Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Kan-beyin Bariyeri

Blood–brain Barrier

Tanım

Merkezi sinir sistemini dolaşımdaki kanda bulunan zararlı maddelerden, patojenlerden ve toksinlerden koruyan, beyin kılcal damarlarının endotel hücreleri tarafından oluşturulan yüksek seçiciliğe sahip yarı geçirgen bir bariyerdir.

Örnek Vaka / Uygulama

Parkinson hastalarında dopamin seviyelerini artırmak amacıyla oral yoldan verilen saf dopamin molekülü kan-beyin bariyerini geçemez; bu nedenle öncül madde olan levodopa (L-DOPA) kullanılır, çünkü L-DOPA bu bariyeri aktif taşıma mekanizmalarıyla aşarak beyin dokusunda dopamine dönüşebilir.

Derin Analiz

Kan-beyin bariyeri (KBB); beyin kılcal damarlarını döşeyen endotel hücreleri arasındaki sıkı bağlantılar (tight junctions), bazal membran, perisitler ve astrositlerin -ayak çıkıntılarından oluşan karmaşık bir nörovasküler ünitedir. Bu yapısal entegrasyon, su, oksijen, karbondioksit ve lipid çözünen küçük moleküllerin (anestezikler gibi) pasif difüzyonla geçişine izin verirken; büyük molekülleri, polar bileşikleri ve birçok farmakolojik ajanı dışarıda bırakır. Nörobilim ve psikofarmakoloji açısından en büyük zorluklardan birini teşkil eder; zira merkezi sinir sistemi bozukluklarının tedavisinde kullanılan pek çok ilaç bu bariyeri aşmakta yetersiz kalır.

Etimoloji

İngilizce 'blood' (kan) + 'brain' (beyin) + 'barrier' (bariyer, engel) kelimelerinin birleşiminden oluşur; kökensel olarak Orta İngilizce ve Germen dillerindeki köklere dayanır.

Karıştırmayın

Kan-bosLuk (Kloroid pleksus) bariyeri ile karıştırılır; oysa kan-beyin bariyeri doğrudan beyin parankimindeki kılcal damarlarda yer alırken, kan-bosLuk bariyeri beyin omurilik sıvısının üretiminden sorumlu koroid pleksus epitel hücrelerinde bulunur.