Somut Düşünme
Concrete Thinking
Tanım
Anlık deneyimlere, fiziksel nesnelere ve somut olgulara odaklanan, metaforik ve soyut bağlamları kurmakta zorlanan bilişsel yönelim.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik bir görüşme sırasında hastaya 'Bacaği kırılan ayağını yorganına göre uzatsın' atasözünün ne anlama geldiği sorulduğunda, hastanın 'Yorganın boyu kısa gelirse ayak dışarıda kalır, üşütür' şeklinde yanıt vermesi somut düşünmenin net bir göstergesidir.
Derin Analiz
Somut düşünme, bilişsel gelişimin erken evrelerinde (Piaget'nin somut işlemler dönemi ve öncesi) normatif bir özellik olarak karşımıza çıkarken, yetişkin bireylerde üst düzey yürütücü işlevlerin bozulduğuna işaret eden klinik bir belirteçtir. Özellikle frontal lob (prefrontal korteks) hasarları, şizofreni spektrum bozuklukları ve nörobilişsel yıkım süreçlerinde, bireyin dilin mecazi yönünü (örneğin atasözleri veya ironi) kavrayamaması ve olayları yalnızca kelime anlamlarıyla, yüzeysel olarak ele almasıyla karakterizedir. Nörolojik düzeyde, sağ hemisferin bütünleştirici kapasitesinin veya sol hemisferdeki frontotemporal devrelerin işlevsellik kaybı, soyutlama becerisinin önündeki temel bariyerdir.
Etimoloji
Latince 'con-in' (birlikte, tam) + 'crescere' (büyümek, katılaşmak) kökünden türeyen 'concretus' (katılaşmış, somutlaşmış) kelimesinden günümüz akademik literatürüne geçmiştir.
Karıştırmayın
Soyut düşünme (abstract thinking) ile karıştırılır; soyut düşünme kavramlar arası görünmeyen bağları, olasılıkları ve metaforları işlerken, somut düşünme yalnızca fiziksel gerçekliğe ve algılanan veriye takılı kalır.