Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Antipsikotik

Antipsychotic

Tanım

Gerçeklik testinin bozulduğu şizofreni ve benzeri psikotik bozuklukların belirtilerini baskılamak ve kontrol altına almak için kullanılan farmakolojik ajan.

Örnek Vaka / Uygulama

32 yaşında paranoid şizofreni tanısıyla kliniğe yatırılan ve işitsel hallüsinasyonlar ile gerçeği değerlendirme yetisinde belirgin bozulma bildiren bir hastaya, ikinci kuşak bir antipsikotik olan klozapin veya olanzapin titrasyon protokolü ile başlanır; tedavi sürecinde hem psikotik semptomların gerilemesi hem de metabolik parametreler yakından izlenir.

Derin Analiz

Antipsikotikler, temel nörokimyasal mekanizmaları aracılığıyla özellikle merkezi sinir sistemindeki dopaminerjik (ve atipik türevlerde serotonerjik) iletileri modüle eden moleküler yapılardır. Birinci kuşak (tipik) ajanlar ağırlıklı olarak mezolimbik yoldaki D2 reseptör blokajı üzerinden pozitif psikotik belirtileri (halüsinasyonlar, sanrılar) hedeflerken, ekstrapiramidal yan etki riskini artırabilirler. İkinci kuşak (atipik) ajanlar ise seratonin-dopamin antagonist profilleri sayesinde hem pozitif hem de negatif belirtiler üzerinde etki gösterir, ekstrapiramidal semptom insidansını düşürür ancak metabolik sendrom riskini (kilo alımı, insülin direnci) öne çıkarır. Farmakodinami, reseptör doluluk oranları ve sinaptik plastisite üzerindeki uzun vadeli adaptif süreçler hastaya özgü klinik yanıtta belirleyicidir.

Etimoloji

Yunanca 'anti-' [karşı, zıt] + Fransızca 'psychotique' [psikoz ile ilgili, ruhsal durum]; kökeni Yunanca 'psychē' [ruh, zihin] sözcüğüne dayanır.

Karıştırmayın

Anksiyolitikler ve antidepresanlar ile karıştırılabilir; temel fark, antipsikotiklerin gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu (psikoz) durumları hedeflemesi, anksiyolitiklerin ise kaygı bozukluklarında ve antidepresanların duygudurum düzenlemesinde kullanılmasıdır.