Eşzamanlılık
Concomitance / Synchronicity
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
🔹 1. (concomitance): Klinik bir araştırmada, majör depresyon tedavisi alan bireylerde anksiyete semptomlarının ve uyku bozukluklarının birlikte, aynı ivmeyle azalması bu iki klinik tablonun eşzamanlı (concomitant) doğasını gösterir. İstatistiki olarak ise, terapi başarısını ölçen bir modelde hastanın yaşının doğrudan yordayıcı olmamasına rağmen iyileşme skoruyla birlikte hareket etmesi bir concomitance durumudur. 🔹 2. (synchronicity): Yıllardır görüşmediğiniz eski bir dostunuzu düşünürken, tam o saniyede telefonunuzun çalması ve arayan kişinin o dostunuz olması.
Derin Analiz
Etimoloji
Karıştırmayın
Keşfetmeye Devam Edin
Komorbidite
Comorbidity
Bir bireyde eş zamanlı olarak birden fazla hastalık, bozukluk veya tıbbi durumun bir arada bulunma durumu.
Korelasyon
Correlation / Correspondence
🔹 1. (correlation): İki veya daha fazla rassal değişken arasındaki doğrusal ilişkinin yönünü ve derecesini nicel olarak ifade eden istatistiksel ölçüttür. 🔹 2. (correspondence): Atıf teorisinde gözlemlenen bir davranışın, aktörün genel kişilik özellikleriyle ne derece örtüştüğüne veya karşılık geldiğine dair yapılan çıkarımdır.
Kolektif Bilinçdışı
Collective Unconscious
Carl Jung'a göre tüm insanlık türünün kalıtımsal olarak paylaştığı, kişisel deneyimlerden bağımsız en derin bilinçdışı katmanı.
Arketip
Archetype
Carl Jung'un analitik psikolojisinde, kolektif bilinçdışında depolanan ve insanlığın evrensel deneyimlerini temsil eden kalıtımsal simge ve eğilimler.
Analitik Psikoloji
Analytic Psychology
Carl Jung tarafından geliştirilen; psişenin felsefi değerler, arketipler, kolektif bilinçdışı ve bireyselleşme süreci üzerinden ele alındığı derinlik psikolojisi ekolü.