Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Agonist

Agonist

Tanım

Bir hücre reseptörüne bağlanarak onu aktive eden ve doğal bir molekülün veya nörotransmitterin etkisini taklit eden kimyasal ajan ya da istenen yönde hareket üreten kas.

Örnek Vaka / Uygulama

Parkinson hastalığı tedavisinde, dopamin seviyelerinin azaldığı bazal ganglion devrelerinde, dopamin reseptörlerine doğrudan bağlanarak bu eksikliği telafi eden ve hareket kabiliyetini artıran ropinirol veya pramipeksol gibi ajanlar birer dopamin agonistidir.

Derin Analiz

Agonist kavramı hem nörofarmakoloji hem de kas-iskelet sistemi kinematiğinde çift yönlü bir temel teşkil eder. Nörobiyolojik düzeyde, bir agonist reseptör afinitesine (bağlanma eğilimi) ve intrinsik aktiviteye (tepki üretme kapasitesi) sahiptir. Endojen ligandların (örneğin dopamin, serotonin) etkilerini birebir taklit edebileceği gibi (tam agonist), kısmi oranlarda zayıf yanıtlar da doğurabilir (parsiyel agonist). Ters agonist (inverse agonist) durumu ise reseptörün bazal (konstitütif) aktivitesini baskılayarak, agonist etkisinin tam zıttı yönünde bir fizyolojik yanıt ortaya çıkarır. Kademeli farmakodinamik süreçlerde, bu moleküllerin reseptör duyarsızlaşması veya up-regulation gibi adaptif sinir sistemi yanıtlarına yol açtığı bilinmektedir. Kinezyolojik açıdan ise belirli bir eklem hareketini doğrudan üreten primer kas (örneğin dirsek fleksiyonunda biseps brachii) agonist olarak tanımlanır.

Etimoloji

Antik Yunanca 'agōnē' (yarışma, mücadele) veya 'agōnistes' (yarışmacı, aktör) kelimesinden türetilmiştir. Farmakolojik anlamda, bir biyolojik sistemi harekete geçiren veya bir süreçte başrol oynayan etken anlamına gelir.

Karıştırmayın

Antagonist ile karıştırılır; antagonist reseptöre bağlanarak ya da farklı mekanizmalarla fizyolojik yanıtı bloke eder veya engeller, agonist ise doğrudan bir aktivasyon veya yanıt üretir.