R
Örneklem korelasyon katsayısının, tipik olarak bir çarpım-moment korelasyon katsayısı formunda ifade edilen istatistiksel simgesidir.
R2
Regresyon modelindeki bağımlı değişkenin varyansının, bağımsız değişkenler tarafından açıklanan oranını gösteren istatistiksel uyum iyiliği ölçüsü.
R Methodology
Bireylerin bir dizi objektif ölçüm (örneğin zekâ testleri) üzerindeki puanlarını değerlendirmek için kullanılan, faktör analizi ve temel bileşenler analizini içeren istatistiksel yöntemler koleksiyonu.
R–S İnterval
Edimsel koşullama deneylerinde, bir davranışın (tepkinin) gerçekleşmesi ile cezalandırıcı uyaranın (şokun) verilmesi arasındaki zaman aralığı.
R-strategy
Düşük ebeveyn yatırımı karşılığında yüksek sayıda yavru üretimine odaklanan evrimsel bir üreme stratejisidir.
R-technique Factor Analysis
Farklı bireyler üzerinde ölçülen değişkenler arasındaki korelasyon matrisini inceleyerek bu değişkenlerin hangi ortak yapılar altında kümelendiğini belirleyen temel bir faktör analizi türüdür.
Radial Glia
Gelişmekte olan serebral hemisferlerin enine uzanarak göç eden nöronlara rehberlik eden, erken gelişim evresinde oluşan özel bir glia hücresi türüdür.
Radial Nerve
Brkiyal pleksustan köken alarak üst ekstremitenin arka kompartımanındaki kaslara motor ve ilgili cilt bölgelerine duyusal innervasyon sağlayan ana sinir.
Radical Empiricism
William James tarafından ortaya atılan; gerçekliğin zihin ve madde gibi iki ayrı tözden değil, doğrudan 'saf deneyim'den oluştuğunu ve tüm insan deneyiminin psikolojik incelemenin meşru alanı olduğunu savunan felsefi ve metodolojik konum.
Radical Behaviorism
Zihinsel süreçlerin ya da bilinç içeriklerinin değil, gözlenebilir davranışların ve bunları şekillendiren çevresel tetikleyicilerin psikolojinin yegane inceleme alanı olduğunu savunan bilimsel felsefe.
Radical Feminism
Kadın ezilmişliğinin tüm tarihsel baskı biçimlerinin temelini oluşturduğunu savunan ve patriyarkanın kökten sökülüp atılmasını savunan feminist teori kolu.
Radical Therapy
Toplumsal problemlerin bireyler üzerindeki zararlı psikolojik etkilerine odaklanan ve kişileri toplumu değiştirerek kendilerine yardım etmeye teşvik eden klinik müdahale yaklaşımı.
Radicalism
Bir sorunun en temel ve kök yönlerine inen, mevcut varsayımları ve yapıları kökten sorgulayan ya da değiştirmeyi savunan düşünce ve tutum.
Radiculitis
Omurilik sinir köklerinin, özellikle omurilik ile intervertebral kanal arasındaki kısmının inflamasyonudur.
Radiculopathy
Omurilikten çıkan sinir köklerinin herhangi bir bozukluğu veya hasarı olup, genellikle omurgadaki yapısal baskılardan kaynaklanır.
Radial Maze
Merkezi bir başlangıç noktasından dışarıya doğru ışınsal olarak uzanan kollara sahip, özellikle kemirgenlerde mekansal öğrenme ve belleği test etmek için tasarlanmış deneysel bir düzenektir.
Radiation
Enerjinin dalgalar veya parçacıklar biçiminde merkezî bir noktadan dışarıya doğru yayılması ya da aktarılması süreci.
Radiation Necrosis
İyonlaştırıcı radyasyona maruz kalan dokularda, özellikle beyin parankiminde, zamanla gelişen lokalize hücre ve doku ölümüdür.
Radioactive Tracer
Metabolik yolların ve kimyasal süreçlerin vücut dokularında izlenebilmesi amacıyla radyoaktif bir izotopla etiketlenmiş kimyasal bileşik.
Radioactive İsotope
Kararlı bir forma dönüşmek üzere bozunurken radyasyon yayan kimyasal element izotopudur.
Radiography
İyonlaştırıcı radyasyon kullanılarak nesnelerin veya dokuların iç yapılarının negatif görüntü filmleri ya da dijital dedektörler aracılığıyla kaydedilmesini sağlayan tanısal görüntüleme tekniği.
Radioimmunoassay (RIA)
Kan veya doku örneklerindeki hormon gibi spesifik maddelerin konsantrasyonunu radyoaktif izotoplar ve antikorlar kullanarak ölçen hassas bir immünolojik analiz tekniğidir.
Radioisotope
Atom çekirdeği kararsız olan ve kararlı bir yapıya ulaşmak amacıyla ışıma (radyasyon) yayan radyoaktif izotop türü.
Radiology
Radyant enerjinin, radyoaktif maddelerin ve çeşitli görüntüleme tekniklerinin hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmasını inceleyen tıp disiplinidir.
Radiation Therapy / Radiotherapy
🔹 1. (radiation therapy): İyonlaştırıcı radyasyonun, kanser hücrelerini yok etmek veya büyümelerini durdurmak amacıyla hedeflenen dokulara uygulanması. 🔹 2. (radiotherapy): İyonizan radyasyonun malign neoplazmları ve belirli patolojik durumları tedavi etmek amacıyla hedef odaklı kullanımı.
Relief
Mevcut veya beklenen bir tehdidin ortadan kalkması, hafiflemesi ya da gerçekleşmemesi durumunda ortaya çıkan pozitif duygu.
Discomfort Anxiety
İyilik haline yönelik algılanan tehditlere dair irrasyonel inançlardan kaynaklanan gerginlik ve buna eşlik eden düşük hayal kırıklığı toleransı durumudur.
Womb Fantasy
Psikanalitik kuramda, bireyin ana rahmine geri dönme veya rahim içinde var olma yönündeki regresif arzusu.
İntrauterine Device (IUD)
Serviks aracılığıyla rahime yerleştirilen; bakır veya hormon salgılayan yapılarıyla embriyonun uterin duvara implantasyonunu engelleyen etkili bir doğum kontrol aracıdır.
Womb Envy
Psikanalitik kuramda, erkeklerin kadınların üreme kapasitesine ve biyolojik işlevlerine duydukları bilinçdışı kıskançlık.