Eksantrik Projeksiyon
Eccentric Projection
Tanım
Duyu reseptörlerinde oluşan uyarımların, reseptörün bulunduğu yerde değil, dış dünyada algılanması olgusu.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir konser salonunda keman çalındığında, ses dalgaları kulaktaki kokleayı ve işitme reseptörlerini uyarır. Ancak dinleyici sesi kendi iç kulaklarında veya işitme korteksinde değil, sahnedeki kemanda algılar; bu durum eksantrik projeksiyonun somut bir örneğidir.
Derin Analiz
Eksantrik projeksiyon, duyusal sistemlerin dış dünyayı haritalandırma kapasitesinin temel bir bileşenidir. Johannes Müller'in 'Spesifik Sinir Enerjileri Yasası' bağlamında ele alındığında, beyin doğrudan uyaranlarla değil, sinir liflerinin ilettiği elektriksel sinyallerle iletişim kurar. Buna rağmen görme ve işitme gibi uzak duyular (teleduyular), uyarılan fotoreseptörleri veya koklear tüy hücrelerini değil, uyaranın uzaydaki kaynağını deneyimlememizi sağlar. Örneğin, retinaya düşen fotonlar göz arkasındaki dokuyu uyarır, ancak bilinçli deneyim dışarıdaki nesneyi gösterir. Bu durum, merkezi sinir sisteminin duyusal girdileri uzaysal koordinat sistemine entegre ederken kullandığı karmaşık hesaplama süreçlerinin bir ürünüdür.
Etimoloji
Latince 'ex-' (dışında, dışarı) + 'centrum' (merkez) kelimelerinden türetilen 'eccentric' (merkez dışı) ile Latince 'proiectio' (ileri atma, fırlatma) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
Somatoselüser projeksiyon ile karıştırılabilir; ancak dokunma ve propriosepsiyonda uyarılan reseptör ile algılanan konum genellikle çakışırken, eksantrik projeksiyonda algı bedenin dışına projekte edilir.