Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Otoreseptör

Autoreceptor

Tanım

Presinaptik nöronun zarında yer alan ve kendi salgıladığı nörotransmitter miktarını algılayarak salınım mekanizmasını negatif geri bildirim (feedback) döngüsüyle düzenleyen özel reseptör molekülüdür.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik psikofarmakolojide, bir presinaptik dopamin otoreseptörü (örneğin D2 otoreseptörü) aşırı dopamin salınımını algıladığında, nörona 'salınımı yavaşlat' sinyali gönderir. Agonist ilaçlar bu reseptörü uyararak dopaminerjik aşırılığı baskılarken, antagonistler bu fren mekanizmasını devre dışı bırakarak sinaptik aralıktaki nörotransmitter kullanılabilirliğini artırır.

Derin Analiz

Otoreseptörler, nörokimyasal sinyalleşmenin homeostazisini koruyan kritik moleküler kontrol vanalarıdır. Presinaptik terminalde biriken nörotransmitter yoğunluğunu izleyerek, G-protein kenetli reseptör (GPCR) sistemleri veya ikincil haberci yolları aracılığıyla voltaj kapılı kalsiyum kanallarını bloke eder veya sentez enzimlerini inhibe ederler. Bu mekanizma, sinaptik aralıktaki kimyasal aşırı yüklenmeyi önler ve sinaptik iletinin hassasiyetini kalibre eder. Farmakolojik olarak, bazı psikotropik ilaçlar (örneğin antipsikotikler veya antidepresanlar) bu reseptörler üzerindeki agonist veya antagonist etkileri yoluyla nörotransmitter turnover oranını doğrudan manipüle eder.

Etimoloji

Yunanca 'autos' (kendi, öz) ve Latince 'receptus' (alınan, alıcı) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Heteroreseptörler ile sıkça karıştırılır; heteroreseptörler aynı hücre tarafından salınmayan farklı nörotransmitterlere veya hormonlara duyarlıyken, otoreseptörler yalnızca aynı nöronun salgıladığı maddelere yanıt verir.