Kolloid
Colloid
Tanım
Bir maddenin diğer bir madde içerisinde, çözünmeden ancak askıda kalarak homojen görünümde dağıldığı heterojen karışım sistemi.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik pratikte plazma hacmini genişletmek amacıyla kullanılan intravenöz sıvı tedavilerindeki (örneğin dekstran veya hidroksietil nişasta solüsyonları) makromoleküller tipik kolloidal ajanlardır; bu moleküller kılcal damar duvarını aşamayarak intravasküler alanda kolloid osmotik basınç oluşturur ve sıvıyı damar içinde tutar.
Derin Analiz
Kolloid sistemler, dispers (dağılan) faz ve sürekli (dağıtıcı) faz olmak üzere iki temel bileşenden oluşur. Tanecik boyutunun 1 ile 1000 nanometre arasında değişmesi, bu sistemleri ne tam anlamıyla gerçek çözelti ne de kaba süspansiyon yapar. Biyolojik ve nörolojik düzeyde plazma membranından geçemeyen makromoleküler yapıları ifade eder. Ozmotik basınç dengeleri üzerinde belirleyici bir rol oynar; nitekim periton içine enjekte edildiklerinde suyu osmoz yoluyla çekip tutma kapasitesine sahiptirler. Hücre dışı matriksin ve sitoplazmik yapıların akışkanlık dinamiği kolloidal özellikler barındırır.
Etimoloji
Fransızca 'colloïde' sözcüğünden gelmektedir. Yunanca 'kolla' (ghee/tutkal, reçine) ve 'eidos' (biçim, görünüş, benzer) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Thomas Graham tarafından 1861 yılında tutkal benzeri maddeleri tanımlamak için literatüre kazandırılmıştır.
Karıştırmayın
Gerçek çözelti (tanecik boyutunun 1 nm'den küçük olması ve ışığı saçmamasıyla ayrılır) ve süspansiyon (taneciklerin 1000 nm'den büyük olup bir süre sonra dibe çökmesiyle ayrılır).