Uykululuk
Drowsiness
Tanım
Frontal lob işlevlerinin baskılandığı, zihinsel çaba sarf etmenin güçleştiği ve iskelet kası inhibisyonunun istemsizce belirdiği düşük uyanıklık hali.
Örnek Vaka / Uygulama
Uzun süreli monoton bir görevin ardından direksiyon başında olan bir bireyin, göz kapaklarının ağırlaşması, istemsiz kas gevşemesi yaşaması ve dış uyaranlara verilen tepki süresinin (reaksiyon zamanının) tehlikeli biçimde uzaması.
Derin Analiz
Uykululuk hali, nörobiyolojik açıdan retiküler aktive edici sistemin (RAS) aktivitesindeki azalma ve talamokortikal devrelerin senkronize, yavaş dalga aktivitesi üretmesiyle karakterizedir. Elektroensefalografi (EEG) kayıtlarında, alfa dalgalarının yerini yavaş frekanslı teta ve delta dalgalarının alması, kortikal uyarılmışlığın düştüğünü gösterir. Prefrontal korteksteki metabolik yavaşlama, yürütücü işlevleri, çalışma belleğini ve dikkati doğrudan zayıflatır. Klinik pratikte sadece homeostatik uyku baskısının bir sonucu olabileceği gibi, kronik uyku bozukluklarının, nörolojik patolojilerin veya sedatif ajan kullanımının da bir göstergesi olarak değerlendirilir.
Etimoloji
İngilizce 'drowse' (uykulu/dalgın olmak) fiilinden türetilmiştir; kökeni Eski İngilizce 'drūsian' (sarkmak, zayıflamak, yavaşlamak) kelimesine dayanmaktadır.
Karıştırmayın
Yorgunluk (fatigue) ile sıkça karıştırılır; yorgunluk kas veya zihinsel performansın genel tükenmişliğini ifade ederken, uykululuk doğrudan uykuya eğilim ve düşük uyanıklık seviyesi ile tanımlanır.