Bilirubin
Bilirubin
Tanım
Kırmızı kan hücrelerinin hemoglobin yıkımı sonucunda oluşan, safranın turuncu-sarı renkli ana pigmenti.
Örnek Vaka / Uygulama
Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen miadında bir bebeğin yaşamının üçüncü gününde skleralarında ve cildinde sarılaşma gözlenir. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum direkt ve indirekt bilirubin düzeylerinin yükseldiği, total bilirubinin fototerapi sınırını aştığı tespit edilir. Durum, karaciğer enzimlerinin henüz tam olgunlaşmamış olması ve fetal hemoglobinin hızlı yıkımıyla açıklanarak fototerapi protokolü başlatılır.
Derin Analiz
Bilirubin, yaşlanan eritrositlerin retiküloendoteliyal sistemde (özellikle dalak ve karaciğerde) fagosite edilmesiyle başlanan biyokimyasal bir sürecin ürünüdür. Hemoglobinin parçalanmasıyla serbest kalan hem molekülü, önce biliverdine dönüştürülür ve hemen ardından indirgenerek indirekt (konjuge olmamış) bilirubini oluşturur. Bu form suda çözünmediği için plazmada albumine bağlı olarak karaciğere taşınır. Hepatositlerde glukuronik asit ile konjuge edilerek direkt (konjuge) bilirubine çevrilir ve safra yoluyla bağırsaklara salgılanır. Bu metabolik yolaktaki herhangi bir aksama; pre-hepatik, intra-hepatik veya post-hepatik düzeyde hiperbilirubinemiye ve nihayetinde sarılık (ikter) tablosuna yol açabilir. Nörobiyolojide, özellikle yenidoğanlarda konjuge olmamış bilirubinin kan-beyin bariyerini aşması durumunda bazal ganglionlarda toksisite yaratarak kernikterus gibi kalıcı nörolojik hasarlara sebep olabilmesi, klinik nöroloji açısından kritik bir önem taşır.
Etimoloji
Latince 'bilis' (safra) + Latince 'ruber' (kırmızı) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir; yapısındaki kırmızı-turuncu pigment karakterine atıfta bulunur.
Karıştırmayın
Biliverdin (safra pigmentlerinin öncülü olan yeşil renkli madde) ile sıklıkla karıştırılır; ayrıca doğrudan ve indirekt bilirubin formları laboratuvar yorumlamada birbirleriyle karıştırılmaya açıktır.