Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Körlük

Blindness

Tanım

Görsel uyarıcıları algılama yeteneğinin derin, neredeyse tam veya mutlak kaybı.

Örnek Vaka / Uygulama

45 yaşındaki bir hastada diyabetik retinopatiye bağlı olarak gelişen ilerleyici periferik görme kaybı, zamanla maküler tutulumla birleşerek yasal körlük kriterlerini sağlamış; hastanın yönelim ve mobilite eğitimi alması zorunlu hâle gelmiştir.

Derin Analiz

Körlük, yalnızca göz küresinin optik kusurlarıyla sınırlı olmayıp, fotoreseptör hücrelerden başlayıp primer görsel kortekse (V1) kadar uzanan nöral iletim yollarındaki patolojileri kapsar. Dünya Sağlık Örgütü ve yasal kriterler bağlamında, en iyi düzeltmeyle bile daha iyi gören gözde keskinliğin belirli eşiklerin altında kalması veya görme alanının daralmasıyla tanımlanır. Organik nedenler arasında katarakt, glokom, retinitis pigmentosa ve oksipital lob hasarları yer alırken; bu durum, beyindeki multisensorial telafi mekanizmalarının (örneğin görme korteksinin işitsel ve dokunsal uyaranlarca yeniden yapılandırılması) tetiklenmesine yol açar.

Etimoloji

Eski İngilizce 'blind' sözcüğünden evrilmiştir; Proto-Cermen dilindeki *blindağ- (karanlıkta kalmak, bulanıklaşmak, şaşırmak) köküne dayanmaktadır.

Karıştırmayın

Ambliyopi (Göz tembelliği) ve renk körlüğü ile sıklıkla karıştırılır; ancak bu durumlar körlükten farklı olarak tam veya totale yakın bir algı kaybı barındırmaz.