Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Acı (tat)

Bitter

Tanım

Alkaloidler, glikozitler ve bazı tuzlar tarafından uyarılan, evrimsel olarak toksisite sinyali taşıyan temel tat algısı.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik toksikoloji veya nöropsikoloji laboratuvarlarında yapılan tat eşiği testlerinde, bireylere düşük konsantrasyonlarda feniltiyokarbamid (PTC) veya propiltiyourasil (PROP) damlatılarak genetik tat alıcı hassasiyeti (tat körlüğü veya süper tat almacılık) ölçülür.

Derin Analiz

Duyu fizyolojisi ve nörobiyoloji bağlamında acı tat, insan hayatta kalmasında kritik bir erken uyarı sistemidir. Dil papillalarında yer alan yaklaşık 60 farklı G-protein kenetli reseptör ailesi (T2R ailesi) bu kimyasal bileşikleri algılar. İnsan tat hücrelerinin yaklaşık %15'i bu reseptörleri barındırır. Evrimsel psikoloji ve nörobilim, acı tat alma yetisinin, doğadaki potansiyel zehirli ve alkaloid içerikli bitkileri erken evrede reddetmek üzere geliştiğini doğrulamaktadır. Tat sinyali, fasiyal, glossofaringeal ve vagus sinirleri aracılığıyla beyin sapındaki solitarius çekirdeğine, buradan da talamus üzerinden insüler kortekse ulaşarak hem duyusal hem de aversif (kaçınmacı) bir limbik yanıt üretir.

Etimoloji

Eski İngilizce 'biter' (keskin, ısıran, acı) kelimesinden evrilmiştir; Proto-Cermen kökenli 'bitruz' (ısırmak fiilinden türetilmiş) sözcüğüne dayanır.

Karıştırmayın

Burukluk (astringency) tat duyusundan ziyade oral mukozanın büzüşmesiyle karakterize bir dokunsal (somatosensoriyel) algıdır; acı ise doğrudan kemoreseptör aktivasyonudur.