Biyolojik İşaret
Biological Marker
Tanım
Bir organizmanın fizyolojik süreçlerinde, doğrudan nedensel olması gerekmeksizin belirli bir bozukluğa eşlik eden ölçülebilir değişim.
Örnek Vaka / Uygulama
Major depresif bozukluk tanısı değerlendirilen bir hastada, sabah kortizol seviyelerinin kronik olarak yüksek çıkması ve uyku EEG'sinde hızlı göz hareketi (REM) latansının kısalması birer biyolojik işarettir. Bu bulgular tek başına depresyonun sebebi olmasa da, alttaki nörobiyolojik süreci objektif olarak miktarlandırmayı sağlar.
Derin Analiz
Biyolojik işaret (biyobelirteç), klinik psikoloji ve nörobilimde patolojik durumların tespiti, sınıflandırılması ve tedavi yanıtlarının izlenmesinde kritik bir ampirik temel sunar. Bu parametreler; genetik ekspresyonlar, nörotransmitter seviyeleri, endokrin aktivite (örneğin HPA aksı disregülasyonu) veya nörogörüntüleme bulguları şeklinde kendini gösterebilir. Metodolojik olarak, biyolojik işaretin tanısal geçerliliğe sahip olması için yüksek duyarlılık (sensitivity) ve özgüllük (specificity) sergilemesi beklenir. Ancak epistemolojik açıdan korelasyon ile nedensellik birbirine karıştırılmamalıdır; bir biyobelirteç ilgili psikopatolojinin etiyolojik ajanı olmak zorunda değildir, yalnızca eşlik eden fizyolojik bir yansıma da olabilir.
Etimoloji
İngilizce 'biological' (Yunanca 'bios' [yaşam] + 'logia' [bilim]) ve 'marker' (Germen kökenli 'mark' [işaret, sınır]) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Biyokimyasal belirteç (biochemical marker) genellikle moleküler ve kimyasal alt seviyelere odaklanırken, klinik işaret (clinical marker) daha geniş semptomatolojik gözlemleri kapsar. Her biyolojik işaret bir risk faktörü değildir; risk faktörü nedensel öncelliğe sahipken, biyobelirteç sadece eşlik edebilir.