Disfonetik Disleksi
Dysphonetic Dyslexia
Tanım
Bireylerin sözcüklerin harf ve hecelerini seslendirmekte ve ses-sembol ilişkilerini kurmakta zorlandığı, Elena Boder tarafından 1973'te öne sürülen ancak güvenilir ampirik kanıtı bulunmayan tarihsel bir alt tiptir.
Örnek Vaka / Uygulama
On yaşındaki bir öğrencinin 'tren' sözcüğünü okurken harfleri ses birimlerine ('t-r-e-n') ayrıştırmakta ve bu sesleri birleştirerek kelimeyi seslendirmekte sürekli başarısız olması, ancak daha önce ezberlediği 've' veya 'bir' gibi sık kullanılan bazı kelimeleri görsel olarak tanıması, klinikte disfonetik profil olarak değerlendirilen duruma klasik bir örnektir.
Derin Analiz
1973 yılında ABD'li psikolog Elena Boder tarafından klinik bir alt tip olarak sınıflandırılan disfonetik disleksi, fonolojik işlemleme bozukluklarının erken dönemdeki kategorize etme çabalarının bir ürünüdür. Teori, bireylerin kelimeleri bütünsel olarak tanıma yeteneğini korurken, fonemleri (ses birimlerini) grafitlere (harflere) dönüştürme becerisinde (ses-sembol eşleştirmesi) seçici bir açık yaşadığını varsayar. Ancak çağdaş bilişsel bilim ve nöropsikoloji, disleksinin bu şekilde katı alt tiplere bölünmesini ampirik olarak desteklememektedir. Güncel veriler, okuma güçlüklerinin tek tip bir sessel körlükten ziyade, fonolojik farkındalık, çalışma belleği ve görsel-işitsel entegrasyon süreçlerindeki kontinuum temelli varyasyonlardan kaynaklandığını göstermektedir.
Etimoloji
Antik Yunanca 'dys-' (bozuk, zor) + 'phone' (ses, telaffuz) ve 'dyslexia' kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir; kelime anlamı olarak işitsel sesleri ve harf eşleştirmelerini çözmede yaşanan zorluğu ifade eder.
Karıştırmayın
Diseidetik disleksi (görsel kelime tanıma ve bütüncül okuma güçlüğü) ile karıştırılır; disfonetik tür sese dayalı kodlama zorluklarına odaklanırken, diseidetik tür görsel form tanıma eksikliklerini hedefler.