Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Körgörüş

Blindsight

Tanım

Birincil görsel korteks (V1) hasarı nedeniyle görme alanının kör kalan kısmındaki uyaranları bilinçli olarak algılayamayan kişilerin, bu uyaranlara yine de doğru tepkiler verebilme yeteneğidir.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik ortamda, V1 bölgesinde hasar bulunan ve sağ görme alanında tam körlük raporlanan bir hasta, tam karşı duvarına yerleştirilen kör noktasına bakması istendiğinde 'hiçbir şey görmediğini' söyler. Ancak klinisyen, hastanın kör alanına aniden hareket eden bir çubuk yönelttiğinde, hastadan tahminde bulunmasını ister. Hasta 'göremediği' halde parmağıyla çubuğun hareket yönünü defalarca doğru şekilde gösterir.

Derin Analiz

Körgörüş, bilinçli farkındalık ile algısal işleme arasındaki radikal kopuşu gözler önüne seren en kritik nöropsikolojik olgulardan biridir. Striat korteks (V1) lezyonları, retinadan gelen görsel bilginin klasik talamokortikal yolakla bilinç merkezlerine ulaşmasını engeller. Buna karşın, superior colliculus ve pulvinar gibi subkortikal yapılar üzerinden işlenen görsel bilgiler, hastanın öznel bir 'görme' deneyimi olmaksızın nesnenin yönünü, hareketini veya rengini ayırt etmesini sağlar. Bu durum, beyindeki görsel işleme süreçlerinin tek bir bilinç akışına bağlı olmadığını, paralel ve kısmen otonom yollarla da işlev görebildiğini kanıtlar.

Etimoloji

İngilizce 'blind' [kör] ve 'sight' [görüş] sözcüklerinin birleşiminden oluşan bileşik terim; ilk kez 1974 yılında nörolog Lawrence Weiskrantz ve meslektaşları tarafından literatüre kazandırılmıştır.

Karıştırmayın

Kortikal körlük (görsel uyaranların hem bilinçli hem de istemsiz olarak işlenemediği tam durum) ve inküpasyon veya simülasyon (hastanın bilerek uydurması) ile karıştırılır; körgörüşte bilinçli deneyim yoktur ancak motor veya seçici tepki kapasitesi istatistiksel şansın üzerindedir.