Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Anognozi

Anosognosia (anosagnosia)

Tanım

Nörolojik hasara bağlı olarak bireyin kendi bedensel ya da bilişsel yetersizliklerini (örneğin felç, körlük veya amnezi) idrak edememesi, varlıklarını inkâr etmesi durumu.

Örnek Vaka / Uygulama

Serebrovasküler olay (inme) geçiren ve sol hemipleji (vücudun sol tarafında felç) nedeniyle sol kolunu hareket ettiremeyen 68 yaşındaki bir hasta, doktorun 'Sol kolunuzu kaldırabilir misiniz?' sorusuna 'Kaldırıyorum ya, görmüyor musunuz?' şeklinde yanıt verir. Sol kolunu tutup gözünün önüne getirdiğinizde ise o kolun kendisine ait olmadığını, bir akrabasının kolu olduğunu iddia eder.

Derin Analiz

Anognozi, psikolojik bir savunma mekanizması olan basit inkârdan (denial) farklı olarak, doğrudan merkezi sinir sistemindeki yapısal bozulmalardan kaynaklanan organik bir tablodur. Genellikle sağ hemisfer lezyonları, özellikle parietal lob hasarları sonucunda ortaya çıkar. Bu durum, beyindeki üst düzey öz-farkındalık ve beden şemasını güncelleyen nöral ağların (varsayılan durum ağı ve sağ frontoparietal kontrol ağı dahil) işlevselliğini yitirmesinden ileri gelir. Birey, eksikliği mantıksal olarak işleyemez; bu nedenle dışarıdan bakıldığında bariz olan işlev kayıpları karşısında rasyonelleştirmelerde bulunur veya halüsinatuvar telafilerle boşluğu doldurmaya çalışır (örneğin Anton sendromunda olduğu gibi kör bir bireyin görebildiğinde ısrar etmesi).

Etimoloji

Yunanca 'a-' (olumsuzluk eki) + 'nosos' (hastalık) + 'gnōsis' (bilgi, idrak) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir; kelime anlamı 'hastalık bilincinin yokluğu'dur.

Karıştırmayın

Psikolojik inkâr (denial) ile sıklıkla karıştırılır. İnkâr, travmatik bir gerçeği ego savunma mekanizmalarıyla reddetme iken; anognozi, beyin hasarı nedeniyle bilginin sinirsel düzeyde işlenememesi ve farkındalık mekanizmasının fiziksel olarak çökmesidir.