dayanan standartlaştırılmış nöropsikolojik test.
Bereitschaftspotential
BP
İstemli bir hareketin gerçekleştirilmesinden hemen önce kortekste meydana gelen yavaş negatif beyin potansiyeli değişimidir.
Berger Ritmi
Berger Rhythm
İnsan beyninde uyanık fakat gözler kapalı dinlenme durumunda, özellikle oksipital kortekste baskın olarak ortaya çıkan 8-12 Hz frekansındaki elektriksel salınımdır; yaygın adıyla alfa dalgasıdır.
Beriberi
Beriberi
Tiamin (B1 vitamini) eksikliğine bağlı olarak gelişen; sinir sistemi ve kardiyovasküler sistemi, nörolojik bulgular ile kardiyak anomalilerle karakterize eden beslenme kaynaklı bir hastalıktır.
Beta Dalgası
Beta Wave
Elektroensefalografide (EEG) 13–30 Hz frekans aralığında ölçülen, uyanık farkındalık, aktif zihinsel çaba ve odaklanmış dikkat durumlarıyla ilişkilendirilen elektriksel beyin aktivitesi.
Beta-endorfin
Beta-endorphin
Ağrı ve açlık süreçlerinde rol oynayan, opioid reseptörlerine bağlanarak analjezik etki yaratan ve dopaminerjik yolların inhibisyonunu kaldıran endojen bir nöropeptittir.
Beta-sekretaz
Beta-secretase (β-secretase)
Amiloid öncü proteinini (APP) keserek beyin dokusunda Alzheimer hastalığına yol açabilen beta-amiloid plaklarının oluşumunu başlatan bir enzimdir.
Beyin Ağırlığı
Brain Weight
Genç bir yetişkin insanda ortalama 1.450 gram olan, fil ve balina gibi bazı memelilerde ise 9.000 gramı aşabilen merkezi sinir sistemi organının kütlesel ölçüsüdür.
Beyin Araştırmaları
Brain Research
Beynin yapı ve işlevlerini anatomik, histopatolojik, nörokimyasal, elektrofizyolojik ve nörogörüntüleme yöntemleriyle inceleyen çok disiplinli araştırma alanı.
Beyin Asimetrisi
Brain Asymmetry
Beynin sol ve sağ yarımküreleri arasında yapısal, işlevsel veya nörokimyasal mimaride görülen sistematik farklılıklar bütünüdür.
Beyin Atlası
Brain Atlas
Beynin anatomik yapılarını, bölgelerini ve nükleuslarını mikro veya makro düzeyde detaylı illüstrasyonlar ve koordinat sistemleriyle haritalandıran kapsamlı başvuru koleksiyonu.
Beyin Atrofisi
Brain Atrophy
Nöronların ve bunlar arasındaki sinaptik bağlantıların kaybına bağlı olarak beyin dokusunda ve hacminde meydana gelen yapısal küçülme.
Beyin Bankası
Brain Bank
Nörolojik ve psikiyatrik bozuklukların postmortem histopatolojik incelemelerini, moleküler analizlerini ve beyin haritalama çalışmalarını mümkün kılmak amacıyla nörodejeneratif hastalık geçmişi olan bireylerin beyin dokularının toplandığı ve saklandığı sistematik biyolojik arşiv programı.
Beyin Bozukluğu
Brain Disorder
Normal beyin fonksiyonlarının aksamasıyla karakterize edilen; bilişsel, duygusal ve davranışsal bozulmalara yol açan her türlü klinik tablo.
Beyin Bölünmesi
Brain Splitting
Beynin iki serebral hemisferinin cerrahi olarak birbirinden ayrılması işlemi olup, genellikle corpus callosum'un kesilmesini ifade eder.
Beyin Büyümesi
Brain Growth
Beynin hacminde, kütlesinde ve nöral karmaşıklığında gebelik döneminden erken yetişkinliğe kadar gerçekleşen gelişimsel artış.
Beyin Çekirdeği
Brain Nucleus
Serebrum veya serebellum içerisinde belirli bir işlev ya da işlevler grubunu koordine etmekle görevli, iyi sınırlanmış nöron hücre gövdeleri kümesi.
Beyin Dalgaları
Brain Waves
Beynin farklı bölgelerinden yayılan, uyku evrelerini ve bilişsel süreçleri incelemede kullanılan spontan ve ritmik elektriksel impulslardır.
Beyin Dalgası Senkronizasyonu
Brainwave Entrainment
Beyin dalgalarının, işitsel veya görsel gibi dış çevresel uyarıcıların frekansı ile doğal olarak uyumlanması ve senkronize olması sürecidir.
Beyin Dalgası Terapisi
Brain-wave Therapy
Öğrenme, bellek ve terapötik içgörü süreçlerinde kritik rol oynadığı öne sürülen alfa ve teta dalgalarını uyarmayı amaçlayan alternatif veya tamamlayıcı bir müdahale yöntemidir.
Beyin Elektriksel Aktivite Haritalaması
BEAM
Beynin elektriksel aktivitesini analiz etmek ve topografik olarak renkli haritalar halinde görüntülemek için kullanılan bilgisayarlı elektroensefalografi sistemi.
Beyin Görüntüleme
Brain İmaging
Sağlam bir kafatası yapısı bozulmaksızın, manyetik rezonans, bilgisayarlı tomografi ve pozitron emisyon tomografisi gibi non-invaziv bilgisayarlı teknikler aracılığıyla beynin anatomisinin veya aktivitesinin incelenmesi.
Beyin Haritalandırma
Brain Mapping
Farklı işlevlerin belirli beyin bölgelerine atandığı, beynin görsel ve mekânsal bir temsilini oluşturma süreci.
Beyin Hasarı
Brain Damage
Doğum öncesi enfeksiyonlardan travmalara, inmelerden toksik ajanlara kadar pek çok farklı etiyolojik faktöre bağlı olarak beyin dokusunda meydana gelen ve kognitif, motor veya duyusal işlevlerde bozulmayla kendini gösteren yapısal zarar.
Beyin Karşılaştırıcısı
Brain Comparator
Planlanan motor eylem ile bu eylemin sonucunda ortaya çıkan duyusal geri bildirimi eşzamanlı olarak kıyaslayan varsayımsal sinirsel yapı.
Beyin Kaynaklı Nörotrofik Faktör
BDNF
Nöronların hayatta kalmasını, gelişimini ve sinaptik plastisiteyi destekleyen temel bir protein ve büyüme faktörüdür.
Beyin Kaynaklı Nörotrofik Faktör (BDNF)
Brain-derived Neurotrophic Factor (BDNF)
Sinaptik plastisiteyi, nörojenezi ve nöronal hayatta kalmayı düzenleyen, nöronların karmaşıklığını destekleyen temel bir nörotrofindir.
Beyin Kontüzyonu
Brain Contusion
Kafatası travması sonucu beyin parankiminin doğrudan darbe alan veya 'contre-coup' (karşı darbe) mekanizmasıyla kafatası içi kemik çıkıntılara çarparak ezilmesi ve kılcal damar hasarına bağlı kanama geçirmesi durumudur.
Beyin Lezyonu
Brain Lesion
Travma, hastalık, cerrahi, tümör, inme veya enfeksiyon kaynaklı herhangi bir beyin dokusu hasarı.
Beyin Lokalizasyon Kuramı
Brain Localization Theory
Beynin farklı anatomik bölgelerinin belirli ve özgül zihinsel ya da fizyolojik işlevleri yönettiğini öne süren nöroloji ve psikoloji kuramı.
Beyin Merkezi
Brain Center
Beyin dokusu içinde belirli duyusal, motor veya bilişsel işlevleri koordine etmekten sorumlu anatomik veya işlevsel olarak özelleşmiş bölgeler bütünü.
Beyin Omurilik Sıvısı
CSF
Merkezi sinir sistemini çevreleyen, mekanik ve immünolojik koruma sağlayan berrak ve renksiz fizyolojik sıvı.
Beyin Parmak İzi
Brain Fingerprinting
Suç mahalline ait detayların sunulmasıyla ortaya çıkan tanısal beyin dalgası tepkilerini ölçerek bilginin bireyin hafızasında yer alıp almadığını inceleyen adli nöroloji tekniği.
Beyin Patolojisi
Brain Pathology
Beyni etkileyen, yapısal veya işlevsel bozulmalara yol açan her türlü hastalık, tümör, travmatik yaralanma ya da patolojik durum.
Beyin Plastisitesi
Brain Plasticity
Beynin, deneyimler, öğrenme, çevresel uyarıcılar ya da travmatik hasarlar sonrasında sinaptik bağlantılarını ve yapısal organizasyonunu yeniden biçimlendirme kapasitesidir.
Beyin Potansiyeli
Brain Potential
Beyin hücrelerinin elektriksel aktivitesi sonucu ortaya çıkan ve elektroensefalografi gibi yöntemlerle ölçülebilen elektriksel potansiyel farkıdır.
Beyin Rezervi
Brain Reserve
Merkezi sinir sistemindeki nöronal kapasitenin ve sinaptik yoğunluğun, beyin dokusunda meydana gelen hasar veya dejeneratif kayıplara karşı bir tampon görevi görerek klinik semptomların ortaya çıkışını geciktirme kapasitesi.
Beyin Sapı İşitsel Uyarılmış Yanıtı
Brainstem Auditory Evoked Response
İşitsel bir uyarıcının ardından beyin sapından kaydedilen ve sinir sisteminin bütünlüğünü değerlendirmede kullanılan olaya ilişkin potansiyel.
Beyin Sendromu
Brain Syndrome
Beynin yapısal veya işlevsel bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkan ve genellikle bilişsel, davranışsal ve nörolojik bulgularla karakterize edilen klinik belirtiler kümesidir.
Beyin Taraması
Brain Scan
Hasarlı beyindeki yapısal veya işlevsel anormallikleri ortaya çıkarmak ya da sağlıklı beynin aktivitesini ölçmek amacıyla kullanılan çeşitli görüntüleme tekniklerinin genel adıdır.
Beyin Travması
Brain Trauma
Kafaya alınan darbe, mermi yaralanması veya serebrovasküler olaylar gibi etkenler sonucunda beyin dokusunda meydana gelen fiziksel hasar.
Beyin Tümörü
Brain Tumor
Kafatası içinde gelişen, sağlıklı dokuları tahrip ederek ya da kafa içi basıncı artırarak nörolojik işlev bozukluklarına yol açan anormal doku büyümesidir.
Beyin Uyarımı
Brain Stimulation
Nöral devrelerin işlevlerini haritalandırmak veya nöropsikiyatrik bozuklukları tedavi etmek amacıyla beynin belirli bölgelerine elektriksel, manyetik ya da cerrahi yöntemlerle müdahale edilmesidir.
Beyin-bilgisayar Arayüzü
BCI
Beynin elektriksel aktivitesini harici cihazları veya ekranları kontrol edebilen sinyallere dönüştüren ve kas aktivitesine ihtiyaç duymayan iletişim/kontrol sistemidir.
Beyin-makine Arayüzü
Brain–machine İnterface (BMI)
Merkezi sinir sistemi ile harici bir yapay cihaz veya bilgisayar sistemi arasında doğrudan iletişim yolu kuran donanım ve yazılım mimarisi.
Beynin Arkus Bölgesi
Arcuate Zone Of The Brain
Omurilikten pons bölgesine kadar uzanan, retiküler formasyonun yay şeklindeki kısımlarını, iç/dış arkus liflerini ve arkus çekirdeklerini içeren anatomik bölge.
Beynin Elektriksel Aktivitesi
Electrical Activity Of The Brain
Beyin potansiyellerindeki spontan veya uyarılmış elektriksel değişimler; saç derisine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla 1 ile 50 Hz arası frekanslarda kaydedilen salınımlardır.
Beynin Elektriksel Öz-uyarımı
Electrical Self-stimulation Of The Brain (ESSB)
Canlının, beyninin belirli ödül devrelerine elektrotlar aracılığıyla kendi iradesiyle elektrik akımı vermesi ve bu durumun aşırı pekiştireç etkisi yaratması süreci.
Bildirimsel Bellek
Declarative Memory
Olguların ve olayların bilinçli olarak hatırlanmasını ve sözel olarak ifade edilmesini sağlayan uzun süreli bellek sistemidir.
Bilgisayar Destekli Tanı
Computer-assisted Diagnosis
Klinisyenlerin tıbbi görüntüleri ve klinik verileri analiz ederek tanı koyma süreçlerini optimize etmek amacıyla algoritmik sistemlerden yararlandığı teknolojik yaklaşım.
Bilgisayarlı Tomografi
BT
X-ışını projeksiyonlarını bilgisayar destekli algoritmalarla birleştirerek vücudun kesitsel üç boyutlu anatomik haritasını çıkaran gelişmiş nörogörüntüleme ve radyolojik yöntem.
Bilişsel Antrenman
Cognitive Training
Dikkat, çalışma belleği, yürütücü işlevler ve problem çözme gibi temel bilişsel yetileri geliştirmeyi ya da korumayı amaçlayan, yapılandırılmış ve zihinsel açıdan uyarıcı egzersizler bütünü.
Bilişsel Bozulma
Cognitive İmpairment
Algılama, öğrenme, bellek, dil veya düşünme yeteneklerinde ortaya çıkan her türlü işlevsel kayıp veya zayıflama.
Bilişsel Değerlendirme
Cognitive Assessment
Öğrenme, bellek, yargılama ve akıl yürütme gibi üst düzey zihinsel işlevlerin sistematik ve standartlaştırılmış yöntemlerle ölçülmesi ve değerlendirilmesi süreci.
Bilişsel Eksiklik
Cognitive Deficit
Bireyin kronolojik yaşı ve aldığı örgün eğitim düzeyi göz önüne alındığında beklenenin oldukça altında kalan, standardize edilmiş testlerle ölçülebilen zihinsel ve entelektüel performans düşüklüğüdür.
Bilişsel Elektrofizyoloji
Cognitive Electrophysiology
Sinir sisteminin elektriksel aktivitesini ve bunun bilişsel süreçlerle zamansal ilişkisini inceleyen disiplin.
Bilişsel Gerileme
Cognitive Decline
Yetişkinlik yaşam döyüsü boyunca bellek, farkındalık, muhakeme ve zihinsel keskinlik gibi bir veya daha fazla bilişsel yetenekte görülen işlevsel azalmadır.
Bilişsel İşlev
Cognitive Functioning
Algılama, öğrenme, bellek, kavrayış, akıl yürütme ve dil gibi üst düzey zihinsel süreçlerin yürütülme performansıdır.
Bilişsel İşlev Bozukluğu
Cognitive Dysfunction
Düşünme, bilgi edinme ve hatırlama ile ilgili mental süreçlerde ortaya çıkan her türlü işlevsel aksama.
Bilişsel İyileştirme
Cognitive Remediation
Travmatik beyin hasarı, inme veya şizofreni gibi ciddi ruhsal bozukluklar nedeniyle bozulmuş olan dikkat ve bellek gibi nöropsikolojik işlevleri geliştirmeyi amaçlayan yapılandırılmış müdahale programı.
Bilişsel Nörobilim
Cognitive Neuroscience
Bilişsel süreçlerin ve zihinsel işlevlerin temelinde yatan sinirsel mekanizmaları ve beyin devrelerini inceleyen disiplinler arası bilim dalıdır.
Bilişsel Nöropsikoloji
Cognitive Neuropsychology
Beyin hasarının zihinsel süreçler üzerindeki etkilerini inceleyerek normal bilişsel işlevsellik modelleri oluşturmayı amaçlayan disiplin.
Binasal Hemianopsi
Binasal Hemianopia
Her iki gözün görsel alanının iç (nazal) yarılarında meydana gelen görme kaybı durumu olup, optik kiyazmanın lateral kısımlarındaki lezyonlar veya bası nedeniyle ortaya çıkar.
Binaural Maskeleme Seviyesi Farkı
BMLD
İki kulağa gelen işitsel uyarıcılar arasındaki faz veya şiddet farklarının, arka plan gürültüsü (maskeleme) içindeki bir sinyali fark etme eşiğini ne ölçüde iyileştirdiğini gösteren psikofakustik ölçüm.
Binaural Toplama Etkisi
Binaural Summation Effect
İki kulağın aynı anda uyarılması sonucunda işitsel eşiklerin ve algılanan ses şiddetinin, tek bir kulağın uyarılmasına kıyasla belirgin biçimde artması durumu.
Binaural Vuruş
Binaural Beat
Frekansları birbirinden çok az farklı iki saf tonun, her bir kulağa ayrı ayrı ve aynı anda sunulmasıyla işitsel sistemde ortaya çıkan periyodik dalgalanma.
Binoküler
Binocular
Her iki gözün aynı anda kullanılmasıyla ilgili olan durum veya yapı.
Binoküler / Binaral (iki Kulaklı)
Binaural
Her iki kulağa birden ait olan veya her iki kulak tarafından aynı anda algılanan işitsel uyarıcı durumudur.
Binoküler Algı
Binocular Perception
Her iki gözün eşzamanlı olarak uyarılmasıyla ortaya çıkan ve derinlik ile uzaysal farkındalığı sağlayan birleşik görsel deneyim.
Binoküler Baskılama
Binocular Suppression
Bir gözden gelen görsel uyarıcının, diğer gözden gelen uyarıcıya verdiğimiz yanıtı veya duyarlılığı geçici olarak baskılama yeteneği ya da nöral mekanizmasıdır.
Binoküler Görme
Binocular Vision
Çevrenin üç boyutlu olarak algılanmasını sağlayan, iki gözün normal ve koordine işlevselliği.
Binoküler Hücre
Binocular Cell
Sol veya sağ gözün herhangi birine sunulan görsel uyarıcıya yanıt verebilen bir kortikal nörondur.
Binoküler İpucu
Binocular Cue
Üç boyutlu uzay algısını ve derinlik hesaplamasını sağlamak amacıyla her iki retinanın eş zamanlı görsel girdilerine dayanan derinlik ipuçları.
Binoküler Titreşim
Binocular Flicker
Her bir gözün aralıklı bir ışık uyaranıyla ayrı ayrı uyarıldığı ve iki göz arasındaki etkileşimleri incelemek amacıyla aydınlatma faz ilişkilerinin değiştirilebildiği deneysel bir paradigma.
Binoküler Yoksunluk
Binocular Deprivation
Her iki gözün de ışık almasının, örneğin göz kapaklarının dikilmesi veya kapatılması yoluyla, deneysel veya patolojik olarak engellenmesi.
Bipolar Elektrot
Bipolar Electrode
Elektriksel sinyalleri kaydetmek veya uyarmak amacıyla aynı uçta veya yakın mesafede iki iletken temas noktası barındıran biyo-potansiyel sensör yapılandırmasıdır.
Bipolar Hücresi
Bipolar Cell
Retinada fotoreseptörler ile ganglion hücreleri arasında yer alarak görsel bilgiyi ileten ve işleyen iki kutuplu nöron sınıfı.
Bipolar Stimülasyon
Bipolar Stimulation
Bir katot ve anot çiftinin birbirine yakın yerleştirilmesiyle oluşturulan elektrik akımı aracılığıyla belirli bir nöronun veya beyin bölgesinin uyarılması.
Birincil İşitsel Korteks
A1
Kokleadan gelen işitsel bilgilerin serebral kortekste ulaştığı ilk ve temel işleme merkezi olan primer işitsel korteksin standart nöroanatomik kısaltmasıdır.
Birleşik Refleks
Compound Reflex
Tek bir uyarıcıya veya uyarıcı kümesine yanıt olarak eş zamanlı ya da ardışık bir dizi refleksin tetiklendiği karmaşık nörolojik tepki kümesidir.
Birleştirme Lifi
Association Fiber
Aynı serebral hemisfer içerisindeki farklı kortikal alanları birbirine bağlayan akson demetidir.
Birleştirme Testi
Assembly Test
Katılımcıların bulmaca parçaları veya nesneler gibi dağınık unsurları belirli bir bütün oluşturacak şekilde bir araya getirmesini gerektiren performans testidir.
Bitemporal Hemianopsi
Bitemporal Hemianopia
Her iki gözün dış (temporal) görsel alanlarının kaybıyla karakterize, optik kiyazma lezyonları veya basıları sonucu ortaya çıkan nörooftalmolojik bir görme alanı bozukluğudur.
Biyobelirteç
Biomarker
Normal biyolojik süreçlerin, patolojik durumların veya farmakolojik müdahalelere verilen yanıtların objektif olarak ölçülebilen ve değerlendirilebilen göstergesi.
Biyoelektrik Potansiyel
Bioelectric Potential
Sinir, kas ve diğer canlı dokuların hücre zarlarındaki iyon konsantrasyon farklarından doğan elektriksel potansiyel farkıdır.
Biyogram
Biogram
Biyoferi geri bildirim (biofeedback) deneyimlerinin öğrenilmesinde rol oynayan olası olaylar örüntüsüdür.
Biyojenik Amin
Biogenic Amine
Vücut süreçlerini ve merkezi sinir sistemi işlevlerini düzenleyen, amino asitlerin dekarboksilasyonu ile oluşan azotlu organik bileşikler grubu.
Biyokimyasal Belirteç
Biochemical Marker
Bir organizmanın kimyasal aktivitesinde, doğrudan bozukluğa neden olup olmamasından bağımsız olarak, bir patolojiye eşlik eden kimyasal varyasyon.
Biyolojik İşaret
Biological Marker
Bir organizmanın fizyolojik süreçlerinde, doğrudan nedensel olması gerekmeksizin belirli bir bozukluğa eşlik eden ölçülebilir değişim.
Biyolojik Zeka
Biological İntelligence
Ward C. Halstead tarafından ön beyin fonksiyonlarını geleneksel zeka kavramlarından ayırmak için tanımlanan, bilişsel aktivite için gerekli olan ve varsayılan kökeni biyolojik olan zihinsel yetenek düzeyi.
Biyomühendislik
Bioengineering
Canlı organizmaların ve biyolojik süreçlerin işlevlerini anlamak veya onarmak amacıyla mühendislik ilkelerinin uygulanması.
Biyotip
Biotype
Genotipik yapıları neredeyse aynı veya özdeş olan, fenotipik olarak farklılık gösterebilen bireyler grubu.
Blessed Demans Skalası
BDS
Demans hastalarında günlük yaşam aktivitelerini ve davranışsal değişiklikleri nicel olarak değerlendirmek için kullanılan klinik derecelendirme ölçeğidir.
Blok-desen Testi
Block-design Test
Bireyin görsel-uzamsal algısını, motor koordinasyonunu ve analitik düşünme becerilerini ölçmek amacıyla renkli küpleri belirli bir modeli taklit edecek şekilde bir araya getirmesini gerektiren standart zeka alt testi.
BLSA
BLSA
1958 yılında başlatılan ve insan yaşlanmasının normal süreçlerini biyolojik, psikolojik ve fizyolojik boyutlarıyla inceleyen dünyanın en uzun soluklu boylamsal çalışmalarından biridir.
Boğumlama Fonetiği
Articulatory Phonetics
İnsan konuşma seslerinin üretiminde rol oynayan fizyolojik yapıların hareketleri ile bu seslerin fiziksel özellikleri arasındaki ilişkiyi inceleyen fonetik alt dalıdır.
BOLD
BOLD
Kan oksijen düzeyine bağlı kontrast anlamına gelen, fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI) teknolojisinin temelini oluşturan fizyolojik ölçüm yöntemidir.
Bombesin
Bombesin
Memelilerde düz kas kasılmasını regüle eden, iştahı baskılayan ve belirli malign neoplazmların patofizyolojisinde rol oynayan bir nöropeptittir.
Boston Adlandırma Testi
BNT
Afazi değerlendirmesinde kullanılan, bireylerin görsel uyaranları (nesne çizimlerini) adlandırma ve kelime erişim becerilerini ölçen standart bir nöropsikolojik testtir.
Boston Süreç Yaklaşımı
Boston Process Approach
Nöropsikolojik değerlendirmede niceliksel test skorlarından ziyade hastanın teste ulaşırken sergilediği bilişsel stratejilere, hata örüntülerine ve problem çözme süreçlerine odaklanan klinik yaklaşım.
Boston Tanısal Afazi Bataryası
BDAE
Nörolojik hasar sonrasında ortaya çıkan dil bozukluklarının (afazi) türünü ve şiddetini saptamak amacıyla geliştirilmiş kapsamlı bir nöropsikolojik değerlendirme bataryasıdır.
Bozulma İndeksi
Deterioration İndex
Wechsler Yetişkin Zeka Ölçeği'ndeki (WAIS) alt test skorlarının, bireyin temel işlevselliğindeki nörolojik veya psikiyatrik kökenli kayıpları saptamak amacıyla karşılaştırıldığı formüle edilmiş oran.
Bozulma Katsayısı
Deterioration Quotient
Bireyin bilişsel işlevlerindeki genel yıkım veya gerileme miktarını, özellikle yaşlanma veya organik beyin hasarı bağlamında nicel olarak hesaplayan psikometrik oran.
Bozulmuş Konuşma Testi
Distorted Speech Test
İşitsel ve algısal işleme problemlerini değerlendirmek amacıyla akustik sinyalin belirli öğelerinin çıkarıldığı veya değiştirildiği bir test yöntemidir.
Bölünmüş Beyin
Divided Brain
Epilepsi tedavisinde korpus kallozumun cerrahi olarak kesilmesi sonucu iki serebral hemisfer arasındaki doğrudan iletişimin ortadan kalktığı nöropsikolojik durumu ifade eder.
Bradifreni
Bradyphrenia
Düşünce içeriğinden bağımsız olarak, bilişsel işlem hızının ve enformasyon işleme kapasitesinin belirgin şekilde yavaşlaması durumu.
Bradilali
Bradylalia
Konuşma hızında anormal derecede yavaşlama veya duraksama ile karakterize edilen nörolojik ve psikiyatrik bir belirtidir.
Bradileksi
Bradylexia
Zekâ geriliğine atfedilemeyen, okuma hızında görülen aşırı ve patolojik yavaşlık durumu.
Bradjartri
Bradyarthria
Konuşma hızının belirgin şekilde yavaşlaması ve artikülasyon bozukluklarıyla karakterize motor konuşma bozukluğudur.
Bradyestezi
Bradyesthesia
Duyusal uyaranların algılanmasında ve işlenmesinde görülen yavaşlama veya körelme durumu.
Braid Şaşılığı
Braid’s Strabismus
Gözlerin içe ve yukarı doğru odaklanmasıyla bireyin hipnotik bir trans durumuna girebildiği özel bir şaşılık formu.
Braille Alfabesi
Braille
Şiddetli görme kaybı olan bireylerin dokunma duyusunu kullanarak okuyup yazmasını sağlayan, iki paralel sütun halinde düzenlenen altı kabartılmış noktadan oluşan dokunsal bir yazı sistemidir.
Broca Afazisi
Broca’s Aphasia
Frontal lob hasarına bağlı olarak gelişen, akıcı olmayan, yavaş ve duraksamalı konuşma üretimiyle karakterize ekspresif bir dil bozukluğudur.
Broca Alanı
Broca’s Area
Serebral hemisferin inferior frontal girusunun posterior kısmında yer alan ve konuşma üretimi ile motor konuşma planlamasından sorumlu kortikal bölgedir.
Brodmann Alanı
Brodmann’s Area
Serebral korteksin hücre katmanlarının mimari dizilimine (sitoarkitektonik) göre numaralandırılmış bölgesel bölümlenmesidir.
Bruininks-oseretsky Motor Yeterlik Testi
BOT
Çocuklarda ve gençlerde ince ve kaba motor becerileri değerlendirmek için kullanılan standartlaştırılmış bir psikomotor batarya.
Brusin
Brucine
Brucea cinsi çalılar ve nux vomica bitkisinde bulunan, glisin reseptörlerinde antagonist olarak görev yapan, striknine benzer ancak ondan daha düşük potensli bir alkaloid.
Bukofasial Apraksi
Buccofacial Apraxia
Yüz, yanak, dudak, dil ve çene kaslarının istemli hareketlerinin koordine edilememesi durumu, ancak otomatik hareketlerin korunması ile karakterize nöropsikolojik bir bozukluk.
Bulanık Görme
Blurred Vision
Görsel keskinliğin azalması ve nesnelerin netliğini yitirerek bulanık algılanması durumu.
Bulanıklık Noktası
Blur Point
Bir görsel uyarıcının net görünebilmesi için göze yaklaştırılabileceği minimum mesafeyi ifade eden optik eşik.
Bulbar Retraksiyon Refleksi
Bulbar Retraction Reflex
Hayvanlarda konjonktiva veya korneaya dokunulduğunda göz küresinin istemsiz olarak içeri çekilmesi ve niktitans zarlarının kapanmasıyla karakterize koruyucu refleks mekanizması.
Bulbus
Bulb
Nöroanatomide küre veya soğan biçimli yapıları tanımlamakta kullanılan, özellikle koku soğancığı (olfactory bulb) gibi merkezi sinir sistemi bileşenlerini ifade eden anatomik terim.
Buschke-fuld Seçmeli Hatırlatma Testi
Buschke–fuld Selective Reminding Test
Sözel bellek süreçlerini, özellikle çoklu denemelerde hatırlanamayan öğelere odaklanarak değerlendiren nöropsikolojik bir testtir.
Butilkolinesteraz
Buche
Bütirilkolinesteraz (BuChE), esas olarak karaciğerde sentezlenen ve bütirilkolin dahil olmak üzere çeşitli esterleri hidrolize eden non-spesifik bir kolinesteraz enzim türüdür.
C İpliği
C Fiber
Ağrı sinyallerini yavaş ileten, miyelinsiz periferik sinir akonudur.
CA1, CA2, CA3 Ve CA4
CA1, CA2, CA3, And CA4
Hipokampusun Ammon boynuzu yapısını oluşturan ve her biri farklı sinaptik bağlantılara ve işlevsel özelliklere sahip dört farklı sitolojik alt bölgesi.
Caco- (cac-) Öneki
Caco- (cac-)
Tıp, psikiyatri ve biyoloji terminolojisinde patolojik, bozuk, kötü veya nahoş durumları ifade etmek için kullanılan birleştirici bir önektir.
California Sözel Öğrenme Testi
California Verbal Learning Test (CVLT)
Sözel bellek süreçlerini, öğrenme stratejilerini ve hatırlama performansını çok boyutlu olarak değerlendiren standartlaştırılmış bir nöropsikolojik testtir.
Callosal Sulcus
Callosal Sulcus
Her bir serebral hemisferin medial yüzeyinde, corpus callosum ile cingulate korteks'i birbirinden ayıran belirgin anatomik oluk.
Cannon-bard Teorisi
Bard–cannon Theory
Duygusal uyaranların aynı anda hem otonom sinir sisteminde fizyolojik uyarılmaya hem de kortekste öznel duygu deneyimine eş zamanlı olarak yol açtığını savunan nörobiyolojik duygu modeli.
CAPD
CAPD
Merkezi sinir sisteminin işitsel bilgiyi işleme ve yorumlama yeteneğinde görülen nörogelişimsel bir bozukluk.
Capgras Sendromu
Capgras Syndrome
Bireyin yakın akrabalarının veya eşinin fiziksel olarak birebir aynı ikizleri veya sahtekarlarıyla değiştirildiği yönündeki sarsılmaz sanrısal inancıyla karakterize edilen nadir bir yanılgı sendromudur.
Cata-
Cata- (cat-; Kata-; Kat-)
Biyoloji, tıp ve psikopatolojide 'aşağıya doğru', 'yıkım' veya 'tersine dönme/çökme' anlamlarını veren önek formudur.
CAVLT
CAVLT
Çocuklarda işitsel-sözel bellek süreçlerini, öğrenme eğrilerini, hatırlama performansını ve müdahale etkilerini değerlendiren standartlaştırılmış bir nöropsikolojik test bataryası.
Charles Bonnet Sendromu
Bonnet Syndrome
Ciddi görme kaybı yaşayan bireylerde, kişinin halüsinasyonların gerçek dışı olduğunu bildiği (içgörünün korunduğu), genellikle figür, desen veya manzaralardan oluşan karmaşık görsel varsanı durumudur.
Chotzen Sendromu
Chotzen’s Syndrome
Kraniosinostoz, kafa tasındaki sütürlerin erken kapanması, parmak aralarında deri yapışıklığı (sindaktili) ve yüz asimetrisi ile karakterize nadir görülen otozomal dominant genetik sendrom.
CHRN Genleri
CHRN Genes
Nikotinik asetilkolin reseptörlerinin (nAChR) alt birimlerini kodlayan ve nörotransmitter iletiminde kritik rol oynayan gen ailesi.
Cingulate Sulcus
Cingulate Sulcus
Serebral hemisferlerin medial yüzeyinde yer alan ve singulat korteksi superior frontal gyrustan ayıran belirgin anatomik oluk.
Cingulum Demeti
Cingulum Bundle
Frontal lobu temporal lobdaki parahipokampal girus ve komşu bölgelere bağlayan, singulat korteksin hemen altında yer alan uzunlamasına sinir lifi demeti.
Cisterna Magna
Cisterna Magna
Beyincik ile beyin sapının (medulla oblongata) alt yüzeyi arasında yer alan, beyin-omurilik sıvısı (BOS) depolayan subaraknoid boşlukların en büyüğüdür.
Claustrum
Claustrum
İnsular korteks ile putamen arasında yer alan, serebral korteks ve subkortikal yapılarla yoğun bağlantılara sahip ince, yaprak biçimli gri madde katmanı.
Cloninger'in Kişiliğin Psikobiyolojik Modeli
Cloninger’s Psychobiological Model Of Personality
Kişiliği dört mizaç (biyolojik temelli) ve üç karakter (sosyo-bilişsel temelli) olmak üzere toplam yedi boyutta inceleyen kapsamlı bir nöropsikiyatrik model.
CO Blob
CO Blob
Primer görsel kortekste (V1) bulunan, yüksek sitokrom oksidaz enzim aktivitesi gösteren ve renk işleme süreçlerinde kritik rol oynayan silindirik hücre kümeleridir.
Cockayne Sendromu
Cockayne Syndrome
Mikrosefali, cücelik, erken yaşlanma, şiddetli fotosensitivite ve nörodejenerasyon ile karakterize, otozomal çekinik kalıtımlı nadir ve fatal bir kalıtsal bozukluk.
Coeno- (koeno-)
Coeno- (coen-; Cene-; Ceno-)
Biyolojik, psikolojik ve tıbbi terminolojide 'ortak', 'umumî' veya 'genel' anlamına gelen bir birleştirme formu.
Coma Vigil
Coma Vigil
Bireyin gözlerini açıp hareket ettirerek uyanık gibi göründüğü ancak dış uyaranlara karşı anlamlı veya adaptif bir yanıt vermediği, günümüzde sıklıkla vejetatif durum olarak sınıflandırılan eskimiş bir klinik terim.
Common Chemical Sense
Common Chemical Sense
Trigeminal sinir uçlarının mekanik veya termal olmayan, doğrudan kimyasal maddeler tarafından uyarılmasıyla ortaya çıkan duyusal algılama kapasitesi.
COMT
COMT
Katekolamin nörotransmiterlerini (dopamin, adrenalin ve noradrenalin) bir metil grubu transfer ederek inaktive eden temel enzimi ifade eden biyokimyasal kısaltmadır.
COMT Geni
COMT Gene
Katekol-O-metiltransferaz enzimini kodlayan; dopamin, norepinefrin ve epinefrin gibi katekolaminlerin yıkımından sorumlu genetik birim.
Cornu Ammonis
Cornu Ammonis
Hippokampusun iç kısmındaki, Ammon boynuzunu andıran kavisli hücresel katmanların ve alt bölgelerin (CA1-CA4) tamamını kapsayan anatomik yapı.
Corp-
Corp-
Tıbbi ve anatomik terminolojide 'gövde', 'vücut' veya 'yapı' anlamlarına gelen kök biçimidir.
Corpora
Corpora
Anatomide ve nörolojide, belirgin bir işlevi veya yapısı olan birden fazla anatomik gövdeyi ya da kütleyi tanımlayan çoğul terim.
Corpus Callosum
Callosum
Beynin sağ ve sol hemisferleri arasında çift yönlü iletişim ve bilgi transferini sağlayan en büyük ak madde komissürü.
Corpus Callosum Ajenezisi
Corpus Callosum Agenesis
Beyin yarımkürelerini birbirine bağlayan ana komissural yol olan corpus callosum'un prenatal gelişim sırasında konjenital olarak hiç oluşmaması durumu.
Corpus Mammillare
Corpus Mammillare
Hipotalamusun tabanında yer alan, limbik sistemin bellek ve yön bulma süreçlerinde kritik rol oynayan çift taraflı nöral yapıdır.
Corpus Striatum
Corpus Striatum
Bazal ganglionların en büyük ve ana subkortikal girdi çekirdeği olup, istemli hareketlerin planlanması ve motor kontrolünde kritik rol oynayan anatomik yapı.
Corti Kemeri
Arch Of Corti
İç kulaktaki salyangozda (koklea) bulunan, iç ve dış tüy hücreleri arasındaki mesafeyi koruyan ve işitsel iletimi destekleyen kemerli anatomik yapı.
CRH
CRH
Hipotalamus tarafından salgılanarak vücudun stres yanıtını (HPA aksı) başlatan ana düzenleyici nöropeptittir.
Crista
Crista (crysta)
Her bir yarım daire kanalının ucundaki ampulla içinde yer alan, başın hareketlerinin yönüne ve hızına duyarlı tüy hücrelerini barındıran anatomik yapı.
Crouzon Sendromu
Crouzon Syndrome
Kafatası sütürlerinin erken kapanması (kraniyosinoztoz) sonucu ortaya çıkan, gagamsı burun, ocular anomaliler ve kafa içi basınç artışına bağlı nörolojik komplikasyonlarla karakterize otozomal dominant genetik bozukluk.
Çapraz Aktivasyon Teorisi
Cross-activation Theory
Sinestezi olgusunu, bitişik beyin bölgeleri arasındaki anormal derecede yüksek nöral bağlantılar veya yetersiz budanma süreçleriyle açıklayan nörobiyolojik model.
Çapraz Dominans
Crossed Dominance
Vücudun motor veya duyu organlarındaki dominant tarafın (örneğin el veya ayak), kontralateral yarı küre kontrolü yerine ipsilateral veya çapraz bir organizasyon sergilemesi durumu.
Çapraz Eğitim
Cross-education
Bir uzuvun (örneğin sol kol) kuvvet veya beceri antrenmanına tabi tutulmasının, karşıktaki kontralateral uzuvda (sağ kol) da benzer nöromüsküler adaptasyonlar ve güç artışı sağlaması durumu.
Çapraz Ekstansiyon Refleksi
Crossed-extension Reflex
Bir uzuv ağrılı bir uyarandan geri çekildiğinde, vücut dengesini korumak ve destek kaybını telafi etmek için karşı taraftaki uzvun otomatik olarak ekstansiyona (gerilmeye) geçmesini sağlayan omurilik refleksidir.
Çapraz Korelasyon Mekanizması
Cross-correlation Mechanism
Kulaklar arası zaman farklarına dayalı ses lokalizasyonunun temelini oluşturduğu düşünülen işitsel sinirsel işlemleme düzeneğidir.
Çapraz Modal İlişkilendirme
Cross-modal Association
Farklı beyin bölgelerini ve duyu modalitelerini içeren duyusal girdilerin koordinasyon süreci.
Çapraz Refleks
Crossed Reflex
Vücudun bir tarafına uygulanan uyarıcının, omurilikteki sinir devreleri aracılığıyla vücudun karşı tarafında motor bir yanıtsa yol açması durumu.
Çığsel İletim
Avalanche Conduction
Bir reseptörden çıkan sinirsel impulsların çok sayıda başka nörona yayılarak başlangıçtaki uyaranla orantısız derecede büyük bir etki yaratması süreci.
Çıkan Yol
Ascending Pathway
Omurilik boyunca duyusal girdileri beyne doğru taşıyan sinir lifi demeti.
Çift Eş Zamanlı Dokunsal Duyum
Double-simultaneous Tactile Sensation
Vücudun farklı iki bölgesine aynı anda uygulanan dokunsal uyaranları eş zamanlı olarak algılama yeteneği.
Çift Eşzamanlı Uyarım
Double-simultaneous Stimulation
Vücudun farklı taraflarına aynı anda iki duyusal uyaran verilerek parietal lob lezyonlarını ve duyusal ihmal sendromlarını saptamakta kullanılan klinik muayene yöntemi.
Çift Görüntü
Double İmage
Göz kusurları veya yanlış odaklanma sonucunda aynı nesnenin retinada iki ayrı kopya olarak algılanması durumu.
Çift İz Hipotezi
Dual Trace Hypothesis
Kısa süreli belleğin yankılanan sinirsel devreler aracılığıyla, uzun süreli belleğin ise kalıcı sinaptik değişiklikler yoluyla kodlandığını öne süren bellek oluşum modeli.
Çocuklar İçin Gömülü Şekiller Testi
Children’s Embedded Figures Test (CEFT)
5 ila 12 yaş arasındaki çocukların alan bağımlılığı ve alan bağımsızlığı gibi bilişsel stillerini değerlendirmek amacıyla geliştirilmiş performans tabanlı algısal test.
Çocuklar İçin İşitsel Sözel Öğrenme Testi
Children’s Auditory Verbal Learning Test (CAVLT)
7-17 yaş aralığındaki çocukların işitsel bilgiyi öğrenme, bellekte depolama ve uzun süreli geri getirme becerilerini değerlendiren nöropsikolojik test bataryası.
Çocuklar İçin Karmaşık Şekil Testi
Children’s Complex Figure Test
Gelişimsel süreçte çocukların visuo-spasyal (görsel-mekansal) algı, yapılandırma becerileri ve görsel bellek kapasitelerini ölçmek için kullanılan standartlaştırılmış bir nöropsikolojik testtir.
Çocukluk Çağı Konuşma Apraksisi
Childhood Apraxia Of Speech
Çocuğun konuşma organlarında herhangi bir kas zayıflığı olmamasına rağmen, beyinden gelen motor komutların planlanmasındaki kusur nedeniyle ses, hece ve kelimeleri istemli olarak üretmekte yaşadığı nörogelişimsel motor konuşma bozukluğudur.
Çocukluk Çağı Sensorinöral Lezyonu
Childhood Sensorineural Lesion
Gelişmekte olan duyu organları veya bu organları merkezi sinir sistemine bağlayan sinir yollarında, çocukluk evresinde meydana gelen kalıcı doku hasarı.
D Trizomi Sendromu
D Trisomy Syndrome
13 numaralı kromozomun fazladan bir kopyasının (trizomi 13) varlığıyla karakterize, ağır çoklu sistem malformasyonları ve nörogelişimsel bozukluklarla seyreden kromozomal bir sendrom.
Dacc
Dacc
Anterior singulat korteksin sırt tarafında yer alan; bilişsel kontrol, çatışma izleme ve ağrı algısının duygu-durum bileşeninde kritik rol oynayan nöral bölge.
Dallenbach Stimülatörü
Dallenbach Stimulator
Cilt üzerine kontrollü termal uyarılar sağlamak için kullanılan deneysel psikofizik cihazı.
Dalma Durumu
Absent State
Kompleks parsiyel nöbetler sırasında ortaya çıkabilen, boş bakışlar ve gerçeklikten kopuşla karakterize rüya benzeri yabancılaşma hali.
Damalı Desen
Checkerboard Pattern
Görsel psikofizik testlerinde ve beyindeki görsel olarak duyarlı hücreleri uyarmak için kullanılan, alternatif açık ve koyu karelerden oluşan geometrik desen.
Dandy-walker Sendromu
Dandy–walker Syndrome
Fetal beyin gelişimi sırasında arka çukurdaki büyük bir kist, dördüncü ventrikülün tıkanması ve serebellar vermisin tam veya kısmi yokluğu ile karakterize konjenital bir anomalidir.
Dans Eden Fare
Dancing Mouse
İç kulak yapısal kusurlarına bağlı olarak sağırlık ve vestibüler sistem bozukluğu gösteren, bu nedenle daireler çizme ve sallanma gibi dansı andıran motor hareketler sergileyen bir mutant fare suşudur.
Darwinci Refleks
Darwinian Reflex
Yeni doğan bebeklerde görülen, avuç içine dokunulduğunda parmakların otomatik olarak kapanmasıyla karakterize edilen ilkel tutma tepkisi.
Davranışsal Fenotip
Behavioral Phenotype
Belirli bir bozuklukla tutarlı biçimde ilişkilendirilen gözlemlenebilir motor, bilişsel, dilsel ve sosyal anormallikler örüntüsüdür.
Davranışsal Nörobilim
Behavioral Neuroscience
Davranışsal eğilimlerin ve kapasitelerin altında yatan spesifik sinirsel devreleri ve mekanizmaları inceleyen sinirbilim ve biyolojik psikoloji dalı.
Davranışsal Nöropsikoloji
Behavioral Neuropsychology
Beyin hasarı olan bireylerin tedavisinde davranış terapisi tekniklerini klinik nöropsikoloji yaklaşımıyla entegre eden uzmanlık alt dalıdır.
Davranışsal Teratoloji
Behavioral Teratology
Gelişmekte olan organizmanın embriyonik veya fetal dönemde toksik maddelere maruz kalması sonucunda ortaya çıkan davranışsal bozuklukları inceleyen bilim dalıdır.
Davranışsal Yaklaşım Sistemi
BAS
Ödüllere, cezasızlığa ve iştah açıcı uyarıcılara karşı duyarlılığı yöneten, bireyi hedeflere ve olumlu pekiştireçlere doğru harekete geçiren nörobiyolojik motivasyon sistemi.
DC Yükselteç
DC Amplifier
Nöral membranlar arasındaki potansiyel farkı yükselterek kortikal akımların kaydedilmesini ve incelenmesini sağlayan doğru akım cihazı.
Deafferantasyon
Deafferentation
Merkezi sinir sistemine çevreden duyusal bilgi taşıyan duyusal nöronların veya aksonların cerrahi olarak kesilmesi veya işlevsel olarak ortadan kaldırılması süreci.
Defisit
Deficiency
Bir işlevin, becerinin, biyolojik yapının veya kaynağın normal veya gerekli düzeyin altında olması durumu.
Deiters Hücreleri
Deiters Cells
Corti organındaki dış tüy hücrelerini fiziksel olarak destekleyen ve onlara tutunma yüzeyi sağlayan özel destekleyici hücrelerdir.
Deja Veku
Déjà Vécu
Yeni karşılaşılan durumların ve olayların, daha önce birebir yaşandığına dair yoğun ve sarsıcı bir inançla birlikte, garip bir aşinalık duygusuyla deneyimlenmesi.
Déjà Vu
Déjà Vu
Yeni deneyimlenen bir durumun, yerin veya olayın daha önce birebir yaşandığına dair yoğun ve yanıltıcı bir aşinalık hissi.
Dejenere Olan Akson
Degenerating Axon
Hasar görmüş veya ölmüş bir aksonun geride kalan kalıntısı olup, belirli histolojik boyaları absorbe etme özelliğiyle karakterizedir.
Dekarboksilaz
Decarboxylase
Bir bileşikten karboksil grubunu (–COOH) uzaklaştırarak karbon dioksit açığa çıkaran kimyasal reaksiyonları katalize eden enzim sınıfıdır.
Deksametazon Baskılama Testi
Dexamethasone Suppression Test (DST)
Kortizolün sentetik bir analoğu olan deksametazonun, kortikotropin salgılanmasını ve dolayısıyla kandaki kortizol seviyelerini baskılama kapasitesini ölçen klinik laboratuvar testi.
Dekstrosinistral
Dextrosinistral
Vücudun veya uzuvların hareket, yönelim ya da duysal tarama ekseninin sağ taraftan sol tarafa doğru yöneldiğini belirten nöroloji ve psikomotor terimi.
Delesyon
Deletion
Genetik materyalin bir kromozomdan kaybolmasıyla karakterize mutasyon türü veya üretken dilbilgisinde derin yapıdaki bir ögenin yüzey yapısından düşürülmesi süreci.
Delis-kaplan Yönetici İşlevler Sistemi
D–KEFS
Frontal lob işlevlerini ve üst düzey bilişsel süreçleri, özellikle esneklik, planlama ve inhibisyon becerilerini değerlendiren kapsamlı bir nöropsikolojik test bataryası.
Demans Derecelendirme Ölçeği
Dementia Rating Scale (DRS)
Beyin patolojileri kaynaklı bilişsel bozuklukları olan yetişkinlerin bilişsel durumunu ve işlevsellik düzeyini ölçmek için kullanılan kapsamlı bir nöropsikolojik değerlendirme aracıdır.
Demans Pugilistika
Dementia Pugilistica
Boks ve Amerikan futbolu gibi temas sporlarında başa alınan tekrarlayan darbeler sonucunda gelişen, kronik ve ylerleyici bir nörodejeneratif demans tablosudur.
Dementia Pugilistica
Boxer’s Dementia
Tekrarlayan kafa travmalarına bağlı olarak gelişen, kronik nörodejeneratif süreçler ve kognitif yıkımla karakterize bir tablo.
Demiyelinizasyon
Demyelination
Sinir liflerini yalıtan ve elektriksel iletinin hızını artıran miyelin kılıfının hasar görmesi veya yıkılması süreci.
Dendritik Bölge
Dendritic Zone
Nöronun, hücre gövdesinin zarı dahil olmak üzere, diğer sinir hücrelerinden gelen kimyasal ve elektriksel sinyalleri alan alıcı yüzeylerinin tamamı.
Dendritik Patoloji
Dendritic Pathology
Nöronların sinyalleri almakla sorumlu dallı uzantısı olan dendritlerde görülen, nöral iletişim ağlarını bozan yapısal ve işlevsel anormallikler bütünü.
Dendritik Potansiyel
Dendritic Potential
Bir nöronun dendrit zarının iki yüzü arasındaki elektriksel gerilim farkı olup, çoğunlukla zarın istirahat potansiyeli durumunu ifade eder.
Denervasyon Duyarlılığı
Denervation Sensitivity
Bir sinir hücresinin girdi kaybı (denervasyon) yaşaması sonrasında, hedef dokunun veya postsinaptik hücrenin nörotransmitterlere karşı gösterdiği anormal derecedeki artmış tepki kapasitesi.
Denge
Balance
Karşıt güçlerin veya unsurların uyumlu bir ilişki ya da eşitlik içinde bulunması durumu ve vestibüler sistem tarafından aracılık edilen denge duyusu.
Denge Kontrolü
Balance Control
Vücut ağırlık merkezinin destek yüzeyi içinde tutulmasını sağlayan karmaşık nöromüsküler süreç.
Dent-
Dent-
Diş ile ilgili anatomik yapıları, dokuları veya diş hekimliği bağlamındaki oluşumları nitelemek üzere kullanılan önek kökenli birleştirme biçimi.
Dentat Çekirdek
Dentate Nucleus
Beyinciğin beyaz maddesi içinde yer alan, dişli kenar yapısına sahip ve özellikle becerikli, hızlı motor hareketlerin planlanması ile yürütülmesinde kritik rol oynayan en büyük derin beyincik çekirdeğidir.
Dentat Girus
Dentate Gyrus
Hipokampal formasyonun bir parçası olan, entorinal korteks ile CA3 bölgesini birbirine bağlayan ve yetişkin beyninde nörojenezin gerçekleştiği nadir bölgelerden biri olan gri madde şeridi.
Denti- (dent-)
Denti- (dent-)
Diş anlamına gelen ve anatomik veya patolojik yapılarda niteleyici ön ek olarak kullanılan birleştirici kök.
Deoksiglukoz
Deoxyglucose
Glukoz yapısal analoğu olan, hücre içine taşınabilen ancak glikolitik yolla metabolize edilemeyen ve özellikle nörogörüntüleme tekniklerinde hücresel metabolik aktiviteyi izlemek için kullanılan bir bileşiktir.
Depolarizasyon
Depolarization
Hücre zarının iç kısmının dış kısmına göre daha az negatif bir elektrik potansiyeline ulaşması durumu.
Derin Basınç Duyarlılığı
Deep-pressure Sensitivity
Vücut derinliklerindeki dokulardan, kaslardan, tendonlardan ve eklemlerden gelen mekanik basınç uyaranlarını algılama ve ayırt etme yeteneğidir.
Derin Beyin Stimülasyonu
DBS
Beynin belirli derin çekirdeklerine cerrahi olarak yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla elektrik akımı verilmesini sağlayan nöromodülasyon tedavisidir.
Derin Disleksi
Deep Dyslexia
Edinilmiş bir beyin hasarı sonrasında ortaya çıkan; okuma sırasında semantik hataların yapıldığı, soyut ve işlev sözcüklerinin okunamadığı, fonolojik okuma yolunun ise tamamen çöktüğü ağır bir disleksi alt tipidir.
Derin Duysallık
Deep Sensibility
Vücudun uzaydaki konumunu, eklemlerin hareketini ve kas tonusunu algılamasını sağlayan içsel duyusal sistem.
Derin Uyku
Deep Sleep
Uyanma eşiğinin en yüksek, bilinç düzeyinin ise en alt seviyede olduğu, elektroensefalografide yüksek genlikli yavaş dalgaların baskın olduğu uyku evresi.
Derma
Derma
Vücudun dış yüzeyini kaplayan, özellikle dermis tabakasını ifade eden anatomik yapı.
Dermal Duyu
Dermal Sensation
Deri yüzeyindeki reseptörler aracılığıyla algılanan sıcaklık, basınç, dokunma ve ağrı gibi somatosensoriyel deneyimlerin bütünü.
Dermal Hassasiyet
Dermal Sensitivity
Ciltte yer alan sinir reseptörleri aracılığıyla algılanan kütanöz duyumların bütünü.
Dermatoglifik
Dermatoglyphics
Parmak uçları, avuç içleri ve tabanlardaki epidermal kıvrım ve çizgi desenlerinin bilimsel incelemesi.
Dermatom
Dermatome
Belirli bir omurilik sinirinin dorsal kökünden çıkan lifler tarafından duyusal olarak innarve edilen spesifik deri alanı veya deri grefti ile lezyon eksizyonunda kullanılan cerrahi kesi aleti.
Dermis
Dermis
Epidermisin hemen altında yer alan; kan damarları, lenfatik yapılar, sinir uçları ve kıl köklerini barındıran bağ dokusu katmanı.
Desenkronizasyon
Desynchronization
Elektroensefalografide (EEG), düzenli ve senkronize beyin dalgalarının (özellikle oksipital alfa dalgaları) yerini hızlı, düşük genlikli ve düzensiz dalga formlarının alması durumu.
Deserebrasyon
Decerebration
Beyin sapının kesilmesi, serebrumun cerrahi olarak çıkarılması veya serebral kan akışının kesilmesi sonucu diskriminasyon, öğrenme ve istemli hareket kontrolünün yitirilmesi durumu.
Deserebre Rijitlik
Decerebrate Rigidity
Beyin sapının serebral korteksten işlevsel olarak ayrılması sonucu ortaya çıkan; üst ve alt ekstremitelerin ekstansiyon, adduksiyon ve hiperpronasyon pozisyonu aldığı şiddetli bir katılık durumudur.
Desibel
Decibel
Akustik veya elektrik gücünün oranını ifade etmekte kullanılan logaritmik ve boyutsuz bir ölçü birimidir.
Destekleyici İşitme Cihazı
Assistive Listening Device
İşitme kaybı olan bireylerin gürültülü ortamlarda arka plan seslerini filtreleyerek belirli bir ses kaynağına odaklanmasını sağlayan özel teknolojik sistem.
Deşarj
Discharge
Nörofizyolojide bir nöron grubunun aksiyon potansiyeli üretmesi, klinik psikolojide ise psikolojik gerilimin ani bir biçimde boşalması veya hastanın kurumdan taburcu edilmesidir.
Deutan Renk Körlüğü
Deutan Color Blindness
Yeşil tonlarının kusurlu algılandığı veya yeşilin kırmızı ile karıştırıldığı bir kalıtsal renk görme bozukluğu türüdür.
Deuteranomali
Deuteranomaly
Yeşil koni hücrelerinin spektral duyarlılığındaki anormallik nedeniyle yeşil ve tonlarının zayıf algılandığı kalıtımsal bir kırmızı-yeşil renk körlüğü türüdür.
Deuteranopi
Deuteranopia
Yeşil ışığa duyarlı koni fotopigmentinin bulunmamasından kaynaklanan, kırmızı-yeşil renk körlüğünün bir türü.
Deutero-
Deutero- (deuter-; Deut-)
Biyolojik, psikolojik ve tıbbi terminolojide 'ikinci' veya 'ikincil' durumu bildiren birleşik kelime öneki.
DEX
DEX
Yürütücü işlev bozukluklarının günlük yaşamdaki yansımalarını değerlendirmek amacıyla geliştirilen öz bildirim ve gözlem ölçeğidir.
Dia-
Dia-
Psikoloji, tıp ve bilişsel bilimler literatüründe 'boyunca', 'arasından', 'ötesine' veya 'karşılıklı' anlamlarını katan temel bir bilimsel birleşim ön ekidir.
Diabetik Enteropati
Diabetic Enteropathy
Diabetes mellitusun, sıklıkla gece görülen dışkı inkontinansı ile karakterize edilen ve otonom nöropati ile ilişkilendirilen gastrointestinal komplikasyonudur.
Diadokokinezi
Diadochokinesis
Parmak vurma veya dudakları hızlıca uzatıp geri çekme gibi tekrarlayıcı kas hareketlerini seri ve eşgüdümlü bir şekilde gerçekleştirme yeteneğidir.
Diallinas-amalric Sendromu
Deaf Mutism–retinal Degeneration Syndrome
Konjenital sensörinöral işitme kaybı, dilsizlik ve ilerleyici retina dejenerasyonu ile karakterize, otozomal resesif geçişli nadir bir nöro-oftalmolojik sendrom.
Diasşizi
Diaschisis
Lokalize beyin hasarının, bu hasar alanına anatomik olarak bağlı veya çevresinde yer alan uzak bölgelerde fonksiyon kaybına veya eksikliğine yol açması durumu.
Diazepam Bağlayıcı İnhibitör
DBI
Benzodiazepin reseptörlerine bağlanarak bu ilaçların etkisini antagonize eden, endojen anksiyeteyi artırıcı ve madde bağımlılığı süreçlerinde rol oynayan endojen bir nöropeptittir.
Diensefalik Amnezi
Diencephalic Amnesia
Paramedian arter enfarktı, travma veya Wernicke-Korsakoff sendromu gibi diensefalik lezyonların tetiklediği bellek kaybı tablosudur.
Diferansiyel Yetenek Ölçekleri
Differential Ability Scales (DAS)
Bilişsel yeteneklerin geniş bir indeksini sunmak üzere tasarlanmış, yaşa göre yapılandırılmış alt testlerden oluşan bireysel zeka testidir.
Diferansiyel Yükseltici
Differential Amplifier
İki giriş ucu arasındaki voltaj farkını güçlendiren ve ortak modlu gürültüyü bastıran elektronik bir devre bileşenidir.
Diffüz Bipolar Hücre
Diffuse Bipolar Cell
Retinada birden fazla fotoreseptörden (koni veya çubukçuk) sinaptik girdi alan ve bu bilgiyi gangliyon hücrelerine ileten retinal bipolar hücre tipi.
Diffüz Talamik Projeksiyon Sistemi
DTPS
Beyin sapından kaynaklanan ve talamusun intralaminar ile orta hat nükleusları aracılığıyla serebral korteksin geniş alanlarına yayılarak bilinç durumunu ve uyanıklığı regüle eden nöral ağ.
Difüzyon Tensör Görüntüleme (DTI)
Diffusion Tensor İmaging (DTI)
Beyindeki su moleküllerinin rastgele hareket yönelimini (difüzyon) ölçerek ak madde yollarını ve sinirsel bağlantıları 3 boyutlu haritalandıran ileri düzey bir manyetik rezonans görüntüleme yöntemidir.
Dihidroksifenilasetik Asit
Dihydroxyphenylacetic Acid
Dopamin metabolizmasının temel ve en önemli majör yıkım ürünlerinden (metabolitlerinden) biri olan katekolamin türevi organik asittir.
Dihidroksitriptamin (DHT)
Dihydroxytryptamine (DHT)
Beyindeki serotonerjik nörotransmisyonu deneysel olarak azaltmak ve serotonin tükenmesinin davranışsal ile nöral etkilerini incelemek için kullanılan seçici bir serotonerjik nörotoksin.
Dikkat Ağı Testi
ANT
Bilişsel sinirbilimde dikkat sistemlerinin üç ayrı alt bileşenini (uyarılma, yönelme ve yürütücü kontrol) eş zamanlı olarak ölçen bilgisayar tabanlı bir reaksiyon süresi testi.
Dikkat Ağları Testi
Attention Network Test (ANT)
Dikkat kuramının uyarılma, yönelme ve yürütücü kontrol alt bileşenlerinin verimliliğini bağımsız olarak ölçen bilgisayar tabanlı nöropsikolojik test.
Dikkat Bozulması
Deterioration Of Attention
Dış gerçekliğe odaklanma becerisinin azalmasıyla karakterize olan, değişken ve dalgalanan dikkat durumu.
Dikkat Eksikliği Bozukluğu
ADD
Hiperaktivite belirtilerinin eşlik etmediği, öncelikli olarak dikkat süresi kısalığı, odaklanma güçlüğü ve sürdürülebilir zihinsel çaba gerektiren görevlerde zorlanma ile karakterize nörogelişimsel durum.
Dikkat Süresi Testi
Attention-span Test
Bir bireyin belirli bir göreve odaklanabilme kapasitesini veya çeldiricilere karşı duyarlılığını nicel olarak değerlendiren ölçüm araçlarının genel adı.
Dikkatsel Disleksi
Attentional Dyslexia
Bireyin kelimeleri bütünsel olarak okuyabildiği ancak harf-kelime bağlama mekanizmasındaki bir kusur nedeniyle harfleri doğru tanımlayamadığı ve harflerin kelimeler arasında yer değiştirdiği bir görsel kelime biçimi disleksisidir.
Dikoptik Stimülasyon
Dichoptic Stimulation
Her iki göze eş zamanlı olarak birbirinden farklı görsel uyaranların sunulması işlemidir.
Dikromatik
Dichromic
Spektral olarak yalnızca iki ana rengi veya bu renklerin kombinasyonlarını ayırt edebilme yeteneğini ya da durumunu ifade eden duyusal terim.
Dilatasyon
Dilation
Bir açıklığın, kanalın veya organın çapının fizyolojik veya patolojik olarak genişlemesi süreci.
Dilatör
Dilator
Vücuttaki bir yapının, kanalın veya deliğin açıklığını artıran kas, sinir, tıbbi alet veya farmakolojik ajandır.
Dinamometri
Dynamometry
Kas çabası veya gücü dahil olmak üzere harcanan kuvvetin veya gücün ölçülmesini sağlayan yöntem.
Dinorfin
Dynorphin
Prodinorfin öncül proteininden türeyen, özellikle kappa opioid reseptörleri üzerine etki ederek ağrı modülasyonu, stres yanıtı ve duygudurum düzenlemesinde rol oynayan bir sınıf endojen opioid peptittir.
Dioptri
Diopter
Bir merceğin veya kavisli aynanın kırma gücünü ifade eden ve odak uzaklığının metre cinsinden tersine eşit olan fiziksel ölçü birimidir.
Dioptrik
Dioptrics
Işığın saydam ortamlar ve mercekler aracılığıyla kırılma ilkelerini inceleyen fiziksel optik ve görsel algı bilimi dalı.
Diotik
Diotic
Her iki kulağa da eş zamanlı ve özdeş akustik uyaranların (sesin) sunulmasını ifade eden işitsel algı terimidir.
Diplakuzi
Diplacusis
Tek bir ses frekansının, her iki kulakta farklı algılanması veya tek kulak tarafından aynı anda iki farklı ton olarak duyulmasıyla karakterize işitme bozukluğu.
Diplopi
Diplopia
Nesnelerin tek bir odak noktası yerine aynı anda iki ayrı görüntü olarak algılanmasıyla karakterize edilen görsel algı bozukluğu.
Direkt Disleksi
Direct Dyslexia
Bireylerin yazılı sözcükleri sesli olarak kusursuz bir şekilde okuyabildiği, ancak okudukları metnin anlamını kavrayamadığı edinilmiş bir okuma bozukluğudur.
Dirinik
Dirhinic
Her iki burun deliğine bir olfaktometre aracılığıyla aynı koku maddesinin eş zamanlı veya kontrollü bir şekilde verilmesini ifade eden duyusal terim.
Disbazi
Dysbasia
Nörolojik hastalıklara veya psikolojik bozukluklara bağlı olarak ortaya çıkan, bozulmuş ya da güçleşmiş yürüme yeteneği.
Disbuli
Dysbulia
Düşünme, dikkat sürdürme ya da bir düşünce akışını takip etme süreçlerinde yaşanan güçlük ile karakterize irade zayıflığı durumu.
Disdiyadokinezi
Dysdiadochokinesis
Ardışık ve hızlı alternatif hareketleri (örneğin elleri hızla ters yüz çevirerek dizlere vurma) koordine etme becerisinin nörolojik kökenli kaybı veya bozulması.
Diseidetik Disleksi
Dyseidetic Dyslexia
Bütün kelimeleri görsel olarak tanımakta zorlanma ve her seferinde harfleri seslendirerek okumaya aşırı bağımlılıkla karakterize edilen, Elena Boder tarafından 1973'te öne sürülen ancak günümüzde güvenilir ampirik kanıt bulamamış bir disleksi alt tipi.
Disestezi
Disesthesia
Herhangi bir duyuda, özellikle de dokunma duyusunda ortaya çıkan, genellikle hoş olmayan ve kendiliğinden gelişen anormal duyusal bozukluk.
Disfaji
Dysphagia
Katı veya sıvı gıdaların ağızdan mideye geçiş sürecinde yaşanan bozulmuş yutma yeteneği ve mekanik zorluk durumu.
Disfazi
Dysphasia
Beyin hasarına bağlı olarak ortaya çıkan, konuşma, anlama, okuma veya yazma gibi dil yetilerinde yaşanan kısmi bozukluk veya yetersizlik.
Disfemi
Dysphemia
Duygusal ya da zihinsel bozukluklarla bağlantılı olan, sıklıkla nörolojik bir yatkınlığı da içeren fonasyon, artikülasyon veya işitme bozukluğudur.
Disfonetik Disleksi
Dysphonetic Dyslexia
Bireylerin sözcüklerin harf ve hecelerini seslendirmekte ve ses-sembol ilişkilerini kurmakta zorlandığı, Elena Boder tarafından 1973'te öne sürülen ancak güvenilir ampirik kanıtı bulunmayan tarihsel bir alt tiptir.
Disfrazi
Dysphrasia
Merkezi sinir sistemi hasarına bağlı olarak ortaya çıkan dil ve konuşma bozukluğunu ifade etmekte kullanılan eskimiş ve günümüzde nadiren tercih edilen bir klinik terimdir.
Disfrontal Sendrom
Dysexecutive Syndrome (DES)
Frontal lob hasarına bağlı olarak ortaya çıkan; planlama, işleme koyma, set değiştirme ve amaca yönelik davranışları sürdürme gibi üst düzey bilişsel kontrol işlevlerinin bozulmasıyla karakterize klinik tablo.
Disgnozi
Dysgnosia
Agnozi tablosunun daha hafif, kısmi veya alt düzey formunu tanımlayan nöropsikolojik durum.
Disgrammatizm
Dysgrammatism
Cümle yapısını kurarken veya gramer kurallarını kullanırken ortaya çıkan, genellikle edatların, zamirlerin ve çekim eklerinin atılması ya da yanlış kullanılmasıyla kendini gösteren bir ifade bozukluğudur.
Disinaptik Yay
Disynaptic Arc
Duyu nöronu ile motor nöron arasında bir ara nöronun (interneuron) bulunduğu ve sinyalin devreyi tamamlamak için iki sinaps geçmesini gerektiren nöral yay.
Disinhibited Feedback Theory
Disinhibited Feedback Theory
Sinirsel iletim yollarındaki normal inhibitör (baskılayıcı) mekanizmaların zayıflaması veya ortadan kalkması sonucunda, kortikal geri bildirim sinyallerinin aşırı aktif hale gelerek farklı duyusal modalitelerin birbirini tetiklemesini açıklayan nörolojik model.
Disinomi
Dysnomia
Sözcük erişimini ve nesne adlandırmayı bozan, özellikle Alzheimer hastalığı ve temporal lob epilepsisinde görülen semantik bellek defisitidir.
Diskalkuli
Dyscalculia
Sayısal bilgileri işleme, temel aritmetik işlemleri yapma ve matematiksel akıl yürütme becerilerindeki nörogelişimsel kökenli kalıcı güçlük.
Diskinetik Dizartri
Dyskinetic Dysarthria
Bazal ganglion devrelerinin işlev bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan, istemsiz hareketlerin konuşma kaslarının tonusunu ve koordinasyonunu bozduğu bir motor konuşma bozukluğudur.
Diskiri
Dyscheiria (dyschiria)
Vücudun hangi tarafına uyaran verildiğini ayırt etmede ortaya çıkan nörolojik algı bozukluğu.
Diskonjuge Bakış
Dysconjugate Gaze
İki gözün hareketlerinin eşgüdümlü olmaması ve aynı noktaya odaklanamaması durumudur.
Diskontrol
Dyscontrol
İrade, duygu, davranış veya biliş süreçlerini yönlendirme ya da düzenleme becerisinde ortaya çıkan, sıklıkla dürtülere direnç gösterememe ve belirgin bir kışkırtma olmaksızın anormal davranışlarla sonuçlanan işlevsellik kaybı.
Diskromatopsi
Dyschromatopsia
Renklerin ayırt edilmesinde konjenital (doğuştan) veya edinilmiş olarak ortaya çıkan her türlü algısal kusur.
Diskronasyon
Dischronation
Bireyin zaman algısını, zamanın akışını veya kronolojik yönelimi kaybetmesiyle karakterize bir oryantasyon bozukluğu ve dekompansasyon biçimi.
Disleksi
Dyslexia
Normal veya üstün zeka düzeyine sahip bireylerde görülen, yazılı sembolleri seslere dönüştürmede ve akıcı okumada yaşanan nörogelişimsel bir öğrenme bozukluğudur.
Dismetropsi
Dysmetropsia
Nesnelerin ne olduğu tanınabildiği halde, boyutlarını veya şekillerini doğru değerlendirme yeteneğinin bozulması durumu.
Dismnezi
Dysmnesia
Geçici bir atak olarak ortaya çıkabilen ya da kronikleşebilen, delirium, beyin hasarı veya akut/kronik nörolojik bozukluklara bağlı olarak gelişen bellek bozukluğu.
Disortografi
Dysorthographia
Yazılı ifade sırasında kelimeleri doğru kodlama ve heceleme becerisinde görülen kalıcı bozukluk.
Disostoz
Dysostosis
Genetik ve çevresel faktörlerin tetiklediği, özellikle kemikleşme süreçlerindeki anormallikler sonucu ortaya çıkan iskelet sistemi gelişim bozukluğudur.
Dispraksi
Dyspraxia
Kas veya duyu defisitlerine bağlı olmaksızın, nörolojik temelli becerikli ve koordine hareketleri gerçekleştirmede bozulmuş yetenek.
Disprosodi
Dysprosody (dysprosodia)
Konuşmanın ritminde, tonlamasında, vurgusunda ve ezgisel melodi yapısında (prosodi) ortaya çıkan, nörolojik kökenli ifade ve algı bozukluğu.
Disritmi
Dysrhythmia
Konuşmada veya beyin dalgalarında tespit edilebilen her türlü ritmik anormallik veya düzensizlik durumu.
Distaksi
Dystaxia
İstemli kas hareketlerinin koordinasyonunda görülen hafif dereceli bozukluk veya yetersizlik durumu.
Distrofi
Dystrophy
Hatalı veya yetersiz beslenme, genetik faktörler ya da hücresel düzeydeki metabolik bozukluklar sonucunda dokularda ortaya çıkan dejeneratif yapı bozukluğu ve kas erimesi.
Dişli Çark Direnci
Cogwheel Rigidity
Ekstremitelere pasif hareket ettirildiğinde hissedilen, çarkın dişleri üzerinden atlamasına benzer kesintili ve basamaklı direnç tablosudur.
Diverjans
Divergence
Yakındaki bir hedef nesneden uzaktakine odaklanma anında her iki gözün eş zamanlı olarak dışa doğru dönmesini ifade eden optomotor hareket.
Dizakuzi
Dysacusis
Koklear veya timpanik kaynaklı patolojilere bağlı olarak, seslerin veya tonların rahatsız edici, distorsiyona uğramış bir duyum şeklinde algılanması durumu.
Dizmorfizm
Dysmorphism
Vücudun herhangi bir organ ya da bölgesinin şekil veya yapısında görülen anatomik anormallik.
DLPFC
DLPFC
Frontal lobun en üst ve yan kısmında yer alan; çalışma belleği, planlama ve üstbilişsel kontrol gibi üst düzey yürütücü işlevleri yöneten kritik prefrontal korteks alanı.
Doerfler-stewart Testi
Doerfler–stewart Test
İkinci Dünya Savaşı döneminde işlevsel işitme kaybını taramak amacıyla geliştirilmiş bir odyolojik değerlendirme prosedürüdür.
Doğrudan Koku Etkisi
Direct Odor Effect
Koku yolu ve ilgili beyin yapı اینکه doğrudan uyarılmasıyla merkezi sinir sisteminde meydana gelen fizyolojik değişim.
Doğum Asfiksisi
Birth Asphyxia
Yenidoğanın doğum öncesinde, sırasında veya hemen sonrasında yeterli oksijen alamaması ve buna bağlı olarak doku hipoksisizasyonu ve hiperkapni yaşaması durumu.
Dominant Göz
Dominant Eye
Görsel görevler sırasında beynin bilgi işleme sürecinde öncelikli olarak tercih ettiği ve görsel girdiyi daha baskın şekilde işleyen göz.
Dominant Hemisfer
Dominant Hemisphere
Tarihsel olarak dil işlevleri ve el tercihi üzerinde birincil kontrol sahibi olduğu düşünülen beyin yarımküresi.
Donders Kanunu
Donders’s Law
Gözlerin belirli bir noktaya baktığındaki son konumunun, oraya ulaşırken izlediği hareket yolundan bağımsız olduğunu belirten fizyolojik ilke.
DOPA
Dopa (DOPA)
Dopamin ve diğer katekolaminlerin biyosentetik öncüsü olan doğal bir amino asit türevidir.
Dopa Dekarboksilaz
Dopa Decarboxylase
Diyetle alınan tirozin amino asidinin katekolamin metabolizmasındaki ara basamakta L-dopa'yı dopamine dönüştüren kritik bir enzimdir.
DOPAC
Dopac (DOPAC)
Dihidroksifenilasetik asit; dopaminin ana metabolitlerinden biri olup, santral sinir sistemindeki dopaminerjik aktivitenin bir göstergesi olarak incelenir.
Dopamin
Dopamine (DA)
Motor davranışların düzenlenmesinde kritik rol oynamasının yanı sıra, motivasyon, ödül mekanizmaları ve sayısız psikiyatrik durumla ilişkili olan bir katekolamin nörotransmiterdir.
Dopamin Hipotezi
Dopamine Hypothesis
Şizofreni gibi psikiyatrik bozuklukların, beyindeki dopaminerjik aktivitenin bozulmasından (özellikle mezolimbik aşırı ve prefrontal yetersiz aktiviteden) kaynaklandığını öne süren nörobiyolojik model.
Dopamin Reseptörü
Dopamine Receptor
Dopamin ve kimyasal olarak ilişkili bileşiklere duyarlı olan, sinir sistemi ve periferik dokularda yer alan bir G protein-bağlı reseptör sınıfıdır.
Dopamin Sistemi
Dopamine System
Memeli beyninde motor kontrol, pekiştirme, hormonal düzenleme ve üst düzey bilişsel süreçleri yöneten yaygın nörokimyasal düzenleme ağı.
Dopaminerjik
Dopaminergic
Dopamin nörotransmitterine yanıt veren, dopamin salgılayan veya dopaminerjik iletim süreçlerine katılan sinirsel yapıları ve yollakları tanımlayan sıfattır.
Doppler Ultrasonografi
Doppler Ultrasonography
Damarlar içindeki kan akışının yönünü, hızını ve türbülansını yüksek frekanslı ses dalgaları yardımıyla non-invaziv olarak değerlendiren tıbbi görüntüleme yöntemidir.
Dorsal
Dorsal
Vücudun ya da beynin sırt bölgesini veya arka yüzeyini niteleyen anatomik yönelim terimi.
Dorsal Akım
Action Stream
Görsel bilgiyi mekansal farkındalık ve hareketi yönlendirmek üzere işleyen, oksipital korteksten parietal kortekse uzanan iki ana görsel işleticiden biri.
Dorsal Anterior Singulat Korteks
Dorsal Anterior Cingulate Cortex
Bilişsel kontrol, çatışma izleme, hata saptama ve acının duygusal bileşenlerinin işlenmesinde merkezi rol oynayan frontal lob bölgesi.
Dorsal Kolon
Dorsal Column
Omuriliğin arka (dorsal) beyaz maddesinde yer alan ve somatosasensoryel bilgiyi beyne taşıyan yükselici sinir lifi demetleri.
Dorsal Kolon Sistemi
Dorsal Column System
Dokunma, iki nokta ayrımı ve propriyosepsiyon duyularına ait bilgileri omuriliğin arka sütunları aracılığıyla beyin sapına ve oradan somatosensoriyel kortekse ileten ana somatosensoriyel yoldur.
Dorsal Posterior Singulat Korteks
Dorsal Posterior Cingulate Cortex
Posterior singulat korteksin (PCC) sırt (dorsal) kısmında yer alan; dikkat, yönelim ve varsayılan durum ağı (default mode network) ile bilişsel kontrol süreçlerinin kesişim noktasında bulunan anatomik bölge.
Dorsolateral
Dorsolateral
Anatomide hem sırt (arka/üst) hem de yan tarafta bulunan yapıları veya bölgeleri tanımlamakta kullanılan yönelimsel terim.
Dorsolateral Kolon
Dorsolateral Column
Motor korteks kaynaklı hareket emirlerini omuriliğe taşıyan ve motor nöronlarda sonlanan inen motor lif demetidir.
Dorsolateral Prefrontal Korteks
Dorsolateral Prefrontal Cortex (DLPFC)
İnsan beyninde Brodmann 9 ve 46 numaralı alanları kapsayan; çalışan bellek, istemli dikkatsel kontrol ve yürütücü işlevlerden sorumlu frontal lob bölgesi.
Dorsomedial Çekirdek
Dorsomedial Nucleus (DMN)
Talamustan frontal loblara uzanan ve bellek süreçleri ile kaygı ve korku gibi duygusal ifadelerin düzenlenmesinde kritik rol oynayan nükleer yapı.
Down-regulation
Down-regulation
Belirli bir hücre yüzeyindeki reseptör moleküllerinin sayısının, aşırı uyarılmaya karşı bir adaptasyon mekanizması olarak azalması durumu.
Dpcc
Dpcc
Dorsal posterior singulat korteks; beynin default mode network (varsayılan durum ağı) içinde yer alan, öz-gönderimli düşünceler ve dikkat odaklanmasında kritik rol oynayan anatomik alt bölgedir.
DRC
DRC
Endüstriyel veya çevresel gürültü maruziyetinin işitme kaybı yaratma olasılığını belirlemek için kullanılan kantitatif eşik değerler sistemi.
DRD2 Geni
DRD2 Gene
Dopamin D2 reseptör alt tipini kodlayan; madde bağımlılığı, obezite ve şizofreni gibi nöropsikiyatrik bozukluklarla güçlü genetik varyasyon ilişkileri barındıran kritik bir genetik bileşendir.
DRS
DRS
Nöropsikolojik değerlendirmede kognitif yıkımın derecesini veya travmatik beyin hasarı sonrasındaki engellilik düzeyini ölçmek amacıyla kullanılan standardize ölçeklerin genel kısaltması.
Dry Eyes
Dry Eyes
Göz yüzeyini nemli ve sağlıklı tutmak için yeterli gözyaşı üretilememesi veya gözyaşının çok hızlı buharlaşması durumudur.
Duchenne Gülümsemesi
Duchenne Smile
Dudakların yukarı kıvrılmasıyla birlikte göz çevresindeki orbicularis oculi kaslarının istemsizce kasılması sonucu oluşan, gerçek ve samimi duygulanımı yansıtan otantik gülümseme biçimi.
Dupleks Teori
Duplex Theory
Görme yetisinin, az ışıkta aktif olan çubukçuklar ile parlak ışıkta aktif olan koni hücreleri olmak üzere iki farklı reseptör tipinin faaliyetine dayandığını öne süren teori.
Durdurma Reaksiyonu
Arrest Reaction
Genellikle hayvan modellerinde, özellikle kedilerde, belirli beyin bölgelerinin elektriksel uyarımıyla ortaya çıkan ani hareketsizlik veya donma hali.
Duygulanımsal Nörobilim
Affective Neuroscience
Duyguların ortaya çıkışı, deneyimlenmesi ve düzenlenmesinden sorumlu olan subkortikal ve kortikal beyin mekanizmalarını inceleyen disiplin.
Duygunun Aktivasyon Teorisi
Activation Theory Of Emotion
Duyguların, elektroensefalografi ile ölçülebilen retiküler formasyon nöral uyarılması ile buna eşlik eden kortikal ve talamik uyanıklık düzeylerindeki değişimler olarak tanımlandığı teorik yaklaşımdır.
Duygusal Bellek
Affective Memory
Bireyin geçmişte deneyimlediği duygusal yaşantıları ve bu yaşantılara eşlik eden somatik duyumları, benzer tetikleyicilerle yeniden deneyimlemesini sağlayan uzun süreli bellek alt sistemi.
Duygusal Saldırganlık
Affective Aggression
Yüksek fizyolojik uyarılma, öfke ve tehdit algısıyla tetiklenen, genellikle birincil amacı zarar vermek veya acı çektirmek olan fevri ve dürtüsel saldırganlık türüdür.
Düzeltici Lens
Corrective Lens
Gözün kırılma kusurlarını telafi etmek ve görme keskinliğini artırmak amacıyla doğrudan göz üzerine veya önüne yerleştirilen optik araç.
DVD
DVD
Çocukluk çağında ortaya çıkan, konuşma organlarının istemli hareketlerini koordine etme becerisinde yaşanan nörogelişimsel bir motor planlama bozukluğudur.
Dysexecutive Sendrom
DES
Prefrontal korteks hasarı veya işlev bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan; planlama, dikkat, dürtü kontrolü ve soyut düşünme becerilerindeki yıkımla karakterize nöropsikolojik sendrom.
Edinilmiş Disleksi
Acquired Dyslexia
Daha önceden normal okuma becerilerine sahip bir bireyin, beyin hasarı veya nörolojik travma sonrasında okuma yetisini kısmen veya tamamen kaybetmesi durumu.
Edinilmiş Dispraksi
Acquired Dyspraxia
Daha önceden kazanılmış koordineli hareket etme yeteneğinin beyin hasarı veya inme sonrasında kaybolmasıyla ortaya çıkan motor planlama bozukluğudur.
Edinilmiş Görme Kaybı
Acquired Visual İmpairment
Bireyin gelişim sürecinde veya yetişkinlikte, tıbbi durumlar, travmalar ya da dejeneratif süreçler sonucunda sonradan deneyimlediği kısmi veya tam görme kaybı.
Edinilmiş İşitme Kaybı
Adventitious Deafness
Normal işitme yeteneğine sahip olunan bir dönemin ardından, geçirilen bir hastalık veya fiziksel travma sonucunda meydana gelen işitme kaybı.
Edinilmiş Konuşma Bozukluğu
Acquired Speech Disorder
Normal dil edinimi ve konuşma yeteneği geliştikten sonra, genellikle yaşamın ilerleyen evrelerinde ortaya çıkan ve eklemlenmiş konuşma seslerinin üretimini etkileyen iletişim bozukluğudur.
Edinilmiş Renk Körlüğü
Acquired Color Blindness
Daha önce normal renk görme yetisine sahip bir bireyde, retinadaki, optik sinirdeki veya oksipitotemporal korteksteki patolojiler sonucunda sonradan gelişen renk görme yetersizliği.
Edinsel
Adventitious
Beklenmedik bir şekilde, olağandışı bir konumda ortaya çıkan veya bir travma ya da hastalık sonucunda sonradan edinilen durum.
EEG
EEG
Beynin elektriksel aktivitesini kafa derisi üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla kaydeden non-invaziv elektrofizyolojik yöntem.
Efektör
Effector
Sinirsel uyarılara yanıt vererek kasılma veya salgılama gibi fiziksel ya da fizyolojik bir tepki oluşturan kas veya bez gibi organ.
Eferan Motor Afazi
Efferent Motor Aphasia
Sol premotor korteksin alt kısımlarındaki lezyonlara bağlı olarak ortaya çıkan; seslerin ve konuşma dizilerinin artikülasyonunda belirgin zorlukla karakterize bir dışavurumcu afazi türüdür.
Eferent Sinir Lifi
Efferent Nerve Fiber
Merkezi sinir sisteminden çevresel dokulara, organlara ve kaslara elektriksel ve kimyasal sinyaller taşıyan akson uzantısı.
Eferent Yol
Efferent Pathway
Merkezî sinir sisteminden kaynaklanan sinirsel impuls ve uyarıları kaslar, bezler veya diğer efektör organlara taşıyan sinirsel iletim hattıdır.
Efferent
Efferent
Merkezi sinir sisteminden hedef organlara, kaslara veya salgı bezlerine doğru sinirsel iletim sağlayan motor yapıları tanımlayan terim.
Efferent Nöron
Efferent Neuron
Merkezi sinir sisteminden aldığı elektrokimyasal impulsları kaslar veya bezler gibi çevresel efektör organlara ileten sinir hücresi.
Efrens Kopya
Efference Copy
Motor sistemin kaslara gönderdiği hareket emrinin, beyin içinde bırakılan ikincil ve dahili bir kopyasıdır.
Egersis
Egersis
Şiddetli veya aşırı uyanıklık halini ifade eden nöropsikolojik durum.
Eğitim Nörobilimi
Educational Neuroscience
Bilişsel sinirbilim, gelişim psikolojisi ve eğitim uygulamalarını entegre ederek öğrenme süreçlerinin nörobiyolojik temellerini inceleyen disiplinler arası alan.
Ejakülasyon
Ejaculation
Erkek üreme sisteminden meni sıvısının, istemli ve istemsiz kas gruplarının ritmik kasılmaları yoluyla penis üretrasından dışarı atılması süreci.
Ekbom Sendromu
Ekbom’s Syndrome
İstirahat halindeyken bacaklarda ortaya çıkan, hareket ettirme dürtüsüyle karakterize, rahatsızlık, karıncalanma veya huzursuzluk hissi.
EKG
ECG
Kalbin elektriksel aktivitesinin deri üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla grafiksel olarak kaydedilmesi yöntemi olan elektrokardiyogramın uluslararası kısaltması.
Eklem Duyusu
Articular Sensation
Vücuttaki eklemlerin konumuna ve hareket açısına ilişkin olarak eklem kapsülü ile bağlarından kaynaklanan somatosensoriyel duyu.
Eklemecil Apraksi
Articulatory Apraxia
Konuşma kaslarında herhangi bir paralizi veya zayıflık olmaksızın, konuşma seslerini üretmek için gereken motor planlama ve programlama süreçlerinin bozulmasıyla karakterize nörolojik bir konuşma bozukluğudur.
Eklemleyici
Articulator
Konuşma seslerinin şekillendirilmesi ve üretilmesinde görev alan ses yolunun anatomik yapıları.
Ekoensefalografi
Echoencephalography
Ultrason dalgaları kullanarak kafa içi yapıların haritalandırılmasını ve tanısal amaçlı görselleştirilmesini sağlayan bir nörogörüntüleme yöntemidir.
Ekografi
Echographia
Bireyin, duyduğu veya gördüğü kelime ve cümleleri anlamlarını kavramaksızın mekanik bir şekilde kopyalayarak veya taklit ederek yazmasıyla karakterize edilen nöropsikolojik bozukluk.
Ekolokasyon
Echolocation
Akustik sinyallerin nesnelerden yansıyan yankılarını kullanarak yön ve mesafe hesaplama yeteneği.
Ekopraksi
Echopraxia
Bir başka bireyin fiziksel hareketlerinin, jestlerinin veya mimiklerinin istem dışı ve otomatik olarak taklit edilmesi durumu.
Eksantrik Projeksiyon
Eccentric Projection
Duyu reseptörlerinde oluşan uyarımların, reseptörün bulunduğu yerde değil, dış dünyada algılanması olgusu.
Ekto-
Ecto-
Biyolojik ve anatomik terminolojide 'dış' veya 'dış kısım' anlamına gelen birleştirici ön ek.
Ektopi
Ectopia
Bir organın, dokunun veya hücresel yapının vücut içindeki olağan anatomik konumundan başka bir yerde bulunması durumu.
El Becerisi Testi
Dexterity Test
İnce motor becerilerinin, el-göz koordinasyonunun ve manipülatif hız ile doğruluğun ölçülmesinde kullanılan standardize edilmiş psikomotor değerlendirme aracı.
ELBW
ELBW
1000 gramın altında bir doğum ağırlığıyla dünyaya gelen yenidoğanları tanımlamak için kullanılan klinik bir sınıflandırma ölçütüdür.
Elektrik Çukuru
Electric Sink
Elektrik enerjisini toplayan, emen veya dağıtan cihaz ya da bölge; elektrik kaynağının tam zıttı.
Elektrik Oftalmiyası
Electric Ophthalmia
Elektrik arkı veya yüksek yoğunluklu ultraviyole radyasyona maruz kalma sonucu kornea epitelinde meydana gelen fototravmatik hasar.
Elektrik Potansiyeli
Electric Potential
Bir elektrik alan içindeki herhangi bir noktada birim pozitif yük başına düşen potansiyel enerjidir ve skaler bir büyüklük olarak ifade edilir.
Elektriksel İntrakraniyal Stimülasyon
Electrical İntracranial Stimulation
Kafatasının cerrahi olarak açılması veya stereotaktik yöntemlerle doğrudan beyin dokusu içerisine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla elektriksel akım verilmesi prosedürüdür.
Elektriksel Transkraniyal Stimülasyon
Electrical Transcranial Stimulation (ETS)
Kafatası dışından düşük şiddetli elektrik akımları uygulanarak beyin korteksindeki nöronal aktiviteyi modüle etmeyi amaçlayan nöromodülasyon tekniği.
Elektriksel Uyarım
Electrical Stimulation
Nöronların membran potansiyellerini değiştirerek aksiyon potansiyeli tetiklemek amacıyla dış kaynaklı elektrik enerjisiyle uyarılması.
Elektroakupunktur
Electroacupuncture
Geleneksel akupunktur iğnelerine hafif elektriksel akımların uygulanarak nöromodülasyon ve analjezi sağlandığı klinik teknik.
Elektrodermal Tepki
Electrodermal Response (EDR)
Cildin elektriksel özelliklerindeki anlık değişimleri ifade eden ve sempatik sinir sistemi aktivitesinin bir göstergesi olan fizyolojik ölçüm.
Elektrodiagnoz
Electrodiagnosis
Sinir ve kas sistemlerinin elektriksel aktivitelerini değerlendirmek veya bu dokulara elektriksel akım uygulamak suretiyle gerçekleştirilen tanısal inceleme yöntemi.
Elektroensefalografi
Electroencephalography (EEG)
Kafa derisine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla beynin elektriksel aktivitesini amplifiye ederek kaydeden ve beyin dalgalarını incelemeyi sağlayan elektrofizyolojik yöntem.
Elektroensefalografik Odyometri
Electroencephalographic Audiometry
İşitme duyarlılığının, eşik üstü ses uyaranları karşısında beyin dalgalarındaki değişimlerin elektroensefalografi yardımıyla ölçülmesine dayanan objektif odyolojik değerlendirme yöntemi.
Elektrokokleografi
Ecochg
Koklea ve işitme sinirinin ilk bölümlerinden akustik uyarılar sonrasında ortaya çıkan elektriksel potansiyellerin kaydedilmesini sağlayan elektrofizyolojik test yöntemi.
Elektrokokleografi (ecochg)
Electrocochleography (ecochg)
İç kulak ve işitme sinirinin elektriksel potansiyellerini, akustik uyaranlara yanıt olarak ölçen elektrofizyolojik test yöntemi.
Elektrokortikografi
Ecog
Doğrudan serebral korteks yüzeyine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla elektriksel beyin aktivitesinin kaydedilmesini sağlayan invaziv nörofizyolojik yöntem.
Elektroretinogram B Dalgası
B Wave Of Electroretinogram
Retinanın ışıkla uyarılması sonucu göz yüzeyine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla kaydedilen büyük, pozitif polariteli elektriksel yanıt.
Elektrot
Electrode
Biyolojik dokulardaki elektriksel aktiviteyi kaydetmek veya bu dokuları elektriksel akımla uyarmak amacıyla kullanılan, iletken yapılı araç.
Elektrot Yerleşimi
Electrode Placement
Nöral aktiviteden kaynaklanan elektriksel potansiyel değişimlerini kaydetmek amacıyla elektrotların kafa derisine veya nöronların içine konumlandırılması.
En İyi Frekans
BF
İşitsel sistemdeki bir nöronun veya reseptörün en düşük eşik şiddetiyle tepki verdiği spesifik ses frekansıdır.
En Uygun Frekans
Best Frequency (BF)
Tek bir işitsel sinir lifinin veya işitsel korteks nöronunun uyarılabilmesi için en düşük şiddet eşiğine (maksimum hassasiyete) sahip olduğu saf ses frekansıdır.
Endojen Kannabinoid
AEA
Araşidonoiletanolamid olarak bilinen ve memeli beyninde doğal olarak sentezlenen başlıca endojen kannabinoid (anandamid) molekülünün yaygın kısaltmasıdır.
Enine Kesit
Cross Section
Herhangi bir nesnenin veya organın incelenmek üzere herhangi bir düzlemden kesilerek elde edilen dilimi.
Erişkin Progeria
Adult Progeria
Normal yaşlanma sürecinin erken erişkinlik evresinde aşırı hızlanmış bir şekilde ortaya çıkmasıyla karakterize, nadir görülen genetik bir bozukluktur.
Erken Başlangıçlı Alzheimer Hastalığı
Early-onset Alzheimer’s Disease
65 yaşından önce, genellikle 40'lı veya 50'li yaşlarda ortaya çıkan, ilerleyici nörodejeneratif ve kognitif yıkımla karakterize nadir bir demans türü.
Erken Yıllar Bilişsel Bataryası
Early Years Cognitive Battery
Okul öncesi dönemdeki çocukların genel bilişsel yeteneklerini, gelişimsel izleme ve olası öğrenme güçlüklerini erken teşhis etmek amacıyla uygulanan standardize edilmiş çoklu test bataryası.
Estetik Duygu
Aesthetic Emotion
Doğal güzelliklerin ya da sanat eserlerinin, soyut görsel sunumların, müziğin ve dansın deneyimlenmesiyle tetiklenen özgün duygusal tepki.
Esteziometri
Aesthesiometry
Cildin veya diğer duyu organlarının dokunma, basınç ve iki nokta ayrım eşiklerini nicel olarak ölçme yöntemi ve süreci.
Esteziyometre
Aesthesiometer
Cildin dokunma, basınç ve iki nokta ayrım eşiklerini kantitatif olarak ölçmek için kullanılan klinik ve deneysel araç.
Eşleşmiş Osilatörler
Coupled Oscillators
Lokomotor hareketlerdeki ritmik bacak hareketleri gibi ritmik süreçlerin birçok yönünü temsil etmek için kullanılan dinamik bir sistem modelidir.
Eşzamanlı Kasılma
Cocontraction
Bir eklemi kontrol eden agonist ve antagonist kasların aynı anda devreye girerek eşzamanlı aktivite göstermesi durumu.
Etkili Uyarıcı
Effective Stimulus
Duyu reseptörlerini spesifik olarak uyararak belirli bir fizyolojik veya davranışsal tepki açığa çıkaran en uygun fiziksel enerji biçimi.
Eylem Deorganizasyon Sendromu
Action Disorganization Syndrome (ADS)
Frontal lob hasarına bağlı olarak, çok aşamalı ve tanıdık günlük görevlerin yerine getirilmesinde adımların unutulması, karıştırılması veya yanlış sıralanmasıyla kendini gösteren bilişsel bozukluk.
Eylem Disorganizasyon Sendromu
ADS
Çok aşamalı günlük eylemlerin ve karmaşık motor görevlerin sıralanmasında, koordinasyonunda ve mantıksal akışında gözlenen bilişsel ve nörolojik bozukluk.
Eylem Tremoru
Action Tremor
Bireyin istemli ve amaca yönelik bir hareket gerçekleştirdiği sırada ortaya çıkan ve hareketin ilerlemesiyle şiddeti artan vücut uzvu titremesi.
Faillik
Agency
Bir bireyin kendi amaçları doğrultusunda hareket etme, bilinçli eylemde bulunma ve çevresi üzerinde etki yaratma kapasitesi.
Fark Tonu
Difference Tone
İki yüksek frekanslı saf ses aynı anda çalındığında, koklear mekanizmaların doğrusal olmayan (non-lineer) tepkisi nedeniyle iç kulakta algılanan üçüncü, daha düşük frekanslı hayali ses.
Fotopik Görüş
Daylight Vision
Yüksek ışık koşullarında (gün ışığı) retina koni hücrelerinin aktifleşmesiyle sağlanan, renk ve detay algısının en üst düzeyde olduğu görme biçimidir.
Frekans Seçiciliği
Bandwidth Selectivity
İşitsel sistemin veya nöral devrelerin farklı frekanslardaki uyaranları birbirinden ayırt etme ve belirli bir frekans aralığına odaklanma kapasitesidir.
G Grubu Otozomal Trizomi
Autosomal Trisomy Of Group G
21 veya 22 numaralı G grubu otozom çiftlerinden birinde ekstra bir kromozomun bulunması durumu.
Gebelik Bilişi
Baby Brain
Gebelik sürecinde ve sonrasında kadınlarda görüldüğü iddia edilen bellek zayıflığı, muhakeme güçlükleri ve uzaysal öğrenme sorunlarını tanımlayan kolokyal bir kavramdır.
Gecikmeli Alternasyon Görevi
Delayed Alternation Task
Denek hayvanının, ödülün konumunu her denemede yer değiştiren bir düzenekte, iki deneme arasındaki zaman aralığını (gecikmeyi) hesaba katarak önceki terciatinin zıt yönünü seçmesini gerektiren bir bilişsel işlev testidir.
Gecikmeli Yanıt Alternatifi
Delayed Response Alternation
Denayın, bir uyaranın ardından belirli bir süre geçmesini takiben önceki tepkisinin tersini seçmesini gerektiren, çalışan bellek ve yürütücü işlevleri ölçen deneysel bir görev veya paradigma.
Gecikmiş Geri Bildirim
Delayed Feedback
Motor hareketleri yönlendirmek ve izlemek amacıyla duyulardan gelen geri bildirimin zamansal olarak geciktirilmesi olgusudur.
Gecikmiş Hatırlama
Delayed Recall
Daha önce edinilmiş bilgilerin, araya çeldirici görevler veya belirli bir zaman aralığı sokulduktan sonra ne kadarının hatırlandığını ölçen bilişsel süreç.
Gecikmiş İşitsel Geri Bildirim
DAF
Konuşmacının kendi sesini kulaklık aracılığıyla milisaniyelik bir gecikmeyle duymasını sağlayan ve konuşma akışını doğrudan manipüle eden deneysel ve klinik bir tekniktir.
Gecikmiş Refleks
Delayed Reflex
Bir uyarıcının uygulanması ile buna verilen istemsiz refleks yanıtı arasında normal fizyolojik sınırlardan belirgin şekilde daha uzun bir gecikme (latans) süresinin gözlendiği nörolojik durum.
Gelişimsel Ambliyopi
Developmental Amblyopia
Foveal görüntünün yetersiz detay içermesi nedeniyle ince örüntü ayrımından sorumlu sinir devrelerinin erken gelişiminin aksamasıyla ortaya çıkan merkezi görme bozukluğu.
Gelişimsel Amnezi
Developmental Amnesia
Yaşamın erken evrelerinde geçirilen hipokampal hasara bağlı olarak ortaya çıkan, epizodik bellek bozukluğu ile karakterize ancak anlamsal belleğin korunduğu özel bir bellek patolojisidir.
Gelişimsel Bilişsel Nörobilim
Developmental Cognitive Neuroscience
Zihin ve beyin gelişiminin eş zamanlı olarak nasıl gerçekleştiğini, moleküler biyolojiden evrimsel teoriye kadar geniş bir yelpazede inceleyen disiplinler arası bilim dalı.
Gelişimsel Disfazi
Developmental Dysphasia
Beyin hasarı veya serebral olgunlaşma gecikmesiyle ilişkili olduğu düşünülen, ifade edici dil, artikülasyon ve bazen dil comprehension (anlama) süreçlerindeki gelişimsel gecikme.
Gelişimsel Disgrafi
Developmental Dysgraphia
Bireyin zeka düzeyine ve uygun eğitim olanaklarına rağmen, kronolojik yaşına göre yazma becerilerinin beklenenin belirgin şekilde altında kalmasıyla karakterize nörogelişimsel bir öğrenme bozukluğudur.
Gelişimsel Disleksi
Developmental Dyslexia
Erken gelişim döneminde ortaya çıkan, bireyin zeka düzeyinden bağımsız olarak tekli kelimeleri okuma ve heceleme becerilerinde belirgin güçlük yaşamasıyla karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur.
Gelişimsel Dispraksi
Developmental Dyspraxia
Doğuştan gelen ve erken çocukluk döneminde ortaya çıkan, istemli ve koordineli motor hareketlerin planlanması ile yürütülmesindeki nörogelişimsel zorluk.
Gelişimsel Görsel Agnozi
Developmental Visual Agnosia
Doğuştan veya erken gelişim evrelerinde ortaya çıkan, edinilmiş bir beyin hasarına bağlı olmaksızın nesneleri, formları veya yüzleri görsel yolla tanıma yeteneğinin kalıcı olarak bozulması durumu.
Gelişimsel Sözel Dispraksi
Developmental Verbal Dyspraxia (DVD)
Çocuğun konuşma organlarını (dil, dudak, çene) hareket ettirmek için beyinden kaslara giden sinirsel komutları planlamakta zorlanmasıyla karakterize, nörogelişimsel bir motor konuşturma bozukluğudur.
Genel Uyarılmışlık Hali
Arousal
Duyusal uyarım ve retiküler aktive edici sistemin (RAS) faaliyetiyle ortaya çıkan, fizyolojik aktivasyon ve kortikal tepkililik durumu.
Geniş Bant Gürültü
Broadband Noise
Geniş bir frekans spektrumu boyunca eşit veya benzer enerji dağılımına sahip olan akustik veya sinyal bazlı gürültü türü.
Genlik
Amplitude
Bir periyodik dalga veya salınımın denge (taban) çizgisinden ulaştığı maksimum sapma veya tepe değeri.
Genlik Bozulması
Amplitude Distortion
Yüksek seslerin bozulmuş veya yanlış algılanmasına yol açan, işitsel iletim ya da sinirsel kodlama düzensizlikleriyle karakterize bir işitme bozukluğudur.
Genlik Modülasyonu
Amplitude Modulation
Bir taşıyıcı dalganın genliğinin, iletilmek istenen bilgi sinyaline orantılı olarak değiştirilmesi süreci.
Geriye Doğru Okuma
Backward Reading
Harflerin veya kelimelerin 'bed' yerine 'deb' şeklinde veya kelime diziliminin tamamen ters sırada algılanıp seslendirilmesiyle karakterize edilen okuma ve çözme sapması.
Getirici
Afferent
Periferden alınan duyusal bilgileri veya uyarıları merkezi sinir sistemine doğru ileten sinir lifleri ve yollarını tanımlayan nörolojik terim.
Giyinme Apraksisi
Dressing Apraxia
Motor becerilerde veya kas gücünde herhangi bir kayıp olmaksızın, bireyin giysilerini normal bir şekilde giyme veya üzerini değiştirme becerisini yitirmesi durumudur.
Göğüs Sesi
Chest Voice
Konuşma veya şarkı söyleme esnasında, ses tellerinin kalın ve kısa bir salınım rejimiyle çalışarak göğüs kafesi rezonansını baskın kıldığı alt vokal kayıt aralığı.
Gövde Sallama
Body Rocking
Bireyin gövdesini öne-arkaya veya bir yandan diğer yana tekrarlayıcı ve ritmik bir şekilde sallamasıyla karakterize, sıklıkla otizm spektrum bozukluğu veya erken çocukluk dönemindeki yoksunluk hallerinde görülen bir stereotipi biçimidir.
Göz Kırpma Yanıtı
Blink Response
Parlak ışık, dikkat kayması veya gözün tahriş olması gibi uyarıcılara karşı göz kapaklarının istem dışı ve ani bir şekilde kapanması.
Göz Suyu
Aqueous Humor
Gözün ön ve arka kamaralarını dolduran, silier cisimcik tarafından üretilen berrak sıvı.
Göz Tembelliği
Amblyopia
Erken yaşam dönemindeki anormal görsel deneyimler sonucunda, gözün fiziksel bir kusuru olmaksızın gelişen ve beyin ile göz arasındaki sinaptik entegrasyonun aksamasıyla ortaya çıkan görme azalması.
Halka Spiral Sonlanma
Annulospiral Ending
Kas iğciklerinin merkezine sarılarak kas boyundaki değişimleri ve gerilme hızını algılayan birincil duyusal sinir lifi sonlanmasıdır.
Hardy-rand-rittler Yalancı İzokromatik Levhaları
American Optical H–R–R Plates
Kırmızı-yeşil ve mavi-sarı renk körlüğünün yanı sıra bu defektlerin derecelerini saptamak için geliştirilmiş özel bir renk görme test levhası sistemidir.
Hareket Kompozisyonu
Composition Of Movement
Yürüme gibi karmaşık motor eylemleri gerçekleştiren nöromüsküler aktivitelerin ardışık deseni ve beyin bölgelerindeki sinyal entegrasyonu süreci.
Hareketin Dekompozisyonu
Decomposition Of Movement
Jest ve hareketlerin akıcı bir bütünlük içinde gerçekleştirilemeyip, birbirini izleyen ayrı segmentlere bölünmesi durumu.
Hava Yolu İletimi
Air Conduction
Ses dalgalarının kulak kanalı aracılığıyla kulak zarına iletilmesi ve zarın hava basıncındaki değişimlere tepki olarak titreşmesini sağlayan fizyolojik süreç.
Hava Yolu İletimi Testi
Air-conduction Testing
Bireyin her iki kulağında, farklı frekanslardaki saf seslere karşı işitme eşiğini belirlemek amacıyla kulaklıklar yardımıyla gerçekleştirilen temel odyolojik prosedür.
Hava-kemik Açıklığı
Air–bone Gap
Hava yolu ve kemik yolu işitme eşikleri arasındaki desibel cinsinden fark olup, dış veya orta kulaktaki iletim tipi işitme kayıplarının göstergesidir.
Hayalet Meme Fenomeni
Breast-phantom Phenomenon
Meme dokusunun cerrahi olarak çıkarılmasından sonra, organın hâlâ yerinde durduğu yanılsaması ve sıklıkla karıncalanma ya da ağrı gibi duyusal algılarla kendini gösteren somatosensoriyel durum.
Hayvani Ruhlar
Animal Spirits
Galen fizyolojisinde beyinden vücuda içi boş sinirler aracılığıyla aktarıldığına inanılan ve zihin ile beden arasındaki iletişimi sağladığı düşünülen hipotetik akışkan maddedir.
Hazırlık Potansiyeli
Bereitschaftspotential (BP)
İstemli bir hareketin gerçekleştirilmesinden hemen önceincelenebilen, birincil motor kortekste ortaya çıkan elektriksel beyin potansiyeli değişimidir.
Hemeralopi
Day Blindness
Şiddetli gün ışığında veya aydınlık ortamlarda görme keskinliğinin belirgin şekilde azalması durumu.
Hızlandırılmış Yaşlanma
Accelerated Aging
Normal yaşlanma süreçlerinin veya biyolojik yıpranmanın, çevresel ya da deneysel stres faktörleri aracılığıyla olağan akışından daha kısa bir zaman diliminde yapay olarak tetiklenmesi veya gözlemlenmesi.
Hipertansif Arteriyopati
Arteriopathia Hypertonica
Hipertansiyon ile ilişkili, arter duvarındaki kas ve elastik dokunun kalınlaşarak bağ dokusu lifleriyle yer değiştirdiği bir arteriyel dejenerasyon formudur.
Hücre Gövdesi
Cell Body
Nöronun çekirdeğini ve çoğu organelini barındıran, metabolik merkeze ve ana entegrasyon bölgesine karşılık gelen hücresel kısımdır.
Hücre Topluluğu
Cell Assembly
Donald O. Hebb tarafından 1949'da öne sürülen; eşzamanlı ve yinelenen biçimde aktive olarak tek bir işlevsel birim haline gelen, herhangi bir bileşeninin uyarılmasıyla bütünüyle tetiklenebilen nöron grubudur.
Insula
Central Lobe
Serebral hemisferlerin lateral sulkusunun derinliklerinde yer alan ve interoseptif farkındalık, duygu işleme ve somatik duyumların entegrasyonundan sorumlu kortikal bölge.
İçe Şaşılık
Cross-eye
Gözlerden birinin veya her ikisinin iç dünyaya ya da burun köküne doğru içe yönelmesiyle karakterize edilen bir strabismus türüdür.
İki El Etkileşimi
Bimanual İnterference
İki elin eş zamanlı olarak farklı hareketler yürütmesi veya aynı hareketi farklı zamanlamalarla icra etmesi gerektiğinde ortaya çıkan motor kontrol güçlüğü.
İki El Koordinasyonu
Bimanual Coordination
Her iki elin karmaşık görevleri yerine getirmek üzere motor komutlarını zamansal ve mekânsal olarak senkronize etme yeteneğidir.
İki Elini Kullanabilen
Ambidextrous
Her iki eli de eşit beceri ve ustalıkla kullanabilme yeteneğini ifade eden nöropsikolojik durum.
İki Kulaklı Etkileşim
Binaural İnteraction
İki kulaktan gelen işitsel sinyallerin merkezi sinir sisteminde birleşmesi ve karşılıklı etkileşime girmesi sürecidir.
İki Kulaklı İşitme
Binaural Hearing
Her iki kulaktan gelen işitsel uyarıcıların merkezi sinir sistemi tarafından entegre edilerek sesin yönünün, uzaklığının ve kaynağının uzamsal olarak algılanmasını sağlayan nörolojik süreç.
İki Kulaklı İşitsel İpucu
Binaural Cue
Ses kaynağının yönünü ve konumunu saptamak amacıyla her iki kulağa ulaşan ses dalgaları arasındaki fiziksel farkların bütünü.
İki Taraflı
Bilateral
Vücudun, bir organın ya da nörolojik yapıların her iki yanını birden ifade eden veya kapsayan anatomik ve işlevsel durum.
İki Taraflı Lezyon
Bilateral Lesion
Bir organın, özellikle her iki serebral hemisferin her iki tarafını da etkileyen doku hasarı veya patolojik bozulma.
İkincil İşitsel Korteks
A2
Primer işitsel korteksin çevresinde yer alan ve işitsel uyarıcıların daha üst düzeyde algılanması, anlamlandırılması ve sınıflandırılmasından sorumlu ikincil işitsel korteks (Brodmann alanı 22'nin komşuluğundaki işitsel ilişkisel alanlar) kısaltması.
İletim Afazisi
Conduction Aphasia
Dil kavrama yeteneğinin korunmuş olmasına karşın, işitilen kelimelerin ve cümlelerin tam olarak tekrar edilmesinde belirgin güçlükle karakterize edinilmiş bir lisan bozukluğudur.
İletim Hızı
Conduction Velocity
Bir aksiyon potansiyelinin bir akson boyunca yayılma hızı.
İletim Süresi
Conduction Time (CT)
Bir aksiyon potansiyeli gibi elektriksel veya kimyasal bir aktivitenin, nöral yolak üzerinde belirlenmiş iki anatomik nokta arasındaki mesafeyi kat etmesi için geçen milisaniye cinsinden süre.
İletim Tipi İşitme Kaybı
Conduction Deafness
Ses dalgalarının dış kulaktan kokleaya iletilmesinden sorumlu anatomik yapılardaki bozukluklar veya hastalıklar sonucunda ortaya çıkan işitme kaybı türüdür.
İlişkili Hareket
Associated Movement
İstemli bir hareketin icrası sırasında, hedeflenen eylemle doğrudan ilgisi olmayan kas gruplarında beliren istemsiz ve gereksiz kasılmalardır.
İlişkisel Bellek
Associative Memory
Bir uyarıcı, davranış, mekân veya geçmiş olaya ait anının, onunla ilişkili başka bir ipucunun hatırlanması veya sunulmasıyla tetiklenme ya da geri çağrılma yeteneği.
İlişkisel Görsel Agnozi
Associative Visual Agnosia
Duyusal olarak eksiksiz algılanan görsel uyaranların anlamının kavranamaması veya daha önceki bellek izleriyle ilişkilendirilememesi durumu.
İlk Ağlama
Birth Cry
Yeni doğan bir bebeğin solunumun başlamasıyla birlikte çıkardığı ilk refleksif sestir.
İnen Retiküler Sistem
Descending Reticular System
Hipotalamustan gelen sinyalleri işleyerek otonom sinir sistemi aktivitesini ve motor fonksiyonları düzenleyen retiküler formasyonun inen yolak bileşeni.
İnen Yol
Descending Tract
Üst merkezlerden (beyin kabuğu veya beyin sapı gibi) omuriliğe ya da alt sinir merkezlerine doğru uzanan ve duyusal girdileri, motor işlevleri modüle eden sinirsel yol.
İptal Testi
Cancellation Test
Katılımcının kağıt veya ekranda rastgele dağılmış sembolleri belirli bir kurala göre bularak üzerini çizmesi veya silmesi esasına dayanan algısal ve motor hız ölçüm testi.
İrade Yitimi
Abulia (aboulia)
İnisiyatif ve irade gücünün aşırı derecede kaybolması, bireyin karar vermesini veya istemli eylemleri başlatmasını imkansız hale getiren nöropsikiyatrik bir durumdur.
İşaret Destekli Konuşma
Cued Speech
İşitme engelli bireylerin konuşulan dili dudaktan okuma yoluyla anlamalarını kolaylaştırmak amacıyla, el hareketleri ve konumlarıyla fonemik ayrım yaratan görsel bir iletişim sistemidir.
İşitilebilirlik Eğrisi
Audibility Curve
Saf tonlar için işitme eşiğinin desibel ses basınç seviyesi (dB SPL) ile tonun frekansı arasındaki matematiksel ve fizyolojik ilişkiyi gösteren grafiksel temsil.
İşitme Aralığı
Audibility Range
İşitme duyusunu uyandırabilen ses frekanslarının alt ve üst sınırlarını belirten akustik aralıktır.
İşitme Siniri
Acoustic Nerve
İç kulaktaki kokleadan beyine işitsel duyusal bilgileri iletmekle sorumlu olan sekizinci kranial sinirin (vestibulokoklear sinir) işitsel bileşeni.
İşitsel
Aural
Kulağa ait olan veya kulak aracılığıyla algılanan her türlü işitsel uyarıcıyı niteleyen duyusal terim.
İşitsel Afazi
Auditory Aphasia
İşitme yetisi tamamen normal olmasına karşın, söylenen dili anlama ve idrak etme becerisinin ileri düzeyde bozulması veya tamamen yitirilmesiyle karakterize bir afazi türüdür.
İşitsel Agnozi
Auditory Agnosia
İşitsel duyu yolları ve temel işitme eşikleri sağlam olmasına karşın, bireyin işitsel uyaranları (konuşma, çevresel sesler, müzik) tanıma ve anlamlandırma yeteneğinin kaybı veya bozulmasıdır.
İşitsel Algı Bozukluğu
Auditory Perceptual Disorder
Merkezi işitsel işleme bozukluğunun eski adı olup, seslerin beyin tarafından normal işitme eşiklerine rağmen anlamsal olarak çözümlenememesini ifade eden tarihsel bir klinik tanımdır.
İşitsel Beceriler
Auditory Skills
İşitsel bilgiyi alma, ayırt etme, dikkat etme ve bellekte tutma süreçlerini kapsayan bilişsel ve duyusal yetenekler bütünü.
İşitsel Beyinsapı Yanıtı
ABR
İşitsel uyaranlara karşı sekizinci kranial sinir ve beyinsapı yolları boyunca ortaya çıkan elektriksel potansiyellerin yüzey elektrotları aracılığıyla kaydedilmesidir.
İşitsel Eğitim
Auditory Training
İşitme kaybı yaşayan bireylerin kalan işitme kapasitelerini en verimli şekilde kullanmalarını, sesleri ayırt etmelerini ve konuşulan dili daha iyi anlamalarını sağlayan sistematik rehabilitasyon süreci.
İşitsel Filtre
Auditory Filter
İşitsel sistemin frekans seçiciliğini sağlayan ve kokleada başlayan erken evre işleme mekanizmalarını modelleyen analitik süzgeç kümesi.
İşitsel Füzyon
Auditory Fusion
Her iki kulağa iletilen farklı işitsel uyarıcıların merkezi sinir sisteminde tek bir tutarlı ses algısı olarak birleştirilmesi süreci.
İşitsel Geri Bildirim
Auditory Feedback
Bireyin konuşurken veya şarkı söylerken kendi sesini duyması ve bu sayede ses yüksekliği, hızı ve netliğini anlık olarak ayarlayabilmesini sağlayan duyusal döngüdür.
İşitsel Harmonik
Aural Harmonic
Kulak içi mekanizmaların, özellikle koklear non-lineerliğin bir sonucu olarak işitsel sistem içinde üretilen distorsiyon ürünü.
İşitsel İşleme
Auditory Processing
İşitme duyusunun temelini oluşturan nöral süreçler ve mekanizmaların bütünüdür.
İşitsel İşleme Bozukluğu
Auditory Processing Disorder
Kulak yapısı ve işitme eşikleri normal olmasına rağmen, bireyin merkezi sinir sistemindeki işitsel sinyalleri çözme ve yorumlama becerisindeki nörogelişimsel yetersizlik.
İşitsel Keskinlik
Auditory Acuity
Bireyin işitme duyusunun hassasiyeti; özellikle birbirine çok benzeyen sesleri ayırt edebilme ve ince frekans değişikliklerini algılayabilme kapasitesi.
İşitsel Korteks
Auditory Cortex
Serebral korteksin temporal lobunda yer alan, talamustaki medial genikülat çekirdekten gelen işitsel girdileri alan ve tonotopik organizasyonla işleyen birincil duyusal bölgedir.
İşitsel Labirent
Auditory Labyrinth
İç kulakta yer alan, işitme sinyallerinin iletiminden ve algılanmasından sorumlu olan karmaşık membranöz ve kemik yapıların bütünü.
İşitsel Maskeleme
Auditory Masking
Bir sesin varlığının, başka bir sesin (hedef sinyal) işitsel eşiğini yükselterek algılanabilirliğini azaltması veya tamamen ortadan kaldırması olgusu.
İşitsel Maskeleme Seviyesi Farkı
Binaural Masking Level Difference
İki kulağa ulaşan seslerin faz veya zaman özelliklerindeki değişikliklerin, arka plan gürültüsünün maskeleme etkisini azaltarak sinyal algısını iyileştirmesi durumu.
İşitsel Sistem
Auditory System
Ses dalgalarını fiziksel enerjiden nörolojik sinyallere dönüştürerek işitme duyusunu oluşturan biyolojik yapılar ve süreçler bütünü.
İşitsel Sözel Öğrenme Testi
Auditory Verbal Learning Test (AVLT)
Bireylerin işitsel-sözel bellek süreçlerini, öğrenme eğrilerini, retroactive ve proactive girişim etkilerini değerlendiren standartlaştırılmış nöropsikolojik test bataryası.
İşitsel Sürekli Performans Testi
ACPT
Çocukların uzun süreli işitsel uyarıcılara odaklanma ve dikkat sürdürme kapasitesini ölçen standartlaştırılmış bir nöropsikolojik değerlendirme aracıdır.
İşitsel Uyarı Düzeyi
Auditory Sensation Level
Belirli bir sesin, bireyin o frekanstaki işitme eşiğinin desibel (dB SL) cinsinden ne kadar üzerinde olduğunu ifade eden odyolojik ölçüm parametresi.
İşitsel Uyarıcı
Auditory Stimulus
İşitsel duyum meydana getirme kapasitesine sahip olan, genellikle havayla yayılan ses dalgalarını kapsayan ancak kemik iletimi veya içsel olaylarla da oluşabilen fiziksel enerji formu.
İşitsel Uyarılmış Potansiyel
Auditory Evoked Potential
İşitsel uyaranlara yanıt olarak merkezi sinir sistemi tarafından üretilen biyolojik temelli elektriksel potansiyel değişimleridir.
İşitsel Uyarım
Auditory Stimulation
İşitsel sistemi aktive etmek ve organizmada fizyolojik ya da davranışsal bir tepki tetiklemek amacıyla ses dalgalarının kullanılması.
İşitsel Uzay Algısı
Auditory Space Perception
Bir ses kaynağının uzaydaki yönünün, mesafesinin ve yüksekliğinin nöral sistem tarafından hesaplanarak algılanması sürecidir.
İşitsel Yerelleştirme
Auditory Localization
Akustik bilgileri kullanarak ses kaynaklarının uzaysal konumunu ve bu konumdaki değişimleri belirleme yeteneği.
İşitsel Yol
Auditory Pathway
İşitsel bilgilerin koklear tüy hücrelerinden birincil işitsel kortekse kadar iletildiği sinirsel güzergahtır.
İşitsel Yorgunluk
Auditory Fatigue
Yüksek şiddetli sese kısa veya uzun süreli maruz kalma sonucunda ortaya çıkan, geçici işitme kaybı durumu.
İşitsel-dokunsal Cihaz
Audiotactile Device
Dokunmaya duyarlı bir yüzey ile konuşma sentezleyicisini birleştirerek dokunsal girdileri sesli çıktıya dönüştüren yardımcı bir teknoloji aracıdır.
İştah Merkezi
Appestat
Beyinde iştahı ve gıda alımını düzenlediği varsayılan varsayımsal bir regülasyon merkezidir.
İştahsal Davranış
Appetitive Behavior
Tüketim davranışı ile sonuçlanan, öğrenme ve deneyimle şekillenen, yüksek düzeyde esnek ve amaca yönelik aktif arayış süreci.
İştahsal Sistem
Appetitive System
Bireyin çevredeki olumlu veya ödüllendirici ipuçlarına karşı duyarlılığını ve bu uyarıcılara yaklaşma süreçlerini yöneten motivasyonel ve nörodavranışsal sistem.
İvmelenme Etkileri
Acceleration Effects
1 g'den büyük yerçekimi kuvvetleri oluşturan ivmelenmenin bedende tetiklediği fizyolojik, biyokimyasal ve psikolojik değişimler bütünü.
İvmelenme-yavaşlama Yaralanması
Acceleration–deceleration İnjury
Başın ani bir şekilde harekete geçmesi veya aniden durması sonucu oluşan ve ak madde yollarında yaygın gerilmeye, kanamaya ve nörolojik bozulmalara yol açan bir kafa travması türüdür.
İyi Huylu Ailesel Makrosefali
Benign Familial Macrocephaly
Kranial çevrenin yaş ve cinsiyete göre ortalamanın iki standart sapma üzerinde olması durumuyla karakterize edilen, genellikle otozomal dominant geçiş gösteren ve altta yatan patolojik bir nörolojik bozukluk barındırmayan kalıtsal bir varyant.
Kafur Kokulu
Camphoraceous
Stereokimyasal koku teorisinde yer alan yedi temel koku sınıfından birini tanımlayan sıfat.
Kaliforniya Sözel Öğrenme Testi
CVLT
Sözel bellek, öğrenme stratejileri, hatırlama ve tanıma performansını detaylı olarak değerlendiren standartlaştırılmış bir nöropsikolojik test bataryası.
Kallozal Apraksi
Callosal Apraxia
Corpus callosum lezyonları sonucunda, öğrenilmiş ve amaca yönelik motor hareketlerin sol ekstremite ile gerçekleştirilememesi durumu.
Kallozektomi
Callosectomy
Korpus kallozumun cerrahi olarak tamamen veya kısmen çıkarılması veya kesilmesi prosedürüdür.
Kalorik Nistagmus
Caloric Nystagmus
Vücut sıcaklığının üstünde veya altında suyun kulağa verilmesiyle tetiklenen ve vestibüler fonksiyonu değerlendiren istemsiz göz hareketidir.
Kalsiyum Modüle Edici Protein
Calmodulin
Canlı hücrelerde kalsiyum iyonlarına bağlanarak kas kasılması ve bellek oluşumu gibi birçok kalsiyum düzenlemeli süreci yöneten çok işlevli bir ikincil haberci proteindir.
Kan Oksijen Düzeyine Bağımlı (BOLD)
Blood Oxygenation Level-dependent (BOLD)
Fonksiyonel manyetik rezonans görüntülemede (fMRI), beyin aktivitesindeki artış veya azalışa bağlı olarak kan oksijen seviyelerindeki değişimleri saptayan kontrast mekanizması.
Kan-beyin Bariyeri
Blood–brain Barrier
Merkezi sinir sistemini dolaşımdaki kanda bulunan zararlı maddelerden, patojenlerden ve toksinlerden koruyan, beyin kılcal damarlarının endotel hücreleri tarafından oluşturulan yüksek seçiciliğe sahip yarı geçirgen bir bariyerdir.
Kannabinoid Reseptörü
Cannabinoid Receptor
Hücre zarında yer alan ve hem bitkisel kenevir bileşiklerinin hem de vücut tarafından üretilen endokannabinoidlerin bağlanarak hücre içi sinyal iletimini başlattığı G proteini kenetli özelleşmiş reseptör ailesidir.
Kapalı Devre Televizyon Sistemi
Closed-circuit Television System (CCTV System)
Az gören bireylerin basılı veya el yazısı metinleri okuyabilmesini sağlamak amacıyla, bir video kamera aracılığıyla görüntüyü büyüterek bir monitöre yansıtan optik-elektronik yardımcı teknoloji sistemidir.
Kapalı Kafa Travması
Closed Head İnjury
Kafatasının bütünlüğünün bozulmadığı, delinmediği veya kırılmadığı, sarsılma veya ivmelenme-yavaşlama mekanizmalarıyla beyin dokusunda hasar oluşturan kafa yaralanması.
Karakteristik Frekans
Characteristic Frequency (CF)
İşitsel sinir lifinin veya işitsel sistemin herhangi bir noktasındaki nöronun en düşük eşikle uyarılabildiği, yani en yüksek duyarlılık gösterdiği spesifik ses frekansıdır.
Karanlığa Uyum
Dark Adaptation
Gözün düşük ışık koşullarında ışığa duyarlılığını artırarak karanlık ortama uyum sağlama fizyolojik süreci.
Karbamat
Carbamate
Demans tedavisinde kullanılan ve bilişsel işlevlerdeki gerilemeyi yavaşlatan asetilkolinesteraz inhibitörleri sınıfından bir bileşik grubu.
Karbon Tetraklorür
Carbon Tetrachloride
Solunduğunda öfori, dezoryantasyon ve depersonalizasyon yaratan, kronik kullanımda ise kalıcı demans ve ölüme yol açabilen uçucu endüstriyel çözücü.
Kardiyo- (kardi-)
Cardio- (cardi-)
Kalple ilgili yapıları, işlevleri veya durumları nitelendirmek üzere kullanılan tıbbi ve biyolojik birleştirici ön ek.
Karıştırılmış Cümle Testi
Disarranged-sentence Test
Karışık halde verilmiş kelimeleri gramer ve anlam açısından doğru bir sıraya koyarak anlamlı bir cümle oluşturmayı amaçlayan bilişsel değerlendirme aracıdır.
Karmaşık Şekil Testi
Complex Figure Test
Bireylerin görsel-uzamsal bellek, yapılandırma becerileri ve görsel-motor işlevlerini değerlendirmek amacıyla karmaşık geometrik bir desensel figürün kopyalanması ve ardından hafızadan yeniden çizilmesine dayanan nöropsikolojik test.
Karpal Yaş
Carpal Age
Bireyin el bileği (karpal) kemiklerindeki ossifikasyon (kemikleşme) derecesine bakılarak tahmin edilen anatomik ve iskeletsel yaşı.
Karşılaştırmalı Nöropsikoloji
Comparative Neuropsychology
İnsanlar dahil olmak üzere farklı hayvan türlerindeki davranış ile nöral mekanizmalar arasındaki ilişkileri, özellikle beyin hasarının etkileri bağlamında inceleyen disiplin.
Kart Sıralama Testi
Card-sorting Test
Katılımcının rastgele karışık kartları renk, şekil veya sayı gibi belirli kategorilere göre ayırmasını gerektiren ve bilişsel esnekliği ölçen nöropsikolojik değerlendirme aracı.
Kasılma / Kısaltma
Contraction
Kas liflerinin boyunun kısalması veya gerilmesi durumu; ya da dilbilimde iki veya daha fazla sözcüğün birleştirilerek bazı seslerin düşürülmesiyle yeni bir form oluşturulması.
Katafazi
Cataphasia
Tek bir sözcüğün ardışık ve istemsiz bir şekilde, belirli bir ritimle sürekli olarak tekrarlanmasıyla kendini gösteren nadir bir dil bozukluğudur.
Katafora
Cataphora
Kısmi bilinç aralıklarıyla bölünebilen, derin bir uyku veya stupor halini andıran özel bir koma türü.
Katalepsi
Catalepsy
Vücudun dış uyaranlardan bağımsız olarak belirli bir duruşu uzun süre boyunca koruduğu, kas sertliği ve ağrı duyarlılığında azalmayla kendini gösteren nöropsikiyatrik bir durumdur.
Katarakt
Cataract
Göz merceğinin saydamlığını kaybederek opaklaşması ve buna bağlı olarak ilerleyici görme kaybına yol açması durumu.
Katastrofik Reaksiyon
Catastrophic Reaction
Tehdit edici veya travmatik bir durumla başa çıkma kapasitesinin ani ve şiddetli bir şekilde çöкмеsi; bireyin yoğun yetersizlik, anksiyete ve çaresizlik hissetmesi.
Kategori Akıcılığı
Category Fluency
Bireyin belirli bir semantik kategoriye (örneğin hayvanlar veya meyveler) ait kelimeleri sınırlı bir süre içinde (genellikle 60 saniye) ne kadar hızlı ve doğru üretebildiğini ölçen bir nöropsikolojik test yöntemidir.
Kategori Testi
Category Test
Soyut akıl yürütme, kavram oluşturma ve zihinsel esneklik gibi üst düzey yürütücü işlevleri değerlendiren sözel olmayan bir nöropsikolojik problem çözme testidir.
Katekol-o-metiltransferaz (COMT)
Catechol-o-methyltransferase (COMT)
Nöronal sinapslarda katekolamin nörotransmitterlerini metabolize ederek inaktive eden temel bir enzimdir.
Katekolamin
Catecholamine
Bir katekol halkası ve bir amin grubundan oluşan, tirozin amino asidinden türetilen biojenik amin sınıfı nörotransmitter ve hormonlar.
Katekolaminerjik
Catecholaminergic
Katekolamin nörotransmitterlerini salgılayan, bunlara yanıt veren veya bu moleküller tarafından aracılık edilen sistemleri ve yapıları tanımlayan sıfat.
Kaudal
Caudal
Bir organizmanın kuyruk ucuna doğru olan veya kuyrukla ilgili anatomik bölgeleri tanımlamak için kullanılan yönsel sıfat.
Kaudat Nukleus
Caudate Nucleus
Bazal ganglionların temel bileşenlerinden biri olan, motor kontrol, ödül mekanizmaları ve prosedürel öğrenme süreçlerinde kritik işlevler üstlenen subkortikal bir beyin yapısı.
Kavram Oluşturma Testi
Concept-formation Test
Bireylerin soyutlama, sınıflandırma ve yeni kategoriler öğrenme süreçlerini değerlendirmek ve kavram oluşturma becerisi seviyesini ölçmek amacıyla kullanılan standartlaştırılmış psikolojik ölçme aracı.
Kavramsal Apraksi
Conceptual Apraxia
Nesnelerin işlevsel kullanımına dair zihinsel tasarımların ve araç-gereç bilgisi organizasyonunun bozulmasıyla ortaya çıkan, uygun alet kullanamama durumu.
Kavramsal Sinir Sistemi
Conceptual Nervous System
Davranışsal aktivitelerin analojilerini kurmak amacıyla sinir sisteminin nörolojik ve fizyolojik fonksiyonlarının varsayımsal bir modelle simüle edilmesidir.
Kayan Dikkat
Drifting Attention
Uyarılma anında dikkatin kısa süreliğine sürdürülebilmesi ancak hızla somnolan (uykulu) bir duruma geri kaymasıyla karakterize dikkat bozukluğu.
Kemestezi
Chemesthesis
Göz, burun, ağız ve boğazdaki mukozal yüzeylerin, tat ve koku dışındaki kimyasal uyarıcılara (özellikle ağrı, dokunma ve ısı reseptörleri aracılığıyla) verdiği duyusal tepki.
Kemik İletimi
Bone Conduction
Ses dalgalarının, kafatası kemiklerindeki mekanik titreşimler aracılığıyla havayolu atlanarak doğrudan iç kulaktaki kokleaya iletilmesi süreci.
Kemo Beyin
Chemo Brain
Kanser tedavisi gören veya bu süreci tamamlamış bireylerde görülen; bellek, dikkat, yürütücü işlevler ve bilgi işleme hızındaki düşüşleri tanımlayan gayri resmi klinik terim.
Kemoreseptör Tetikleme Bölgesi (CTZ)
Chemoreceptor Trigger Zone (CTZ)
Medulla oblongata'da yer alan ve toksik kimyasallar ile farmakolojik ajanları algılayarak kusma refleksini başlatan nöronal hücre kümesidir.
Kemosensöriyel Olay İlişkili Potansiyel
Chemosensory Event-related Potential (CSERP)
Kimyasal bir duysal uyaranın (koku, tat veya trigeminal tahriş) sunulmasına yanıt olarak beyin korteksinde tetiklenen elektriksel potansiyel değişiklikleridir.
Kesişen Disparite
Crossed Disparity
Fikse edilen noktanın önünde yer alan nesnelerin, her iki retinada da horopterin içinde ve foveanın temporal yönüne düşmesiyle oluşan binoküler retinotopik eşitsizlik durumu.
Keskinlik
Acuity
Algının, özellikle duyusal uyarımların çözünürlüğünü ve hassasiyetini belirleyen sinirsel ve fiziksel netlik derecesidir.
Keskinlik Izgarası
Acuity Grating
Bireyin görsel algı keskinliğini ölçmek amacıyla kullanılan; birbirine yakın yerleştirilmiş alternatif siyah ve beyaz çizgilerden oluşan uyarıcı desen.
Kısa Görsel-mekânsal Bellek Testi
Brief Visuospatial Memory Test
Tekrarlanan görsel bilgilerin öğrenilmesini, depolanmasını ve uzun süreli geri çağrılmasını değerlendiren standart bir nöropsikolojik ölçektir.
Kıvrık Afazi
Crossed Aphasia
Genelde sol hemisfer hasarına bağlı gelişen afazinin, yaygın olanın aksine, sağ hemisfer lezyonu sonucunda ortaya çıkması durumudur.
Kimerik Stimülasyon
Chimeric Stimulation
Bölünmüş beyin hastalarında iki serebral hemisferin bağımsız işlevlerini incelemek amacıyla, farklı iki yüzün yarılarının birleştirilmesiyle oluşturulan uyaranların görsel alana sunulduğu deneysel prosedür.
Kimya
Chemistry
Maddenin atomik ve moleküler düzeydeki bileşimini, özelliklerini, yapısal dönüşümlerini ve bu süreçlerde açığa çıkan ya da kullanılan enerji değişimlerini inceleyen temel bilim dalı.
Kimyasal Beyin Uyarımı
Chemical Brain Stimulation
Terapötik veya deneysel amaçlarla spesifik beyin bölgelerine nörotransmitterlerin veya diğer beyin-aktif kimyasalların doğrudan verilmesi prosedürü.
Kimyasal Duyular
Chemical Senses
Kimyasal moleküllerin veya elektrolitlerin doğrudan temin ettiği uyarıcılara duyarlı olan, özellikle tat ve koku duyularını kapsayan somatosensöriyel alt sistemlerdir.
Kimyasal Duyusal Olayı İlişkili Potansiyel
CSERP
Koku ve tat gibi kimyasal duyusal uyaranlara verilen yanıt olarak beyin kabuğunda ortaya çıkan elektriksel potansiyel değişikliklerini ölçen bir elektroensefalografi (EEG) yöntemidir.
Kimyasal İletim
Chemical Transmission
Nöronlar arasında sinaptik aralıkta nörotransmitter molekülleri aracılığıyla gerçekleştirilen sinirsel sinyal iletimi sürecidir.
Kimyasal Sempatektomi
Chemical Sympathectomy
Cerrahi bir müdahale olmaksızın, neurotoksik ajanlar (örneğin 6-hidroksidopamin) kullanılarak sempatik sinir uçlarının veya gangliyonlarının farmakolojik olarak tahrip edilmesi ve işlevsiz hale getirilmesi.
Kimyasal Sinaps
Chemical Synapse
Nöronlar arasında sinyallerin dar bir aralık (sinaptik yarık) üzerinden nörotransmitter salınımı ve difüzyonu yoluyla iletildiği özelleşmiş bağlantı noktası.
Kimyasal Uyarım
Chemical Stimulation
Koku ve tat alıcı hücrelerin, spesifik moleküller veya elektrolitlerle temas ederek elektriksel potansiyeller üretmesi ve bu sinyalleri merkezi sinir sistemine iletmesidir.
Kleeblattschädel Sendromu
Cloverleaf Skull
Kafatasının erken kapanması (kraniosinostoz) sonucunda başın üç yapraklı yonca biçimini aldığı nadir bir konjenital malformasyon.
Klinik Çocuk Nöropsikolojisi
Clinical Pediatric Neuropsychology
Çocukluk ve ergenlik dönemindeki merkezi sinir sistemi bozukluklarının davranışsal ve bilişsel yansımalarını inceleyen ve klinik müdahale planlayan uygulamalı alt dal.
Klinik Nöropsikoloji
Clinical Neuropsychology
Beyin işlevleri ile insan davranışı arasındaki ilişkiyi inceleyen, beyin hasarları ve nörolojik bozuklukların değerlendirilmesi ve rehabilitasyonuna odaklanan klinik psikoloji uzmanlık dalıdır.
Klinik Sinirbilim
Clinical Neuroscience
Temel sinirbilim verilerini klinik psikoloji, psikiyatri ve nöroloji ile birleştirerek zihinsel ve sinir sistemine ait bozuklukların nöral temellerini inceleyen disiplinler arası alan.
Klinodaktili
Clinodactyly
Bir veya birden fazla parmağın avuç içi düzlemine doğru kalıcı olarak lateral yönde kıvrık olması durumu.
Klonik
Clonic
Kasların hızlı ve ritmik bir şekilde kasılıp gevşemesiyle karakterize olan nörolojik durum.
Kloropsi
Chloropsia
Nesnelerin ve görsel çevrenin geçici veya sürekli olarak yeşil renkte algılanmasıyla karakterize nadir bir görsel bozukluk.
Kod Testi
Code Test
Katılımcıların belirli bir kural veya anahtar eşliğinde, bir sembol setini başka bir sembol setine dönüştürmesini gerektiren bilişsel performans ölçüm aracı.
Kognitif Perseverasyon
Cognitive Perseveration
Bir uyaran, görev veya strateji geçerliliğini yitirmesine rağmen, zihinsel esneklik eksikliği nedeniyle aynı düşünce veya davranış kalıbının uygunsuz bir şekilde tekrarlanması durumu.
Kognitif Rezerv
Cognitive Reserve
Yetişkin beyninin, nörolojik hasar veya hastalıklara rağmen klinik semptom göstermeksizin işlevselliğini sürdürebilme kapasitesi ve alternatif sinirsel ağlar kullanabilme esnekliği.
Kohlea
Cochlea
İç kulakta yer alan, salyangoz kabuğu şeklindeki sıvıyla dolu kemik yapı; mekanik ses titreşimlerini sinirsel impulslara dönüştüren temel işitme organıdır.
Kohlear Eko
Cochlear Echo
İç kulaktaki kokleanın dış tüy hücreleri tarafından üretilen ve dış kulak yolundan ölçülebilen düşük seviyeli akustik yansımalardır.
Kohlear İmplant
Cochlear İmplant
İleri veya çok ileri düzey işitme kayıplarında, ses dalgalarını doğrudan elektriksel sinyallere dönüştürerek işitme sinirini uyaran cerrahi olarak yerleştirilmiş elektronik nöroprotez.
Koklear Çekirdek
Cochlear Nucleus
Beyin sapında yer alan ve iç kulaktan gelen işitsel sinir uyarılarını ilk olarak işleyen ikinci derece nöronların hücre gövdesi kümesi.
Koklear Emisyonlar
Cochlear Emissions
İç kulaktaki dış tüylü hücrelerin metabolik aktivitesi sonucu üretilen ve kulak zarından dış kulak yoluna doğru yayılan düşük seviyeli akustik enerji.
Koklear Kanal
Cochlear Duct
İç kulaktaki kokleanın içinde yer alan, endolenf sıvısıyla dolu ve işitme duyusunun temel alıcısı olan Corti organını barındıran membranöz kanal.
Koklear Mikrofonik
CM
İç kulaktaki tüy hücreleri tarafından akustik girdinin dalga biçimini doğrudan taklit ederek üretilen alternatif akım elektrik potansiyeli.
Koklear Recruitment
Cochlear Recruitment
Ses şiddetindeki küçük bir artışın, kokleada daha önce uyarılmamış nöronları da devreye sokması nedeniyle, sesin algılanan yüksekliğinde anormal derecede hızlı ve orantısız bir artış yaşanması durumu.
Koklear Sinir
Cochlear Nerve
İç kulaktaki salyangoz benzeri yapısı olan kokleadan beyne işitsel duyusal bilgileri taşıyan duyusal sinir lifi demeti.
Kolesistokinin
CCK
Gİ sistemi ile merkezi sinir sisteminde salgılanan, sindirim süreçlerini düzenleyen ve anksiyojenik (kaygı tetikleyici) etkileriyle bilinen bir neuropeptiddir.
Kolin
Choline
Genellikle B vitamini kompleksine dahil edilen, hücre zarlarının yapısında yer alan ve temel bir nörotransmitter olan asetilkolinin öncülü biyojenik amin.
Kolinerjik
Cholinergic
Asetilkolin nörotransmitterine yanıt veren, onu salgılayan veya bu molekülle etkileşime giren yapıları ve süreçleri tanımlayan sıfat.
Kolinerjik Reseptör
Cholinergic Receptor
Asetilkolin nörotransmitterini bağlayarak sinyalleri ileten ve sinir sisteminde hayati işlevleri yöneten hücre zarı reseptörleri.
Kolinerjik Sinaps
Cholinergic Synapse
Nörotransmitter olarak asetilkolin kullanan ve sinyallerin nöronlar arası ya da nöron ile efektör organ arasında iletilmesini sağlayan özelleşmiş kimyasal sinaps türü.
Kolinerjik Sistem
Cholinergic System
Asetilkolin nörotransmiterini sentezleyen, salgılayan ve reseptörleri aracılığıyla sinyallerini ileten nöral ağların ve yolların bütünü.
Kolinesteraz
Cholinesterase (che)
Asetilkolini kolin ve asetik aside parçalayarak sinaptik aralıktaki nörotransmitter etkinliğini sonlandıran kritik bir hidrolitik enzim.
Kollateral
Collateral
Ana yapının yanında yer alan, ona ikincil düzeyde eşlik eden veya alternatif bir güzergah oluşturan yapı veya süreç.
Kollateral Sulkus
Collateral Sulcus
Serebral hemisferlerin inferior yüzeyinde, oksipital lobun arka ucundan temporal lobun ön ucuna kadar uzanan derin anatomik oluk.
Kollozal
Callosal
Beynin iki hemisferini birbirine bağlayan temel komissural lif demeti olan corpus callosum ile ilgili veya bu yapıya ait olan anlamına gelen anatomik sıfat.
Kolon
Column
Anatomide ve sinirbilimde, mimari bir sütunu andıran makroskobik veya mikroskobik yapısal oluşum.
Kolonlar Organizasyonu
Columnar Organization
Serebral korteksin gri maddesi içindeki nöronların, yüzeye dik açıyla uzanan dikey silindirik sütunlar (kolonlar) halinde fonksiyonel olarak kümelenmesi.
Koma Stimülasyonu
Coma Stimulation
Komadaki bireylerin iyileşme sürecini hızlandırmak veya uyanıklık düzeyini artırmak amacıyla çoklu duyusal uyaranların (işitsel, görsel, dokunsal, tat, koku) sistematik olarak uygulanmasıdır.
Kombinasyon Testi
Combination Test
Temel görevin, kelimeleri veya nesneleri daha karmaşık bir bütün oluşturacak şekilde bir araya getirmek veya monte etmek olduğu bir psikolojik değerlendirme türüdür.
Komissürotomi
Commissurotomy
Serebral hemisferler arasındaki ana lif köprüsü olan corpus callosum başta olmak üzere, bir komissürün cerrahi olarak kısmen kesilmesi prosedürü.
Komisural Lif
Commissural Fiber
Beynin sol ve sağ serebral yarımkürelerindeki aynı ya da eşdeğer yapıları birbirine bağlayan nöronal akson demetleri.
Kompanse Nistagmus
Compensatory Nystagmus
Vestibüler sistemin tek taraflı akut kaybı veya hasarı sonrasında, beyin sapı ve serebellumun dengeyi yeniden sağlamak amacıyla geliştirdiği istemsiz, ritmik göz hareketidir.
Kompleks Hücre
Complex Cell
Primer görsel kortekste yer alan ve görsel uyarıcının kontrast, yönelim ve hareket yönüne duyarlı olan ancak reseptif alan içindeki konuma karşı belirli bir esneklik (spatial invariance) gösteren nöron.
Kompleks Parsiyel Nöbet
Complex Partial Seizure
Bilinç bulanıklığı, karmaşık duyusal deneyimler ve otomatizmlerle karakterize, genellikle temporal lob kaynaklı fokal nöbet türü.
Kompulsif Perseverasyon
Compulsive Perseveration
Bir bireyin, uygun dış uyaran ortadan kalkmış veya bağlam değişmiş olmasına rağmen, bir davranışı, kelimeyi, düşünceyi veya motor eylemi mantıksız ve yineleyici bir biçimde sürdürme eğilimi.
Kompülsif Gülme
Compulsive Laughter
Bireyin farkında olabileceği veya olmayabileceği, kalıcı, uygunsuz ve görünüşte kontrol edilemeyen gülme nöbetleridir.
Konfabulasyon
Confabulation
Bireyin bilinçli bir aldatma niyeti olmaksızın, bellek boşluklarını yanlış veya uydurma anılarla doldurması ve bunlara mutlak bir gerçeklik atfetmesi durumudur.
Konfrontasyon Adlandırma
Confrontation Naming
Bireyin görsel olarak sunulan bir nesneyi veya resmini doğrudan inceleyerek adlandırmasını gerektiren nöropsikolojik değerlendirme prosedürü.
Konjenital Defekt
Congenital Defect
Nedeni ne olursa olsun, doğum anında mevcut olan her türlü yapısal, işlevsel veya metabolik anormallik.
Konjenital Görme Bozukluğu
Congenital Visual İmpairment
Doğum anında veya doğumdan hemen sonra mevcut olan kısmi ya da toplam görme kaybı durumu.
Konjenital Görsel Agnozi
Congenital Visual Agnosia
Doğuştan gelen, temel görme yetilerinde, genel bilişte veya dil becerilerinde bir eksiklik olmaksızın nesnelerin veya yüzlerin görsel olarak tanınmasını engelleyen nörogelişimsel bir bozukluktur.
Konjenital Katarakt
Congenital Cataract
Doğumda veya doğumdan hemen sonra göz merceğinde (lens) ortaya çıkan bulanıklık veya opaklaşma.
Konjenital Kızamıkçık Sendromu
Congenital Rubella Syndrome
Gebeliğin ilk trimesterinde rubella virüsü maruziyetine bağlı olarak gelişen; işitme kaybı, kardiyovasküler anomaliler ve nörogelişimsel gerilikle karakterize konjenital bir tablodur.
Konjenital Multipl Artrogripozis
Arthrogryposis Multiplex Congenita
Doğuştan gelen, ilerleyici olmayan; çoklu eklem kontraktürleri ve anormal kas gelişimiyle karakterize bir durumlar grubu.
Konjenital Oküler Apraksi
Congenital Oculomotor Apraxia
Doğuştan var olan, yatay düzlemde istemli sakat ve yumuşak takip (smooth-pursuit) göz hareketlerinin yokluğu ancak dikey göz hareketlerinin korunması ile karakterize nörolojik bir durumdur.
Konjenital Renk Körlüğü
Congenital Color Blindness
Retinadaki fotoreseptör hücrelerin (koniler) genetik temelli işlev bozukluğu veya yokluğu nedeniyle bireyin belirli renkleri ayırt edememesi durumu.
Konjenital Sağırlık
Congenital Deafness
Nedeni ne olursa olsun, bireyin doğum anında var olan işitme kaybı durumu.
Konnsiyöz
CS
Psikoloji ve tıp literatüründe 'bilinçli' (conscious) durumunu veya olgusunu ifade etmek için kullanılan standart kısaltma.
Konsolidasyon Dönemi
Consolidation Period
Öğrenme deneyimini takip eden ve bu deneyime ait kalıcı bir belleğin geliştiği kritik zaman aralığı.
Konstrüktif Apraksi
Constructional Apraxia
Bireyin motor becerileri ve görsel algısı yerinde olmasına rağmen, iki veya üç boyutlu nesneleri inşa etme, yapılandırma ya da karmaşık görsel figürleri kopya etme yeteneğini yitirdiği nöropsikolojik bir bozukluktur.
Konstrüktif Praksi
Constructional Praxis
Uzaysal örüntüleri veya tasarımları çizme, kopyalama ya da fiziksel olarak manipüle etme becerisi.
Kontinjan Negatif Varyasyon
CNV
Beklenti, dikkat ve hazırlık süreçlerinde ortaya çıkan ve kafa derisinden kaydedilen yavaş bir beyin potansiyeli değişimidir.
Kontinjan Negatif Varyasyon (CNV)
Contingent Negative Variation (CNV)
Kafa derisinden kaydedilen ve uyarıcı bir sinyal ile eylem gerektiren ikinci bir sinyal arasındaki süreçte ortaya çıkan, bilişsel hazırlık ve beklentiyi yansıtan yavaş olay ilişkili potansiyeldir.
Kontraktür
Contracture
Kas, tendon ve çevre yumuşak dokuların anormal şekilde kısalarak gerilmesi ve buna bağlı olarak eklem hareket kısıtlılığına yol açması durumu.
Kontralateral
Contralateral
Vücudun ya da merkezi sinir sisteminin karşı tarafında yer alan veya o tarafı etkileyen durumları tanımlayan anatomik ve nörolojik yönelim sıfatı.
Kontralateral Hemisfer
Contralateral Hemisphere
Vücudun veya referans alınan bir organın karşı tarafındaki serebral yarım küreyi ifade eden nöroanatomik yönelim kavramı.
Kontralateral Kontrol
Contralateral Control
Beyin yarımkürelerinin her birinin, vücudun karşı (kontralateral) tarafındaki hareketleri ve duyusal girdileri organize edip yönettiği temel nörolojik organizasyon ilkesi.
Kontrast Dedektörü
Contrast Detector
Görsel sahnedeki ışık-karanlık sınırlarına ve parlaklık değişimlerine duyarlılık gösteren retinal ganglion hücreleri veya nöral yapılar.
Kontrast Duyarlılığı
Contrast Sensitivity
Sabit boyutlu bir nesne içindeki açık ve koyu tonlar arasındaki ince farkları ayırt edebilme yeteneğini ve bu yeteneğin ölçüsünü ifade eden görsel işleレビel kapasite.
Kontrekup
Contrecoup
Kafatasına alınan bir darbenin, darbe alan noktanın tam karşısındaki beyin dokusunda oluşturduğu hasar türüdür.
Kontrlateral Defisit
Contralateral Deficit
Beynin bir yarımküresinde meydana gelen hasar sonucunda, vücudun karşı (kontrlateral) tarafında ortaya çıkan duyusal, motor veya bilişsel işlev kaybı.
Kontrlateral Göz
Contralateral Eye
Vücudun veya beynin ilgili referans yapısının karşı tarafında yer alan gözü ifade eden nöroanatomik konum terimidir.
Kontrol Cihazı
Control Device
Bir operatörün çevresel kontrol mekanizmasına komut ileterek hedef bir cihazın belirli bir işlevi yerine getirmesini sağlayan sistem bileşeni.
Kontrollü Sözel Kelime Çağrışım Testi
Controlled Oral Word Association Test (COWAT)
Katılımcılardan belirli harflerle (genellikle F, A ve S) başlayan ve özel isimler içermeyen olabildiğince çok kelimeyi sınırlı bir süre içinde üretmelerini isteyen temel bir yönetici işlevler ve sözel akıcılık testidir.
Konuşma Apraksisi
Apraxia Of Speech
Duysal kayıp veya kas felci olmaksızın, konuşmayı sağlayan kasların koordinasyon eksikliğinden kaynaklanan bir konuşma-artikülasyon bozukluğudur.
Konverjans
Convergence
İki gözün, bir nesneyi net olarak görebilmek için fovealarda tek bir görüntü oluşturacak biçimde içe doğru yönelmesi süreci.
Konvolüsyon
Convolution
Beyin korteksinin yüzeyinde görülen kıvrımlardan ve katlantılardan her biri; girus.
Konvülsif Bozukluk
Convulsive Disorder
Tekrarlayan jeneralize nöbetler veya konvülsiyonlarla seyreden kısmi nöbetleri içeren herhangi bir epilepsi formu.
Koordinasyon
Coordination
Farklı anatomik yapıların, kas gruplarının veya dilbilimsel ögelerin belirli bir işlevsel uyum ve ortak amaç doğrultusunda birlikte çalışabilme kapasitesi.
Koordinatif Yapı
Coordinative Structure
Motor becerilerin ve hareketlerin icrası sırasında, merkezi sinir sisteminin serbestlik derecelerini azaltmak amacıyla kas gruplarını işlevsel ve esnek bir bütünlük içinde organize etmesi.
Koraler Deşarj
Corollary Discharge
Motor komutun bir kopyasını kodlayan ve hareketin duyusal geri bildirimiyle karşılaştırılarak algısal istikrarı sağlayan nöronal sinyal.
Koreometre
Coreometer
Gözbebeği çapındaki değişimleri ve dinamikleri hassas bir şekilde ölçmek için kullanılan optik cihaz.
Kornea
Cornea
Gözün en ön kısmında yer alan, ışığın geçiş yaptığı ilk saydam ve avasküler tabaka olup, gözün temel kırıcı gücünü sağlar.
Kornea Refleksi
Corneal Reflex
Korneaya hafif bir dokunma veya yabancı cisim temasında göz kapaklarının istem dışı ve ani bir şekilde kapanmasıyla karakterize koruyucu somatik refleks.
Koronal Düzlem
Coronal Plane
Vücudu veya beyni ön (anterior) ve arka (posterior) olmak üzere iki simetrik olmayan yarıya ayıran dikey anatomik düzlemdir.
Kortikal Aktivasyon
Cortical Activation
Serebral veya serebellar korteksteki belirli bölgelerin, duyusal uyarılar, bilişsel görevler ya da transkraniyal manyetik stimülasyon gibi dışsal müdahaleler yoluyla elektriksel ve metabolik olarak faaliyete geçmesi.
Kortikal Alan
Cortical Area
Serebral korteksin belirli işlevsel özellikler, sitoarkitektonik yapılar veya bağlantısallık profilleriyle birbirine ayrılan anatomik bölgelerinden her biri.
Kortikal Amnezi
Cortical Amnesia
Serebral korteksin hasar görmesi veya inme gibi nörolojik patolojiler sonucunda ortaya çıkan bellek kaybı biçimi.
Kortikal Atrofi
Cortical Atrophy
Serebral korteksteki nöronal kaybın ve sinaptik budanmanın tetiklediği yapısal doku azalması ve beyin kabuğunun incelmesi durumu.
Kortikal Büyütme Faktörü
Cortical Magnification Factor
Birincil görsel kortekste, retinanın belirli bir derece görüş açısına karşılık gelen nöron popülasyon yoğunluğu ve yüzey alanı oranı.
Kortikal Demans
Cortical Dementia
Beynin derin yapılarından ziyade kortikal alanlarının dejenerasyonundan kaynaklanan ve tipik olarak bellek, afazi ve agnozi gibi üst düzey bilişsel bozukluklarla seyreden demans türü.
Kortikal Displazi
Cortical Dysplasia
Serebral korteksin gelişim süreçlerindeki hücresel ve mimari bozuklukları ifade eden nörogelişimsel bir anomalidir.
Kortikal Duyusal Afazi
Cortical Sensory Aphasia
Wernicke afazisi ile eşanlamlı olan, birincil işitsel korteksin ve çevresindeki assosiasyon alanlarının hasarına bağlı olarak gelişen, konuşmayı anlama ve idrak etme yetisinin kaybıyla karakterize nörolojik bozukluk.
Kortikal Elektrik Stimülasyonu
Electrical Stimulation Of The Cortex
Serebral korteksteki beyin hücrelerine implante edilen elektrotlar aracılığıyla elektrik yüklerinin verilerek belirli nöral etkiler elde edilmesi yöntemi.
Kortikal Harita
Cortical Map
Serebral kortekste duyusal reseptörlerin veya motor efektörlerin uzamsal düzenini ve topografik temsilini yansıtan sinirsel organizasyon.
Kortikal İnhibisyon
Cortical İnhibition
Serebral veya serebellar korteksten kaynaklanan sinirsel aktivitenin baskılanması veya denetlenmesi süreci.
Kortikal İşitme Kaybı
Cortical Hearing Loss
Beynin üst nörolojik merkezlerindeki hasara bağlı olarak gelişen ve periferik işitme mekanizmaları sağlam olmasına rağmen seslerin işlenemediği işitme bozukluğu.
Kortikal Kontrol
Cortical Control
Serebral korteksin, uzuv hareketleri gibi fizyolojik aktiviteleri normal yollarla düzenlemesi veya beyin sinyallerinin bilgisayar destekli işlenmesiyle bir protezin idare edilmesidir.
Kortikal Körlük
Cortical Blindness
Normal pupil reflekslerinin korunduğu, optik radyasyonların veya striat korteksin tam harabiyetine bağlı olarak ortaya çıkan bilateral görme kaybı.
Kortikal Lezyon
Cortical Lesion
Serebral kortekste yer alan, doğuştan veya sonradan edinilmiş herhangi bir nedene bağlı patolojik doku hasarı.
Kortikal Lokalizasyon
Cortical Localization
Beyin korteksinin farklı bölgelerinin belirli bilişsel, duyusal ve motor işlevlerle eşleştiğini savunan nöropsikolojik ilke.
Kortikal Sağırlık
Cortical Deafness
Periferik işitsel sistem tamamen sağlam olmasına rağmen, beyin kabuğundaki işitsel merkezlerin hasar görmesi nedeniyle bireyin sesleri fark edememesi ve işitememesi durumu.
Kortikal Süreç
Cortical Process
Serebral korteksin bilişsel işlevlere aracılık eden mekanizmalarının tamamıdır; erken dönem duyuanalizinden üst düzey karmaşık işleyişlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.
Kortikal Sütun
Cortical Column
Neokorteksin temel işlevsel organizasyonunu oluşturan, kortikal katmanlar boyunca dikey olarak uzanan birbirine bağlı nöron gruplarıdır.
Kortikal Tabakalar
Cortical Layers
Serebral ve serebellar korteksin yapısını oluşturan, nöronların farklı yoğunluk ve tiplerde organize olduğu katmansal tabakalar bütünü.
Kortikal Varil
Cortical Barrel
Kemirgenlerin yüz bıyıklarından (vibrissae) gelen somatosensoriyel bilgiyi somatotopik bir düzende işleyen, birincil somatosensoriyel korteksteki silindirik nöronal kolon kümesidir.
Kortikal-subkortikal Motor Döngü
Cortical–subcortical Motor Loop
Motor korteks ile bazal ganglionlar ve talamus arasındaki projeksiyonlardan oluşan ve devam eden motor davranışları izleyip sıralayan sinirsel devre.
Kortikalizasyon
Corticalization
Filogenetik ve ontogenetik gelişim sürecinde, duyusal, motor ve bilişsel işlevlerin alt beyin yapıları yerine serebral kortekse kayması veya korteks tarafından devralınması.
Kortiko-
Cortico-
Serebral korteks veya herhangi bir organın kabuk (korteks) tabakası ile ilgili olduğunu belirten birleşik form.
Kortikobulbar Lif
Corticobulbar Fiber
Primer motor korteksten çıkarak beyin sapındaki kraniyal sinir çekirdeklerine motor sinyaller ileten anahtar aksonal demet.
Kortikofugal
Corticofugal
Serebral veya serebellar korteksten kaynaklanarak merkezi sinir sisteminin diğer alt bölgelerine doğru sinyal ileten sinir liflerini ve yollarını tanımlayan nörolojik sıfat.
Kortikomediyal Grup
Corticomedial Group
Amigdalanın temel nükleer gruplarından biri olup, özellikle koku ve feromon bilgilerini işleyen, hipotalamus ile bazomedial ön beyne çıktı sağlayan anatomik bölgedir.
Kortikopetal
Corticopetal
Serebral ya da serebellar kortekse doğru yönelen sinir liflerini veya yollarını tanımlayan nörolojik sıfattır.
Kortikosteroid
Adrenocorticoid
Böbrek üstü bezlerinin korteks tabakasından salgılanan veya sentetik olarak üretilen; karbonhidrat metabolizmasını, elektrolit dengesini ve bağışıklık tepkilerini düzenleyen steroid hormon sınıfı.
Kortikotropin
Adrenocorticotropic Hormone (ACTH)
Ön hipofiz bezinden salgılanan ve özellikle stres yanıtı sırasında adrenal korteksi uyararak kortikosteroid hormonların salınımını tetikleyen peptid yapılı bir hormondur.
Kortikotropin Salgılatıcı Faktör
Acth-releasing Factor
Hipotalamustan salgılanarak hipofiz-adrenal aksını (HPA) tetikleyen ve organizmanın stres yanıtını başlatan temel neuropeptiddir.
Kortikotropin Salgılatıcı Faktör (CRF)
Corticotropin-releasing Factor (CRF)
Hipotalamus tarafından üretilen ve hipotalamik-hipofiz-adrenal (HHA) ekseninin stres yanıtını kontrol eden temel nöropeptittir.
Körgörüş
Blindsight
Birincil görsel korteks (V1) hasarı nedeniyle görme alanının kör kalan kısmındaki uyaranları bilinçli olarak algılayamayan kişilerin, bu uyaranlara yine de doğru tepkiler verebilme yeteneğidir.
Körlük
Blindness
Görsel uyarıcıları algılama yeteneğinin derin, neredeyse tam veya mutlak kaybı.
Kramp
Cramp
İstem dışı, ani ve ağrılı iskelet kası kasılması.
Kranial Çap
Cranial Diameter
Kafatasının maksimum genişliğini ifade eden antropometrik ve anatomik ölçüm parametresi.
Kranial Kapasite
Cranial Capacity
Kafatası iç boşluğunun hacmidir; genellikle santimetreküp (cm³) cinsinden ölçülür.
Kranial Refleks
Cranial Reflex
Omuriliği esnetmeden, doğrudan kraniyal sinirler aracılığıyla aracı olunan hızlı ve istemsiz motor yanıt.
Kraniosinostoz Sendromu
Craniosynostosis Syndrome
Kafatası kemiklerinin erken füzyonu (kaynaşması) sonucunda ortaya çıkan ve tipik olarak kafatası deformiteleri ile karakterize edilen gelişimsel durum.
Kraniotelenfali Displazi
Craniotelencephalic Dysplasia
Kranial sütürlerin erken kapanması (kraniyosinostoz), frontal kemik çıkıntısı ve ensefalosel riskiyle seyreden nadir bir gelişimsel bozukluktur.
Kranium
Cranium
Beyni, beyincği ve beyin sapını çevreleyerek dış etkenlerden koruyan, yüz kemikleri hariç kafatasının üst ve arka bölümünü oluşturan kemik yapı.
Kraniyal
Cranial
Kafatasına (cranium) ait, kafatasıyla ilgili veya kafatasına yakın olan yapıları tanımlamakta kullanılan anatomik sıfat.
Kraniyal Anomaliler
Cranial Anomaly
Konjenital (doğuştan) kusurlara bağlı olarak kafatasının normal gelişim gösterememesi, boyut veya şekil bozukluklarıyla karakterize yapısal sapmalardır.
Kraniyal Bifida
Cranial Bifida
Prenatal gelişim sürecinde kafatasının iki yarısının normal bir şekilde birleşememesi sonucu ortaya çıkan ve anensefali ya da ensefalosel ile sonuçlanan nöral tüp defekti.
Kraniyal Elektriksel Stimülasyon
CES
Baş bölgesine düşük şiddette mikro akım uygulayarak serebral korteks aktivitesini modüle etmeyi amaçlayan nöromodülasyon yöntemi.
Kraniyofasiyal Anomaliler
Craniofacial Anomaly
Yüzü ve kıkırdak/kemik kafatası yapısını etkileyen, genellikle konjenital (doğuştal) kökenli yapısal deformiteler bütünü.
Kraniyografi
Craniography
Kafatasının konfigürasyonunu, açısal ilişkilerini ve kraniyometrik noktalarını gösteren fotoğraf ve çizimler aracılığıyla incelenmesi.
Kraz-nazal Adaptasyon
Cross-nasal Adaptation
Burnun bir tarafına koku verildikten sonra, diğer tarafında da koku duyarlılığının azalması durumu.
Kripto-
Crypto- (crypt-)
Tıbbi, psikolojik ve bilimsel terminolojide 'gizli', 'örtülü' veya 'görünmeyen' anlamına gelen önek.
Kritik Titreşim Frekansı
CFF
Şiddetli bir görsel uyarıcının periyodik titreşimlerinin, kesintisiz ve düz bir ışık algısına dönüştüğü eşik frekans değeridir.
Kriyostat
Cryostat
Mikroskobik inceleme için dokuların, özellikle beyin kesitlerinin donmuş halde çok ince dilimler halinde kesilmesini sağlayan laboratuvar cihazı.
Krom-
Chrom-
Biyolojik dokularda boyaları tutma veya renklenme kapasitesini ifade eden birleşik biçim öneki.
Kromatikteziya
Chromatic Audition
İşitsel uyaranların otomatik ve istemsiz olarak fotokromatik (renk) algılara yol açtığı nörolojik bir synesthesia (sinestezi) alt türüdür.
Kromatin Negatif
Chromatin Negative
İnsan somatik hücrelerinin çekirdeğinde cinsiyet kromatininin (Barr cisimciği) bulunmama durumu olup, hücrenin genetik olarak erkeğe ait olduğunu gösterir.
Kromatin Pozitif
Chromatin Positive
İnsan somatik hücresinde cinsiyet kromatininin (Barr cisimciği) varlığını belirten ve hücrenin dişi kökenli olduğunu gösteren sitogenetik durum.
Kromatopsi
Chromatopsia
Nesnelerin belirli bir renge boyanmış gibi göründüğü, tek bir renge karşı aşırı görsel duyarlılıkla karakterize bir renkli görme bozukluğudur.
Kromatöz İşitme
Color Hearing
İşitsel uyaranların otomatik ve istem dışı olarak renk algısı tetiklediği, sinestezi türleri arasında en yaygın ve iyi belgelenmiş biçimi.
Kromestezi
Chromesthesia
İşitsel uyarıcıların istemsiz ve tutarlı bir şekilde renk algısını tetiklediği nörolojik bir sinestezi türüdür.
Kromik Miyopi
Chromic Myopia
Gözün optik sisteminin dalga boyuna bağlı kırıcılık kusurlarını ifade eden, genellikle renk sapmaları ve spektral odaklanma bozukluklarıyla ilişkilendirilen özel bir görme anomalisidir.
Kromo-
Chromo- (chrom-; Chromato-)
Renk anlamına gelen ve biyolojik, kimyasal bileşiklerde renk niteliğini belirten ön ek.
Kromozom 4, Kısa Kol Delesyonu
Chromosome 4, Deletion Of Short Arm
Dördüncü kromozomun kısa kolunun eksikliği ile karakterize edilen; mikrosefali, büyüme geriliği, zihinsel yetersizlik ve nöbetlerle seyreden nadir bir kromozomal bozukluktur.
Kromozom 5, Kısa Kol Delesyonu
Chromosome 5, Deletion Of Short Arm
Beşinci kromozomun kısa kolunun (5p) koparak kaybolmasıyla karakterize, karakteristik ağlama sesi ve nörogelişimsel gerilikle kendini gösteren genetik bir aberasyondur.
Kromozom Anomalisi
Chromosome Abnormality
Hücre bölünmesi sırasındaki hatalara bağlı olarak ortaya çıkan, kromozomların sayısal veya yapısal olarak normalden sapma göstermesi durumudur.
Kromozomal Mozaizm
Chromosome Mosaicism
Erken embriyonik hücre bölünmeleri sırasında kromozomların yavru hücreler arasında hatalı dağılması sonucu, aynı bireyde farklı kromozom sayılarına sahip iki veya daha fazla hücre popülasyonunun bir arada bulunması durumu.
Kronik Beyin Bozukluğu
Chronic Brain Disorder
Beyin hasarıyla ilişkili olan ve bilişsel, motor, duyusal ya da duygusal işlevlerin bir veya daha fazla alanında kalıcı bozulmaya yol açan uzun süreli nörolojik durum.
Kronik Miyofasiyal Ağrı
Chronic Myofascial Pain (CMP)
Vücudun belirli bölgelerinde lokalize olmuş 'tetik noktalar' (trigger points) aracılığıyla ortaya çıkan, ilerleyici ve enflamatuar olmayan kas-iskelet sistemi bozukluğudur.
Kronik Miyofasyal Ağrı
CMP
Kaslarda ve bunları saran bağ dokusunda (fasyada) gelişen, tetik noktaların eşlik ettiği ve uzun süreli yaygın ağrıyla karakterize kronik bir kas-iskelet sistemi bozukluğudur.
Kronik Preparat
Chronic Preparation
Bir araştırma hayvanının cerrahi veya deneysel bir işleme tabi tutulduktan sonra iyileşmesine izin verilerek, uzun bir süre boyunca gözlemlenmesine olanak tanıyan deneysel hazırlık yöntemi.
Kronik Travmatik Ensefalopati
Chronic Traumatic Encephalopathy
Tekrarlayan hafif kafa travmaları ve sarsıntıların tetiklediği, ilerleyici nörodejeneratif bir beyin hastalığıdır.
Kronotaraksi
Chronotaraxis
Bireyin zamanın akışını olduğundan az ya da çok tahmin etmesi veya günün saati ya da haftanın günü konusunda dezoryantasyon yaşaması durumu.
Kronoterapi
Chronotherapy
Sirkadiyen ritim uyku bozukluklarını tedavi etmek amacıyla, uyku vaktinin sistematik olarak (faz gecikmeleri yoluyla) istenen zamana yaklaşana dek kademeli olarak kaydırılması yöntemi.
Kronotopik Kısıtlamalar
Chronotopic Constraints
Beyin gelişiminin seyrinin, dil işleme gibi olgunlaşma süreçlerinin zamanlaması üzerinde dayattığı biyolojik sınırlamalar.
Kulak
Ear
İşitme ve denge işlevlerini yerine getiren, dış, orta ve iç olmak üzere üç ana anatomik bölüme ayrılan karmaşık duyu organıdır.
Kulak Kemikçikleri
Ear Ossicles
Orta kulak boşluğunda yer alan ve timpan zarındaki titreşimleri iç kulağa ileten insan vücudunun en küçük üç kemiği (malleus, incus, stapes).
Kulak Zarı
Eardrum
Dış kulağı orta kulaktan ayıran, ses dalgalarını mekanik titreşimlere dönüştüren ince, koni biçimindeki zar yapı.
Kullanımsızlık Aşırı Duyarlılığı
Disuse Supersensitivity
Hedef hücrelerin sinirsel girdilerini kaybetmesi veya kronik antagonist maruziyeti sonucu normalden daha fazla reseptör molekülü üretmesi ve bir nörotransmitter uygulandığında abartılı bir yanıt vermesi durumudur.
Kutanöz
Cutaneous
Deriyle ilgili olan veya deriyi etkileyen anlamına gelen anatomik ve fizyolojik bir sıfat.
Kutanöz Algı
Cutaneous Perception
Deri içerisindeki duyu reseptörlerinin uyarılması yoluyla edinilen somatosensoriyel duyusal deneyim.
Kutanöz Deneyim
Cutaneous Experience
Deride yer alan reseptörlerin uyarılmasıyla ortaya çıkan sıcaklık, soğukluk, kaşıntı, iğnelenme ve ağrı gibi duyusal algıların tamamıdır.
Kutanöz Duyu
Cutaneous Sense
Derideki reseptörler aracılığıyla temas, basınç, titreşim, sıcaklık ve ağrı uyaranlarını algılayan duyusal sistemlerin bütünü.
Kutanöz Reseptif Alan
Cutaneous Receptive Field
Belirli bir periferik sinir lifi tarafından innerve edilen ve merkezi sinir sisteminde lokalize bir sinaptik dağılım gösteren özgül deri bölgesi.
Kutanöz Reseptör
Cutaneous Receptor
Deri içerisinde yer alan ve dokunma, basınç, sıcaklık ve ağrı gibi kutanöz duyumların algılanmasından sorumlu duyusal reseptör organlarıdır.
Kutanöz Tavşan Yanılsaması
Cutaneous Rabbit İllusion
Bileğe ve ardından dirseğe ardışık olarak uygulanan hızlı dokunuşların, arada hiçbir fiziksel uyarı olmamasına rağmen kol boyunca zıplayan bir tavşan gibi hissedilmesiyle ortaya çıkan somatosensoriyel yanılsama.
Kübik Fark Tonu
Cubic Difference Tone
İki farklı saf tonun işitsel sisteme aynı anda sunulmasıyla kokleanın non-lineer (doğrusal olmayan) mekanizmaları sonucunda algılanan matematiksel olarak türetilmiş üçüncü bir işitsel frekans.
Kültürel Nörobilim
Cultural Neuroscience
Çevresel faktörlerin ve kültürel değerlerin insan zihinsel işlevleri ile nöral devreleri nasıl şekillendirdiğini beyin görüntüleme teknolojileri aracılığıyla inceleyen disiplinler arası bir alandır.
Kümülatif Travma Bozukluğu
CTD
Vücudun belirli kas, tendon ve sinir dokularında, uzun süreli ve tekrarlayan mikro travmaların zamanla birikmesiyle ortaya çıkan kronik kas-iskelet sistemi rahatsızlığıdır.
Liliputyan Hallüsinasyon
Diminutive Visual Hallucination
Bireyin nesneleri, insanları veya hayvanları gerçek boyutlarından çok daha küçük (minyatür) algıladığı özel bir görsel halüsinasyon türüdür.
Maskeleme Miktarı
Amount Of Masking
İşitsel bir uyarıcının eşiğinin, başka bir sesin (maskeleyici) varlığı nedeniyle ne kadar yükseltildiğini desibel cinsinden ifade eden psikoakustik ölçüm.
Mavi Görmeli
Blue-sighted
Mavi renkli uyaranlara karşı olağandışı bir duyarlılığa sahip olma durumu.
Mavi-sarı Renk Körlüğü
Blue–yellow Blindness
Mavi ve sarı renklerin ayırt edilmesinde güçlükle karakterize, nadir görülen kısmi bir renk körlüğü türüdür.
Merkez-çevre Alıcı Alan
Center–surround Receptive Field
Görsel ve somatosensoriyel sistemlerde yaygın olarak görülen, uyarılma ve inhibisyon bölgelerinin zıtlık (antagonizma) prensibiyle dairesel bir düzende organize olduğu alıcı alan yapısı.
Merkez-çevre Antagonizmi
Center–surround Antagonism
Görsel ve somatosensoriyel nöronların alıcı alanlarında, merkez bölgesine gelen uyarımın çevre bölgesine gelen uyarım ile zıt nöral tepkiler (ateşleme hızı değişimi) tetiklediği temel bir sinirsel işleme organizasyonudur.
Merkezcil
Centripetal
Merkeze doğru yönelen veya odaklanan anlamına gelen, hem nörolojide iletim yönünü hem de psikoterapide içsel süreçlere odaklanan yaklaşımları tanımlayan terim.
Merkezcilik
Centralism
Davranışın çevresel uyaranlardan ziyade, doğrudan merkezi sinir sistemi ve beyin tarafından işlenip üretildiğini savunan nöropsikolojik kavram.
Merkezi Ağrı
Central Pain
Santral sinir sistemindeki bir bozukluk, lezyon veya yaralanma neticesinde ortaya çıkan nöropatik ağrı türüdür.
Merkezi Disleksi
Central Dyslexia
Görsel analiz sisteminin sağlam olmasına karşın, yazılı kelimelerin telaffuzunu ve anlamlandırılmasını etkileyen edinilmiş bir okuma bozukluğudur.
Merkezi Durum Teorisi
Central State Theory
Zihinsel durumların ve bilinçli deneyimlerin, beyindeki merkezi sinir sisteminin nörofizyolojik süreçleri ile özdeş olduğunu savunan felsefi ve psikolojik yaklaşım.
Merkezi Görme
Central Vision
Fiksasyon noktasını çevreleyen ve bu noktayı da kapsayan görsel alanın ortasındaki uyarıcıları algılama yeteneğidir.
Merkezi İnhibisyon
Central İnhibition
Merkezi sinir sistemi içerisinde, davranışı kontrol eden sinirsel impulsların akışını engelleyen veya kesintiye uğratan nörofizyolojik süreç.
Merkezi İşitsel İşleme Bozukluğu
Central Auditory Processing Disorder (CAPD)
İşitme eşikleri normal sınırlarda olmasına rağmen, akustik uyarıcıların beyin tarafından anlamlı bilgiye dönüştürülmesinde ve konuşmanın çözümlenmesinde yaşanan işlevsel yetersizlik.
Merkezi İşitsel Sistem
Central Auditory System
İşitsel bilgiyi koklear çekirdeklerden başlayarak beyinsapı, talamus ve nihayetinde birincil işitsel kortekse ileten ve işleyen sinirsel ağların tamamıdır.
Merkezi İşitsel Yetiler
Central Auditory Abilities
İşitsel bilgilerin beyin sapı, talamus ve işitsel korteks gibi merkezi sinir sistemi yapıları tarafından işlenme, ayırt edilme ve yorumlanma kapasitesi.
Merkezi İşlem Bozukluğu
Central Processing Dysfunction
Bilginin analizi, depolanması, sentezi ve sembolik kullanımındaki nörobiyolojik kökenli yetersizlikleri tanımlayan klinik bir kavramdır.
Merkezi Örüntü Üreticisi
Central Pattern Generator
Omurilikte yer alan ve dışarıdan duyusal bir girdi olmaksızın, yürüme ve çiğneme gibi ritmik ve koordine hareketleri üretebilen nöronal devreler ağı.
Merkezi Sinir Sistemi
Central Nervous System (CNS)
Beyin ve omuriliği oluşturan; duyusal girdileri bütünleştiren, motor çıktıları koordine eden ve zihinsel süreçlerin anatomik zeminini oluşturan sinir ağı.
Merkezi Skotoma
Central Scotoma
Görsel alanın merkezinde ortaya çıkan, mutlak veya göreceli görme kaybı ile karakterize skotoma türü.
Merkezi Stimülasyon
Central Stimulation
Merkezi sinir sisteminin, özellikle beynin, elektriksel veya kimyasal yöntemlerle doğrudan uyarılması süreci.
Merkezi Uyku Apnesi
Central Sleep Apnea
Uyku sırasında solunum kaslarına iletilen merkezi sinir sistemi kaynaklı sinirsel uyarımın geçici olarak durması veya azalmasıyla karakterize solunumla ilişkili uyku bozukluğu.
Mesane Refleksi
Bladder Reflex
İdrar kesesinin (mesane) dolumuna yanıt olarak omurilik düzeyinde istemsizce tetiklenen ve idrar atılımını sağlayan otonomik refleks döngüsüdür.
Meynert Bazal Çekirdeği
Basal Nucleus Of Meynert
Ön beyin bazalinde yer alan, kortikal kolinerjik innervasyonun ana kaynağı olan ve dikkat, uyanıklık ile bellek süreçlerinde kritik rol oynayan büyük hücreli nöronal küme.
Mimari Kısıtlamalar
Architectural Constraints
Beynin fiziksel ve anatomik yapısının, işleyebileceği bilgi türleri ve kullandığı işlemleme yöntemleri üzerinde oluşturduğu doğası gereği sınırlamalardır.
Mutlak Kulak
Absolute Pitch
Herhangi bir referans sese ihtiyaç duymadan, işitsel bir uyarıcının frekansını ve müzikal notasını mutlak olarak tanımlayabilme yeteneğidir.
Mutlak Refrakter Dönem
Absolute Refractory Period
Bir aksiyon potansiyeli sırasında, voltaj kapılı sodyum kanallarının inaktivasyon kapıları kapalı olduğu için, hücrenin ne kadar güçlü bir uyarı alrsa alsın ikinci bir aksiyon potansiyeli üretemediği zaman aralığı.
Nefesli Ses
Breathy Voice
Vokal kıvrımların normal şekilde titreşmesine rağmen glottal kapanmanın tam gerçekleşmemesi ve titreşim döngüsü boyunca aradan hava sızmasıyla karakterize fonasyon türü.
Nişan Alma Testi
Aiming Test
Görsel-motor koordinasyon, hassasiyet ve hızı ölçmek için kullanılan standartlaştırılmış performans değerlendirme aracı.
Noktalama Testi
Dotting Test
Katılımcının belirli bir süre içinde rastgele veya hedef daireler içine mümkün olduğunca çok nokta koymasını gerektiren kağıt-kalem tabanlı bir motor performans testidir.
Nöroenflamasyon
Brain İnflammation
Merkezi sinir sisteminin bağışıklık hücreleri olan mikroglia ve astrositlerin aktivasyonu ile karakterize, beyin dokusunda meydana gelen enflamatuar süreç.
Nörofeedback
EEG Biofeedback
Bireylerin elektroensefalografi (EEG) yoluyla kendi beyin dalgası aktivitelerini gerçek zamanlı olarak izleyerek ve işlevsel geri bildirimler alarak bu aktiviteleri istemli olarak düzenlemeyi öğrendikleri bir nönoterapötik müdahale yöntemidir.
Odyogiral İllüzyon
Audiogyral İllusion
Dinleyici kendi ekseni etrafında döndürüldüğü sırada, sabit bir ses kaynağının da hareket ediyormuş gibi algılanması durumu.
Odyogram
Audiogram
Bireyin belirli frekanslardaki saf ses eşiklerini normal işitme seviyeleriyle karşılaştıran ve x ekseninde frekans, y ekseninde desibel cinsinden işitme seviyesini gösteren grafiksel kayıttır.
Odyogravik İllüzyon
Audiogravic İllusion
Vücut eğildiğinde veya yerçekiminin görünür yönü değiştirildiğinde ses kaynaklarının konumunun yanlış algılanması durumu.
Odyojenik Nöbet
Audiogenic Seizure
Şiddetli, yüksek desibelli veya ani işitsel uyarıcılar tarafından tetiklenen epileptik nöbet türüdür.
Odyoloji
Audiology
İşitme ve denge bozukluklarının değerlendirilmesi, tedavisi ve işitme kayıplı bireylerin rehabilitasyonu ile ilgilenen bilim dalıdır.
Odyometre
Audiometer
İşitsel duyarlılığı ve işitme keskinliğini klinik standartlarda ölçmek amacıyla kullanılan elektronik cihaz.
Odyometri
Audiometry
İşitme kaybını teşhis etmek, bu kaybın türünü ve derecesini belirlemek amacıyla elektronik odyometreler aracılığıyla bireyin işitme yeteneğinin ölçülmesidir.
Odyometrik Oda
Audiometric Chamber
Dışarıdaki çevresel gürültüleri ve akustik titreşimleri izole ederek hassas işitme testlerinin yapılmasına olanak tanıyan özel yalıtımlı ses geçirmez oda.
Odyometrik Sıfır
Audiometric Zero
Sağlıklı işitmeye sahip genç bireylerin belirli bir frekanstaki saf sesi tam olarak fark edebildiği minimum fiziksel ses basıncı seviyesi.
Omurga
Backbone
Merkezi sinir sistemini koruyan ve vücudun ana iskelet eksenini oluşturan kemik yapı, omur sütunu.
Ortak Neden Hipotezi
Common Cause Hypothesis
Yaşlılık döneminde duyusal yetiler ile zihinsel işlevlerde (bilişsel yaşlanma) görülen tüm gerilemelerin, beyin fonksiyonlarındaki genel bir bozulmadan kaynaklandığını öne süren teorik yaklaşım.
Ortalama Uyarılmış Potansiyel
AEP
Duyusal, motor veya bilişsel bir uyaranın ardından beyin korteksinde veya alt merkezlerde oluşan elektriksel aktivitenin, arka plan gürültüsünü (spontan EEG) elemek amacıyla, aynı uyaranın tekrarı sonucu ortalamasının alınmasıyla elde edilen dalga formu.
Ortalamanın Altı
Below Average
Genel popülasyonun zeka ölçeklerinde tipik ortalamanın altında kalan ancak klinik düzeyde bir yetersizlik veya zihinsel engellilik eşiğine ulaşmayan 80 ile 90 arası IQ puanı aralığını ifade eden psikometrik sınıflandırma.
Ortalaması Alınmış Geçiciler Bilgisayarı
Computer Of Averaged Transients
Elektroensefalografi kayıtlarında sinyal-gürültü oranını artırarak olayla ilişkili potansiyellerin (ERP) arka plan gürültüsünden ayrılmasını sağlayan bilgisayarlı sinyal ortalaması alma cihazı.
Otobiyografik Bellek
Autobiographical Memory
Bireyin kendi yaşam öyküsüne ait epizodik deneyimler ile anlamsal bilgileri bütünleştiren, kimlik oluşumunun temelini atan kalıcı bellek sistemidir.
Otobiyografik Bellek Görüşmesi
AMI
Retrograd amneziyi değerlendirmek amacıyla geliştirilen; çocukluk, erken yetişkinlik ve yakın döneme ait hem epizodik anıları hem de kişisel semantik bilgileri sistematik olarak sorgulayan yarı yapılandırılmış klinik görüşme aracı.
Otofoni
Autophony
Kişinin kendi sesinin, nefesinin veya çiğneme seslerinin başın içinde anormal derecede yüksek, yankılanan veya boğuk bir şekilde duyulması durumu.
Otoimmün Nöroloji
Autoimmune Neurology
Bağışıklık sisteminin kendi sinir sistemi dokularına saldırarak hasar oluşturduğu hastalıkları ve paraneoplastik sendromları inceleyen nöroloji alt dalıdır.
Otokinezi
Autokinesis
Bireyin kendi iradesiyle gerçekleştirdiği her türlü istemli hareketi tanımlayan nörolojik ve davranışsal terim.
Otolarengoloji Araştırmaları Derneği
Association For Research İn Otolaryngology (ARO)
İşitme, denge, konuşma, tat ve koku duyularına ilişkin temel ve klinik araştırmalar yürüten bilim insanları ve hekimleri bir araya getiren mesleki ve akademik kuruluş.
Otoloji Araştırmaları Derneği
ARO
Kulak, burun, boğaz ve işitsel sistem patolojileri üzerine uluslararası düzeyde temel ve klinik araştırmalar yürüten profesyonel bilimsel kuruluşun resmi kısaltması.
Otomat
Automaton
Önceden programlanmış talimatlarla insan işlevlerini veya ardışık mekanik işlemleri taklit eden kendi kendine çalışan düzenek ya da dışsal bilinçli bir yönlendirici olmaksızın tamamen rutin ve mekanik biçimde eylemde bulunan insan.
Otomatik Konuşma
Automatic Speech
Bilinçli bir çaba veya niyet olmaksızın, istemsiz veya aşırı derecede öğrenilmiş kalıpların rehberliğinde kendiliğinden ortaya çıkan sözlü üretim.
Otomatizm
Automatism
Bireyin bilinçli farkındalığı ve niyeti olmaksızın mekanik olarak gerçekleştirdiği, amaçsız motor veya sözel davranışlar bütünü.
Otomatograf
Automatograph
Bireyin elinin düz bir şekilde üzerine yerleştirildiği ve metal bilyeler üzerinde serbestçe hareket eden bir plaka aracılığıyla en küçük istemsiz hareketleri dahi kaydeden klasik bir psikofizyolojik ölçüm cihazıdır.
Otonom Denge
Autonomic Balance
Otonom sinir sisteminin sempatik ve parasempatik kısımlarının birbirini tamamlayan ve karşılıklı etkileşim içinde sürdürdükleri fizyolojik denge durumudur.
Otonom Gangliyonlar
Autonomic Ganglia
Otonom sinir sistemine ait, merkezi sinir sistemi dışında yer alan ve pregangliyonik sinir liflerinin postgangliyonik nöronlarla sinaps yaptığı sinir hücresi gövdeleri kümesidir.
Otonom Reaktivite
Autonomic Reactivity
Bir organizmanın, özellikle stres etkenleri gibi uyaranlara karşı otonom sinir sistemi aracılığıyla gösterdiği fizyolojik tepki verme derecesi ve yaşam boyu bireysel özellik arz eden yanıt kalıbı.
Otonom Sinir Sistemi
ANS
Düz kasları, kalp kasını ve bezleri iç organlar düzeyinde inerve ederek kalp hızı, sindirim ve solunum gibi istemsiz fizyolojik süreçleri düzenleyen periferik sinir sistemi alt bölümüdür.
Otonom Sinir Sistemi İşlev Testi
Autonomic Function Test
Otonom sinir sisteminin istemsiz bedensel işlevlere verdiği yanıtları değerlendirmek amacıyla klinik veya deneysel ortamda uygulanan büyük ölçüde non-invaziv prosedürler bütünü.
Otonom Yanıt
Autonomic Response
Otonom sinir sistemi tarafından istemsiz olarak tetiklenen; kalp atış hızı, solunum, terleme ve kan basıncı gibi hayati fizyolojik tepkilerin bütünü.
Otoradyografi
Autoradiography
Doku örneklerindeki radyoaktif işaretli kimyasalların dağılımını, kendi yaydıkları radyasyon aracılığıyla fotografik emülsiyon üzerinde görüntüleyen histolojik tekniktir.
Otoreseptör
Autoreceptor
Presinaptik nöronun zarında yer alan ve kendi salgıladığı nörotransmitter miktarını algılayarak salınım mekanizmasını negatif geri bildirim (feedback) döngüsüyle düzenleyen özel reseptör molekülüdür.
Otoskop
Autoscope
Küçük kas hareketlerini kaydeden veya büyüten cihaz veya enstrüman.
Ototopagnozi
Autopagnosia
Bireyin kendi bedeninin parçalarını lokalize etme, adlandırma ve uzaysal ilişkilerini kavrama yetisini kaybetmesiyle karakterize nörolojik bir bozukluktur.
Otozomal Aberasyon
Autosomal Aberration
Cinsiyet kromozomları dışındaki kromozom çiftlerinin yapı veya sayısındaki değişimlerle ilişkili yapısal, işlevsel veya her iki düzeydeki bozuklukların tümü.
Otozomal Dominant
Autosomal Dominant
Genetik bir özelliğin veya hastalığın, cinsiyet kromozomları dışındaki otozomlardan biri üzerinde yer alan tek bir mutant allelin kopyasıyla bile sonraki nesillere aktarılabilmesi durumu.
Otozomal Resesif
Autosomal Recessive
Bir genetik karakterin veya hastalığın ortaya çıkabilmesi için, ilgili mutasyona uğramış alelin hem anne hem de babadan aynı anda (homozigot durumda) aktarılmasını gerektiren kalıtım biçimi.
Ön Hipofiz
Anterior Pituitary
Hipofiz bezinin ön lobu olup, prolaktin, büyüme hormonu ve çeşitli tropik hormonları sentezleyip salgılayan kritik bir endokrin yapıdır.
Ön Kamara
Anterior Chamber
Gözün kornea ile iris ve mercek arasında kalan, göz içi sıvısı (höz aköz) ile dolu anatomik boşluğudur.
Ön Kranial Çukur
Anterior Cranial Fossa
Kafatası tabanının ön bölümünde yer alan, beyin frontal loblarının yerleştiği anatomik çöküntü.
Öngörülü Hareket
Anticipatory Movement
Çevresel değişimler, postüral gereksinimler veya yaklaşan eylemler temelinde, uyaran gerçekleşmeden önce planlanan ve başlatılan prediktif motor yanıttır.
Örs
Anvil
Orta kulakta yer alan ve çekiç (malleus) ile Üzengi (stapes) kemikçikleri arasında bulunan, şekil itibarıyla demirci örsüne benzeyen küçük kulak kemikçisidir.
Patlama Gürültüsü
Blast Noise
Kulak zarını yırtabilecek veya iç kulakta kalıcı hasara yol açabilecek aşırı düzeydeki akustik maruziyet.
Pekiştirme Hipotezi
Consolidation Hypothesis
Yeni edinilen anıların, öğrenme sonrasındaki zaman zarfında beyinde fiziksel ve kimyasal olarak kalıcı hale gelme süreci olduğunu öne süren kuramsal model.
Periakuaduktal Gri
Central Gray
Orta beyinde, Sylvius akuaduktusunu çevreleyen ve ağrı modülasyonu ile savunma tepkilerinde kritik rol oynayan gri madde bölgesidir.
Renk Agnozisi
Color Agnosia
Primer görme yetisi ve renkleri ayırt etme becerisi bozulmamış olmasına rağmen, bireyin renkleri tanıyamaması, renk adlarını nesnelerle eşleştirememesi veya renk kategorilerini ayırt edememesi durumudur.
Renk Amnezisi
Color Amnesia
Renkleri görme ve algılama yeteneğinde herhangi bir kusur olmamasına rağmen, nesnelerin karakteristik renklerini (örneğin itfaiye aracının kırmızı olduğunu) zihinsel olarak hatırlayamama durumudur.
Renk Anomisi
Color Anomia
Kişinin sunulan bir rengin adını söyleyememesi, ancak verilen bir renk adını doğru şekilde gösterebilmesi ve renkleri kendi içinde başarıyla eşleştirebilmesi durumu.
Renk Duyumu
Color Sensation
Görsel sistemin kromatik uyaranlara maruz kalmasıyla ortaya çıkan ham deneyim.
Renk Görme
Color Vision
Görsel uyarıcıların yaydığı veya yansıttığı ışık dalga boylarındaki farklılıkları ayırt etme ve bunları renk nitelikleri olarak algılama kapasitesi.
Renk Görmenin Rakip Süreç Teorisi
Dual Process Theory Of Color Vision
Görsel sistemin renkleri birbirine zıt çiftler halinde (kırmızı-yeşil, mavi-sarı, siyah-beyaz) işlediğini öne süren nöropsikolojik model.
Renk Hücreleri
Color Cells
Retinada bulunan ve her biri kırmızı, yeşil ve mavi olmak üzere üç temel görsel renkten birine duyarlı olan üç tür koni hücresinin genel adı.
Renk Körlüğü
Color Blindness
Renk tonlarını algılama ve birbirinden ayırt etme yeteneğinin kısmi veya tam kaybı.
Renk Körlüğü Testi
Color-blindness Test
Farklı renk uyarıcılarını ayırt etme yeteneğini ölçen ve renk algısındaki anomalileri tespit etmeyi amaçlayan her türlü görev veya araç.
Renk Skotomu
Color Scotoma
Bir veya her iki gözün görme alanında belirli bir bölgede renk algısının azalması veya tamamen kaybolması durumu.
Retiküler Formasyon
Brainstem Reticular Formation
Beyin sapı boyunca uzanan, uyanıklık, dikkat, uyku-uyanıklık döngüsü ve otonomik fonksiyonların düzenlenmesinden sorumlu karmaşık nöron ağları bütünü.
Retina Dekolmanı
Detached Retina
Nöral retinanın iç tabakasının, dış pigment epitel tabakasından fiziksel olarak ayrılması durumu.
Retina Konisi
Cone
Retinada bulunan ve parlak ışık ile renkli görmeden sorumlu fotoreseptör hücreler.
Rhinensefali Yokluğu
Arrhinencephaly (arhinencephaly)
Koku soğancıkları, yolları ve koku duyusuyla ilişkili diğer yapıları içeren rhinensefalonun konjenital olarak bulunmayışı durumu.
Rotasyon Sonrası Nistagmus
After-nystagmus
Başın veya vücudun dairesel rotasyonu durduktan hemen sonra ortaya çıkan, dönme yönünün zımni istikametinde ani ve istemsiz göz hareketleriyle karakterize vestibüler nistagmus bileşenidir.
Rüya
Dream
Uyku esnasında ortaya çıkan; fizyolojik ve psikolojik olarak bilinçli, endojen duyusal, motor ve duygusal deneyimler dizisi.
Rüya Hali
Dreamy State
Bireyin görsel, işitsel veya olfaktör (koku) hallüsinasyonlar deneyimlediği, rüyaya benzer kısa süreli bilinç değişiklik durumu.
Rüya Uyaranı
Dream Stimulus
Duyusal, içsel veya zihinsel kökenli, rüya içeriğinin ortaya çıkmasını ya da şekillenmesini tetikleyen her türlü uyarıcı faktör.
Sağ Elini Kullanma Eğilimi
Dextrality
Motor aktivitelerde sağ el, kol veya bacağı kullanma yönündeki doğal ve baskın eğilim.
Sağır İşitme
Deaf Hearing
Tamamen sağır bireylerin, bilinçli bir işitme farkındalığı olmaksızın sesleri tespit etme ve yönünü belirleme kapasitesi.
Sağırlık
Deafness
İşitme duyusunun kısmi veya tam olarak yokluğu ya da kaybı durumu.
Sağlamlaşma
Consolidation
Öğrenme deneyimi sonrasında geçici bellek izlerinin kalıcı nöral yapılara dönüştürüldüğü temel nörobiyolojik süreç.
Santral
Central
Merkezi sinir sistemi (MSS) ile ilgili olan veya özellikle MSS'nin hasarı ya da disfonksiyonundan kaynaklanan bozuklukları nitelendiren sıfat.
Santral Afazi
Central Aphasia
Beyin lezyonları kaynaklı olarak gelişen, dilin ifade edilmesini veya anlamlandırılmasını sekteye uğratan tarihsel bir nörolojik bozukluk tanımı.
Santral Amigdala Çekirdeği
Central Nucleus
Amigdalanın kortikomedial grubunda yer alan, özellikle korku davranışları ve otonomik tepkilerin düzenlenmesinde kritik çıkış kapısı olan anahtar bir beyin sapı projeksiyon merkezi.
Santral İşitme Kaybı
Central Deafness
İşitme sinirinin veya kulağın kendisinin sağlam olmasına rağmen, beynin merkezi işitme yapılarındaki hasar veya anormallikler nedeniyle ortaya çıkan işitme kaybı.
Savant Sendromu
Autistic Savant
Genel zeka veya gelişimsel düzeydeki belirgin sınırlılıklara rağmen, otizm spektrum bozukluğu eşlik eden bireylerde görülen olağanüstü üstün zihinsel beceriler bütünü.
Savunma Refleksi
Defense Reflex
Ağrılı veya beklenmedik bir uyarıcıya karşı istemsiz ve ani bir şekilde ortaya çıkan, organizmayı potansiyel tehlikelerden korumaya yönelik fizyolojik ve davranışsal tepki bütünü.
Savunmacı Koşullanma
Defensive Conditioning
Koşulsuz uyarıcının zararlı, rahatsız edici veya acı verici bir uyarıcı olduğu klasik koşullanma biçimidir.
Sayı Sembolü
Digit Symbol
Wechsler Yetişkin Zeka Ölçeği'nde yer alan, katılımcıların belirli sembollerle eşleştirilmiş sayıları bir anahtar yardımıyla hızlıca işaretlemesini isteyerek işlem hızını ve akıl yürütme becerilerini ölçen performans alt testidir.
Sayı Uzamı
Digit Span
Bir bireyin, tek bir işitsel sunumun ardından ardışık olarak verilen rastgele sayı dizilerini doğru bir şekilde hatvebilme kapasitesini ölçen kısa süreli bellek ve dikkat metriği.
Sebosefali
Cebocephaly
Gözlerin anormal derecede birbirine yakın olduğu, burnun tam gelişmediği veya tek burun deliğine sahip olduğu, yüz özelliklerinin maymuna benzediği konjenital bir gelişimsel anomalidir.
Sefalometri
Cephalometry
Kafatasının ve yüzün boyutlarının bilimsel olarak ölçülmesi ve analiz edilmesi yöntemi.
Senaestezi
Cenesthesia (coenesthesia)
Vücudun iç organlarından, dokularından ve kas sisteminden gelen tüm duyusal girdilerin merkezi sinir sisteminde birleşerek oluşturduğu genel beden farkındalığı ve varoluş duyumudur.
Seno-
Ceno-
Biyolojik ve psikolojik terminolojide 'ortak', 'müşterek' veya 'genel' anlamına gelen bir birleşik kelime önekidir.
Sentensefalik
Centrencephalic
Beynin anatomik merkezinde veya bu bölgeye yakın konumda bulunan yapıları ifade eden nörolojik sıfat.
Sentroensefalik Sistem
Centrencephalic System
Kanadalı nöroşirürjyen Wilder Penfield tarafından ortaya atılan; zihinsel süreçlerin bütünlüğünü sağlayan ve iradenin merkezi olduğu öne sürülen anatomik beyin bölgesi.
Sentromedian Çekirdek
Center Median
Beyindeki talamusun intralaminar nükleuslarının en büyüğü olup, serebral korteksle bağlantı kurmaksızın doğrudan bazal gangliyonlarla iletişim kuran kritik bir nükleustur.
Sepet Sinir Ucu
Basket Ending
Kıl foliküllerini sararak temas ve basınç duyularını algılayan mekanoreseptif sinir uçları ağı.
Serbestlik Derecesi Problemi
Degrees Of Freedom Problem
Merkezi sinir sisteminin, belirli bir motor hedefi gerçekleştirmek için mevcut olan çok sayıda biyomekanik hareket seçeneği arasından nasıl seçim yaptığını açıklayan motor kontrol meselesidir.
Serebellar Konuşma
Asynergic Speech
Serebellumun motor koordinasyon işlevini yitirmesine bağlı olarak, konuşma kaslarının eş zamanlı ve uyumlu çalışamamasıyla ortaya çıkan motor konuşma bozukluğu.
Serebellar Korteks
Cerebellar Cortex
Beyinciğin dış yüzeyini kaplayan, miyelinsiz sinir hücreleri ve gri maddeden oluşan çok katmanlı yapı.
Serebellar Nükleus
Cerebellar Nucleus
Beyinciğin beyaz maddesi içine gömülü olarak yerleşen ve serebellar korteksten gelen sinyalleri işleyerek beyin sapı ile talamusa ileten küçük nöron kümeleri.
Serebral
Cerebral
Beyne, özellikle de beyin yarımkürelerini oluşturan serebruma ait veya onunla ilgili olan durumları ifade eden anatomik ve tıbbi sıfat.
Serebral Akromatopsi
Cerebral Achromatopsia
Retina fotoreseptörleri sağlam olmasına karşın, merkezi sinir sistemindeki hasara (genellikle V4 alanı ve ventral oksipitelotemporal korteks) bağlı olarak ortaya çıkan edinilmiş tam renk körlüğü durumudur.
Serebral Ambliyopi
Cerebral Amblyopia
Göz yapılarında organik bir hasar olmaksızın, görsel korteksteki işlevsel bozukluklar nedeniyle form ve renk algısının kaybolması, buna karşın hareket vizyonunun korunması durumudur.
Serebral Beriberi
Cerebral Beriberi
Tiamin (B1 vitamini) eksikliğine bağlı olarak gelişen ve klinik olarak Wernicke ensefalopatisi ile eşanlamlı kabul edilen akut nörolojik sendrom.
Serebral Diplopi
Cerebral Diplopia
Oküler kaslarda veya kraniyal sinirlerde bir bozukluk olmaksızın, görsel korteksteki veya ilgili üst düzey işleme merkezlerindeki patolojiler nedeniyle ortaya çıkan merkezi kaynaklı çift görme durumu.
Serebral Disfonksiyon
Cerebral Dysfunction
Bellek, dil, dikkat veya yürütücü işlevlerdeki bozulmalar dahil olmak üzere serebral süreçlerdeki herhangi bir yetersizlik veya işlev bozukluğudur.
Serebral Diskromatopsi
Cerebral Dyschromatopsia
Gözlerin fotoreseptör hücrelerinde bir hasar olmaksızın, merkezi sinir sistemindeki renk işleme merkezlerinin bozulması sonucu ortaya çıkan ve kişinin dünyayı sürekli renkli bir filtre arkasından görüyormuş gibi algılamasına yol açan görsel distorsiyon.
Serebral Displazi
Cerebral Dysplasia
Beynin gelişim sürecindeki herhangi bir yapısal anormalliği veya kusuru ifade eden üst düzey klinik çatı kavram.
Serebral Disritmi
Cerebral Dysrhythmia
Nörolojik hastalıklar, toksisite veya patolojik durumlar neticesinde beyin dalgası ritimlerinde ortaya çıkan anormal ve düzensiz elektriksel aktivite durumudur.
Serebral Dominans
Cerebral Dominance
Beynin iki hemisferinden birinin belirli işlevler (özellikle dil ve motor kontrol) üzerindeki yapısal ve işlevsel üstünlüğü veya baskınlığı durumu.
Serebral Elektrotetapi
CET
Beyne düşük yoğunluklu elektrik akımları uygulanarak nörofizyolojik aktiviteyi modüle etmeyi amaçlayan tedavi yöntemi.
Serebral Elektrotetapi (CET)
Cerebral Electrotherapy (CET)
Depresyon, anksiyete ve uykusuzluk tedavisinde zaman zaman kullanılan, beyne düşük voltajlı doğru akım darbelerinin uygulanması.
Serebral Enfeksiyon
Cerebral İnfection
Patojenik mikroorganizmaların beyin dokusunu istila etmesiyle ortaya çıkan nörolojik durum.
Serebral Hemisfer
Cerebral Hemisphere
Serebrumun derin bir longitudinal fissürle birbirinden ayrılan, komissüral liflerle birbirine bağlı sol ve sağ olmak üzere iki simetrik yarı küresinden her biri.
Serebral Hemoraji
Cerebral Hemorrhage
Hasar görmüş bir kan damarı nedeniyle beyin dokusu içine gerçekleşen her türlü kanama durumu.
Serebral Hiperplazi
Cerebral Hyperplasia
Beyin dokusu hacminde, tipik olarak yeni ve normal hücrelerin proliferasyonuna bağlı olarak gerçekleşen anormal artış.
Serebral Hipoplazi
Cerebral Hypoplasia
Serebral hemisferlerin eksik veya tam tamamlanmamış gelişimiyle karakterize nörogelişimsel durum.
Serebral Kontüzyon
Cerebral Contusion
Kafa travması sonucunda beyin dokusunda meydana gelen, kan damarlarının hasar gördüğü ancak yırtılmadığı doku ezilmesi ve çürğüdür.
Serebral Korteks
Cerebral Cortex
Serebral hemisferlerin dış yüzeyini kaplayan, dil, öğrenme, algı ve planlama gibi üst düzey bilişsel işlevlerden sorumlu gri madde katmanı.
Serebral Körlük
Cerebral Blindness
Gözlerin optik yapısı sağlam olmasına karşın, primer görsel korteksin hasar görmesi nedeniyle ortaya çıkan merkezi görmü yitimi.
Serebral Lateralizasyon
Cerebral Lateralization
Beynin sağ ve sol yarım kürelerinin belirli bilişsel, duyusal ve motor işlevleri farklı düzeylerde üstlenme uzmanlaşmasıdır.
Serebral Lezyon
Cerebral Lesion
Serebral hemisferlerdeki nöronal dokunun travma, iskemi, enfeksiyon veya neoplazm gibi etkenlerle hasar görmesi sonucu ortaya çıkan yapısal bozukluk.
Serebral Özelleşme
Cerebral Specialization
İki serebral hemisferin (beyin yarımküresinin) çeşitli bilişsel ve işlevsel süreçlere farklı ve asimetrik katkı sağlama durumu.
Serebral Palsi
Cerebral Palsy (CP)
Doğum öncesi, doğum sırası veya yaşamın ilk beş yılında beyinde meydana gelen hasar sonucu ortaya çıkan, ilerleyici olmayan hareket ve duruş bozuklukları kümesidir.
Serebral Pil
Cerebral Pacemaker
Serebral hemisferlerdeki beyin dalgalarının ritmini düzenlediği varsayılan hipotetik sinir hücresi kümesidir.
Serebral Stimülasyon
Cerebral Stimulation
Beyin dokusunun elektriksel, manyetik veya kimyasal yöntemlerle dışarıdan uyarılması sürecini ifade eden üst kavramdır.
Serebral Travma
Cerebral Trauma
Yeterli şiddette bir kafa darbesi sonucunda beyinde meydana gelen, sarsıntı (konküzyon), ezilme (kontüzyon) veya yırtılma (laserasyon) ile sonuçlanabilen geçici veya kalıcı hasar.
Serebro- (sereb-)
Cerebro- (cereb-)
Beyin ile ilgili veya beyne ait yapıları ve durumları belirtmek için kullanılan birleştirici ön ek.
Serebrum
Cerebrum
İnsan beyninin en büyük kısmını oluşturan, corpus callosum ile birleşen iki hemisferden meydana gelen ve yüksek bilişsel işlevleri yöneten ana merkezi sinir sistemi yapısı.
Servikal
Cervical
Anatomik olarak boyun bölgesine veya boyun benzeri yapılara, özellikle de uterusun serviksine ait olan veya bu bölgeleri etkileyen durumları tanımlayan sıfat.
Servikal Burkulma Sendromu
Cervical Sprain Syndrome
Genellikle ani hızlanma ve yavaşlama (fleksiyon-ekstansiyon) mekanizmalarıyla boyun omurgasındaki bağların ve kasların zorlanması sonucu ortaya çıkan klinik tablodur.
Servikal Ganglion
Cervical Ganglion
Boyun bölgesinde yer alan ve sempatik sinir sistemine ait nöron gövdelerinin oluşturduğu sinir düğümleri kümesidir.
Sınır Dedektörü
Boundary Detector
Retinada yer alan ve parlaklık ile kontrast farkından bağımsız olarak reseptif alandaki keskin kenarlara yanıt veren retinal ganglion hücreleri veya yapay görmede kenar tespiti yapan algoritmalar.
Siklik AMP (camp)
Cyclic AMP (camp; Cyclic Adenosine Monophosphate)
Nöronal sinapslarda dopamin, norepinefrin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin sinyal iletiminde görev yapan kritik bir ikincil haberci moleküldür.
Siklotropia
Cyclotropia
Göz küresinin görsel eksen etrafında torsional (dönme) bir sapma gösterdiği manifest bir şaşılık türüdür.
Singulat Korteks
Callosal Gyrus
Serebral hemisferlerin medial yüzeyinde, corpus callosum'un hemen üzerinde yer alan ve limbik sistemin yapısal bir bileşeni olarak duygu, bellek ve motor planlamada kritik işlevler üstlenen kortikal kuşak.
Singulotomi
Cingulotomy
Dirençli kronik ağrı ve diğer tedavilere yanıt vermeyen bazı şiddetli psikiyatrik bozuklukların tedavisinde cingulum demetinin lezyonlanmasını içeren stereotaktik bir nörocerrahi prosedürüdür.
Sirkadiyen Disritmi
Circadian Dysrhythmia
Uyanıklık ve uyku döngülerini düzenleyen sirkadiyen ritmin normal işleyişindeki aksama veya bozulma durumu.
Sirkadiyen Osilatör
Circadian Oscillator
Yaklaşık 24 saatlik periyotlarla tekrarlayan bir çıkış üreten ve uyku-uyanıklık döngülerini düzenleyen sinirsel devre veya biyolojik saat mekanizması.
Sirküstriat Korteks
Circumstriate Cortex
Birincil görsel korteksin (V1) hemen etrafında konumlanan ve görsel bilginin işlenmesinde ikincil ve üçüncül aşamaları üstlenen ekstrastriat korteks bölgelerinin tarihsel ve anatomik tanımı.
Sitoarkitektonik Yapı
Architectonic Structure
Merkezi sinir sistemindeki nöronların ve hücre katmanlarının sitolojik özelliklerine ve dağılım biçimlerine göre sergilediği mikroskobik organizasyon düzeni.
Sitoarsitektür
Cytoarchitecture
Organ ve dokulardaki, özellikle de neokorteksteki hücrelerin mikroskobik düzeydeki organizasyon ve yerleşim düzenidir.
Sitokrom Oksidaz Öbeği
Cytochrome Oxidase Blob (CO Blob)
Striat kortekste (V1), sitokrom oksidaz enzim aktivitesi çevre dokuya göre belirgin şekilde yüksek olan ve renk algısından sorumlu nöronal yama kümeleri.
Siyanopsi
Cyanopsia
Nesnelerin ve görsel çevrenin geçici veya sürekli olarak mavi tonlarında algılanmasıyla karakterize nadir bir görme bozukluğudur.
Skop
-scope
Gözlem yapmak, incelemek veya görüntülemek amacıyla kullanılan optik veya elektronik aletleri tanımlayan bilimsel sonek.
Soğuk Baskı Ağrı Testi
Cold Pressor Pain Test
Bir uzvun (genellikle el veya ön kolun) buzlu suya daldırılmasıyla deneysel olarak akut ağrı ve fizyolojik stres yaratan standart bir laboratuvar testidir.
Soğuk Noktası
Cold Spot
Cilt yüzeyinde, düşük sıcaklık uyaranlarına karşı duyarlı sinir reseptörlerini barındıran herhangi bir nokta.
Soğurma Eğrisi
Absorption Curve
Farklı dalga boylarındaki ışık fotonlarının bir fotopigment tarafından emilme miktarını gösteren grafiksel temsil.
Somut Düşünme
Concrete Thinking
Anlık deneyimlere, fiziksel nesnelere ve somut olgulara odaklanan, metaforik ve soyut bağlamları kurmakta zorlanan bilişsel yönelim.
Somut Tutum
Concrete Attitude
Bireyin soyut kıyaslamalar yapmaktan kaçınarak, yalnızca belirli nesnelere ve anlık uyarıcılara odaklandığı bilişsel yönelim.
Soyut Tutum
Abstract Attitude
Durumların özünü kavrama, ortak özellikleri fark etme, farklı bağlamlar arasında zihinsel geçiş yapabilme ve sembolik düzeyde planlama yürütebilme becerisi.
Sözü Uzatma / Dolambaçlı Anlatım
Circumlocution
Algılanan ve tanınan bir nesnenin adını veya doğru kelimeyi bulmakta yaşanan güçlük nedeniyle, dolaylı ifadeler ve uzun tanımlar kullanarak meram anlatma biçimi.
Stereognozi Yokluğu
Astereognosis
Görsel veya işitsel ipuçları olmaksızın, yalnızca dokunma ve nesneyi manipüle etme yoluyla bir objenin formunu ve doğasını tanımlayamama durumu.
Sürekli Performans Testi
Continuous Performance Test (CPT)
Bireyin hedef uyaranları yakalarken hedef dışı uyaranları baskılama yeteneğini ölçen, dikkat ve konsantrasyon odaklı standart bilgisayarlı nöropsikolojik test.
Takvim Hesaplama
Calendar Calculation
Herhangi bir tarihi, geçmiş veya gelecektekiler dahil olmak üzere, saniyeler içinde haftanın ilgili günüyle eşleme becerisidir.
Tanısal Odyometri
Diagnostic Audiometry
İşitme kaybının tipini, derecesini ve işitsel sistemin patolojik yerini belirlemek amacıyla kullanılan bir dizi objektif ve subjektif değerlendirme yöntemi.
Tasarım Akıcılığı Testi
Design Fluency Test
Katılımcıların belirli zaman kısıtlamaları altında, belirli kurallara uyan özgün ve soyut figürler üretmesini gerektiren nöropsikolojik değerlendirme aracı.
Telafi Edici Göz Hareketleri
Compensatory Eye Movements
Başın hareketlerini dengeleyerek retinada istikrarlı bir görsel görüntü oluşturmayı sağlayan istemsiz göz hareketleridir.
Telafi Edici Refleks
Compensatory Reflex
Organizmanın içsel dengesini (homeostazi) korumak amacıyla bir uyarıcıya veya baskılayıcı etkiye karşı gösterdiği zıt yönlü fizyolojik veya davranışsal tepki.
Tutulmayan İşlevler
Don’t-hold Functions
Normatif yaşlanma sürecinde veya travmatik beyin hasarı, şizofreni ve demans gibi patolojik durumlarda, uzun süreli bilgi birikiminden ziyade akışkan zekaya dayandığı için erken ve belirgin düşüş gösteren bilişsel yeteneklerdir.
Tutumsal Refleks
Attitudinal Reflex
Bir organizmanın karmaşık bir eyleme veya yanıta, örneğin bir saldırgana karşı konumlanmaya hazırlanmasını sağlayan otomatik duruşsal tepki.
Tüketici Nörobilimi
Consumer Neuroscience
Tüketici davranışlarının altında yatan nörobiyolojik mekanizmaları ve beyin tepkilerini inceleyen disiplinler arası bir araştırma alanıdır.
Tüketimsel Zevk
Consummatory Pleasure
Bir ödül veya uyarıcı fiilen deneyimlenirken hissedilen anlık zevk ve tatmin durumu.
Uçtutması
Air Sickness
Hava yolculuğu sırasında ortaya çıkan, vestibüler sistem ile görsel uyaranlar arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan bir kinetozis (hareket hastalığı) türüdür.
Uyanıklık
Alertness
Bireyin uyanık, çevresel uyaranların farkında, dikkatli ve eyleme ya da tepkiye hazır olma durumu.
Uyarıcı Cihaz
Alerting Device
İşitme kaybı olan bireylerin, kapı zili, çalar saat veya duman dedektörü gibi normalde işitsel yolla bildirilen olayları fark etmesini sağlayan görsel, titreşimsel veya diğer işitsel olmayan uyaranlar kullanan yardımcı teknolojidir.
Uyarılma Düzeyi
Arousal Level
Bir organizmanın dış veya iç uyaranlara karşı duyarlılık, uyanıklık ve fizyolojik tepki verme derecesidir.
Uyarılma Mekanizmaları
Alerting Mechanisms
Merkezi sinir sisteminde yer alan ve üst beyin merkezlerinin dikkatini olası tehditlere yönlendiren ya da bir tepkiyi tetikleyen nörofizyolojik sistemlerdir.
Uyarılma Sistemi
Arousal System
Merkezi sinir sistemi ile otonom sinir sistemini aktive ederek uyarılmışlık halini kontrol eden yaygın bir sinir hücresi ağıdır.
Uyarılma-aktivasyon Teorisi
Activation–arousal Theory
Duygusal deneyimlerin ve davranışsal tepkilerin, merkezi ve otonom sinir sistemindeki genel fizyolojik uyarılma düzeyinin bilişsel olarak yorumlanmasıyla ortaya çıktığını savunan psikofizyolojik yaklaşım.
Uyarlanabilirlik
Adaptability
Değişen durumlara ve koşullara karşı uygun tepkiler verme ve bireyin davranışlarını farklı ortamlara veya kişilere göre ayarlayabilme kapasitesi.
Uykululuk
Drowsiness
Frontal lob işlevlerinin baskılandığı, zihinsel çaba sarf etmenin güçleştiği ve iskelet kası inhibisyonunun istemsizce belirdiği düşük uyanıklık hali.
Uyum Becerileri
Adaptive Skills
Bireyin yeni zorluklarla başa çıkmasını, değişen ortamlara uyum sağlamasını ve dürtü kontrolü gibi öz yönetim işlevlerini yerine getirmesini sağlayan yetenekler bütünü.
Uzak Görüşü
Distance Vision
Gözlemciden 6 metreden (20 feet) daha uzak nesnelerin ayırt edilmesine olanak tanıyan görme kapasitesidir.
Varsayılan Durum Ağı
Default-mode Network (DMN)
Birey dış dünya ile etkileşimde değilken, zihin serbest dolaşım halindeyken veya içsel odaklı görevler yürütülürken yüksek aktivite gösteren birleşik beyin bölgeleri şebekesi.
Vestibulokoklear Sinir
Eighth Cranial Nerve
İç kulaktan beyin sapına işitme ve denge duyularını ileten sekizinci kranial sinir.
XYY Sendromu
Double-y Condition
Erkeklerde standart XY kromozom dizilimi yerine fazladan bir Y kromozomunun bulunmasıyla (47,XYY) karakterize edilen konjenital bir genetik varyasyondur.
Ya Hep Ya Hiç Yasası
All-or-none Law
Bir nöronun veya kas lifinin, eşik değerin üzerindeki herhangi bir uyarıya her zaman aynı maksimum şiddette tepki vermesi, eşik altı uyarılarda ise hiç tepki vermemesi ilkesidir.
Yabancı El Sendromu
Alien Hand Syndrome
Bireyin bir elinin kendi iradesi ve bilincinden bağımsız olarak amaca yönelik hareketler sergilemesi, kişinin o uzvu kendisine ait değilmiş gibi algılamasıyla karakterize nörolojik bir tablodur.
Yabancı Uzuv Sendromu
Alien Limb Syndrome
Bireyin kendi uzvu üzerinde istemli kontrolü yitirdiği ve hatta o uzvu kendisine ait olarak tanıyamadığı nörolojik bir bozukluktur.
Yaklaşma Kontrol Testi
Approach Control Test
Hava trafik kontrolörlerinin yaklaşma yönetim becerilerini simüle eden ve zaman baskısı gibi stres faktörlerinin performans üzerindeki etkilerini değerlendiren psikometrik ve simülasyon tabanlı bir testtir.
Yanık Kokusu
Burnt
Henning'in koku prizması ve Crocker-Henderson koku sisteminde yer alan birincil koku niteliklerinden biri.
Yapay Gözbebeği
Artificial Pupil
Göz içine giren ışık miktarını sınırlamak ve optik kusurları azaltmak amacıyla kullanılan yapay bir diyafram açıklığı.
Yapışık İkizler
Conjoined Twins
Emriyonik yaşam sırasında tamamen ayrılamayarak fiziksel olarak birbirine bağlı kalan monozigotik ikizler.
Yardımcı Cihaz
Assistive Device
Fiziksel, duyusal veya bilişsel kısıtlamaları olan bireylerin günlük yaşam aktivitelerini bağımsız şekilde sürdürebilmelerini ve işlevselliklerini artırmalarını sağlayan her türlü ekipman veya teknolojik araç.
Yaşa Bağlı Hafıza Bozukluğu
AAMI
Normal yaşlanma sürecine eşlik eden, yakın zamanda okunmuş bir kitabın adını unutmak gibi hafif bellek açıklarını tanımlayan klinik durum.
Yaşlanma
Aging
Kronolojik yaşa eşlik eden biyolojik, psikolojik ve nörobiyolojik değişimlerin tamamı.
Yaygın Aksonal Hasar
DAI
Beyin dokusunun ani ve şiddetli ivmelenme-yavaşlama hareketleri sonucu aksonların yaygın olarak gerilmesi ve kopmasıyla karakterize ağır bir travmatik beyin hasarı türüdür.
Yaygın Talamik Projeksiyon Sistemi
Diffuse Thalamic Projection System (DTPS)
Serebral korteksin tüm bölgelerine çok sayıda lif gönderen ve retiküler formasyonun projeksiyon yolu olarak kortikal tonusu ayarlayan talamik çekirdekler kümesidir.
Yeterli Uyarıcı
Adequate Stimulus
Belirli bir duyu organının veya reseptörün en düşük eşikle tepki verecek şekilde evrimsel ve fizyolojik olarak özelleştiği spesifik enerji türü.
Yetişkin Nöronsal Ve Duyusal Lezyon
Adult Sensorineural Lesion
Yetişkin bireylerin periferik veya merkezi sinir sisteminin duyusal yollarında meydana gelen yapısal hasar veya bozulma.
Yıkılım
Degradation
Nörofizyolojide nörotransmitter moleküllerinin inaktif metabolitlere parçalanma süreci; genel anlamda ise herhangi bir değerin, kalitenin veya işlevsel düzeyin azalması ya da düşmesi.
Yön Algısı
Direction Perception
Hareket eden görsel bir hedefin veya işitsel bir uyarıcının uzaydaki konumunu ve hareket yönünü saptama yeteneği.
Yönelim Bozukluğu
Disorientation
Kişinin kendi kimliğini, zamanı, mekânı veya çevresel koşulları doğru bir şekilde algılama ve ayırt etme yeteneğinin bozulması durumu.
Yönsel Karmaşa
Directional Confusion
Sağ ile solu ayırt etmede ve yukarı-aşağı gibi temel uzamsal ilişkileri algılamada yaşanan nörogelişsel güçlük.
Yutma
Deglutition
Besinlerin, sıvıların veya tükürüğün ağız boşluğundan yutak ve yemek borusu aracılığıyla mideye aktarıldığı karmaşık nöromüsküler süreç.
Yükselen Retiküler Aktive Edici Sistem
ARAS
Orta beyindeki retiküler formasyondan talamusa ve oradan serebral korteksin tüm bölgelerine sinirsel uyarılar ileterek uyanıklık ve uyku-uyanıklık döngülerini düzenleyen nöral yollar ağıdır.
Yürüyüş Apraksisi
Apraxia Of Gait
Temel motor, duysal veya serebellar fonksiyonlarda belirgin bir kayıp olmamasına rağmen, daha önceden öğrenilmiş yürüme motor programlarının ardışık olarak icra edilememesi durumu.
Zayıflatıcı
Attenuator
Elektronik veya optik enstrümanlarda ses, ışık ya da sinyal şiddetini kalibre edilmiş bir biçimde azaltan devre veya cihaz.
Zekanın EEG Ölçümleri
EEG Measures Of İntelligence
Beynin elektriksel aktivitesini inceleyen elektroensefalografi kayıtlarından elde edilen ve genel zeka düzeyini yansıttığı öne sürülen kantitatif parametrelerdir.
Zıt Anlamlılar Testi
Antonym Test
Bireye sunulan bir kelimenin tam tersi anlama sahip karşılığını bulmasının istendiği bir bilişsel değerlendirme sınavıdır.
Zıt Renkler
Antagonistic Colors
Renk çemberinde birbirinin tam karşısında yer alan, eşzamanlı kontrast yaratan ve birbirini nötrleyen kırmızı-yeşil veya mavi-sarı gibi renk çiftleri.