Duygusal Uyumlanma
Attunement
Tanım
Bebek ile ebeveyn veya bakım veren arasında duygusal eşzamanlılık yaratmak amacıyla duygulanımların karşılıklı olarak eşleşmesi süreci.
Örnek Vaka / Uygulama
Dokuz aylık bir bebeğin elindeki oyuncağı düşürüp hayal kırıklığıyla ağlamaya başlaması üzerine, annenin bebeğin üzüntüsünü yüz ifadesinde ve ses tonunda anında yansıtarak kucağına alması, bebeğin o anki disregüle duygulanımını yatıştırması ve ona duygularının paylaşıldığı güvenini vermesi.
Derin Analiz
İlk kez psikanalist ve psikiyatrist Daniel Stern tarafından kavramsallaştırılan duygusal uyumlanma, gelişimsel psikoloji ve bağlanma teorisinin merkezinde yer alır. Süreç, bakım verenin bebeğin içsel duygu durumunu sezgisel olarak algılamasını ve bunu aynalama (örn. bebeğin gülümsemesine gülümsemeyle karşılık verme) veya çapraz-modal (cross-modal) tepkilerle (örn. bebek yere yiyecek düşürdüğünde sesli bir 'eyvah' ifadesiyle tepki verme) geri yansıtmasını kapsar. Bu mekanizma, infantın (bebeğin) kendi duygularının anlaşıldığını ve paylaşıldığını hissetmesini sağlayarak interaktif bir düzenleme (coregulation) alanı yaratır. Nörobiyolojik düzeyde, bu akort olma hali ayna nöron sistemlerinin devreye girmesi ve otonom sinir sistemlerinin karşılıklı olarak birbirini regüle etmesiyle (limbic resonance) gerçekleşir. Sürekli uyumsuzluklar (misattunement) ise bebekte regülasyon kapasitesinin gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Etimoloji
İngilizce kökenli 'attune' fiilinden türetilmiştir; 'a-' (yönelme/uyum sağlama) ve 'tune' (akort etmek, uyumlu hale getirmek, müzik aletinin frekansını ayarlamak) köklerine dayanır.
Karıştırmayın
Empati ile sıklıkla karıştırılır; empati daha çok bilişsel ve duygusal bir anlayış içerirken, uyumlanma anlık ve dinamik bir davranışsal-duygusal eşzamanlılık ve eylemsel yansıtma halidir. Ayrıca 'misattunement' (uyumsuzluk) kavramı bu uyumun koptuğu anları, 'empathic failure' ise bakım verenin empatik kapasitesinin yetersiz kaldığı durumları ifade eder.