Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Disfrontal Sendrom

Dysexecutive Syndrome (DES)

Tanım

Frontal lob hasarına bağlı olarak ortaya çıkan; planlama, işleme koyma, set değiştirme ve amaca yönelik davranışları sürdürme gibi üst düzey bilişsel kontrol işlevlerinin bozulmasıyla karakterize klinik tablo.

Örnek Vaka / Uygulama

45 yaşında bir kazası sonucu sağ frontal lobundan yaralanan bir birey, sabah rutinini (diş fırçalamak, kahve yapmak) kusursuz bir şekilde gerçekleştirebilir. Ancak aynı kişi, mutfakta musluktan su sızdığını ve tamircinin gelmesi gerektiğini kavrayıp yeni bir eylem planı oluşturamaz veya karşısına çıkan beklenmedik bir krizi yönetemez. Süpermarket alışverişine gittiğinde, eline aldığı her ürünü sepetine atma dürtüsünü durduramaz ve bütçe planlaması yapamaz.

Derin Analiz

Nöropsikolojik açıdan disfonksiyonel sendrom, beynin prefrontal korteksi ve bu bölgenin subkortikal yapılarla kurduğu frontostriatal devrelerin hasar görmesiyle tezahür eder. Klasik amnezik tablolardan farklı olarak bireyin bellek kapasitesi veya temel motor becerileri yerinde olabilir; ancak bu bilgileri organize eden 'merkezi yönetici' (central executive) işlev çökmüştür. Hasta, 'utilizasyon davranışı' sergileyebilir; yani çevrede gördüğü nesneleri (gözlük, kalem, çekiç vb.) işlevine uygun olsun ya da olmasın otomatik olarak kullanma dürtüsüne direnemez. Soyut düşünme becerisi zayıflar, perseverasyon (aynı eylemi veya düşünceyi irade dışı tekrarlama) görülür ve eylemlerinin sosyal veya pratik sonuçlarını öngörme yeteneği (farsightness) kaybolur.

Etimoloji

Yunanca 'dys-' [bozuk, kusurlu, zor] + Latince 'exsequi' [yerine getirmek, yürütmek, sonuçlandırmak] kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Amnezi (bellek kayıt ve hatırlama kusurudur; disfonksiyonel sendromda ise bilgi vardır ancak onu kullanacak yönetim mekanizması bozuktur) ve Afazi (dil üretim veya alım bozukluğudur; DES'te dil mekanikleri sağlam olabilir ancak amaca yönelik kullanımda organizasyon eksiktir).